Cevizli Ay Çöreği

Cevizli ay ya da ay çöreği.. Gözlerimi kapatıp hemen Ankara'ya, Figen Pastanesi'ne gidebilirim ay çöreği deyince.. Cebeci'ye giden her daim çamurlu sokaklardan inince, Hukuk Fakültesi'nin merdivenlerini görmeden önce köşede karşınıza çıkıveren küçük bir pastaneydi. Ders aralarında ama en çok sınav haftalarında kitapları ve ders notlarını yüklenir, Figen'in yolunu tutardık. 

Cevizli Ay Çöreği Tarifi


Kantinin karton bardaklarından sonra mis gibi kokan doğru düzgün bir kahve veya çay içmek, yanında tazecik su böreği sipariş etmek, bazen dayanamayıp bir porsiyon profiterolü suç ortağı bir arkadaşımızla paylaşmak ve üstelik öğrenci cüzdanını hiç de hafifletmeyecek bir tutar ödemek o yılların keyiflerindendi. Ben hayatımda yediğim en güzel ay çöreklerini orada yedim. Sonradan o bayıldığım çöreklerin nasıl yapıldığına dair duyduklarım yavaş yavaş bu aşktan vazgeçmeme neden olsa da, Figen'de yediğim "mutsuz anlar destekçisi" o hafif tatlı çörekleri hala özlerim.

Bir de Sakarya'daki simitçiler, poğaçacılar vardı tabii!
Oralarda da az çörek yememişimdir. Ankara'nın keskin soğuğunda çok üşünen ve çok acıkılan sabahlarda, hasır tabureli çay ocaklarından birine oturulunca "bi koşu kapılan" çıtır simitlerin üstüne tatlı niyetine ne güzel giderdi ay çöreği..

Dün akşam evde bu çörekleri yaparken bir yandan bunları düşündüm. Çörekleri fırından aldığımda vakit geç olmuştu ama sabah ofise getirip hemen tadına baktım. Yumuşacık olmuşlar, içlerine koyduğum şekerlenmiş portakal kabukları da hoş bir aroma vermiş. Tarifini hemen paylaşıyorum. Klasik ay çöreğinden biraz farklı:

Malzemeler: (14 adet)
  • 1 çay bardağı ılık süt
  • 1 tatlı kaşığı toz maya
  • 100 g katı yağ (tercihe göre, ben zeytinyağlı Becel kullandım)
  • 2,5 su bardağı un (yaklaşık)
  • 1 kahve fincanı pudra şekeri
  • 2 yumurta (birinin sarısını ayırın)
İç malzemesi
  • 1/2 kahve fincanı süt
  • 1 su bardağı ceviz (iri dövülmüş)
  • 1 yemek kaşığı galeta unu
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1/2 paket vanilya
  • 1 yemek kaşığı portakal kabuğu rendesi*
  • 1/2 su bardağı toz şeker
* Ben portakal reçeli yaptığım zaman bolca portakal kabuğu rendeleyip şekerlemiş, bir kavanoza koyup buzdolabına kaldırmıştım. Portakal olmadığı zaman kullanmak, o mis kokulu kabukları ziyan etmemek için harika bir yöntem. Yalnızca içindeki şekerden dolayı dikkat etmek gerekiyor. Mesela bu tarifte iç malzemenin şekerini azalttım, normal portakal kabuğu kullanılacaksa 1 yemek kaşığı daha şeker eklenebilir iç malzemeye..

Yapılışı


  1. Ilık sütte mayayı eritin.
  2. Unu bir kaba eleyin, ortasına mayalı sütü dökün.
  3. Birinin sarısını ayırdığınız 2 yumurtayı, pudra şekerini ve yağı ekleyip yoğurun. Elinize yapışıyorsa azar azar un ekleyin.
  4. Yumuşak ve elinize yapışmayan bir hamur elde edince, hamuru ceviz büyüklüğünde bezelere ayırın (ben 14 beze yaptım). Üzerlerini örtüp 20 dk dinlendirin.
  5. Hamur dinlenirken iç malzemenizi hazırlayın: Sütü ocakta kaynatın, içine cevizi ilave edin. Bir-iki taşım daha kaynatıp ocaktan alın. Cevizli süte diğer iç malzemelerini sırayla (galeta unu, tarçın, vanilya, portakal kabuğu, şeker) ekleyin, karıştırın.
  6. Dinlenen bezeleri bir tahta üzerinde biraz açın, iç malzemeden bir miktar koyup katlayarak ay şekli verin, yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine sıralayın. Tepside 20 dk daha dinlendirin.
  7. Üstlerine yumurta sarısı sürüp susam serpin, 175 derece önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 30 dk pişirin.

Cevizli Ay Çöreği Tarifi

23 yorum var:

Mutfakta Zen dedi ki...

severim sibel'in kahvesini!
ayol bizi sismanlatacaksin sen! ihtiyacimiz varmis gibi..
eskiden ne çok severdim ay çöregini. evde yapmazdik da pastaneden alinirdi, simdi o plastik gibi sanayi tipi margarinler ve dahi bilumum garip katki maddesi yüzünden pastane ürünü yemez olduk. hos aramiyorum da pek..

anais dedi ki...

Sevim ben. Ama siz beni burada hep “anais” olarak göreceksiniz. en şanslı olan benim. Çünkü akşamın bi saati ayçörekleri piştiğinde o ilk fırından çıkmış kokularını taze taze duydum ben. Ama sağolsun Sibelcim gecenin bi körü yaptığı için yiyemedim. Kokularının o kadar cezbedici olmasına rağmen yememeyi başardım yani !! o yüzden yapacak olan arkadaşlara tavsiyem geç saatlere bırakmasınlar. Dedikten hemen sonra 5 dk. öncesine kadar da o güzelim ayçöreklerinden bir tanesini "o ne be" diyerek mideme indirmiş bulunduğumu hatırlatayım. Sabah çayıyla da çok iyi geldi. Gerçekten “sağlam” olmuş. Ben şimdi karpuz reçeli istiyorum sibelden. O da nasıl oluyosa. Şimdi aklıma geldi, attım yani. Ama karpuz çok var ya heryerde, bir de benim canım karpuz istemiş olamaz mı, olmuşken reçeli de olur belki. Ne dersin sibelll olur mu?

Turkmen dedi ki...

Acilisi kacirdim dun ne olduysa... Gecen haftadan beri hergun bir heyecan sayfaya bakip durdum, sonra da kahveli, brownie'li acilisi kacirdim. Ama ay coregine yetistim :) Bu sabah guzelim ay corekleri karsiladi beni blogta. Sibel'cim, bu kahve super bir kahve olacaga benzer, ben her sabah buradayim artik, ellerine saglik. Sevim'cim, inanmayacaksin ama, kokusu buraya bile geldi aycoreklerinin buram buram, yaninda da tabii Sibel'cimin kahvesi...Neyse ki sanal olunca kalorisi de olmuyor bunlarin..

Sibel dedi ki...

Tijen ablacım, bir tanecik çörekten birşey olmaz (hep böyle diye diye oluyor olanlar ya, neyse!) Kahveyle de güzel gider ama sanki çaya daha çok yakışır değil mi? Zeytinyağı ile de olur herhalde bu tarif, benim de elim pek margarine gitmiyor, biliyorsun ya.

Sevimcik ona paketlediğim çörekleri öğleden sonra yiyecekti ama dayananamış herhalde:) İtiraf ediyorum ben de sabah yedim. Karpuz reçelini nasıl yapayım güzelim yaa? Bak şimdi aklıma soktun iyi mi! Değirmen'de yemiştim de tadını unutamamıştım.

Türkmencim, kahveme hoşgeldin canım! Seni burada görmeyi dört gözle bekliyordum, dün gelemedin ama olsun, ayçöreğine yetiştin. Kalorisi sıfır hem de:)

şule dedi ki...

Sibelcim öyle güzel anlatmışsın ki Ankara'da yaşadıklarını beni bir an için öğrencilik yıllarıma götürdün. Gerçi mezun olalı 2 sene oldu ama olsun özlüyor insan :) Ben de ayçöreği sevenlerdenim. Eskiden kahvaltıda öğle yemeklerinde yerdim hep. Bir İstanbul'da İstiklal Caddesinde bir pastaneden aldığım (caddenin en başındaydı,alıp hepsini yiyememiştim hatta Ankara'ya getirmiştim )ayçöreğini bir de Odtü'deki Şok markette sabahları çıkan ayçöreğinin tadını unutmuyorum. Son zamanlarda aklıma bile gelmiyor açıkçası, her şeyi evde yapmaya çalışıyorum, pastanalerdeki katkı maddelerinden dolayı :).

Sibel dedi ki...

Şulecim, ben mezun olalı 6 sene oldu ve artık uzak bir düş gibi geliyor Ankara ve tüm sevdiğim kafeleri, sinemaları, caddeleri... İnsan özlüyor gerçekten! Doğru söylüyorsun, pastanelerden almaktansa evde yapmak en güzeli. Mayalı hamur denemelerim sürecek:)

yemekvebiz dedi ki...

Sibel'cim Ankara satirlarinda bende kendimi buldum, liseyi bitirdigimde ilk sene Ankara hukukta idim,bazi sebepler sonrasi kendimi ertesi sene 9 eylulde buldum, Sakarya caddesi benim vazgecilmezimde, cocuklugumun, gencligimin Ankarasi ne guzeldi, ama hala daha guzel benim Ankaram.
Aycoreginde ne hos olmus, ellerinize saglik,
zeynep

Hande K. dedi ki...

Sibelciğim,

hayırlı olsun...

Çok cici görünüyor şimdiden...

Sevgilerimle,

Hande K.

Pirtik Evli, Mutlu ve Issiz dedi ki...

Iste soru geliyor Suslu Sibel im.

Hamurları icinde malzeme koymadan acıyoruz ya, hah iste o zaman ki kalınlıkları ne olmalı??

Operim & Sefgiler
Cigdem Karal

anais dedi ki...

ne şanslıyım ben ya, şimdi fotoğrafta gördüğünüz ayçöreklerinden iki tanesi benim yanımda yenmeye hazır bekliyor ama ben yiyecek vakit bulamıyorum. buarada hatırlatayım sabah yediklerimden ayrı bu :) ve bir dipnot; ellerine sağlık "ABLA" cım...!!

Pirtik Evli, Mutlu ve Issiz dedi ki...

Bu arada bakarmısın diger katılımcılar hikayelerini anlatıyor bense yapmaya kilitlendim, neymis rejime girecekmisim, ehi..

Sefgiler
Cigdem Karal

Sibel dedi ki...

Teşekkürler Zeynep abla, Sakarya'yı ben de çok arıyorum ama son gidişimde meydandaki çay ocağının yerine açılan ayakkabı mağazasını görünce öyle üzülmüştüm ki!

Handeciğim, seni burada gördüğüme çok sevindim:) Teşekkürler!

Çiğdemcim, hamurun kalınlığı yaptığın bezeye göre değişir. Ceviz iriliğindeki bir bezeyi avuç içi kadar -hatta daha bile küçük açman gerek, yoksa iç malzemeyi koyunca yırtılabiliyor. Bilmem aydınlatıcı oldu mu? Sevgiler benden:)

Sevimcim afiyet olsun hayatım. Bir zahmet vakit bul da sonra kan şekerini düşürme durduk yere! Daha akşama çok var. Hadi bakayım:)

Adsız dedi ki...

Ah ah figen pastanesi cebeci diyicince vuruldum gercekten. Bir cebecili bir ankarali olarak cok uzaklarda da olsam su an anilarim canlandi... 3 yildir gidemedim ankarama..cok ozledim cook...neyse anilar adina ben de denemeliyim enfes gorunuyor corek...
Olcay

Sibel dedi ki...

Merhaba Olcay, Ankara'yı herkes özlemiş anlaşılan! Çörekleri de deneyince beğenirsin umarım. Figen'in çörekleri gibi olmasa da:)

hanife dedi ki...

Merhaba,
Yazılarınızı sitenizden okumak büyük keyif olacak.. Hayırlı olsun diyorum. Tarifler çok güzel. Hele ayçöreği çokiştah kabartıyor. Ellerinize sağlık.

Yılmaz dedi ki...

Ablaların ablası :) Açılışı kaçıranlardanım bende. Çok harika olmuş sabah uyanır uyanmaz iki tane yedim mest oldum. Bööyle yerken içinden böyle cevizli bide tatlı kıtır kıtır bişeyler geliyo sonra dağılıveriyo ağzında. Süper olmuş ellerine sağlık. En kısa zamanda tüketirim ben kalanları sen böyle harikalar yarat yeterki.

Öpüldün "caap" diye :)

dilek dedi ki...

Sevgili Sibel,
blogun hayirli olsun! Bir blog daha mi demissin;) Iyi ki bir blog daha ve iyi ki senin blogun:)Dedigin gibi önce cikaramadim fakat simdi bir o kadar daha icten "hosgeldin" komsu asci! Bol bol keyifli zaman dilegiyle :)Benim kahvem sekersiz, sütsüz lütfen!

Sibel dedi ki...

Sevgili Hanife, güzel yorumunuz için çok teşekkürler! Sizin siteniz de çok keyifli:)

Yılmazcım, afiyet olsun ablacım. Zaten senin yemen lazım, yoksa evdeki 3 hatuna kalsa bütün yaptıklarım, yandık yani! Bu arada sitede en çok senin emeğin var, onu da buradan duyurayım. İnsanın webmaster bir kardeşi olması ne güzel şey:)

"Hoşbulduk" Dilek! Çok teşekkür ederim yorumuna. Kahvemiz çayımız her zaman taze, hele de sabah saatlerinde:) Ben de arada kapını tıklatıp o nefis pastalarından kapıp gel diyebilirim ona göre!

Adsız dedi ki...

sevgili Sibel, hayırlı olsun; yorumları okurken dayanamayıp yazayım dedim; Sevim kardeşimiz karpuz reçeli istemişti ya; reçeli bilmem ama ben pekmezini yemiştim; annanem, teyzem ve annem yıllar önce köyde bir pekmez furyası yaratmış ve çeşit çeşit pekmezler yapmışlardı.Biz çocuklar(henüz çocuk denilebilecek yaştaydık o zamanlar) en çok armut pekmezini sevmiştik. aklıma geldi işte..tariflerini kaydettim, denedikçe yorum da yazarım..tekrar hayırlı olsun. sevgiler / yasemin

Sibel dedi ki...

Sevgili Yasemin, hoşgeldin! Teşekkür ederim yorumun için. Duyduğum en ilginç pekmez keçiboynuzu pekmezi sanıyordum ama daha ilginçleri de varmış demek! Tarifleri denersen yorumlarını beklerim:) Sevgiler...

fethiye dedi ki...

sonunda dun aksamustu yaptim bunlari sibel, cok sagol. cok guzel oldu ama kapatmakta biraz zorlandim cunku ici biraz sulu bir ic oldu, onu suzdurmekle ugrastim filan. herhalde sorunum bu "yarim neskafe fincani" meselesi. Rica etsem cay bardagi, kahve fincani, su bardagi disinda bir sey kullanmasan? bilemiyorum ki neskafe fincaninin hacmi ne kadar...

sagolasin!

Sibel dedi ki...

Fethiye, afiyet olsun! Dikkate alacağım eleştirini de. Ben aslında genelde gram ölçüsünü tercih ediyorum ama o da terazisi olmayanlar için zor oluyor. En azından daha belirli ölçekler kullanayım sonraki tariflerde.

tuğba dedi ki...

sayende adını duyduğum, nerde diye merak ettiğim, işyerimin nerdeyse dibinde olan figen'e gidiyorum. her gittiğimde de aklıma sen geliyorsun