Kruvasan

Kruvasan, Fransa'ya özgü lezzetlerden biri.
Fransız usulü bir kahvaltı deyince; kahve, baget ekmek ve tereyağı ile birlikte akla gelen birkaç kahvaltılıktan biri de kruvasan. Fransızlar güne böyle bir kahvaltıyla başlayıp nasıl ince kalabiliyorlar, bu da başka bir konu aslında! Geçenlerde okuduğum "Fransız Kadınlar Niçin Kilo Almaz?" bu işin sırlarını anlatıyordu ama bu başka bir yazının konusu olsun, çünkü kitaptan denemek ve sizlerle paylaşmak istediğim tarifler var.
Gelelim bu şahane kruvasanlara!
Görünüş itibariyle elmalı kurabiyeleri akla getiriyorlar değil mi? Ben kahvaltıda yemek isteyeceğimi pek sanmıyorum ama bir Pazar öğle sonrasında, film izlerken kahveyle birlikte çok güzel gittikleri kesin.
Orjinal kruvasanın, oldukça zahmetli bir yapım süreci var. Mayalı bir hamur hazırlanıyor ve bu hamur 3 günlük bir hazırlama / bekleme süreci sonunda ancak pişmeye hazır hale geliyor. Açıkçası benim aklıma yatmadığı için 3 gün süren bu süreci göze almak yerine Sahrap Soysal'ın kruvasan tarifini denemeyi tercih ettim. Sonuçta biz tadını gerçekten çok sevdik. Hamur çok kısa bir süre beklemesine ve kabartıcı herhangi birşey kullanılmamasına rağmen, kruvasanlar hem kabardılar hem de mayalı hamur kadar yumuşak oldular.
Ben iç malzemeyi yarıya indirmek dışında orjinal tarife müdahale etmedim. İç malzemede kullanılan miktarlar gözüme çok görünmüştü ve gerçekten de yarıya indirince malzemem tam yetti. O nedenle kendi kullandığım miktarları yazıyorum.
Malzemeler:
- 225 g tereyağı (oda sıcaklığında)
- 1 kutu Labne peynir (ben Pınar light kullandım)
- 2 yemek kaşığı toz şeker
- 3 su bardağı un
- 2 yemek kaşığı su
- 1 yumurtanın akı
İç malzeme:
- 1/2 su bardağı dövülmüş ceviz
- 1/2 su bardağı esmer şeker
- 1 çay kaşığı tarçın
Üzerine:
- 3 yemek kaşığı pudra şekeri
Yapılışı:
1. Tereyağı ve labne peynirini mikserle iyice çırpın. Üzerine yumurta akını, şeker ve suyu ekleyin, çırpmaya devam edin.
2. Mikseri çıkartarak unu yavaş yavaş ekleyin ve elinize yapışmayan kıvamda bir hamur yapın. Hazırladığınız hamuru, üzerine nemli bir bez örterek buzdolabında 30 dk dinlendirin.
3. Esmer şeker, ceviz ve tarçını karıştırarak iç malzemeyi hazırlayın.
4. Dinlenen hamuru iki parçaya ayırın. Bir parçasını unladığınız tezgaha alın ve merdane yardımı ile büyük yemek tabağı büyüklüğünde açın. Açtığınız hamuru bıçakla 8 parçaya kesin.
5. Elde ettiğiniz üçgenlerin içine hazırladığınız iç malzemeden koyun, sararken dökülmemesi için kaşığın tersiyle biraz bastırın, rulo yapın.
6. Kalan diğer hamur için de aynı işlemleri tekrar ederek 16 adet kruvasan hazırlayın.
6. Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine kruvasanları sıralayın. 175 derece önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 30 dk pişirin.
7. Kruvasanlarınız ılıdıktan sonra hemen kahve suyu koyabilir ve üzerlerine pudra şekeri serperek servis yapabilirsiniz:)
Başka ne haberler var?
Yıllık iznimin bir bölümünü kullanmaktayım Cuma akşamı itibariyle. Ama buralardayım dostlar, evimin ve mutfağımın sınırlarında yani. Denenecek çok tarif, izlenecek çok film, okunacak çok kitap var! Bir haftaya bunların hangisinden ne kadar sığar, bilemiyorum ama sığdırabildiğim kadarıyla mutlu olacağım sanırım. Ofis ortamında olmamak bile yeterli şu an benim için, bu kesin...
Şu ana dek 3 film izledim ki bunlardan biri de milyon kez izleyebileceğim Duvara Karşı'ydı. Film yine beni altüst etmeyi başardı!
Onun dışında, pekçok evde olduğu gibi bizim evde de kış hazırlıkları var. Henüz en mükemmellerine rastlanamadığı için şişe domatesler yapılmadı ama az miktarda salça yapıldı ve bir kış yemeğine en az bunlar kadar gerekli olan kırmızı biberler tavanarasında, çatıda, balkonda, ve evin bilimum boş alanında kurutulmakta. Bu sabah keyif çayımı içtiğim saatlerde evde kuruyanların az geldiği düşünülmüş olsa gerek ki bir miktar daha kırmızı biber alındı sokağa gelen satıcıdan. Annemle Çayşeker teyze hemen geçtiler başına. Ben o sırada ne için mutfağa geçmiştim tahmin edin:) Bir ara gidip yardım ettim, daha sonra fırından yükselen kokulara doğru ilerledim. İşleri bittiğinde kruvasanlar hazırdı. Ben kahveyi, onlar çayı tercih ettiler.
İşte bunlar da kuruyan biberlerimizin bir kısmı...

1 hafta ya da 10 gün içerisinde (güneşin kızgınlığına bağlı olarak) kuruyacaklar. Daha sonra değirmene gidecek, toz hale gelecekler. Sonra kaşığın ucuyla konacaklar yemeklere, hem renk hem tat vermesi için.. Ama ilk tadım, bir dilim ekmeğin üzerine kalınca sürülen süzme yoğurdun üzerine serpilerek yapılacak!
Çocukken sokaklarda koşup deli gibi acıktığımız uzun yaz günlerinde eve girip "anneeee ben açım!" dediğimizde annem elimize hemen bir dilim yoğurt sürülmüş ve biber serpilmiş ekmek tutuştururdu. Sanırım o zamanlar biberler daha lezzetliydi... Bazen şeker de serpilirdi değil mi yoğurtlu ekmeklere? Evet evet, şeker de serpilirdi:) Ne güzeldi!!
8 yorum var:
Sibel'cim,tarif ilginç geldi ve hemen not aldım defterime.Çarşamba günü Küçükkuyu'ya gidiyoruz tatile.Yanımızda götürmek için kek ,kurabiye hazırlamayı düşünüyordum.Kruvasan da mutlaka yapılacak.Sibel'cim,sanırım o tarafları biliyorsun.Tavsiyelerin var mı bana?Özellikle pazarları hangi gün nerede ne var? Seneler önce Altınoluk'a gitmiştim.C.tesi olduğunu biliyorum.Düşüncem sabah çocuklarla denize girdikten sonra öğleden sonraları yakın yerleri gezmek.Özellikle de köyleri.Tijen'cim,senin sayfalarına giremedim .Buradan sesimi duyarsan sevinirim.Sevgiler. Meltem Atan
Sibel'cim,nane de harika oluyor süzme yoğurtla. Biz kurutulmuş bu toz biberlere "aş rengi"deriz.Yemeklerimin olmazsa olmazıdır benim. Sevgiler.Meltem Atan
Kruvasan denince degisik geldi. kruvasan sanki sadece pastane de yapilir, otellerde sabah kahvaltisinda getirilir, ev ile ilgisi olmayan bir ev disi yiyecek mis gibi kalmis zihnimde. Evde yapilabilecegi ve ev isinin daha da iyi olmasi geregi simdi uyandi. Guzel gorunuyor. Gorunuyor. Sekeri de kivaminda konulmussa herhalde guzel bir kahvalti olur.
bende kruvasaını çok severim. hatta bugün gittiğimiz brunchta aklımdan geçmişti , bloguma bunuda yapım koyayım diye. baktım sende aynı şeyi düşünmüşsün ve çokta güzel gözüküyor. ellerine sağlık sibel :)
Yeni fırından çıkmış hakiki bir kruvasaba sla hayır deme. Hele içinde çikolata falan varsa deymeyin keyfime.. Senin yaptıkların söylediğin gibi biraz elmalı kurabiyeler gibi olmuş, hamurundaki peynir güzel bir tad bırakmıştır kesinlikle. Ben de bir kere dolapda uzun süre bekleyen meyvalı krem peynirimi kullanmıştım kek yaparken ve hoş bir tad olmuştu..
Ellerine sağlık..
Ayrıca yoğurtlu ekmeğe bayılırdım çocukken:)
Meltem hanım, malesef dediğiniz yerleri bilmiyorum. Benim Ayvalık gezim oldukça kısa sürmüştü. Yardımcı olamadığım için üzülerek size güzel bir tatil diliyorum.
Haluk bey, orjinalinin yapım sürecinin uzunluğundan dolayı ev dışı bir yiyecek olabilir belki. Ama bu şekliyle de çok güzel.
Pastacı aynı şeyleri düşünmemiz ne güzel:) Kruvasanlar brunchta da harika olur eminim. Teşekkürler yorumun için..
Hanife kesinlikle çikolatalısı da harika olur! Hatta daha bile güzel olabilir:) Çok teşekkürler yorumuna..
meltem'cigim,
ben atilayim ve sana pazar günlerini söyleyeyim:
küçükkuyu cuma
ayvacik cuma
edremit çarsamba
havran cuma
burhaniye pazartesi
akçay cuma
daha istersen söylerim! adatepe, yesilyurt köyü gibi yerlere gidebilirsiniz, zeus altari'na gidilebilir, zeytinbagi'na kahvaltiya gidebilirsiniz (kisi basi 17.5 ytl oldugunu söyleyeyim, ucuz degil ama gerçekten çok bolluklu bereketli bir kahvalti)
ilk etapta aklima bunlar geliyor
(benden bahsettigini sonradan gördüm iyi mi? kalp kalbe karsiymismismis)
iyi yolculuklar, iyi gezmeler
tijen
sibel'cigimin ellerine saglik da bu yapilan bence kruvasan degil, baska bir seyi öyle adlandirmak da ne derece dogru olur bilemiyorum. hani ay çöregi, cevizli çörek vesair adlar zaten alistigimiz adlar da fransizlara ayip olur diye düsünmekteyim. bilmem siz de benimle ayni kanida misiniz?
tijen
Yorum Gönder