Yoğurtlu Arapsaçı (Rezene) Kavurması

İşte karşınızda dünyanın en güzel yemeği! Şimdi arapsaçına bu övgüyü yaptığımı gurmeler duysa neler derler kimbilir. Desinler! Bu bence dünyanın en güzel yemeği. Ciddiyim! Benim için Ege'nin ot imparatorluğunda bir deniz börülcesi vardır (kraliçe!), bir de arapsaçı (kral!)

Arapsaçı (Rezene) Kavurması, Yoğurtlu


Arapsaçı, nam-ı diğer "rezene", dereotuna benzeyen, hatta benim eskiden "fazla gelişmiş dereotu" dediğim mis kokulu bir ot! Ben hafif anasonu andıran aromasına bayılırım (rakı içmediğim halde!) ama kimileri bu aromayı ağır bulup yiyemez, ya da başka otlarla karıştırıp öyle yiyebilir, damak zevki elbette. Dereotundan daha uzun olan dalları salkım saçaktır, herhalde ondan arapsaçı derler adına. Neden "arap", o kadarını bilmiyorum:) Kasım'dan önce pek çıkmaz ortalıklara bu güzel ot. Kıyılarda kendiliğinden yetişir, ekimi yapılmaz. Ege'de ve özellikle Girit'te benim yiyemeyeceğim yemekler yapılır ondan. Bir de herkesin daha iyi bildiği çayı vardır tabi... Yemek sonrası içilen bir fincan rezene çayı (şekersiz lütfen), sindirime yardımcı olur. Ama ben sevgili otumu böyle severim. Üstüne yumurta kırılmış ve yoğurt dökülmüş haliyle!

Buğday'da yazılanlara göre Prometheus, tanrılardan çaldığı içten içe yanan ateşi, dev bir rezenenin içinde getirmiş. Rezene, Romalılar tarafından da iyi değerlendirilmiş. “Bir gladyatörün güçlü ve haşin olmasını istiyorsanız, yemeklerine rezene katın. Eğer o savaşır ve yenilirse ölüsüne rezeneden çelenk takın.” Romalı savaşçılar sağlıklarını korumak, kadınlar ise şişmanlığı önlemek için rezene yerlermiş. Tohumları halk arasında gaz söktürücü olarak kullanılan ve genç sürgünleri sebze olarak yenen rezenenin süt artırıcı etkisi de varmış! Ve bu etkileri eski Mısır ve eski Mezopotamya’da da bilinirmiş...

Arapsaçı kavurmasının tarifine geçelim!

Annemin anlatımıyla vereceğim tarifi. Çünkü yılın ilk arapsaçını lezzetli parmaklarıyla o yaptı, tarifini bloga yazacağımı duyunca da "kızım herkes sevmez bunu, hem nerden bulsunlar arapsaçını?" diyerek beni engellemeye çalıştı. Ama onu dinlemedim tabii!

Bulunduğunuz yerlerde arapsaçı bulabilir misiniz, bulup da bu şahane kavurmayı yapar, kendinize Ege usulü bir ziyafet çekebilir misiniz bilemiyorum. Pazarlara bakmak gerek, büyük kentlerdeki marketlerde bulunabildiğini de duymuştum. Sevgili Türkmen de geçtiğimiz aylarda gönderdiği bir mailde taa Güney Afrikalarda rezene bulduğunu söyleyip beni şok ederek tarif istemişti, ama anlattığına göre onun bulduğu sadece rezenenin kökleriydi. Belki siz de ancak o şekilde bulabilirsiniz, şu sıra olmasa bile Kasım'dan sonra... Sen nasıl buldun diyeceksiniz, Cumartesi pazarına bir bakalım neler varmış diye girince köylü bir ablamın maydonozları şeftalileri arasında gözüme çarpıverdi. Ben "anne bu arapsaçı olamaz di mi?!" derken abla gülerek "arapsaçı gülüm gel gel, yeni topladım daha" diyerek beni çağırdı. Bir bağına 50 kuruş verdik, oldu bize 4 porsiyon arapsaçı kavurması. Annemle iki gün ziyafet çektik kendimize (bizim evde de bu ota bizden başka müşteri çıkmaz, Egeliden Egeliye de fark var yani, dedim ya herkes sevmez!)

Arapsaçı (Rezene) Kavurması, Yoğurtlu



Malzemeler
  • 1 bağ arapsaçı
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 sap pırasa*
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağı
  • 2-3 adet köy yumurtası
  • Deniz tuzu
  • Üstüne tercihe göre süzme yoğurt, pul biber, taze çekilmiş karabiber
* Pırasa opsiyoneldir, annem evde varsa ekler, yoksa mutlaka eklenmesi gerekmiyor. Ama hoş bir lezzet veriyor, aromayı biraz daha yumuşatıyor.


Yapılışı
  1. Arapsaçını temizleyip yıkayın, soğan ve pırasayla birlikte ince ince kıyarak malzemenizi hazırlayın.
  2. Zeytinyağı tavada ısıtın, soğan ve pırasayı birlikte kavurun.
  3. Arapsaçını ekleyin, biraz tuz serperek karıştırın, kapağını kapatın. Ateşi de kısarak kendi buharıyla bir süre yumuşamasını bekleyin. Arasıra tahta kaşıkla karıştırmayı ihmal etmeyin. 10-15 dk gibi bir sürede pişecektir. Eğer arapsaçı çok taze değilse yumuşaması daha uzun sürebilir, bu durumda 1 çay bardağı kadar sıcak su ekleyip kapağını kapatın, suyu çekene kadar pişmesini bekleyin.
  4. Tadına bakarak kontrol ettikten sonra, piştiyse yumurtaları kırın. Karıştırmak ya da benim sevdiğim gibi öylece bırakmak size kalmış...
  5. Üzerinde (veya yanında) yoğurtla ve pul biber / karabiber serperek servis yapın.

Arapsaçı (Rezene) Kavurması, Yoğurtlu

36 yorum var:

şule dedi ki...

elinize sağlık. görüntü çok güzel ama tadını tahmin etmek zor.. size afiyet olsun..

Aliye dedi ki...

Sibel Hanım, yorumlarda sessiz kalmayı daha tercih eden ben arap saçını görünce kendimi tutamadım... Süper görünüyorlar, ben buna soğan bile koymam sadece pırasa ile yaparım yumuşacık olur, üstüne görüntüdeki gibi bir yumurta ve sarmısaklı yoğurt budur başka da bişi demeye cidden gerek yok, ellerinize sağlık, ben de bu haftasonu araştırayım pazarda.
Bu arada ben de Aydın'da oturuyorum.
Bir de bildiğiniz turpun otunun kavurmasını yaparım yine pırasayla, o da yumuşacık olur, ıspanaktan daha kolay, ama mutlaka siz biliyorsunuzdur, ebe gümeci vardır bir de, hardal otu, onun ekşili salatasını yaparız bol bol kışın, işte Ege'nin güzelliği de bu, kışın da sebzeler var hem de envai çeşit, köylü kadınların yaptığı o sakız gibi süzme yoğurtla hani tabir yerindeyse:"dadından yinmez"
Tekrar ellerinize sağlık.

Selen dedi ki...

Sevgili Sibel
ben de egeli olarak 1. sırada sevketi bostan 2. sırada arapsacı vazgeçemeyeceğim tatlardır özelliklede kuzu etli çok severim ellerine sağlıkkkkkkkk

mine05 dedi ki...

Sibel'cigim, yine ne güzel yazmissin.
Rezenenin burada da sadece kökleri var. O sacaklari keserek mi satiyorlar yoksa sacaklar daha büyümeden topluyorlar mi anlayamadim.
Ellerinize saglik canim. Pazara cikinca gözlerimiz artik arapsaci da arayacak, nasil olsa nasil yapildigini ögrendik :)

Sevgiler, Mine

Sibel dedi ki...

Şule, tadını sevebilirdin, sevmeyebilirdin de tabi. Belki bir gün tadar kendin karar verirsin:)

Aliye hanım, aynı yerde yaşıyoruz demek, ne güzel! Cumartesi pazarında bulmuştum ben, yavaş yavaş çıkıyorlar artık demek ki. Turpotu, ebegümeci, hardalotu, hepsi de nefis olur bilmez miyim! Hepsinden bahsedeceğim kış boyunca:)

Selen teşekkür ederim:) Şevketi bostan da güzeldir!

Minecim, bence saçakları büyümeden topluyorlar, çünkü ota bakınca o incecik köklerin nesinden yemek yapılır bilemiyorum ben:) Tijen abla buralarda olsaydı yararlanırdık bilgisinden, ne de olsa "ailemizin ot uzmanı" o! Bulursan dene canım, sevgiler..

emelk dedi ki...

merhaba,
Sitenizi yeni öğrendim ama herhalde tiryakisi olacağım bu gidişle.Hem kendim hem de eşim için sağlıklı yemekler yapmaya çalışıyorum.Sitenizde görüp canım istiyor(hamile bir kadına da bu yapılmaz:) ) ama İstanbul'da bu otların hepsini bulmak pek mümkün olmuyor.Yine de ellerinize sağlık yemiş kadar olduk.Bu arada bugün deniz börülcesi aldım.Buzlukta saklamanın bir yolu var mı, pişmeden ve piştikten sonra dolapta kaç gün dayanır merak ediyorum.Bilgilendirirseniz çok sevinirim.Şimdiden teşekkürler.kolay gelsin...

yEşiL dedi ki...

Rezene'nin Ege'de arap otu olarak anildigini bilmiyordum. Bende Denizli'liyim anneme sormam lazim oda 'arap otunu' taniyor mu diye. Rezene'yi en cok yeni dogum yapmis hanimlar kullaniyor (süt yapmasi icin). Tabii diyetlerde vazgecilmez icicek olarak taniniyor. Belki burada da bulabilirim. Tskler Sibel bu güzel lezzet tarifi icin :)

Aliye dedi ki...

Sibel sayende sanırım sessiz olmaktan çıkıp durmadan yazan bir tip olacağım. Ben de cumartesi pazarına yetişemesem de bu hafta Pazar pazarına çıkmayı deneyeyim o halde, ne zamandır çıkmıyorum, kayınvalidem Pazartesi alıyor benim yerime. Seni şimdi hemşehri olarak daha da sık takip edeceğim, haberin olsun?
Ben de günlük tutuyorum ama daha çok kızımla ben gibiyiz orada, yavaş yavaş Sude ve bizim için yaptığımız tarifleri değişiklikleri de eklesem mi acaba?
Rezene arapsaçının iyice kök salmış büyümüş hali, bu arap saçı ise tazecik ki yaprakları yani saçakları incecik olsun pişsin diye. Yani benim bildiğim bu kadar en azından?
Yeşil merhaba arap otu değil canım arap saçı :)

SariGul dedi ki...

ay ismi ne hos ya yakismista :)))
mmmm bizim evde bol olur yapip babama ikram etmeliyim bayiliyor, ay bu aksam denesem...
eline saglikkk

yemekvebiz dedi ki...

Sibel cimm
Ehh yani yapılırmı bu:))
Ne çabuk çıkmış pazara Arapsaçı ?Şaşırdım okurken dedim dondurucudan falan mı? bakayım bende buraya pazara.
Bayılırm bende. Ama ben Tavuk etli yapıyorum kusbası ile yada kuzu eti ile de yapılıyor ( Biliyorsundur zaten de) ancak ben hafif olduğu için tavuklu seviyorum.Bakayım nasıl canım çekti bilsen:)

Kayınvalidemde böyle yumurta ile yapar arada.Yada sarmasık , hardal, şevketi bostan, kuzu kulağı,ebegümeci, sirken off off neler var neler .Yaparız hepsini Sibel cim demi:)

Sevgilerimle
Figen

Sibel dedi ki...

Emel hanım, keşke yaptıklarımı buradan tatmanızı sağlamanın bir yolu olsaydı:) Yine de bir bakın pazarlara, İstanbul'da Beşiktaş taraflarında her tür otun bulunabildiğini duymuştum. Gerçi mevsimi henüz başlamadı ama.. Deniz börülcesi ve diğer otları buzlukta saklayabileceğinizi pek zannetmiyorum. Deniz börülcesini biz aldığımız günden sonraki 2-3 içinde haşlıyoruz. Haşladıktan ve temizledikten sonra kapalı bir kap içerisinde buzdolabında 3-4 gün daha saklayabilir, kullanacağınız zaman sosunu dökebilirsiniz.

Gülşen benim annem de Denizlili:) Mutlaka biliyordur annen arapsaçını. Bulabilirsen sana da denemeni tavsiye ederim. Sevmezsen kulaklarımı çınlatırsın artık:))

Aliye, yorumlarını her zaman beklerim. Sessiz okuyucuların yazmaya başlaması beni çok mutlu ediyor:) Dediğin doğru olabilir, yani arapsaçı rezenenin daha taze hali olabilir. Yine de doğru bilgi vermek için bu akşam Bir Ot Masalı'na bakıp yarın yazacağım.

Bediş, annemle aramızda arabın saçı deriz de, o yüzden öyle yazdım başlığa:) Baban seviyorsa ve hemen yapabilirsen eminim çok mutlu olur!

Figenciğim, bu kış zaten Kahve'de ot seferberliği başlatıyorum! Sen de bana katılırsın, herhalde Tijen abla da katılır seve seve:) Pekçok otun yapılışını yazacağım, zamanı geldikçe. Arapsaçının da daha zamanı değil ya, ben de şaşırdım görünce. Hatta annem kendiniz mi ektiniz yoksa dedi ama pazarcı kadın kendiliğinden çıktığını söyledi. Kuzukulağı dedin de, bak bir favorim de odur! Neyse, sabredelim bakalım, sırayla:)

fethiye dedi ki...

Sibelcigim, cok sasirdim rezeneden bahsetmene cunku onun mevsimi coktan bitti diye biliyorum ben. Baharda olmaz mi? Bizdekiler o zaman cikiyor, simdi tohuma kactilar bile. Anlamadim bu kismini.

Bizim evde en cok kuzu etlisi yapilir, yenir. Bazen bahsettigin yumurtalisi da yapilir. Ellerin saglik, hatirlattin bana da bu lezzeti.

Bir de Mine de sormus neresi nasil kesilir, toplanir diye. Zamaninda kuzu etlisini yazdigimda fotograflarini da eklemistim: sayfamda. Hani bakmak isterseniz...

Yeşim'in Mutfağı dedi ki...

Arapsaçını ben de bir kere yiyip hiç sevmemiştim,ama o kadar güzel anlatmışsın ki bir kere daha şans veriyim diyorum arapsaçına. Bakalım görürsem alıp mutlaka senin tarifinle yapıcam,sonucu bildiririm...

Sibel dedi ki...

Fethiyecim, ben de şaşırdım işte, ama bu zaten kendiliğinden biten bir ot, çıkabiliyor demek ki:) Ben pişirmeden önce fotoğrafını çekmeyi akıl edememiştim canım, sayfanın linkini vermen iyi olmuş. İşte bizim kullandığımız arapsaçı, köklerin daha cılız olduğu bol yapraklı hali. Ben de bir daha pişirmeden önce bir fotoğrafını çekip ekleyeceğim.

Yeşimcim, tekrar yeme isteği uyandırdıysam ne güzel. Bence de bir şans daha ver:) Belki sen diğer otlarla karıştırıp hafifletebilirsin aromasını. Pırasayı (seversen) daha bol koyabilirsin mesela.

Bu arada dün Bir Ot Masalı'na baktım, arapsaçının İstanbul Beyoğlu balık pazarında bulunabildiğini yazmış Tijen abla. Belki 1-2 ay sonra bakarsanız bulabilirsiniz.

pastaci dedi ki...

sibelcim bu güzel tarif için teşekkür ederim..
bende bir egeli olarak ot ve sebze delisiyimdir.. eğer arapsaçı bulabilirsem tarifini hemen deneyeceğim..
ellerine sağlık :)

Dilek... dedi ki...

Sibel ellerin dert gormesin. Bu yaban ellerde gozlerim yasardi... once basligi gordum, arabin saci, heyecanlandin bir an... sonra resme ilisti gozum, kalb atislarim hizlandi... sonra yazdiklarini okudum hizlica, o halimde ne kadar algilayabildiysem... algida secicilik iste, pirasa kavurmus sogan yerine... artik ben koptum... tadi var damagimda anlattiklarinin, tanidik bildik... o tadin cagristirdigi kokular mi dersin, akin akin akla gelen anilar mi dersin... tesekkurler.

Sibel dedi ki...

Burcu bulabilirsen mutlaka dene. Dediğim gibi daha mevsimi başlamadı tam olarak, ama biraz daha havalar soğuyunca çıkar pazarlara.

Dilek, güzel şeyler hatırlattığıma mutlu oldum, umarım üzmedim seni? Ben de Ankara'daki öğrencilik yıllarımda yemeklerimizi çok özlerdim. Hatta annem eve dönüşlerimde yemek olarak ne istersin dediğinde sebze yap da ne olursa olsun derdim:)
Sevgiler...

pınar dedi ki...

sibel bir egeli olarak otları ben de severim. rakıyı sevmediğim halde arapsaçı lezzetli bir ot bence. kuzu etiyle yaparlar bizde daha çok. yengem dondurucuda saklar her zaman yemek için.

Adsız dedi ki...

ilk defa bir siteye yazıyorum,arap saçına bayılıyorum ve bu siteye kadar getirdi beni.ben onu yumurtalıdan cok zeytinyaglı seviyorum.eti sevmedigim için de etli yapmıyorum.benim tarifim de gerçek girit göçmeni arkadaşlarımdan.onlar tanıştırdılat beni ve aşık oldum canım arap saçına,muhteşem bir tat.tarif şşöyle,saplarıyla topladıktan sonra,tencerenin dibine incecik bir adet soganı dograyıp üzerine arap saçını koyup,sapları bol ve taze olursa daha güzel tabi,kısık ateşte kendi kendine ölmeye bırakıyorsunuz.daha sonra yüzeyine kadar su koyup ve tuzunu, pişmesini bekliyorsunuz.inmeye yakın bir kase içine bir limon suyunu koyup bir kaşıkta un ekleyerek bu sosu tencereye ilave ediyorsunuz.10 dakika sonra altını kapatıp,soguduktan sonra muhteşem zeytinyaglı bir arapsaçınız oluyor.tadı tarifsiz.bu ada ben orduluyum ve burada yaşıyorum.tarabzonda yaşarken buldum sahilde,kıyılarda.orduda henüz bulamadım,ama arıyorum.trabzonda olurda orduda nasıl olmaz.stanbulda bu yaz başı Bayramoğluna gitmiştim,orada bile buldum,pişirdim,komşulara tattırdım,kayınvalidem pek sevmedi ama.yanlız kasım dan sonra hiç rastlamadım ben,daha cok ilkbahar sonu,yaz başında buluyorum.yazın ortasında sertleşiyor ve tohum veriyor.irde saksıya ekmeyi düşündüm ki dağ bayır gezip bulamayınca üzülmiyeyim diye.çorbaya da kattım nefitti.özellikle yogut çorbasına ,naneyle birlikte.adımda betül .lütfen ,nasıl yetiştirebilirim ögrenmek istiyorum.

Sibel dedi ki...

Betül, arapsaçı aşkının nasıl bir aşk olduğunu en iyi anlayabilenlerdenim, o yüzden keşke yardımcı olabilseydim sana ama malesef arapsaçının evde nasıl yetiştirilebileceğini bilmiyorum.. Doğada kendiliğinden yetişen bir ot olduğu için belki de evde yetiştirme olanağı yoktur. Biz de mevsimini bekliyoruz yemek için, bu yazıyı yazdığımda tesadüfen mevsim dışında bulmuştum ama bu her zaman mümkün olmuyor tabi.. Tarifin annemin de bazen yaptığı terbiyeli arapsaçı yemeğine benziyor, ben de çok severim o şekilde. Zaten her şekilde yenir bu güzel ot değil mi?
Sevgilerimle..

Adsız dedi ki...

Benimde eşim egeli, onun sayesinde bu lezzetli otla tanıştım. hatta dün metro gross markette, ayıklanmış ve poşetlenmiş olarak satılıyordu ve hemen aldım. hatta turp otu, radika, ısırgan hepsi paketlenmiş olarak satılıyor.. İlgilenenlere.

Sibel dedi ki...

Verdiğiniz bilgi için çok teşekkürler, aklımda olacak. Bu arada Feriköy ekolojik pazarda da kimi otları bulmak mümkün oluyor..

Belgin Güven dedi ki...

Merhabalar,Bodrum'a yerleştikten sonra rastladım bu ota pazarda.Nasıl pişirilir diye internette ararken siz çıktınız karşıma.Çok keyifli anlatmışsınız,teşekkürler

Sibel dedi ki...

Belgin hanım çok şanslısınız, Bodrum pazarı çok zengindir ot bakımından, hele de bu mevsimde.. Tadını çıkarın afiyetle!

Adsız dedi ki...

Bursa`da oturan bir İzmirli olarak şu resme bakıp yorumda bulunmam gerektiğini düşündüm.Aman Allahım ne müthiş bir tattır o..Neyse bayram geliyor,inşallah İzmir`de bol bol yeriz..:))sevgiler

Sibel dedi ki...

Açıkçası benim de Aydın'dan en çok özlediğim ot buydu.. Neyse ki İstanbul'daki bazı büyük marketlerde Erüst Tarım'ın Ege otları serisinde paketlenmiş olarak arapsaçı bulunabiliyor:) Bu benim için nasıl bir sürpriz oldu tahmin edersiniz! Bir paketini bu akşam pişireceğim hatta.. Siz de bol bol yiyin İzmir'deyken, hatta dönüşte yanınızda da getirin bir-iki demet. Şimdi tam mevsimi!
Sevgilerimle..

sevgi dedi ki...

Merhaba Sibel Hanim! Bayram yaklasiyor, sitenize biraz bakayim dedim, yenilik varmi diye.
Ay, ne okuyayim.. Arapsaci (annem duymasin bayilir). Gecenlerde de yazmistim,, yurtdisinda yasiyoruz. Gerci Ramazan Bayraminda Türkiye´deydim akrabalarla beraberdim. Tabii yine acgözlügügümüz tuttu ve aslinda yasak ama dayanamayip, isirganotu, börülce (kurusu degil, tazesi) kestane ve mandalina getirdik. (okuyanda acgözlü diyecek, ama alakasi yok) Soracaksiniz, bunlar yurtdisinda yokmu? var. Memleketinki gibi olurmu. Isirganotunu ve börülceyi kavurduk, sonra da buzluga koyduk. Arasira cikarip yiyelim diye veya Hemsolarimiz bize geldiginde onlarada degisiklik oluyor. Annem Baharda Türkiyeye giderse, yine Sarmasikotu (annem öyle der) getirir, onuda kavurur, buzluga koyariz (gerci ben sevmem, o ayri konu)Yeri gelince gurbetin gözü kör olsun diyorum. Egemiz kadar güzel bir yer varmi, Otu bile lezzetli :-) Hatta gecen yil ilkdefa ebegümeci yapraginla yengem sarma yapmis, bayildim. Herkese tavsiye ederim ve saglikli. isirganotu, turpotu, ebegömeci ve daha cesit cesit sifalari bitkiler/otlarla padisah sofrasi olur.
Birde sevmedigim, nohutmayasindan ekmek, bir türlü tadina alisamadim. Ama damaktadi farkli. ;-)

Sibel dedi ki...

Sevgi hanım, merhaba. Saydığınız bütün otlar benim de çoook sevdiklerim ve özlediklerim. Sarmaşığa ben de bayılırım anneniz gibi:) Ve ne zamandır da yemedim. Bayram tatilinde gideceğim Aydın'a, sizin gibi ben de otları depolamayı düşünüyorum:) Bambaşka birşey bu ot sevgisi, sanırım bizi ancak biz anlarız!
Sevgilerimle...

esen dedi ki...

Merhaba Sibel;
dünün tatil olmasını fırsat bilerek bizim mahallede kurulan pazara gittim. Zaten ben de varolan ot merakı sayende tavan yapmış durumdayken envai çeşit ot satan bir teyze beni yakaladı. Kızkardeşlerimin tüm itirazlarına rağmen ebegümeci ve radika alıp yoluma devam edecekken satıcı teyze bi türlü beni burakmadı. iİlk başta dereotu sandığım otun arapsaçı oduğunu söyleyince altın bulmuş gibi sevindim :)
arapsaçını sitenden okudumdan beri merak ediyordum.
akşam tarifine uygun pişirdim annemle afiyetle yedik. ( kızkardeşlerim artık dişlerinin arasının ot yemekten yosun tuttuğunu söyleyerek yemediler :() tarif için çok teşekkürler ben gerçekten çok sevdim bu otu. gördüğümde kaçırmam alırım artık :)

Sibel dedi ki...

Afiyet olsun Esen! Sevindim en favori otumla birisinin daha tanıştığına:) Nasıl güzel bir aroması var değil mi, başka hiçbirşeye benzemez. Bak canım istedi şimdi benim de...
Sevgiler!

Adsız dedi ki...

benim içinde hem kral hem de kraliçedir arap saçı.allaha şükür ederim her yediğimde bu güzel otu yarattığı için.ama benim favorim kuzu etli olarak yaptığımız :)
izmirden sevgiler
pınar

Nuray dedi ki...

Sibel Hanım beni taa çocukluk yıllarıma geri getitdiniz.Rahmetli babaannemle Kızılçulluya gider Arap saçı toplardık. Babaannem onu taze yeşilsovanla pişirirdi.Kökü ıle birlikte hatırladığım kadarıyla çorbasını zeytinyağlı kavurmasını hatta salatasını balıklısını ve fırında peynirlisini yapardı. Hatırlattığınız için teşekkürler.
Emekliyim Bigada oturuyorum burada aradım bulamadım amma aktardan rezene aldım kısmet olursa bahçeme ekeceğim ve size dua edeceğim.

Sibel dedi ki...

Nuray hanım, yorumunuza çok teşekkür ederim. Kendi ektiğinizin tadı bir başka olur mutlaka. Annem de pırasa ile karıştırıp kavurur bazen, aynı bu tarifle, ama zenginleşsin ve çoğalsın diye biraz da pırasa koyar, incecik olanlardan. Siz yeşil soğan deyince aklıma bu geldi. Ben de yeşil soğanla deneyeceğim mutlaka, nur içinde yatsın babaanneniz.
Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

Bu aksam için yaptım,ama zeytinyagi ve taze yeşil soğan kullandım harika oldu.

Adsız dedi ki...

ben izmirdeyim bu sene öğrentim bu yemeği
pazarda görüyordum merak ediyordum görüntüsü muhteşem deneyeceğim birde izmirli arkadaşlardan hangi ot yemekler i meşgursa yazsınlar çünkü pazarda çok çeşit ot görüyorum ve merak ediyorum ot yemeklerini severimde

Sibel dedi ki...

Arşive göz atarsanız (www.kahveninarsivi.blogspot.com) pek çok ot yemeği ve salatası tarifi bulabilirsiniz. Beğenmenize sevindim, afiyet olsun.
Sevgilerimle...