Rastgele...

Sevgili Burcu benden hayatıma dair 20 rastgele detayı paylaşmamı istemiş… Zor bir sobe oldu doğrusu! Düşündüm düşündüm ve sizlerle şunları paylaşmaya karar verdim:
1. Dağları çok seviyorum… Yolculuklarda pencerelerden gördükçe oralarda olmak için can atıyordum. Nihayet 2 yıl önce bu düşümü gerçekleştirdim ve 3932 m ile Türkiye’nin üçüncü zirvesi olan Kaçkarlar’a tırmanmayı başardım. Yukarıdaki fotoğraf zirveden, Sibel kuş olmuş bakarken…
2. Buz patenini çok seviyorum! (yok yok, bunu sadece izliyorum:) Şampiyonaları asla kaçırmam, hatta o günlerde evde tam bir zalime dönüşürüm! Tv kumandası bendedir ve TRT3’e ayarlanmıştır. Elimde kahvem, battaniyeye sarılıp sevdiğim sporcuları izlerken hop oturup hop kalkarım. Sayemde buz patenine dair ne kadar teknik terim varsa ev halkı ezberlemiştir:))
3. Kaçırılmayacak filmler ve üst maddedeki merakım dışında Tv izlemem. İletişim Fakültesinde gözlerime taktıkları lensler yüzünden çok rahatsız olduğum için yıllar önce bu alışkanlığı bıraktım..
4. Çayla aram pek yok. Olsa da olur, olmasa aramam. Ama kahve içemediğim gün çok huysuz olabilirim!
5. Saçlarım konusunda çok tutucuyum. Bu yüzden yıllardır aynı model ve renkteler:)
6. Şapkalara çok özel bir ilgim var. Ufak çaplı da bir koleksiyonum. Buna bere, atkılar ve komik eldivenler de dahil. Kışı biraz da bu yüzden seviyorum:)
7. Mum ve tütsülere meraklıyım. Özellikle de yaz akşamlarında odada bol bol yakarım. Sandal ağacı kokusu beni çok rahatlatır.
8. Dergiseverim! Gıcır dergileri önce karıştırmayı, sonra da yavaş yavaş okumayı severim. Yanında kahvem ve bir dilim kekim de olursa dokunmasın kimse keyfime.. Atlas, Altyazı, Sinema, Picus evimize bol bol giren dergiler…
9. Çok üşüyen biri olsam da soğuğa dayanıklı bir bünyem var. Bunu biraz da beslenme seçimlerime bağlıyorum, son 4 yıldır ufak nezleler dışında (en uzunu 3 gün sürer) hiç grip olmadım.
10. Blues ve caz dinlemeyi çok severim.
11. Burcu gibi ben de aynı anda birkaç kitap okurum. Biri serviste, toplam 1,5 saat süren ofis-ev arası yolculuklarda okunmak üzere çantamda, biri evde başucumda durur. Biri de (ki çoğu kez referans kitaptır) kütüphanede durur, arasıra karıştırılmak suretiyle yavaş yavaş okunur.
12. Ayraç koleksiyonum var. Yeni bir ayraç bulduğumda ya da merakımı bilen biri getirdiğinde çocuk gibi mutlu olurum. Her kitabımı farklı bir ayracımla okurum. Kitap sayfalarını asla kıvırmam. Yaptığım tek kötülük satırları çizmektir ama bunu da yapmazsam okumam yarım kalmış gibi geliyor.
13. Kırmızı şarabın yeri ayrı da olsa, beyaz şarap ve meyve şaraplarını da severim. Konyak ve likörü, kahve ve tatlılarla beraber (ya da onların içinde) seviyorum. Diğer alkollü içecekleri bünyem kaldırmıyor.
14. Hiç dişlerim kamaşmadan sonsuz sayıda erik yiyebilirim:))
15. Hiç yufka açmadım. Mutfaktaki fobilerimden biridir.
16. Kola, her nevi gazoz, meyveli ve asitli içecek, hazır meyve suyu, hazır çorba (monosodyum glukomat çorbası!), ketçap-mayonez tüketmiyorum. Sevdiğim insanlar tüketirse de çenemi tutamayıp söyleniyorum..
17. Opera ve baleyi çok severim, yıllardır izleyemediğim için çok özlüyorum…
18. Sinemada jeneriği sonuna dek izlerim, yarıda kesilirse çok sinirlenirim. Bu sayede yakaladığım pek çok sürpriz olmuştur! Zaten filmin en güzel şarkısı da jenerikte çalar.
19. Eski Hollywood müzikallerine bayılıyorum!
20. Yemek sofrasına ve yemeğe ayrılan zaman dilimine çok önem veririm, keyifli olması için elimden geleni yaparım.
Hımm, şimdi ben kimleri sobelesem ki? Hadi bakalım Başak, Dilek ve Elçin, paylaşmak isterseniz eğer, sizin hayatlarınızdan da 20 rastgele detayı bekliyoruz!
Not: Burcu’dan önce Fethiye başka bir konu için beni sobelemişti ama o konu fotoğraf çekimleri gerektirdiğinden ve bol ışığa ihtiyacım olduğundan haftasonuna erteledim. Darılma iyi mi Fethiyecim?
17 yorum var:
Sibel'ciğim çok keyifli yazmışsın. Özellikle zirveden çektiğin fotoğrafa bayıldım. Paylaştığın için teşekkür ederim.
ipSibel ne güzel yazmissin zevkle okudum..beni de sobelemissin birden ismimi görünce sasirdim:)cok tesekkür ederim en kisa zamanda yazacagim insallah..bu arada sizleri okurken "ne güzel nasil akillarina geliyor bunca sey" demeden edemiyordum ne yalan söylim:)
Cay ve yufka konusunda aynen katiliyorum sana:)
Paylastigin icin cok tesekkürler
Pardon canim ya asagidaki harfleri hizli yazmak isterken iki tanesi nasil olduysa senin isminin önüne kaymis:)
Merhaba Sibel siteni keşfedeli çok olmadı ama hergün sürekli bakıyorum çok kaliteli ve çok özel olduğunu düşünüyorum ,herşey tam olması gerektiği gibi ne fazla abartılı ne de üstünkörü.Özellikle yadırgadığım bir konu var bazı bloglarda Ramazan ayında eş dost akrabalarını ağırladıkları görkemli sofralar hergün gözümüze sokuluyor bence hiç hoş değil sanki şov yapıyorlar oysa bu ayın anlamı muhteşem sofralar kurup eşi dostu ağırlamak değil gerçekten ihtiyacı olanlarla sofranı paylaşmak bu da gösterilmez zaten beni anlayacağını umduğum için sana yazdım iyi ki varsın sevgiyle kal
Sevgili İsimsiz Arkadaşımız, keşke bu yorumu, o sofraları gözüne sokan bizlerin sayfalarına gelip yazsaydın. O daha yürekli bir hareket olurdu. Adını yazmak da öyle. Her tür sofra ve yemek kültürünü paylaşmaktan zevk alanlardan oluşuyor yemek blogları. Yediğimiz, içtiğimiz her şeyi yazıyoruz ama okuyanların da bu amaçla siteye girdiğini düşünerek. Ramazan yardımlaşma ayıdır, doğru ama hayır işleridir asıl söylenmemesi, gizli kalması gereken.
Açıkcası benim çok hoşuma gidiyor bu eski adetlerin bloglarda hatırlatılması, birçok kişiyi de teşvik ettiğini düşünüyorum. Bayram da geliyor, bakalım bayram için ne güzellikler dökülecek yemek bloglarına?
"sağ elin verdiğini sol el bile görmeyecek" der hadisimiz. DEğil mi sevgili isimsiz arkadaşımız? İnsanın sevdikleriyle paylaştıklarını yazması ve görüntülemesinin bence hiç e kötü yanı yok.. Bu bloglarda yemek yapmaktan tut da, filmler, konserler her konu hakkında bilgi sahibi oluyoruz fena mı sofra adabı düzenlemesi hakkında da bir az ufkumuz açılsa...
Bence kare kafalarımızı artık biraz daha yuvarlatmak vati geldi diye düşünüyorum toplum olarak...
Sibel sitenin takipçilerindenim ve çok beğeniyorum.
Sevgi ve sohbetle kal.
sibel,yine yaşam dolu sözlerin içimizi rahatlattı,hergün moral almak için giriyorum sitene,yeni tanıdım ama tiryaki oldum galiba,kahvenin mis gibi kokusunu severim,içmesini değil...senin sitende bize kahve molası gibi oluyor canım öptüm.nilgün
Burcu ben de sana teşekkür ederim canım, sen vesile oldun bu paylaşımlara:)
Elçin nasıl aklıma geldi bilmiyorum ama epey düşündüm:)) Senin paylaşacaklarını da merakla bekliyorum, en güzeli ortak noktalarımızı görmek galiba.
Nilgün inanır mısın ben de bazen siteyle uğraşırken moral buluyorum, hayat her zaman o kadar parlak renklerle dolu olmuyor elbette.. Keyif almana sevindim, teşekkür ederim:)
Sevgili arkadaşlar, herkes kendi blogunda paylaşmak istediklerini yazıyor, fotoğraflıyor, içinden geldiği gibi... Ben tümünün içtenliğine inanıyorum bu anlamda. Ama herkesin ayrı bir tarzı, ayrı bir bakışı ve anlayışı var. Ve onları takip edip etmemek tamamiyle kişisel seçimler. Kendi adıma tüm eleştirilerinize açığım, güzel sözlerinizi, beğenilerinizi mutlulukla kabul ettiğim gibi. Sevgilerimle...
Anonymous'un yazdiklarina katilmiyorum. Arkadas belki iyi dusunmeden yazmis ve kati bir yorum getirmis. Olur bazen hatali dusunebiliyoruz hepimiz. Sofra resimleri Okura pecetesinden, servis tabagina kadar bir masa nasil kurulur, verdiginiz yemegin menu'su nasil bir araya getirilinir gibi seyleri gorsel bicimde ogretmek icin. Buna sov diye bir yorum getirmek, blog sahiplerine buyuk haksizlik olur. Blog'lari bir nevi bagimsiz yayinevi olarak dusunun. Yemek dergisi okur gibi bu sayfalardan kagitta gorecegimizi komputer'de izliyoruz. Yemek dergilerine bir bakin ne kadar cok sofra resmi gorursunuz. Bize boyle bir olanagi getirdikleri icin ben yemek blog'lari tutan arkadaslari emekleri icin cok tesekkur ediyorum.
Sibel, cay icmemen belki bir kayip? :-) Ben tiryakisiyim tabi o yuzden boyle soyluyorum saka'dan. Ben bir ufak dilim limonla iciyorum, sekersiz. Nasil olduysa, kilo aldirir diye sekeri birakmistim bir aralar, oyle adet oldu. Bir aralar isimde, kahve cok iciyordum. Baktim kafein beni etkiliyor, arastirdim, bir bardak kahve de, 1 bardak cay'da olan kafeinin 4 misli varmis. Her neyse, hem kahve, hem cay guzel seyler. Ikisini de yeri geldiginde icebilmek guzel. Kackarlarin zirvesi icin bravo. :-)
Beni Sibeli kendime yakın bulduğum için Ona yazdım ayrıca Burcu denen arkadaş bir siten olduğundan haberim yok seni okumuyorum zaten sofra düzeni sadece ramazanda öğrenilmez çünkü o kare kafalı arkadaşlar Yılbaşı gibi özel günlerde hiç öyle sofra kurmuyorlar bence sizler biraz daha geniş düşünmelisiniz Bu arada adım Gülizar Doğa
Yukarda kare kafalı olduğum ima edildiğinden aynı kelimeyi kullanmak zorunda kaldım
Sibel, ne yaptin? Sobelenenler listesinde adimi gordugumden beri sinav stresine burundum, iyi mi?
Neyse, ben cok dusunmeden yazacagim rastgelelerimi, cok dusunursem isin icinden cikamam cunku.
Sevgiler.
Mine, üniversitedeyken Urfa'dan arkadaşımın getirdiği çayları bardak bardak içerdim. Bir de Ankara'nın suyundan mı bilmem, çaylar çok lezzetli olurdu (aynı çayı evde demlediğimde aynı tadı alamadım!) o zamandan beri pek çay içemiyorum, o tadı arıyorum. Marketlerdeki Seylan çaylarını da denedim ama aynısı değil. Belki damak tadıma uyan bir çay bulursam ben de tiryaki olabilirim:) Kahvedeki kafein konusunda haklısın, bu aralar günde 1 fincana düşürdüm ama o da olmazsa olmuyor.
Gülizar, beni kendine yakın gördüğün için teşekkür ederim ama bu tartışmanın uzamasını ve kimsenin kırılmasını istemiyorum, senin de beni anlayacağını umuyorum:)
Dilek, gerçekten de en iyisi fazla düşünmemek! O zaman tam anlamıyla "rastgele" olur:) Merakla bekliyorum yazını.
Tamam Sibel ben seni zevkle okumaya devam edeceğim hoşçakal
Sibel merhaba,
Ben de Fethiye tarafından ebeleneli oldukça oldu. Mutfaktaki bazı işlerin bitmesini bekliyorum ona yazmak için. Bugün yarın da senin için yazacağım.
Görüşmek dileğiyle. Tanımak güzeldi seni.
rastgele'lerini zevkle okudum. Kaçkarların tepesine çıktığın için tebrik ederim. Doğa aşığı bir insan olarak evde durmak zor olsa gerek :)
Yorum Gönder