Mini Ekmekler



Aslında bu pufidik ekmekler daha önce yayınlanması düşünülen tariflerin sırasını çalmış bulunmaktalar... Ama haftaya onlarla başlamak istedim. Dün gece ilerleyen saatlerde fırından çıktıklarında yumuşacıklardı. Tabii tatlarına bakmak bugüne kaldı. Sabah evden çıkarken öğle yemeği için yanıma bir tane alayım diye mutfağa gittiğimde, babamın yumuşak kalması için sofra bezine sardığım ekmekleri hemen keşfedip birini kahvaltıda yediğini fark ettim:)

Poğaçaya benziyorlar ama bunlar aslında mini ekmekler. Bir tanesi tam bir porsiyon. Evdeki nohut mayalı ekmeğin bitmesi ve annemin yeni maya hazırlaması arasında bulduğum bir fırsatta yaptım. Vereceğim ölçülerle 6 adet çıkıyor, biraz daha büyük yapılırsa 5 adet çıkarılabilir.


Malzemeler:

- 1,5 su bardağı beyaz un
- 1/2 su bardağı kepekli un*
- 1/2 paket Pakmaya
- 35 g tereyağı (eritilip ılıtılmış)
- 1/4 su bardağı ılık su
- 1/4 su bardağı ılık süt
- 1 çay kaşığı deniz tuzu
- 1/2 yemek kaşığı esmer şeker
- 1 köy yumurtası (sarısı ve akı ayrı)

* Ekmeklerde kepekli ve beyaz unu normalde eşit oranda kullanıyorum ancak yumuşak olmaları için bu kez daha az kepekli un kullandım.

Yapılışı:

1. Beyaz unu bir kaba koyup ortasını açın. Mayayı bu çukura ufalayıp ılık su ve sütü dökün, parmak uçlarınızla mayayı ezin. Çukurun üzerine biraz un serpin ve 15 dk kadar bekleyin.

2. Şekeri, tuzu, yumurtanın akını, tereyağını ekleyip yoğurun. Kepekli unu azar azar yedirin. Elinize hafif yapışan bir hamur yapın.

3. Hazırladığınız hamuru zeytinyağı ile yağladığınız kapaklı bir kaba koyun, hamurun üzerini de yağlayıp kapağını kapatın. Fırınınızın yoğurt ayarında 1 saat boyunca bekletin (yoğurt ayarındaki fırın ısısı ideal olduğu için fırında bekletilen hamurlar çok güzel mayalanıyor ama siz başka yerde de bekletebilirsiniz, önemli olan hamurun üşümemesi).

4. Hamur mayalandıktan sonra hafif unlanmış zemine alıp tekrar yoğurun. Dilediğiniz büyüklükte bezeler alıp yuvarlayın, yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin.

5. Tepside de 20 dk kadar mayalandırdıktan sonra bezelerin üstlerine yumurta sarısı sürüp 200° fırında 15 dk pişirin. Fırından aldıktan hemen sonra üzerine bir bez örterseniz yumuşak kalır. Siz benim gibi ertesi güne bırakmayın, hemen sıcakken ikiye kesip arasına en sevdiğiniz malzemeleri doldurun ve kocaman bir ısırık alın:)

**********************************

Çok güzel bir film de izledim bu arada! Ondan da bahsetmek istiyorum.
"Charlie and the Chocolate Factory". Küçük kentimizin eski ama yıllardır kapalı olup şimdi yeniden açılan sinema salonunda izlediğim ilk film bu oldu. O salonun açılmasına benim kadar sevinen başka biri var mıdır bilmiyorum ama artık daha sık sinemaya gitme şansımın ve daha bol film seçeneğimin olduğunu biliyorum, bu harika! Kocaman bir paket bitter çikolata aldım yanıma, bolca da kahve. Öyle yapmak gerekiyor çünkü bu filmi çikolata yemeden izlemek mümkün değil! Keyifle izledim Tim Burton'ın son eserini. Onun sinema perdesine yansıttığı masalsı dünyalarını severim, o filmleri içindeki çocuğa teslim ettiği kamerasının çektiğini bilirim. Düş gibi olur Burton filmleri, sizi sinemanın büyülü dünyasına çeker ve yüzünüzde bir gülümsemeyle bu dünyaya kapılıp gidersiniz. (Edward Scissorhands'i kim unutabilir?) Bu kez de çikolata üreticisi Willy Wonka'nın çikolata imparatorluğu için veliaht arayışını anlatmış. Wonka, çikolata paketlerine gizlediği 5 altın bileti bulan 5 çocuktan birini fabrikasını teslim etmek üzere seçecektir ama bu şanslı çocuk ancak çikolata yiyebilmenin değerini bilen olacaktır... Umarım çikolata düşkünleri bu filmi ıskalamamıştır, zira hayal ürünü bir çikolata fabrikasının ne şahane olabileceğini görmek gerek. (Yanınıza bolca çikolata almayı unutmayın!:)



18 yorum var:

JANJANLI dedi ki...

Bu güzel görüntü beni çocukluğuma götürdü. Annem mayalı sütlü poğça olarak haftada iki defa yapardı okula giderken arasına domates peynir koyar sandviç niyetine yerdik.Eline sağlık çok güzel bir görüntü olduğu kadar tadı da muhteşemdir inanıyorum.
Sinema konusunda seninle aynı durumdayız:)) Çocukluğumun kapalı olan 4 sineması ile yazlık olan 3 sineması zamanla kaybolup gittiler....
Yıllar sonra yeniden açılan bir sinema beni çok sevindirdi.Şimdi her hafta pazartesi akşamları arkadaşım birsenle sinemaya gitmeden duramıyoruz.......
sevgiler

Aliye dedi ki...

Sibel, açıldı mı yeni sinema (Adı öyleydi di mi? Yanlış mı hatırlıyorum yoksa, hani zaferle felan kıyaslayınca vaktiyle o adı koydular belki de? :D)? Dora'da izlemedin yani, ciddi mi? Nasıl beğendin mi? Ayy çok merak ettim bak şimdi ben, filmi değil de asıl sinemayı, nefret ediyorum Dora'nın çıkışında ya da arada o dumanaltı ortamı, sigaradan nefes alamamayı...

hera dedi ki...

sibel, saniyorum baron sandviç adamin adi.. kumara pek duskunmus bu baron, ekmegin arasina eti koydururmus hizmetliye, masadan kalkmadan yermis, 1800ler falan o zaman...
sandviclerini deneyecegim, cok sirin olmuslar. onlarin uzerine acili salca (annemin yaptigi cevizli sarimsakli ezme) surer yeriz.eminim senin de super bir tarifin vardir.

zinnur dedi ki...

Sibel, icinde hem sut, hem de yumurta olduguna gore bu ekmekler gercekten pogacaya benziyor, cok da guzel kabarmislar. Tuzlu tereyag ve guzel bir eski kasarla sabah cayimin yanina ne guzel giderlerdi simdi. Bugun bir turlu bitmeyen badanami birakip ekmek yapmaya girisecegim galiba sayende.

Sibel dedi ki...

Janjanlı (Özlem miydi ismin? emin olamadım:) zaten ben de arasına domates peynir koymayı hayal ederek yapmıştım ekmekleri! Annelerin okul çantalarına koydukları herşey nasıl da leziz olurdu değil mi? Ben genelde "çokellalı" ekmek yer, öğretmenimi deli ederdim:) Yazlık sinemalar benim de yaramdır, sorma.. O günleri hiç yaşamamış olmama rağmen çok ama çok özlerim! Yaşamadığım halde özlediğim pekçok şeyden biri de onlar...

Aliye, evet eski "Yeni" sinema şimdi Ceylan Sinemaları olarak açıldı. Tanıdık yüzler göreceksin! İnanılmaz bir ilgi ve güleryüz, umarım hep böyle devam ederler diyeceğim ama inanıyorum devam edeceğine, bildiğimiz insanlar çünkü. 3 salon var (yuppii!) ve tümü de gayet konforlu, üçünde de birer film izledim. Ses sistemi oldukça iyi. Kahveleri de inanılmaz ucuz:))

Hera, seni burada görmek ne güzel! Evet doğru söylüyorsun, Baron Sandviç'ti:) Annenin tarifi benim annemin de yaptığı çemeni çağrıştırdı bana. Nefis olur! Bu aralar yaptırayım da onu da ekleyeyim bari aklıma gelmişken. Bana sorarsan ben sandviçleri fıstık ezmesiyle çok seviyorum:)

Zinnur kolay gelsin! Belki bir mola verip fırından yeni çıkmış ekmeklerle peynirli sandviçler yapabilirsin:) Bilmez miyim o badana günlerini, biz yeni kurtulduk daha! Arada mola lazım, çay lazım, yemek lazım!

Berrin dedi ki...

Sibelcim sen ya da annen biliyorsunuzdur -hazır ramazan da yaklaşırken- pide tarifi de verseniz çok makbule geçer.

yemekvebiz dedi ki...

sibel, ne hos gorunuyorlar
bu hafta sonu bende zipzip icin deneyim, eminim sevecek, boyle seyler yesin zaten hep
kurabiye, sandvic v.s.
ellerine saglik

sevgilerimle,

Zeynep

Sibel dedi ki...

Berrin, malesef Ramazan pidesi yapımını bilmiyoruz, doğrusu bilmeyi ben de çok isterdim! Aynı kıvamı evde yakalamanın zor olduğu şeylerden biri sanırım, simit gibi tıpkı. Ama belki diğer blog sahiplerinden yapan ve yazan olur, bakalım.

Zeynep ablacım, zıpzıpın sevecektir, hele arasına tatlı bişeyler sürersen! Umarım hoşunuza gider. Zıpzıpa da öpücükler!

şule dedi ki...

Sibel, küçükken ben de bankaların çıkardığı çocuk dergilerini ilgiyle takip ederdim. Büyük bir heyecanla gidip dergi var mı derdim. Gülümseyerek çıkartıp verince nasıl mutlu olurdum bilemezsin. Bana o günleri hatırlattığın için teşekkürler :).

Pirtik Evli, Mutlu ve Issiz dedi ki...

Sibel cim,

Merhaba, ben yeni geldim tatilden.

Cukulatalı filmde anlattıgın masalsı bir yeri de Camyuva da, Naturland de yaratmıslar. Harry Potter kitabını okur gibi hissettim kendimi.

Cocuklardan cok da buyukler ilgiliydi, her ayrıntı dusunulmus olan Naturland de.

Tamam yol gurultusu var ve Rus turistler basmıs ve bu mevsimde hic bu kadar cok insanla birlikte tatil yapmamıstım ama yine de cok guzeldi.

Mimarını cok merak ettik, donunce konusurken kardesim demezmi Zeynep in babasi oranın mimarı diye. Pek bir sasırdık. Zeynep mi kim; Yaprak in samimi arkadaslarından biri. Su anda Belcika da egitimde.

Ben daha ekmegi beceremedim ama bu poaca da pazar kahvaltıları icin hos olacaga benziyor. Pakmaya, kuru mu yas mı?

Sefgiler
Cigdem Karal

Burcu dedi ki...

Sibel'ciğim ellerine sağlık ve afiyet olsun. Doruk'un beslenmesi için böyle küçük küçük yapmayı niye düşünemedim ki ben. Yapayım hemen akşama.
Charlie'nin Çikolata Fabrikası'na Doruk bayıldı. Şimdi de kitabını okuyoruz akşamları. Bir sayfa o bir sayfa ben, bir bakıyoruz kitabı bitirmeye yaklaşmışız. Kitabını da al, Sibel. Gerçek bir keyif o da. Biliyor musun, Doruk okumaya başlayalı neredeyse hiç TV izlemiyor. Ne güzel değil mi? Sevgilerimle.

Aliye dedi ki...

Sibelcim ben Didim'e giderken hani bir un fabrikası var ya, adını ilçesinden alıyor, orada çalışıyorum (şimdi marka vermek gibi olmasın :P), gıda müh.iyim, kal. güv. md. olarak çalışıyorum orada ve bir ara ar-ge'yi yönettiğimden aşinalığım var, isterseniz pide, pizza tarfilerini ustamdan alabilirim (fabrikanın deneme fırını var)ama biliyorum ki, ben de aynı hamuru onlara yaptırıp eve getiriyorum mesela, asla aynısı olmuyor, odun ateşi denen kavram çok farklı, mükemmel bir lezzet yaratıyor, o yüzden pide hamurunu başarsanız bile fırında takılıp kalınabilir ama yine de istersen ben bir tarfi verebilirim ustamdan rica ederek.

Sibel dedi ki...

Şulecim evet ben de çok sevinirdim yeni bir dergi uzattıklarında. Hatta ve hatta ilk mutfak denemelerim o dergilerin birisinde yayınlanan tariflerle olmuştur! Küçük hanımlar mı ne, öyle bi köşe vardı:) Basit tatlılar, çorbalar yazardı orda. Ne güzeldi yahu. Şimdiki çocuklar kitap-dergi açısından daha şanslı ama bizim çocukluğumuzun da böyle naif yanları vardı işte..

Çiğdemcim, tekrar hoşgeldin! Özledim yorumlarını. Sonunda öyle bir ekmek yapacaksın ki sen bile şaşıracaksın:) Bu kadar azim olduktan sonra! Buradaki maya yaş maya, daha kolay bir tarif, denemeni öneririm.

Burcu, dedim ya şimdiki çocuklar çok şanslı kesinlikle. Kitapçılardaki çocuk kitaplarını görünce benim bile iştahım açılıyor! Ben küçükken çağdaş çocuk klasikleri miydi neydi adı, 100 kitaptan oluşan bir seri vardı. Hepsini okumuştum! Hala bazılarını saklarım, Karlar Kraliçesi, Hansel ve Gratel, Gümüş Patenler.. Ne güzellerdi!

Aliye, anladım galiba nerede çalıştığını:) Haklısın evdeki fırınlarda pişen hiçbir şey fırınlarda ya da pastanelerde yapılanlar gibi olmuyor. Ben yine de denemek isterim tabi. Ustanız sırrını verir mi dersin:)

Ben'ce dedi ki...

Sevgili Sibel, bende aynen senin gibi bir ot,sebze delisiyim o yüzden yarın ilk işim pırasa alıp Fatoş Teyzenin yemeğini denemek gerçekten çok lezzetli görünüyor...Az sonra eşimle Island'ı seyredeceğiz o yüzden önceden yorumlarını okumak baya iyi oldu...Bende izledikten sonra yorumlarımı paylaşırım...Sevgiler.

Sibel dedi ki...

Ben'ce umarım sen de beğenirsin o halde (yemek+film):) Sevgiler!

Burcu dedi ki...

Sibel'ciğim, yaptım senin sandviçlerden Doruk'a, beslenme için. Akşam sıcak sıcak yedi bir tane, arasına peynir koyup. Bugün de okula götürecek. Pek hoşuna gitti yumuşacık. Kepeği senin dediğin gibi az kullandım çok yumuşak oldular. Çok sağol:)

Sibel dedi ki...

Afiyet olsun Burcu! Beğenmenize çok sevindim. Doruk'u da kocaman öpüyorum!

selin çağlayan dedi ki...

selam sibel ben de ne zamandır sandviç ekmeklerini evde kendim yapmak istiyordum bir ev ekmeği delisi olarak.. bu tarif çok işime yarayacak! teşekkürler...

sevgiler,

selin (www.selincaglayan.com)