Ev Yapımı Ekmek

İnsanın kendi ekmeğini kendisinin yapması gibisi var mı? 

Ev yapımı esmer semmel ekmeği tarifi


Hemen belirtmem gerekir ki bizim evde ekmeğin uzmanı annemdir. Uzun yıllardır ekmeğimizi kendimiz yapıyoruz. Annem ekmeği nohut mayasıyla yapar. Mayayı kurar önce, sonra heyecanla bekler. Yazsa problem olmaz da, kışsa mayayı üşütmemek için battaniyelere sarıp sarmalamak ve arada kontrol edip beklemek gerekir. Sabır işidir. Mayanın canı istemediyse ne yapsanız tutmaz bazen! Keyfi gelip köpüklenince de ekmek hamurunu hazırlamaya girişilir. Oldukça vakit alan bütün bu işlemlerin sonunda en az 1 hafta yenecek ekmeğimiz hazırdır, gerektikçe dilim dilim ısıtmak üzere buzdolabına kaldırılır. Hele kahvaltılarda müthiştir!

Evde ekmek kalmadığı ya da azaldığı zamanlarda ben devreye girer, ekmek denemeleri yapmak isterim. Annemin, "yağ konulmayan tarif dene, az yap, ben yarın öbür gün maya kurarım fazla olmasın" uyarıları eşliğinde kolları sıvarım. Ne keyiftir o! Önce sevdiğiniz bir müziği koyarsınız. Hamuru uzun uzun yoğurmak ama çok da yormamak gerekir. Yoğururken tüm sıkıntılarınız uçar gider. Parmaklarınızın altında yumuşacık şekillenen hamura konsantre olursanız, hakiki bir meditasyon yapmış olursunuz!

Ben de dün eve gidip marketten alınmış esmer (!) ekmekleri görünce ekmek yapmaya karar verdim. Tarif oldukça basit.

Malzemeler
  • 600 g un* (yaklaşık)
  • 1/2 paket yaş maya (21 gr)
  • 250 ml su (ılık)
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz

* Unun yarısını normal un, yarısını da tam buğday unu olarak kullandım. Bu yöntemi pek çok hamur işine uyguluyorum.

Yapılışı
  1. Ilık suyun içine şekeri atın, mayayı elinizle ufalayıp suyun içinde çözdürün.
  2. Unun bir kısmını yoğurma kabınıza alın, ortasını açın, tuzu kenarlara serpin.
  3. Hamurun ortasına mayalı suyu dökün, yoğurmaya başlayın. Unun kalanını azar azar ilave ederek elinize fazla yapışmayan kıvama gelinceye kadar yoğurun (içinde yağ olmadığı için elinize hafif yapışan bir hamur olabilir, çok fazla un koymayın).
  4. Hamurun üzerini nemli bir bezle örterek 1 saat mayalanmaya bırakın.
  5. Mayalandığı zaman bir kez daha yoğurun, istediğiniz büyüklükte somunlar yapıp yağlı kağıt serilmiş tepsiye koyun (ben 3 somun yaptım).
  6. Tepsinin üzerini bir bezle kapatark bir 30 dk kadar daha bekleyin, somunlar tekrar kabarsın.
  7. Fırını 220 dereceye getirin, ısıya dayanıklı bir tasın içine doldurduğunuz sıcak suyu fırının içinde uygun bir yere koyun.
  8. Ekmeklerinizi fırına verin, yaklaşık 30 dk pişirin.
  9. Fırından aldıktan sonra somunların üzerine bir fırça ile su sürün, tepsinin üzerini de bir örtü ile kapatın ki yumuşak kalsınlar.
Ev yapımı esmer semmel ekmeği tarifi



Sabahın kör vakti olduğu için bu fotoğraf gün ışığından yararlanmak adına balkonda çekildi. İlk fotoğrafın arka planındaki yeşiller, talan ettiğim fesleğen saksıları :)

Cevizli Ay Çöreği

Cevizli ay ya da ay çöreği.. Gözlerimi kapatıp hemen Ankara'ya, Figen Pastanesi'ne gidebilirim ay çöreği deyince.. Cebeci'ye giden her daim çamurlu sokaklardan inince, Hukuk Fakültesi'nin merdivenlerini görmeden önce köşede karşınıza çıkıveren küçük bir pastaneydi. Ders aralarında ama en çok sınav haftalarında kitapları ve ders notlarını yüklenir, Figen'in yolunu tutardık. 

Cevizli Ay Çöreği Tarifi


Kantinin karton bardaklarından sonra mis gibi kokan doğru düzgün bir kahve veya çay içmek, yanında tazecik su böreği sipariş etmek, bazen dayanamayıp bir porsiyon profiterolü suç ortağı bir arkadaşımızla paylaşmak ve üstelik öğrenci cüzdanını hiç de hafifletmeyecek bir tutar ödemek o yılların keyiflerindendi. Ben hayatımda yediğim en güzel ay çöreklerini orada yedim. Sonradan o bayıldığım çöreklerin nasıl yapıldığına dair duyduklarım yavaş yavaş bu aşktan vazgeçmeme neden olsa da, Figen'de yediğim "mutsuz anlar destekçisi" o hafif tatlı çörekleri hala özlerim.

Bir de Sakarya'daki simitçiler, poğaçacılar vardı tabii!
Oralarda da az çörek yememişimdir. Ankara'nın keskin soğuğunda çok üşünen ve çok acıkılan sabahlarda, hasır tabureli çay ocaklarından birine oturulunca "bi koşu kapılan" çıtır simitlerin üstüne tatlı niyetine ne güzel giderdi ay çöreği..

Dün akşam evde bu çörekleri yaparken bir yandan bunları düşündüm. Çörekleri fırından aldığımda vakit geç olmuştu ama sabah ofise getirip hemen tadına baktım. Yumuşacık olmuşlar, içlerine koyduğum şekerlenmiş portakal kabukları da hoş bir aroma vermiş. Tarifini hemen paylaşıyorum. Klasik ay çöreğinden biraz farklı:

Malzemeler: (14 adet)
  • 1 çay bardağı ılık süt
  • 1 tatlı kaşığı toz maya
  • 100 g katı yağ (tercihe göre, ben zeytinyağlı Becel kullandım)
  • 2,5 su bardağı un (yaklaşık)
  • 1 kahve fincanı pudra şekeri
  • 2 yumurta (birinin sarısını ayırın)
İç malzemesi
  • 1/2 kahve fincanı süt
  • 1 su bardağı ceviz (iri dövülmüş)
  • 1 yemek kaşığı galeta unu
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1/2 paket vanilya
  • 1 yemek kaşığı portakal kabuğu rendesi*
  • 1/2 su bardağı toz şeker
* Ben portakal reçeli yaptığım zaman bolca portakal kabuğu rendeleyip şekerlemiş, bir kavanoza koyup buzdolabına kaldırmıştım. Portakal olmadığı zaman kullanmak, o mis kokulu kabukları ziyan etmemek için harika bir yöntem. Yalnızca içindeki şekerden dolayı dikkat etmek gerekiyor. Mesela bu tarifte iç malzemenin şekerini azalttım, normal portakal kabuğu kullanılacaksa 1 yemek kaşığı daha şeker eklenebilir iç malzemeye..

Yapılışı


  1. Ilık sütte mayayı eritin.
  2. Unu bir kaba eleyin, ortasına mayalı sütü dökün.
  3. Birinin sarısını ayırdığınız 2 yumurtayı, pudra şekerini ve yağı ekleyip yoğurun. Elinize yapışıyorsa azar azar un ekleyin.
  4. Yumuşak ve elinize yapışmayan bir hamur elde edince, hamuru ceviz büyüklüğünde bezelere ayırın (ben 14 beze yaptım). Üzerlerini örtüp 20 dk dinlendirin.
  5. Hamur dinlenirken iç malzemenizi hazırlayın: Sütü ocakta kaynatın, içine cevizi ilave edin. Bir-iki taşım daha kaynatıp ocaktan alın. Cevizli süte diğer iç malzemelerini sırayla (galeta unu, tarçın, vanilya, portakal kabuğu, şeker) ekleyin, karıştırın.
  6. Dinlenen bezeleri bir tahta üzerinde biraz açın, iç malzemeden bir miktar koyup katlayarak ay şekli verin, yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine sıralayın. Tepside 20 dk daha dinlendirin.
  7. Üstlerine yumurta sarısı sürüp susam serpin, 175 derece önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 30 dk pişirin.

Cevizli Ay Çöreği Tarifi

Brownie'li Açılış...

Kahveyi nasıl seversiniz? Ben sade severim, az şekerli, hatta "bazen" şekersiz. Bu "bazen" şu demektir; yanında bir dilim kek varsa, ya da birkaç parça çikolata, o zaman kahveme şeker istemem. Damağımda çikolatanın tadı, burnumda kahvemin kokusu varken dünyanın en mutlu insanı sayılabilir miyim? Evet, belki.. :)

Fındıklı Brownie Tarifi


Kahveyi aromalı içeceksem iş değişir. Yeni keşifler yapmayı severim o zaman. Belki krema veya süt eklenmesini yine istemem, ama kahvenin keyifli dünyasında seçebileceğim çeşit çeşit aroma varsa, mutluluğum katlanır!

Kahve, sohbeti de getirir beraberinde. Hatta sohbet, kahveyi bahane eder kendisine. Öyle derler ya.. Ama kahveyi yalnız içmek, kötü hissettiğiniz bir anda elinizde en sevdiğiniz fincanla kendinize saklanmak da güzeldir, iyi gelir, iyileştirir. Güne onunla başlarsanız bir anda uyanırsınız, marifetlerinden biri de budur. Zararlı mıymış? Yok canım, kahve küpüne düşmeyeceksiniz ya? Bir-iki fincanlık keyif işte, altı üstü.

Mutfakla olan bağımı düşündüğümde aklıma kokular geliyor en önce. Kahve ve pişirmeyi çok sevdiğim diğer tatlı şeylerin kokusu geliyor. İşte o yüzden burası Sibel'in Kahvesi. Biraz keyif isteyen herkese de açık kapısı. Başlarken sizlerle paylaşacağım keyifli anların simgesi olsun diye bir fincan kahvenin eşlik ettiği fındıklı brownie'yi seçtim. E hadi buyrun o zaman!

Malzemeler:

  • 200 g bitter çikolata
  • 2 yemek kaşığı su
  • 100 g tereyağı
  • 1/2 su bardağı toz şeker
  • 1,5 paket vanilya
  • 2 yumurta
  • 1/3 su bardağı un
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • 150 g beyaz çikolata
  • 2/3 su bardağı iri çekilmiş fındık
Yaplışı

  1. Bitter çikolata, su ve tereyağını küçük bir tencereye alıp kısık ateşte eritin. Eritirken tahta bir kaşıkla sürekli karıştırın. Hepsi eriyince şekeri ekleyip karıştırın, ocağı kapatın.
  2. Ayrı bir yerde yumurtalarla vanilyayı mikserle iyice çırpın. Çırpılmış yumurtalara çikolatalı karışımı yavaşça ekleyin.
  3. Un ve kabartma tozunu azar azar ekleyip tahta kaşıkla karıştırın.
  4. Beyaz çikolatayı bir bıçak yardımıyla iri parçalar halinde kesip karışıma ekleyin. Fındıkları ekleyin, hafifçe karıştırın.
  5. Kare veya dikdörtgen bir kek kalıbına (ben teflon dikdörtgen kalıp kullandım) yağlı kağıt serdikten sonra hazırladığınız karışımı boşaltın.
  6. Önceden 180 C ısıttığınız fırında 35 dk kadar pişirin. Diğer keklere göre daha çabuk piştiği için kontrol etmeyi unutmayın.
  7. Kalıpta soğuttuktan sonra dilimleyerek servis yapın.