Patatesli Poğaça

Uzun bir zaman dilime yayılmış keyifli bir haftasonu kahvaltısında, fırından yeni çıkmış sıcak poğaçalar kadar insanları gülümseten ve mutlu eden çok az şey var sanırım... Taze demlenmiş çay kokusuna karışan poğaçaların kokusu, bazen taze ekmekten ya da yeni bir fıstık ezmesi kavanozundan bile daha mutlu edebiliyor..

Patatesli Poğaça Tarifi


Epeyce ara verdikten sonra çok özleyince, bir önceki Pazar sabahı için zeytinli poğaçalarımdan yapmıştım. Tam bir poğaça canavarı olan Sevim çok sevinmiş ama aslında canının en çok patatesli poğaça istediğini söylemişti. Ben de bir sonraki hafta patatesli yapmaya söz vermiştim. Güzel bir tarif için kaynak bulmak hiç zor olmadı, Arzu-Ülfet Aygen'in "Beyaz Unsuz Şekersiz Hamurişleri" kitabı hala başucumda duruyor çünkü.. Cumartesi akşamı kitabın poğaçalar bölümünü açtığımda karşıma çıkan ilk tariflerden biri patatesli poğaça olunca çok sevindim ve ertesi sabah için patateslerimi haşlayıp hazırladıktan sonra uyudum. Pazar sabahı da biraz erkence kalkıp poğaçaları pişirdim. Mayalı bir tarif olmasına rağmen korktuğum kadar vakit almadı, hamuru fırında -yoğurt ısısında- bekletince kısa sürede maya geldi. İlk bekleme sırasında iç malzemeleri, ikinci beklemede de sofrayı hazırlayınca epey vakit kazanmış oldum.

Poğaçaların dışı taze ekmek kabuğu gibi çıtır çıtır, içiyse -hem mayalı hem patatesli bir hamur olduğundan- yumuşacık oldu. Sanırım dışındaki çıtırlığın sebebi yüksek ısıda kısa sürede (tıpkı küçük ekmekler gibi) pişmesi.. Biz poğaçaları bu haliyle çok sevdik, ama siz dışının da yumuşak olmasını isterseniz fırına vermeden önce üzerine yumurta sarısını biraz zeytinyağı ile karıştırıp sürebilirsiniz. Lezzetine gelince... Patatese kimyon kesinlikle çok yakışıyor, ben poğaçada kimyon kullanacağımı düşünemezdim doğrusu ama iyi ki tereddüt etmeyip eklemişim!

Patatesli Poğaça


Sevim uyanıp poğaçaları görünce gerçekten çok mutlu oldu ve kendini birazcık kaptırdı:) Onun böyle iştahlı yemesine bayılıyorum! Biz kahvaltıdayken komşumuz Nazike teyze geldi, onu yöresel yemekler etkinliği için soru yağmuruna tutmadan önce çayla birlikte poğaçalardan ikram ettim. Sonuç olarak bu patatesli poğaçalar herkes tarafından beğenildi, memleketimizin yemeklerinden, tatlılarından bahsettiğimiz keyifli bir kahvaltı oldu...

Malzemeler:

  • 1/2 paket (21 g) yaş maya (veya 1 tatlı kaşığı kuru maya)
  • 1 tatlı kaşığı bal
  • 1 su bardağı ılık süt
  • 4,5 - 5 su bardağı tam buğday unu
  • 1 tatlı kaşığı deniz tuzu
  • Haşlanmış ve ezilmiş 2 orta boy patates
  • 1 adet yumurta
  • 125 g tereyağı (oda ısısında)

Harcı için :

  • 4 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 orta boy soğan
  • 1 tatlı kaşığı deniz tuzu
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • Haşlanmış ve ezilmiş 3 orta boy patates

Yapılışı

  1. Patatesleri ılımaları için önceden haşlayın, hamur için ve harç için olanları ayrı kaplarda ezerek bekletin.
  2. Mayayı ve balı ılık sütün içinde eritip 20 dk dinlendirin. 4 su bardağı unu geniş bir kaba alın, üzerine tuzu serpiştirip ortasını havuz gibi açın. İçine yumurtayı, ezilmiş patatesleri, yumuşamış tereyağını ve maya karışımını koyup parmak uçlarınızla yoğurmaya başlayın. Hamur elinizden kolay ayrılıncaya kadar gerekirse un ekleyerek yoğurun (bana toplamda 4,5 bardak un yeterli oldu).
  3. Hamuru 6-7 dk kadar yoğurduktan sonra toparlayıp üzerini örtün, ılık bir ortamda kabarıncaya kadar (30-40 dk) dinlendirin.
  4. Bu arada harcı hazırlamak için soğanı küçük küçük doğrayın, zeytinyağını tavada ısıtın, soğanları ve tuzu ekleyip soğanlar hafifçe şeffaflaşana dek kavurun. Baharatları ve patatesleri ekleyin, 5-6 dk karıştırarak pişirdikten sonra ocaktan alın.
  5. Mayalanan hamuru 20 eşit parçaya bölün. Böylece kocaman poğaçalarınız olacak, ama daha minik olsunlar derseniz daha fazla sayıya bölebilirsiniz. Her bezeyi tezgahta elinizle kahve tabağı büyüklüğünde açın. Yarısına 1 yemek kaşığı harç koyun, diğer yarısını üstüne kapatıp parmak uçlarınızla kenarlarına bastırın.
  6. Yağlı kağıt serili tepsiye sıraladığınız poğaçaları 20 dk kadar da tepside bekletin. Bu arada fırını 220 derece ısıtın. Tepside tekrar hafifçe kabaran poğaçaları sıcak fırına sürerek üzerleri güzelce kızarıncaya kadar (yaklaşık 20 dk) pişirin.

Güzel bir tesadüf olarak, poğaçalar fırındayken NTV'de Defne Sarısoy'un Güzel Pazar programında Arzu Hanım'ın kitabıyla ilgili bir haber yayınlandı. Arzu Hanım ve annesi tam tahmin ettiğim gibi son derece sıcak ve sempatik insanlar. Özellikle Arzu Hanım sağlıklı beslenme kararlarının ışıltısını yüzünde taşıyor gerçekten! Birlikte mutfağa girip çekim ekibine harika şeyler hazırladılar.

Tamamen doğal ve sağlıklı malzemeler kullanılarak pişirilen bu poğaçaları sanırım siz de sofranıza ayrı bir mutlulukla getirirsiniz. Son olarak kitaptaki bir tavsiyeyle noktalayayım: Bu poğaçalar çok besleyici ve doyurucu oluyor. Bu nedenle uzun bir yolculuk için ya da birşeyler yeme fırsatınızın olmayacağı her yer için önceden hazırlayıp çantanıza koyabilirsiniz... Okulda, ofiste, piknikte, çay ya da ayran eşliğinde yemek için daha sağlıklı bir hamur işi düşünemiyorum!

23 yorum var:

DAMLA dedi ki...

Sibel'cim,
bu kitabı kitapçıda incelemiş ama sanırım beyaz kağıda renkli basılmadığı için (bizim zamanımızın okul kitaplarının hep saman sayfalara basılmasının sonucu olarak böyle kitaplardan birşey okumayı sevmiyorum!!) almamıştım :( Ama senin daha önce yazdığın bir yazını okuduktan sonra haftasonu aldım ve ilk tarifimi de yaptım. Sonuç harika... Resimleri blogumda var :)
Bunlar da güzel gözüküyor mutlaka deneyeceğim :))

Aliye dedi ki...

Sibel haftasonuna misafirleirm geliyor, hemen tam buğday unumu alayım da yapayım, rengi o kadar güzel görünüyor ki bu ekmeklerin, beyaz peynirlisi de hoş olur di mi?

zeytinağacı dedi ki...

Sibel kitabı ben de aldım ve gerçekten beğendim, tarifleri deneyeceğim. Sevgilerimle...

elcinin_mutfagi dedi ki...

Uzun zamandir takip edemiyordum yaptiklarini ve herzaman oldugu gibi cok güzel ve degisik seyler yapmissin Sibel'cim..ellerine saglik bu pogacada tam benlik cünkü disi citir ici yumusak ekmegide cok sevdigim icin bu tarifi mutlaka denemem lazim..

Burcu dedi ki...

Ellerine sağlık, Sibel'ciğim. Nefis görünüyorlar pufuduk pufuduk. Ben de dün kulaklarını çınlattım. Ergun Kastamonu'da pazardan çeşit çeşit ot almış. Ben de otlu bir börek yaptım ve kendi kendime dedim ki: "Sibel olsaydı buna bayılırdı:)"

Sibel dedi ki...

Damlacım, ben de tersine böyle kağıtları eskiden beri sevmişimdir:) Baktım şimdi yaptıklarına, senin de ellerine sağlık!

Aliyecim, misafirler için harika olur bunlar, beyaz peynirli de yapılabilir tabi. Patatesli-kimyonlu iç kesinlikle çok leziz ama!

Aslı, kitaptan epey yararlanacağız sanırım değil mi.. Tam bize göre tariflerle dolu:)

Elçinciğim, dönmene çok sevindim! Anneciğine çok geçmiş olsun, inşallah en kısa zamanda o eski sağlığına kavuşur, sen de neşene kavuşursun canım.

Burcucum, demek sendin o kulak çınlamasının sebebi:) Afiyetle yiyin, valla bayılırdım kesinlikle! Bugün benim de öğle yemeğimde sarmaşık (acıot) kavurması var:)

gökçe dedi ki...

Merhaba Sibel,
Ben de geçen gün tam buğday unu almıştım. Ne yapsam diye düşünüyordum. Merak ettim şimdi bu poğaçayı. Denemek isterim. Yumuşak oluyor mu peki? Görüntüsü çok güzel. Eline sağlık.

Tuz ve Biber dedi ki...

Sibelcim, arkadaşım eline sağlık canım gerçekten lezzetli oldukları görünüşlerinden belli.
Valla nasıl canım çekti şimdi anlatamam sana ya!
Öptüm

cay saati dedi ki...

Sibelcim ellerine saglik,saglikli ve besleyici tariflerin inan cok mutlu ediyor beni,dedigin gibi Arzu hanimin zerafeti ve yüzündeki isiltisi kitabin icerigini cok güzel yansitiyor,ins.Türkiye`ye geldigimde alacagim.
sevgiyle kal

meral dedi ki...

Hah, nihayet gelmişsin:) Bloga bu kadar sık tarif koyarsan beş günde insan " ne oldu bu kıza bir şey mi var?" diye düşünüyor.

Eline sağlık, bu hafta sonu deneyeceklerim arasına koydum. Fırında yoğurt ısısı aşağı yukarı kaç derecedir Sibel? Ben hiç yoğurt yapmadım (ne fırında ne dışarıda)
Sevgiler

Sibel dedi ki...

Merhaba Gökçe, evet poğaçalar yumuşak oluyor, sadece dışı biraz çıtır -ama kesinlikle sert değil- Umarım beğenirsin:)

Evren benim canım da senin zebra kurabiyelerinden çekti doğrusu, hele de yanında süt bardağını görünce fena halde iştahım açıldı:) En iyisi ben poğaçalarla birlikte size geleyim:))

Hülyacım sağolasın canım, tarifleri beğenmene memnun oldum. Sevgiler benden..

Sağolasın Meral, aslında bir-iki tarifim vardı ama fırsat bulup yazamadım bir türlü. Bu durumlarda ben de önden fotoğrafları koysam iyi olacak sanırım:) Fırının yoğurt ısısı 50 derece ama 30-40 derecelik bir ısı da (hani yazın sıcak günleri gibi:) yeterli olur hızlı bir mayalama için.. Kolay gelsin şimdiden!

Safran dedi ki...

Sibelcim bu poğaçalar çok çok güzel görünüyor gerçekten...Canım çekti yanında şöyle güzel bir çayla ne kadar güzel gider, tam da istediğim gibi dışı kıtır içi yumuşacık...Bu da demek oluyor ki bize mutfağın yolları gözüktü yine sayende :))) Sevgiler...

tontontombo dedi ki...

Sibelcim, ellerine sağlık, süper görünüyor.Bu ölçüden kaç tane çıkıyor?

Banu Ucak dedi ki...

Sibelcim o kadar güzel görünüyorlar ki tadini damagimda hissettim :) Bu bahsettigin kitaptan ben de almistim ve gercekten cok hos tarifler var.

Aslinda aklima gelmisken sana bir sorayim, küllü su diye bir seyden bahsediyor kitapta hani. Bu konuda bir bilgin var mi? Acaba ne kadar saglikli bir sey bu? Nasil bir fark yaratiyor gibi epey sorum var yani :)

Ellerine saglik...

sevgiler

Hafize dedi ki...

Merhaba Sibel, patatesli poğaçaların görünüşü cezbetmişti beni ve dayanamayıp bugün pişirdim. Seninkiler kadar lezzetliler mi bilmiyorum ama biz çok beğendik. Yumuşacık, lezzetli ve hafif poğaçalarım oldu.
Bu arada daha önce Bozdoğan'da pide yediğinden bahsetmiştin. Sana tavsiyem, yolun düşerse Yenipazar pidesini de tatmalısın. Biz çok özledik..
Sevgiler..

Sibel dedi ki...

Sağol Safrancım, umarım deneyip beğenirsin, sanırım tam seveceğin gibiler:)

Tontontombo, 20 adet büyükçe poğaça oluyor bu ölçülerle.. Doyumluk ebatlarda oluyor yani:)

Banucum ben de hep duymuştum, kitapta da okudum ama nasıl kullanılır, nasıl bir farkı olur malesef bilemiyorum. Annem onun çocukluğu zamanında köylerde kullanıldığını söyler küllü suyun, ama nasıl olduğunu o da bilmiyor. Sanırım bizden 2-3 kuşak öncesine ait bu tür tecrübeler.. Anadolu kadınının yokluklar içindeki yaratıcılığı müthişmiş diye düşünüyorum..

Ellerine sağlık Hafize! Poğaçalarının harika olduğuna eminim. Bozdoğan ya da Yenipazar taraflarına yolumu tekrar düşürmeyi ben de istiyorum doğrusu:)

Simon dedi ki...

merhabalar; poğaça tarifi dün akşam çayında ve bugün sabah kahvaltısı olarak ofiste çok güzel -ben yaptım diye demiyorum- oldu. Tarif için çok teşekkür ederim. Aslında buna eşlik edecek bir kurabiye yapmıştım ama mermer yumuşaklığında olması nedeniyle yemek için iki gün suda bekletmem gerekirdi. Herhalde olur böyle şeyler. Hatta belkide nargile kömürü olarak benim kurabiyeler kullanılabilir. Tabii bide annem dün akşam mutfağı gördükten sonra bir gazetede 3. sayfada haber olacam diye korktum biraz ama neyse. Benim iki tane sorum olacak izninle. Birincisi; poğaça hamurunun kalınlığını minimum ne kadar yapabilirim. ben biraz ince olmasından hoşlanıyorumda. Bir kaç tanesini deneme amaçlı pişirdim. Verim alamadım. İkincisi ise içi için biraz farklı bir tarifin varmı? Ben bir defa içi fıstıklı bir poğaça yemiştim. Ona benzer tarif bulmaya çalışıyorum. Tekrar çok teşekkür ederim. İyi dileklerimle...

Sibel dedi ki...

Merhaba Simon, poğaçayı beğendiğine sewvindim, afiyet olsun! Aslında yorumunu gülümseyerek okudum, bana mutfaktaki ilk zamanlarımı anımsattın:) Moralini bozmayıp denemeye devam etmen harika, çok yakında mükemmel kurabiyeler yapmaya başlayacaksın, emin ol!

Poğaça hamurunu fazla ince açarsan iç malzemenin pişerken hamuru yırtıp taşma riski var, o yüzden yarım santimden fazla inceltmeni tavsiye etmem. Ama inceltirsen de iç malzemeyi fazla koyma, böylece tam istediğin gibi olurlar. Fıstıklı içi duymamıştım, çam fıstığıdır herhalde değil mi? Peynirle cevizi karıştırarak da güzel bir iç hazırlayabilirsin belki. Aslında tamamen zevkine kalmış, iç malzeme konusunda tariflere bağlı kalmayıp istediğin kadar yaratıcı olabilirsin!

Simon dedi ki...

Merhaba:) Evet çamfıstıklı ve antepfıstıklısınıda yedim. İçeriğini hatırlayamıyorum hemen. Çok değişik ve güzel bir tadı vardı. Hatay-harbiye'de akraba ziyaretinde yemiştim. En kısa zamanda tarifi kuzenden edinip buradan iletmeye çalışırım. İyi dileklerimle.

Nilüfer dedi ki...

Sibelcim tarifi not aldım yarın sabaha yapayım diyorum. Kitabın adını da not aldım, inci durmadığı için pek gezemiyorum ama fırsatını bulunca alacağım.. :)
Sevgiler

Nilüfer dedi ki...

Off off kitabın adını yazdığım kağıdı yanıma almayı unutmuşum gittim Kızılaya kitapçılara girdim ama hatırlayamadım kös kös döndüm. :(
Tarifimi görseniz gülersiniz, "iki isimli kadın yazar, sağlıklı yiyeceklerle alakalı yemek kitabı" :)

Adsız dedi ki...

Sibel Hanim merhaba,

Tereyagi yerine zeytinyagi kullanilabilir mi acaba bu tarifte?

Tesekkürler, saygilar..

Deniz

Sibel dedi ki...

Deniz hanım elbette zeytinyağı da olur. Belki biraz daha az koymanız ya da hamura un eklemeniz gerekebilir. Afiyet olsun, sevgilerimle...