İncirli Ponçin



Birkaç gündür süren moral bozukluğumu acilen tedavi etmem gerektiği için dün işten döner dönmez mutfağa girdim. Yani terapi mekanıma! Önce annemin gündüzden haşladığı kabak ve sirkenle kendime bir salata hazırladım. Buzluktan çavdar ekmeğimi çıkarıp iki dilim kestim, kızarttım. Bir önceki günden de bal kabağı çorbam vardı. Annem kendi yemeğini ben kendi yemeğimi yerken biraz o günkü pazardan bahsettik. Pek ot kalmadığını söyledi annem, ama bolca deniz börülcesi varmış, birkaç bağ almış.. Yeni çıkan meyve yokmuş, bolca elma ve çilek almış yine.. Hafif bir yemek yedikten sonra kafamdaki düşünceleri dağıtmaya kararlı olarak tekrar mutfağa yöneldim...

Birkaç gündür incirli ponçin yapmayı planlıyor ama güç bulamıyordum. Diğer yandan site istatistiklerine baktıkça da insanları beklettiğimi düşünüyor ve mutlaka güncelleme yapmam gerektiğini hissediyordum. Yani incirli ponçinler aslında sizin için yapıldı diyebilirim:) Tabii bana da iyi geldiler! Evde hala geçenlerde yaptığım kekin yarısı ve buzdolabında çilekli bir tatlı olmasına rağmen yeni bir şey pişirmeme annemin kızacağını düşünüyordum ama hamur yoğururken ne kadar mutlu olduğumu görünce sesini çıkarmadı. Hatta ponçinler fırından puf puf kabarmış olarak çıktıklarında sonuçtan o da mutlu oldu. Muhtemelen şu an kahvaltı yapıyor ve ponçinlerden yiyordur...

Ponçin, hafif tatlı bir hamuru olan, içine isteğe göre çeşitli dolgular yapılabilen bir çörek. Pastanelerde satılan ponçinlerde genelde reçel ya da marmelat dolgusu oluyor. Ben Dr. Oetker'in tarifini deneyerek içlerini sütte pişmiş incirle doldurdum. Tatlı ve yumuşacık bir hamurun ortasından çıkan incir sürpriz etkisi yaratacağı için, bunun güzel bir fikir olduğunu düşünmüştüm. Tam hayal ettiğim gibi oldu. Hatta uzun süredir bir mayalı hamurdan bu kadar iyi sonuç almamıştım diyebilirim, pamuk gibi olmuşlar. Bu kez hiç kepekli un kullanmadım, sebebi bu olabilir:))

Malzemeler:
(10 adet ponçin için)

- 3 su bardağı un
- 1 poşet instant maya
- 1/2 çay bardağı toz şeker
- Bir tutam tuz
- 1 adet yumurta
- 50 g tereyağı (oda sıcaklığında)
- 2 çay bardağı süt
- 10 adet kuru incir

Yapılışı:

1. Unu eleyip maya ile karıştırın. İçine tuz, şeker, yumurta, tereyağı ve 1 çay bardağı ılık süt ekleyerek yoğurun (ben fazla gelebilir diye unun bir kısmını ayırarak başladım ama tam 3 bardak un aldı).

2. Elinize yapışmayan bir hamur elde ettiğinizde üzerini kapatarak ılık ortamda 40-50 dk mayalanması için bekletin.

3. Bu arada kuru incirleri yıkayın, saplarını kesin ve 1 çay bardağı süt ile pişirin. İncirler sütü tamamen çektiğinde ocaktan alın, hamurunuz mayalanırken biraz soğuyacaklar.

4. Fırın tepsinizi yağlı kağıtla kaplayın, mayalanan hamuru 10 eşit parçaya bölün. Her bezeyi avucunuzda açın, içlerine birer tane incir koyup kapatın. Açılmaması için iyice sıkıştırdıktan sonra kapattığınız yer alta gelecek şekilde tepsiye dizin.

5. Bezelerin üstlerine hafifçe tereyağı (erimiş değil, oda sıcaklığında) sürerek 30 dk daha bekletin. Süre sonlarına doğru fırını 180 dereceye getirip ısıtmaya başlayın.

6. Tekrar kabaran ponçinlerinizi ısınmış fırına atarak 20 dk kadar pişirin. Güzelce kızarınca alın, ılıdıktan sonra dilerseniz üstlerine pudra şekeri eleyebilirsiniz.

İyi hissetmediğiniz bir anda, ya da tam tersine sizi çok mutlu eden birşeyler olduğunda anlatmak, paylaşıp rahatlamak istersiniz ya hani, işte o zaman bir dosta, bir kız arkadaşa / kız kardeşe telefon açıp "sen bir çay koy, ben geliyorum!" diyebilmek ne güzeldir... Hani giderken yaptığınız keki kucaklar, ondan da çay demlemesini istersiniz. Teklifsizce 1 saat içinde kapısında bitebileceğiniz, mutfağına kendi mutfağınız gibi dalıp çayınızı doldurabileceğiniz bir dostunuzun olması ne güzeldir...

Git Dergisi'nin Mayıs-Haziran sayısındaki yazımda işte bundan bahsettim, çay saatlerinden, yani bir anlamda dostlarla paylaşılan terapi saatlerinden... Çocukluğumda anneannem ve annemle yaptığımız ikindi kahvaltıları da var yazıda, üniversite yıllarından küçük anılar ve şimdi çay saati deyince gözümde canlanan diğer şeyler de... Hatta bir de "anne kurabiyeleri" tarifi eklendi yazıya...

Umarım keyifle okunur!

45 yorum var:

tata dedi ki...

Dün esim, kuru incirler cok sert oldu, bunlardan birsey yap dedi ki sen hemen tarifini yetistirdin. Yakinda benim blogda rastlarsan sasirma diye söylüyorum.
Kafani hicbirseye takma, eger sagligin yerindeyse, en önemli nimet bu. Moralini hicbirsey icin bozma, degmez... tecrübe konusuyor. Is dünyasi daha güc, insanlar daha da kötü olacaklar. Yeterki biz kendi bildik degerlerimizi kaybetmeyelim.
Almancasi:Kopf hoch!(Baslar hep yukari)
Sevgiyle öpüyorum.

Burcu dedi ki...

Bu kez hangi konuda yazdığını çok merak ediyordum zaten. Ne güzel bir konu bulmuşsun yine. Okuduktan sonra yine yazarım sana.
Ponçinler çok güzel olmuş ve kepekli unla ilgili dürüstlüğüne de hayran kaldım doğrusu. Niye şu zararlı beyaz şeyler bunca lezzetli geliyor anlamıyorum ki:)Reçel yerine kuru inciri hayal edebiliyorum ve tam bir "kuru"cu olduğum için, olduğu gibi not ediyorum tarifini. Ellerine sağlık, Sibel'ciğim

yemek vakti dedi ki...

Sibelcim, canim, sen niye morelini bozuyorsun? Her zaman mutlu ol!
Hic birsey icin degmez. Kendine cok iyi bakman lazim. Onun icin tatanin dedigi "Kopf hoch".
Icten sevgilerimi yolluyorum.

Sibel dedi ki...

Sevgili Tata, haklısın en önemlisi sağlık aslında, bunu daha iyi anlıyorum son günlerde.. Ponçinleri blogunda görmek de beni çok mutlu eder:) Ben de öpüyorum, çok sağol yorumun için..

Burcucum, yazıyı keyifle okursun umarım. Beyaz unun ne kadar güzel kabarttığını unutmuşum doğrusu ama yine de tam unu tercih ediyorum tabi, bunu "kaçamak" sayıyorum:)) Denersen kuru incire bayılacaksın, ben sabah tattığımda ılıkken tatmamış olduğuma hayıflandım!

Arifeciğim, sağol canım, inan ki sizlerin güzel sözleri ve yorumları güç veriyor, kendimi daha iyi hissetmemi sağlıyor..

vintage biscuit dedi ki...

incir bişeye bu kadarmı çok yakışır . o kadar şık duruyo ki . mesela moralini düzeltmek için şöyle düşünebilirsin . bu incirli güzelliği sen yaptın ve bizimde yapmamızı sağladın :))))

Papatya dedi ki...

Güzel bir tarifle çok iyi bir dönüş yaptın Sibelcim! Harika görünüyor ponçinler.Ben de Maya için yapacağım bunlardan. Ama ismini söylemeyi becerebileceğinden şüpheliyim :)
Canın ne zaman isterse, sen çayı demle kurabiyeler benden... gelemezsem, postayla gönderirim Giritten :))

Behiye dedi ki...

Sibel harika olmuşlar, ben marmelatlı yapmak istiyordum bunlardan, mutlaka deneyeceğim. Ellerine sağlık.
Can sıkıntılarının sebebini bilemesem de diğer arkadaşlara katılıyorum, sağlık en önemli hazine gerçekten. Yazık ki kendimizi ufacık şeylerle üzüp onu kaybetme riskini bile göze alabiliyoruz. Ayrıca seni ne kadar seven ve ilgiyle izleyen blog arkadaşların ve okurların var. Ne mutlu di mi:)Sevgilerimle.

Hülya YILMAZ dedi ki...

hem incirli, hem beyaz unlu üstelik de sen OK'lemişsin. en kısa zamanda yapılacaklar arasına girdi bile. hatta bu akşam mı yapsam acaba...
Sibel'cim, google'ın bir istatistik sayfası var. henüz yeni. bence istatistiklerine oradan bak. Ben saatlerce içinde kayboluyorum.
adresi: https://www.google.com/analytics

Sibel dedi ki...

Vintage biscuit, bu düşünce çok hoş gerçekten:) Olaylara başka türlü bakmamı sağlayabilir. Çok sağol! ve incir gerçekten yakıştı:)

Girit'ten kurabiyeler gelir de çay demlenmez mi hiç? Seve seve! Papatyacım, Maya'yı öp benim için, söylemeye çalışırken ne şirin kelimeler dökülür onun ağzından kimbilir:) Maya'lar 2 oldu Tijen ablamın yeğeniyle, vallahi hevesleniyor insan:))

Behiye, ben de bunu düşünüyorum sabahtan beri biliyor musun? Sizlerden gelen her kelime biraz daha gülümsetiyor üzgün yüzümü, gittikçe iyi hissediyorum, sağolun, iyi ki varsınız!

Hülya hanım, evet bunlar beyaz unlu ve çok lezzetli oldular! Faydalılar diyemeyeceğim bu seferlik:) Yine de az yağlı ve az şekerli olmaları nedeniyle pek de zararlı sayılmazlar. Akşam yapın tabi, hiç zahmetli birşey değil, ben de gözümde büyütmüştüm ama çabucak oldular.
Sevgilerimle...

armeda dedi ki...

Merhaba sibel bende marmelatlılarından yapmayı düşünüyordum ama incir süper bir fikir.çok güzel gözüküyor ellerine sağlık.Canını sıkan herneyse umarım biranönce hallolur.SEVGİLER...

Hande dedi ki...

Sibelcigim,
ellerine saglik. Guzel olmuslar, guzle. Ama bu senin Poncin dedigin sey bizim Poncik diye bildigimiz olmasin sakin? :)

Sevgiler

Nilufer dedi ki...

Selam, bir aydır blogunuzu düzenli takip ediyorum.Samimi bir ortam.Bir de sorum olacak.İnstant mayanın gramını öğrenebilir miyim?

Nezaket dedi ki...

Oyle guzel gorunuyorlarki poncinlerin, mutfaktan kuru bir incir aldim, yazarken onu kemiriyorum simdi. Mutlaka deneyecegim bir tarif bu, ellerine saglik Sibel'cigim, cok guzel olmuslar. Sevgilerimle

Sibel dedi ki...

Merhaba Armeda, teşekkür ederim. İncirle güzel oldular bence, marmelatlı hamurişleri bana bazen fazla tatlı geliyor (gerçi bunlar da kardeşime az tatlı geldi, Nutella desteğiyle yedi!:)

Hande, genelde "ponçik" olarak geçiyor haklısın. Ama tarifte ponçin dediği için ben de öyle yazdım. Ponçik tariflerinde genelde maya kullanılmıyor, kabartma tozuyla yapılıyorlar, hatta yağda kızartılan (berliner gibi) ponçikler de var. Belki farkı mayalı olması olabilir ponçinlerin.

Nilüfer hoşgeldin, umarım hep keyifle takip edersin:) İnstant maya da 10 gram.

Nezaket çok sağol, aslında ben de bu aralar senin yaptığın gibi hafif yemekler yapmak istiyorum ama eve geldiğimde annem yemeği hazırlamış oluyor. Ben de mutfağa ancak böyle zararlılar için girebiliyorum:))
Sevgilerimle..

denizfeneri dedi ki...

Ben senin bloguna neden geliyorum biliyor musun? Bana yaşama sevinci verdiği için. Sadece güzel tarifler değil Ege'nin sıcak güneşi de var burada, denizi de.Renkli çiçekler de var, mutlu ve huzurlu bir aile de (annen, kardeşin, baban hatta büyükanneler bile var, nazar değmesin:).Birilerine lezzetli yiyecekler yapıp yedirebildiğim zaman çok mutlu oluyorum. Şu ana kadar senin sayende öğrenip yaptığım tüm yiyecekler alkışlarla karşılandı:) Moralini bozma.Teşekkür ediyorum.Ve sevgilerimi yolluyorum.

Adsız dedi ki...

Merhaba Sibel Hanım,

Bugün iş arkadaşıma Git Dergisi'ni aldırdım. Akşam evde keyifle okuyacağım.

İyi hafta sonları.

Nurten

Yeşim'in Mutfağı dedi ki...

Sibelcim ellerine sağlık ponçinler çok güzel gözüküyor, fotoğraflar da süper...

Tuz ve Biber dedi ki...

Sibelciğim,
Bu sayfalar ben de öyle bir bağımlılık yaptı ki bu yoğunluğun içinde zaman aryıp bulup gezmez ve iki satır yazmazsam rahat edemiyorum..
Çok lezzetli görünüyor ponçiği severim özellikle elmalısını..
Ellerine sağlık..
Evren

Safran dedi ki...

Merhaba Sibelcim, ellerine sağlık, canını sıkan nedir bilmiyorum ama şunu öğrendim ki hayatta hiç birşey için üzülmeye gerek yok, herşey geçici, sıkıntılar da, sevgiler :)

Sibel dedi ki...

Sevgili Denizfeneri, sen de iyi ki varsın! Ne diyeceğimi bilemedim başka, çok sağol...

Nurten hanım sevindim dergiyi aldığınıza, umarım keyifle okursunuz.

Yeşimcim beğenmene sevindim, sağolasın!

Evrencim ya, çok sağol, valla utandırdınız bugün beni:) Elmalı ponçin de güzel olur eminim!

Safran haklısın canım, herşey geçiyor, geçecek.. İnsan yaşadığı, nefes aldığı ve sağlıklı olduğu için şükran duymalı.
İçten sevgilerimle...

Mutfakta Zen dedi ki...

kuzum sibelim kaybolma öyle ortaliklardan aaa merak ediyorum sonra! not gönderdim yanit yok, cep telefonunu aradim yanit yok. bugün de yazmasan evdeki zeytin ezmesi kavanozlarindan is telefonunu bulup arayacaktim.. çikti demek git! hadi hayirlisi, sen iyice kidemli yazar oldun tatlim benim. daha niceleri gelsin issaalllaaaah!
tijen
not: o yaptiklarin ponçik degil midir? ben ponçin adini hiç duymamistim..

burcu-mutfak camı dedi ki...

Sibel hanım, sizi uzun süredir takip ediyorum. Tariflerinizin bir çoğunu not ediyorum. çok değişik zamanlarda yaptığımdan, üzerinden uzun süre geçmiş olduğundan hiç yorum yazmıyordum ama tarif dosyamı açıp en son yine sizin tarifinizi not ettiğimi görünce yazamadan duramadım. sıcaklığınız ve içtenliğiniz beni sardı her şeyden önce. bu güzellikleri bizlerle de paylaştığınız için teşekkür ederim. sevgilerimle...

Sibel dedi ki...

Ablacım sana yanıt yazdım ben ama mail gitmemiş sanırım, oh iyi ki de gitmemiş, bi sürü abuk sabuk şey yazmıştım:)) Şimdi daha iyiyim, cep telefonumun da hattı iptal edilmiş, düzelteceğim inşallah bugün yarın. Canım ya, merak ettin demek? Bitanemsin benim! (Hande de ponçik demişti bunlara, bilmem ki belki de ponçiktir doğrusu) Git'in bir sonraki sayısı için şimdiden karnım ağrımaya başladı çünkü konu bu sefer çoook derin! (bi ara yazışıcaz o konuda:)

Burcu, sizlerden gelen bu güzel yorumlar da olmasa ben bu ofiste nasıl gülümserdim bilemiyorum! Asıl ben size teşekkür ederim, umarım hep böyle keyifle takip edersiniz..
Sevgilerimle..

munevver dedi ki...

Sibel hiç bir şey için üzülmeye değmez.Hiç bir şeyin,hiç kimsenin bizi üzmesine izin vermiyelim olur mu? Peki bunu ben yapabiliyor muyum? Yazdım işte....

Ponçikler pek güzel görünüyor.

Safran dedi ki...

Sevgili Sibel, değerli annenin Anneler Günü'nü kutlarım, en içten dileklerimle :) Sevgiler...

Safran

Sibel dedi ki...

Sevgili Münevver, haklısın, çok teşekkür ederim ilgin ve yakınlığın için..

Safrancım, ben de senin ve annenin gününü kutlarım canım, sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel doğumuna bir aydan az bir zaman kalmış hamile biri olarak bu gece rüyasında senin incirli ponçinlerini gören birine ne söyleyeceksin bakalım :)

Adresimi lütfen uygun birzaanda yazayım sana da hani belki bir paket ulaştırırsın bana ;)

Ayşegül

Gülnur-Sweet Moments dedi ki...

Paskalya bi de ustune incirli poncin gelince "Aaaa annemin mutfağı gibi "dedim...

O da paskalya yapardı ve de biz de o seker topcuklara poncin derdik:) Ben hala deneyemedim kendi mutfagımda simdi senin tariflerden dener, belki Sweet Moments'da da yazarım...

Sevgilerimle,Gülnur
www.sweetmoments.typepad.com

Sibel dedi ki...

Ayşegül, neden olmasın ki seve seve:) Bebiş ponçin istiyor demek ki, sabredemiyor hem de!

Gülnur, her iki tarif de tatlı mayalı birşeyler canın istiyorsa ideal.. Annenin mutfağını hatırlatması da ne güzel! Deneyip beğenirsin umarım, blogunda da görmeyi isterim:)

Burcu dedi ki...

Sibeeeel, ponçinleri o gün pişirdim ama ancak bugün siteye koyabildim. Yine yapacağım, bu sefer biraz da mahlep ve damla sakızı koyacağım. Çok sevdim ben bu tarifi.

Sibel dedi ki...

Burcucum tesadüfen ben de az önce senin sitendeydim ve yorum bıraktım:)) Çok güzel görünüyor ponçinlerin, benzer bir keyif yapasım geldi fena halde! Mahlep ve sakızla daha şahane olur herhalde, denemek lazım:)

pink dedi ki...

Mrb
çok güzel görünüyo ponçinler.Acaba kuru kayısıylada yapılabilirmi?

Sibel dedi ki...

Neden olmasın Pink, o zaman kayısılı ponçin olurlar:) Denersen nasıl olduğunu yazarsın değil mi?

evrenbal dedi ki...

sibelcim, denedim bu sahane seyleri ve super oldular, tarif icin tesekkurler
evren

Sibel dedi ki...

Afiyet olsun Evrencim, beğendiğine sevindim:)Ben de geçenlerde Yılmaz geldiğinde giderken yanına alması için tekrar yapmıştım bunlardan, sakız da koydum bu kez hamuruna, çok daha güzel olmuşlardı!

pink dedi ki...

Sonunda kayısılı ponçin yaptım:)Senin yaptığın gibi sütle kaynattım kuru kayısıları.Güzel oldular ama sanırım unu fazla geldi çünkü ipek gibi olmadı.Ama yinede tadı güzeldi.Bir dahaki sefere 3 bardak unun hepsini birden katmıycam:)Teşekkürler ponçinler için.

Sibel dedi ki...

Afiyet olsun Pink! Bu tür mayalı hamurlarda un fazla olmazsa daha iyi oluyor, ipek gibi oluyorlar o zaman. Aklında olsun sonraki denemelerinde de, daima eline hafif yapışır kıvamdayken bırak un eklemeyi.
Sevgilerimle..

Tugba dedi ki...

Sibel ben elma/ceviz/ahududu karisimi pisirdim, poncinlerin icini o karisimla doldurdum. Ama pistikten sonra icin uzerinde bosluk olustu. Halbuki senin fotografinda hic bosluk yok. Galiba icin pisirilirken suyunu tamamen ucurmak gerekiyor, yoksa hamurun icinde kalan su buharlasip bosluk olusturuyor; cirkin duruyor.

Sibel dedi ki...

Olabilir Tuğba, iç malzemen sıvı kıvamda olduysa problem yaratmıştır. Tekrar denersen iyice pişirip koyulaşmasını sağlayabilirsin. Yine de çok lezzetli olduğuna eminim ponçinlerinin, canını sıkma o yüzden.

Adsız dedi ki...

Ben bir şey soracaktım, bu instant maya yerine yaş maya da kullanabilir miyiz acaba?

Sibel dedi ki...

Elbette, dilediğiniz mayayı kullanabilirsiniz.

morincir dedi ki...

Merhaba Sibel

bende bu incirli ponçin tarifini Dr.Oetker maya paketinin tarifine bakarak yapmıştım ama seninki kadar başarılı olmamıştı :( Benimkiler sert leştiler ertesi gün.
Seninkiler yumuşacık duruyor, ellerine sağlık çok güzel görünüyorlar..
Sevgiler
Işıl

Sibel dedi ki...

Işıl, mayalı hamurişleri ertesi gün aynı yumuşaklıkta kalmıyorlar malesef. Şimdi hatırlamıyorum ama ertesi gün benimkiler de sertleşmiştir muhtemelen. Bunun bir çözümü pişip soğuduğunda dondurucuya koyup yeneceği zaman tekrar fırına atmak. O zaman tazeleniyorlar.
Sevgilerimle..

Adsız dedi ki...

Bugünden önceki 2 günde internetten herhangi bir yerden alıp yapmış olduğum tariflerde yaşadığım fiyaskodan sonra, tek kelimeyle mükemmel olan bu tarif için çok teşekkür ederim. Arkadaşlarım benim yaptığıma inanamadı. Pastaneden aldım zannettiler. Artık müdaviminizim.

Deniz

Sibel dedi ki...

Afiyet olsun Deniz! Bu ponçinler gerçekten pastane işi oluyor. Beğendiğinize sevindim.
Sevgilerimle...