Sakızlı Paskalya



Paskalya ile üniversitemin kantininde, nam-ı diğer İlef'in Kulis'inde tanışmıştım.
Sabah saatlerinde tazecik ve bazen hala sıcak olan poğaça ve açmalarla, ay çörekleriyle kahvaltı yapmaya bayılırdım ama eğer çok açsam paskalyayı tercih ederdim. Sebep tabii ki paskalyaların boyutlarıydı! Yeterince doyurucu olan paskalyaları bir de hafif tatlımsı olmalarından dolayı severdim.

Esasen inanç ve geleneklere dayanan ritüellerden biri olmasına karşın, zamanla sınırları aşarak evrensel olmuş lezzetlerden biri paskalya... Her zaman ve her yerde rahatlıkla bulunabiliyor. Ama bu mis kokulu çörekler pekala evde de yapılabilir, malzemeler keyfe göre çeşitlendirilir, çok da güzel olur. Paskalyanın malzeme listesine gelince ortalık biraz karışıyor. Mesela pek çok tarifte yumurta (hem de bolca) kullanılmasına karşın Süryanilerin yaptığı ve "kliçe" dedikleri paskalya hamurunda yumurta kullanılmıyor; ki ben de paskalyaları yumurtasız yaptığım için bunu öğrendiğimde şaşırdım. Orjinal kliçe tadını da merak ettim.

Yine aynı çörekler, aynı yörede yaşayan Müslümanlar arasında da "mevlüd çöreği" olarak kabul ediliyor, geleneklere göre düğünlerde ya da ölümlerde yapılıyormuş. Geleneklerin iç içe geçmesine ve mutfakları zenginleştirmesine ne kadar ilginç bir örnek! Yine kimi tariflerde mahlep olmazsa olmazken, kimilerinde mahlep yerine farklı baharatlar kullanılabiliyor. Sakız, anason, tarçın, karanfil gibi...

Cumartesi gecesiydi, ertesi gün kahvaltıda paskalya yeme hayaliyle hamur mayaladım ve film izlemek üzere salona yayılmadan önce de ilk tepsiyi fırına sürdüm. İkinci tepsiyi fırından aldığımda gecenin 1'i olmuştu, o saatte etrafa yayılan kokuları duyanlar olduysa neler düşünmüşlerdir bilemiyorum:) Daha önceki paskalyalarımda hep mahlep kullanırdım ama bu kez sakız ve karanfille denedim. Bu ikilinin çöreklere kattığı lezzet ve verdiği koku gerçekten bambaşka! Sonuçta paskalyalar Pazar kahvaltısında -tekrar fırına girip kısa bir süre ısındıktan sonra- baş köşeye kuruldular... Yanında hiçbir şey olmasa bile, sıcak çayla harika oluyorlar. Ama isterseniz dilimleyip üzerine reçel ya da benim yaptığım gibi bal sürebilirsiniz.

Ben klasik paskalya tariflerinden farklı olarak beyaz şeker yerine esmer şeker, katı yağ yerine zeytinyağı ve beyaz un yerine tam buğday unu+beyaz un karışımı kullandım. Ama siz bunu zaten tahmin ediyordunuz değil mi:)


Malzemeler:
(13 adet paskalya için)
- 2,5 su bardağı ılık süt
- 1/2 paket yaş maya
- 3/4 su bardağı esmer şeker
- 1/2 su bardağı zeytinyağı
- 1/2 çay kaşığı saf vanilya
- 2-3 adet karanfil
- 2-3 parça damla sakızı
- Aldığı kadar tam buğday + beyaz un karışımı
Üzeri için:
- 1 adet yumurtanın sarısı

Yapılışı:

1. Yaş mayayı biraz sütün içinde parmak uçlarınızla ezin, bir kenarda bekletin.
2. Diğer tarafta damla sakızı ve karanfili tercihen demir bir havanda iyice ezerek toz haline getirin. Unun bir kısmına (2 bardak gibi bir kısım) vanilyayla birlikte damla sakızı ve karanfili ekleyip harmanlayın. Hazırladığınız un karışımını yoğurma kabına alıp ortasını havuz gibi açın.
3. Ayrı bir yerde, sütü, şekeri ve zeytinyağını çırpma teliyle iyice karıştırın. Un karışımının ortasını havuz gibi açarak, hazırladığınız sıvı karışımı mayayla birlikte içine dökün. Hamuru yoğurmaya başlayın. Gerektikçe un eklemeye devam ederek, elinize yapışmayan -ama yumuşak- bir hamur elde edin.
4. Hamuru yaklaşık 1 saat boyunca ılık bir ortamda mayalanmaya bırakın (fırında yoğurt ısısı - 50 derece idealdir).
5. Mayalanan hamurdan her paskalya için ceviz büyüklüğünde 3'er parça kopartıp rulo yapın ve ruloları saç örgüsü şeklinde örün. Bu sırada hamur elinize ya da tezgaha yapışırsa, yapışmayı unla değil zeytinyağıyla önleyin, fazla un paskalyalarınızı sert yapabilir ama zeytinyağı yumuşacık olmalarını sağlar...
6. Hazırladığınız paskalyaları yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine aralıklı olarak sıralayın. Üzerlerine yumurta sarısı sürerek yarım saat kadar ikinci mayalanmaya bırakın. Son 10-15 dakikada fırınınızı 190 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlayın. Paskalyaları sıcak fırında 25 dk kadar -üzerleri güzelce kızarıncaya dek- pişirin.

Paskalyalarınızı fırından alır almaz pamuklu bir mutfak bezine sararsanız yumuşacık kalacaklardır...


Karanfiller anneme hediye geldi, Sevim'den.. Paskalyalara konan karanfillerle hiç ilgileri olmasa da poz vermek istediler, ben de onları kıramadım!

45 yorum var:

kuzine dedi ki...

"Tijen ablanın çiçekleri mi kıskandı" bilemem ama ben kara kızarmış ekmeğimle kahvaltı yapmak üzereyken senin padkalyalarını fena kıskandım :)

selma dedi ki...

anneciğin seninle gurur duyuyordur.bizi bile bu kadar uzaklarda yazılarınla, resimlerinle mutlu ettiğine göre... akşam eve gidişte paskalyanı denemeyi düşünüyorum. anneciğinede sevgiler.

armeda dedi ki...

eminim paskalyalarla harika bir kahvaltı etmişsinizdir.yapmayı hep istemiş ama hiç cesaret edememiştim denemeye karar verdim.elerine sağlık.

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel,
Ellerinize saglik, nefis ve istah acici gorunuyorlar. Hamur acma acemisi olarak, tahmini toplamda kac bardak una ihtiyac oldugunu sorabilir miyim acaba? Tesekkurler, sevgiler. Ebru

Sibel dedi ki...

Sevgili Nihal, kara kızarmış ekmekle kahvaltı da güzeldir! Sana paskalya gönderirim ben:)

Selma çok sağol, insanları mutlu edebiliyorsam çok sevinirim. Paskalyan da güzel olur umarım, sevgiler..

Arzu, zor değil aslında, sadece birazcık vakit alabiliyor ama denemeye değer.. tavsiye ederim.

Ebru malesef tam olarak kaç bardak un koyduğumu anımsamıyorum ama yaklaşık 5 bardak olmalı.. En iyisi 3-4 bardakla başla, gerektikçe azar azar un ekle, bu her zaman en iyi yöntemdir. Hamur eline yapışmamaya başlayınca un eklemeyi bırak, sert olmasın çöreklerin. Umarım yardımcı olmuşumdur..

seçil dedi ki...

kadıköy'deki Baylan pastanesinin sakızlı paskalya çörekleri meşhurmuş, gerçi daha tadına bakmak nasip olmadı ama.
bu hamuru akşamdan hazırlayıp sabah pişirmek nasıl bir sonuç verir acaba? vakit olduğunda denemek lazım.

Mutfakta Zen dedi ki...

yok ayol niye kiskansinlar? çiçekler kardestirler ve birbirlerine sadece ve sadece destek olurlar. bugün ben de kirmizi, kokulu karanfillerden aldim canim sibel'cigim. henüz poz vermediler ama..
paskalyalar için eline saglik ve de afiyet olsun diyorum. ne güzel bir sey degil mi? istanbul'a yolun düserse herkese önerdigimi sana da önereyim: feriköy'deki yakup üstün pastanesi'nden paskalya alina, incecik dilimlenip kizartila, üzerine reçel/marmelat... artik ne varsa konulup yene ve mutfak uzun uzun koklana.. çünkü sakiz kokusu uzun süre çikmiyor!
tijen

Sibel dedi ki...

Seçil, ben genelde erken uyanıp sabah mayalıyorum ya da akşam geç vakit pişirip sabaha kadar beze sarılı olarak bekletiyorum.. Akşam mayalayıp sabah pişirmek nasıl olur bilmem?

Evet evet, kesinlikle kızartılıp reçelle yenmeli bunlar! Sakız kokusu olsun da daha ne olsun di mi? :) İstanbul'a ne zaman yolum düşer bilinmez tabi...

zinnur dedi ki...

Sibel'cigim, ben de Paskalya haftasi Paskalya coregi yaptim, hatta Ingilizce blogumda yayinladim. Benim yaptigim seninki gibi saglikli degildi maalesef. (Beyaz seker, un ve tereyag kullandim.) Bizim Pastane'ye koydum koyayim filan derken sen tarifini yayinlayinca, sayende bir turlu yayinlayamadigim birikmis tariflerimden birini yayinlamama artik gerek kalmadi.

Paskalyalarin nefis olmus. Benimki de guzeldi dogrusu, sakizli ve mahlepliydi. Bir dahaki sefere sakizli karanfilli yapayim ben de. Hatta senin tarifini bire bir uygulayayim da icimiz rahat yiyelim bu guzel coregi.

arzu dedi ki...

Sibelcim canım çekti şimdi yaaa,kokusu geldi burnuma.Ellerin dert görmesin.Paskalya çöreğinin bayatlamışını blendırda un haline getirince kurabiye,çörek gibi şeylerin üzerine harika bir süs malzemesi oluyor.Kokusu yetiyor zaten.

Adsız dedi ki...

Sibel-

Paskalya coregine bayilirim. Ve de bahsettigin Beyaz Firin Istanbul da anneme 10 dakika yuruyus mesafesindedir. Resmen gecen gelisimde sirf paskalya dan almisimdir 2-3 kilo. Ama evde ki denemelerim hic tutmadi simdiye kadar.

Tam kilo durumlarini kontrol altina almisken bu tarifi yazman.. :) Tabii ki haftasonu deneyecegim senin tarif gibi esmer un ve kahverengi seker ile. Zararin neresinden donulse kardir demisler. Bir korkum ben esmer un kullaninca hamurum cok kabarmiyor nedense bakalim nasil oalcak.

Tesekkurler,

Bobby nin annesi

Tuz ve Biber dedi ki...

Sibel merhaba,
Bayılırım paskalya çöreğine..
ellerine sağlık.Şimdi nasıl canım çekti anlatamam. Şu an elimdeki çayın yanına ne güzel yakışırdı ..
Sevgiler
Evren

Sibel dedi ki...

Zinnurcum senin paskalyan çoook güzel ve fena halde iştah açıcı! Sağlıklı versiyonunu da beğendiğine memnun oldum:)

Arzucum göndereyim diyeceğim ama kalmadı ki? En iyisi haftasonunda sen de yap paskalya:)

Bobby'nin annesi, esmer un kullanılan hamur işleri beyaz unla yapılanlar kadar kabarmıyorlar haklısınız, ama daha puf olsunlar istiyorsanız beyaz un miktarını daha fazla tutabilir ya da sadece beyaz unla deneyebilirsiniz. Umarım güzel bir sonuç alırsınız!

Evren, sorma ben de şimdi bitki çayımı içiyorum ama artık tarih olan çöreklerimden bir tane olsa hiç fena olmazdı diye düşünüyorum:))
Sevgilerimle...

vintage biscuit dedi ki...

beyaz fırınınkilerden bile daha güzel görünüyor bunlar . mükemmelllll:)

Alin dedi ki...

Merhaba,
Keyifle baktığım sitelerden birisi sizin blogunuz.Lezzetli ve bunun yanı sıra dikkatimi çekiyor özellikle sağlıklı da yaptıklarınız.Ben paskalya çöreğini çok seviyorum ama hamuru mayalandırmak işin en korkutucu yanı geliyor bana.Size 2 sorum olacak.Yaş maya yerine kuru maya kullanmam mümkün mü ?Mümkünse ne kadar kuru maya kullanabilir bu tarifteki ölçülere göre.Bir de fırının ısısını 50 derecede tuttuğumda bir seferinde hamurum kabarmadı.Hem de hiç.Acaba benim fırınım mı 50 derece sabit sıcaklıkta kalmıyor bilemiyorum.Umarım cevaplarsınız.Bir an önce bu paskalya çöreğini yapmak istiyorum.Elinize sağlık!:)

Hülya YILMAZ dedi ki...

sakızlı pakalya hiç duymamıştım. şimdi denemek zorunlu hale geldi...

münevver dedi ki...

Sibelciğim,Yunanistandan bir paskalya çöreği gelmişti.Ama uzun kek kalıbındaydı.Bana z.yağla yapılmış gibi gelmişti.(Tülin bilir) Ben de
kendimce Z.yağlı ve sakızlı denemiştim
Fena olmamıştı.Seninkiler çok güzel
ve sağlıklı görünüyor.Eline sağlık.

Artık benim de bir bloğum var.Zinnur
sayesinde cesaretlendim.
http://nanevelimon.blogspot.com

Sibel dedi ki...

Vintage biscuit, çok teşekkürler:))

Merhaba Alin, öncelikle teşekkür ederim:) Yaş maya yerine 1 tatlı kaşığı kuru maya kullanabilirsiniz.
50 derecede hamur mayalanmadıysa muhtemelen kullandığınız maya bayatlamıştır, yoksa o ısıda kabarmaması mümkün değil pek.. Bir de bazı hamurlar yarım saatte bile mayalanırken bazılarının mayalanması 1,5-2 saati bulabiliyor, acaba yeterli süre beklememiş olabilir misiniz? Fırında bekletmek şart değil aslında, ben çabuklaştırmak için öyle yapıyorum ama evinizin herhangi bir sıcak noktasında bekletebilirsiniz, güneşe de koyabilirsiniz.. Umarım paskalyalarınız güzel olur, sonucu paylaşırsanız sevinirim...

Hülya hanım, umarım sizin de güzel mis kokulu paskalyalarınız olur:)

Münevver, ne cici bir adı var blogunun, en sevdiğim kış içeceklerinden biri! Hayırlı olsun diyeyim, ziyaret edeceğim seni:)

Adsız dedi ki...

Merhaba Sibel,
Ben de hergün blogunu açıp, acaba bugün birşey yazmış mı diye merakla bakıyorum. Sanki bu paskalya çörekleri biz küçükken daha bir güzeldi, tadı, kokusu... Ben de bayılırım paskalya çöreğine, hatta annemle konuşuruz arada sırada, "eski paskalya çöreklerinden olsa şimdi çayın yanına ne güzel olurdu" diye.
Ben de 77'li ve terazi burcuyum. Sanırım zevklerimiz yakın. Bu tarifini en yakın zamanda denemek istiyorum. Ellerine sağlık. Fotograflar da çok güzel...

Adsız dedi ki...

İsim yazmayı unuttum. Merhaba ben Zeynep

evrenbal dedi ki...

harikalar sibel bunlar, ellerine saglik. olsa da yesek walla. nasil useniyorum su paskalya coregini yapmaya anlatamam, neden acaba :)

Sibel dedi ki...

Merhaba Zeynep, beğendiğine çok sevindim, teşekkürler! Küçükken pekçok şey daha güzeldi sanki değil mi.. Belki denersen özlediğine yakın bir tat elde edebilirsin, aynısı olmasa da:)

Evren, örme işlemine üşeniyor olabilir misin acaba? :)) Ben yine de denemeye değer derim.
Sevgilerimle...

Beyhan dedi ki...

Merhaba Sibel;
Paskalya çöreklerin harika görünüyor,ellerine sağlık.
Organik ürünlerini de afiyetle yiyin:))

Sibel dedi ki...

Çok teşekkürler Beyhan:)

begüm dedi ki...

Sibelcim günaydın

Paskalya çörekleri harika görünüyor hele bir de sakız ve karanfilli hayal ettim mis gibi...Sana uğrayıvermek geldi içimden kahveye...

Sevgilerimle

Begüm

Burcu dedi ki...

Sibel'ciğim, muhteşem ve iştah açıcı görünüyorlar. Fotoğraflara da nasıl bayıldım anlatamam, iyi ki girmiş karanfiller bir köşeden. Sanki çöreğin içindeki mis kokulu karanfillere selam duruyorlar. Ellerine sağlık.

Adsız dedi ki...

sibel abla, dün yani pazar günü bu çörekleri yaptım. biz evde 3 kişi olduğumuz için yarım ölçü yapmıştım ama tam ölçü yapsam bile olurmuş:-)) sonuç tek kelimeyle MUHTEŞEM!! çok teşekkürler, ellerine sağlık...
merve

Sibel dedi ki...

Begümcüm ne iyi ettin de uğradın! Ben de taze çay söylemiştim şimdi, hemen bir tane de sana söyleyeyim:) Paskalyamız kalmadı ama en kısa sürede bunu telafi edeceğim:))

Burcucum fotoğrafları beğenmene gerçekten çok sevindim, sağolasın!

Senin de ellerine sağlık Merveciğim! Afiyetle yediniz umarım çöreklerinizi, taze taze:) Sevgilerimle..

ceyda dedi ki...

Sibel ellerine sağlık yine harika görünüyorlar.En kısa zamanda deneyebilmeyi arzu ediyorum.Tabi işlerden fırsat kalırsa:) Bu arada dün kadıköye geçmiştim.Tesadüf seninde dediğin gibi balık pazarında tazecik deniz börülceleri bulup aldım.Hemen yapıcam.

ceyda dedi ki...

Bak asıl soracağım şeyi unuttum.Isırgan buldum.Kavurmasını yapmayı düşünüyorum ama önerebileceğin başka bir şey varsa denemek isterim.

Sibel dedi ki...

Ceyda, annem ısırganı börek içine koyar. Isırganı dilersen sevdiğin diğer otlarla da karıştırıp, biraz tuzlu lor (ya da beyaz peynir) ilavesiyle bir iç hazırlayıp börek yapabilirsin, çok yakışır! İstersen tavada basit bir gözleme yap, ya da tepsi böreği.. Kavurmasının lezzetini biz pek sevmiyoruz. Deniz börülcesi bulmana da sevindim, afiyetle ye:)

Pirtik Evli, Mutlu ve Issiz dedi ki...

Sibel, yine dokturmussun. Yarin muhtemelen misafirlerim olacak evde. Yas maya da var. Dur deneyeyim.

Eline saglik.
Operim
Pirtik

Sibel dedi ki...

Çiğdemciğim denedin mi? Umarım güzel olmuştur paskalyaların!
Sevgilerimle canım..

Adsız dedi ki...

Merhaba Sibel,
Yine ben, Zeynep. Paskalya çöreğindeki 2,5 su bardağı süt ölçüsünden emin misin?
Dün akşam annemde kaldım. Hadi beraber yapalım diye özendim, giderken yanımda malzemeleri de götürdüm. Sonra mayayı yaptık, vs vs... Tabii saat ilerledikçe günün yorgunluğu çöktü. Bir ara annem yokken 2,5 su bardağı süt, 3 su bardağı un, hepsini karıştırıyorum, annem baktı ne kadar çok süt koymuşsun dedi. Hamur oldu su gibi. Herhalde 5-6 bardak un koymuşuzdur. Koydum fırına mayalansın diye, mayalanmaz. Annem dedi unu çok oldu diye mayası mı az geldi acaba. Hadiii tekrardan kalan mayayı ilave ettik. Sonra mayalandıktan sonra, tabii ben bitmişim artık, ben de saç örgüsü yapacak hal filan kalmadı. :) Annem zaten hiç sevmez incik cincik işleri. N'aptım bil bakalım, kek kalıbına boca ettim. Nasıl ama, bir paskalya çöreği katliamı oldu benimki. Annemle sinirlerimiz bozuldu, gece gülmekten çatlıyorduk. Ama o maya ve sakız kokusu müthişti. Evin her yeri mis gibi koktu.
Sonuç: Tadı gayet hoş, ama sanırım yuvarlak kek kalıbına boşaltmaktansa düz fırın tepsisine döksek içi daha iyi pişerdi. Hiç pişmedi değil ama maya kokusu sanki biraz fazla geliyor.
Biz gece senin sayende çok eğlendik, umarım senin de can sıkkınlığın geçmiştir.

Bu arada baştaki soruyu tekrar sormadan edemeyeceğim, süt miktarı 2,5 su bardağı mı, yoksa fincan mı?

Sevgiler

Zeynep SÖL

Sibel dedi ki...

Sevgili Zeynep, yorumunu okurken üzülsem mi gülsem mi bilemedim:) Ama sonuçta eğlendik yazdığın için üzülmüyorum, keyif almışsınız yine de paskalya macerasından:) Süt miktarında yanlışlık yok, ben de zaten 5-6 bardak un kullandım, paskalyalar büyük olduğu ve 12-13 tane elde edilebildiği için bu normal.. Ama sanırım sen eline yapışmayan bir hamur olmadan bırakmışsın un eklemeyi, kek kabına dökerek pişirdiğine göre? Keşke biraz daha un koyup kıvama gelene kadar yoğursaydın.. Mayalanmamasının nedeni unun fazlalığı değildir ama, zaten maya az gelmiş olsaydı maya kokusunu almazdın piştiğinde. Belki mayan bayattı ya da yeterince bekletmedin? Sağlık olsun, yine de kokusundan ve tadından hoşlanmış olman içimi rahatlattı birazcık:))
Sevgilerimle...

Sibel dedi ki...

Sevgili Zeynep, yorumunu okurken üzülsem mi gülsem mi bilemedim:) Ama sonuçta eğlendik yazdığın için üzülmüyorum, keyif almışsınız yine de paskalya macerasından:) Süt miktarında yanlışlık yok, ben de zaten 5-6 bardak un kullandım, paskalyalar büyük olduğu ve 12-13 tane elde edilebildiği için bu normal.. Ama sanırım sen eline yapışmayan bir hamur olmadan bırakmışsın un eklemeyi, kek kabına dökerek pişirdiğine göre? Keşke biraz daha un koyup kıvama gelene kadar yoğursaydın.. Mayalanmamasının nedeni unun fazlalığı değildir ama, zaten maya az gelmiş olsaydı maya kokusunu almazdın piştiğinde. Belki mayan bayattı ya da yeterince bekletmedin? Sağlık olsun, yine de kokusundan ve tadından hoşlanmış olman içimi rahatlattı birazcık:))
Sevgilerimle...

Sibel dedi ki...

Sevgili Zeynep, yorumunu okurken üzülsem mi gülsem mi bilemedim:) Ama sonuçta eğlendik yazdığın için üzülmüyorum, keyif almışsınız yine de paskalya macerasından:) Süt miktarında yanlışlık yok, ben de zaten 5-6 bardak un kullandım, paskalyalar büyük olduğu ve 12-13 tane elde edilebildiği için bu normal.. Ama sanırım sen eline yapışmayan bir hamur olmadan bırakmışsın un eklemeyi, kek kabına dökerek pişirdiğine göre? Keşke biraz daha un koyup kıvama gelene kadar yoğursaydın.. Mayalanmamasının nedeni unun fazlalığı değildir ama, zaten maya az gelmiş olsaydı maya kokusunu almazdın piştiğinde. Belki mayan bayattı ya da yeterince bekletmedin? Sağlık olsun, yine de kokusundan ve tadından hoşlanmış olman içimi rahatlattı birazcık:))
Sevgilerimle...

Sibel dedi ki...

Sevgili Zeynep, yorumunu okurken üzülsem mi gülsem mi bilemedim:) Ama sonuçta eğlendik yazdığın için üzülmüyorum, keyif almışsınız yine de paskalya macerasından:) Süt miktarında yanlışlık yok, ben de zaten 5-6 bardak un kullandım, paskalyalar büyük olduğu ve 12-13 tane elde edilebildiği için bu normal.. Ama sanırım sen eline yapışmayan bir hamur olmadan bırakmışsın un eklemeyi, kek kabına dökerek pişirdiğine göre? Keşke biraz daha un koyup kıvama gelene kadar yoğursaydın.. Mayalanmamasının nedeni unun fazlalığı değildir ama, zaten maya az gelmiş olsaydı maya kokusunu almazdın piştiğinde. Belki mayan bayattı ya da yeterince bekletmedin? Sağlık olsun, yine de kokusundan ve tadından hoşlanmış olman içimi rahatlattı birazcık:))
Sevgilerimle...

Sibel dedi ki...

Sevgili Zeynep, yorumunu okurken üzülsem mi gülsem mi bilemedim:) Ama sonuçta eğlendik yazdığın için üzülmüyorum, keyif almışsınız yine de paskalya macerasından:) Süt miktarında yanlışlık yok, ben de zaten 5-6 bardak un kullandım, paskalyalar büyük olduğu ve 12-13 tane elde edilebildiği için bu normal.. Ama sanırım sen eline yapışmayan bir hamur olmadan bırakmışsın un eklemeyi, kek kabına dökerek pişirdiğine göre? Keşke biraz daha un koyup kıvama gelene kadar yoğursaydın.. Mayalanmamasının nedeni unun fazlalığı değildir ama, zaten maya az gelmiş olsaydı maya kokusunu almazdın piştiğinde. Belki mayan bayattı ya da yeterince bekletmedin? Sağlık olsun, yine de kokusundan ve tadından hoşlanmış olman içimi rahatlattı birazcık:))
Sevgilerimle...

Sibel dedi ki...

Sevgili Zeynep, yorumunu okurken üzülsem mi gülsem mi bilemedim:) Ama sonuçta eğlendik yazdığın için üzülmüyorum, keyif almışsınız yine de paskalya macerasından:) Süt miktarında yanlışlık yok, ben de zaten 5-6 bardak un kullandım, paskalyalar büyük olduğu ve 12-13 tane elde edilebildiği için bu normal.. Ama sanırım sen eline yapışmayan bir hamur olmadan bırakmışsın un eklemeyi, kek kabına dökerek pişirdiğine göre? Keşke biraz daha un koyup kıvama gelene kadar yoğursaydın.. Mayalanmamasının nedeni unun fazlalığı değildir ama, zaten maya az gelmiş olsaydı maya kokusunu almazdın piştiğinde. Belki mayan bayattı ya da yeterince bekletmedin? Sağlık olsun, yine de kokusundan ve tadından hoşlanmış olman içimi rahatlattı birazcık:))
Sevgilerimle...

Sibel dedi ki...

Sevgili Zeynep, yorumunu okurken üzülsem mi gülsem mi bilemedim:) Ama sonuçta eğlendik yazdığın için üzülmüyorum, keyif almışsınız yine de paskalya macerasından:) Süt miktarında yanlışlık yok, ben de zaten 5-6 bardak un kullandım, paskalyalar büyük olduğu ve 12-13 tane elde edilebildiği için bu normal.. Ama sanırım sen eline yapışmayan bir hamur olmadan bırakmışsın un eklemeyi, kek kabına dökerek pişirdiğine göre? Keşke biraz daha un koyup kıvama gelene kadar yoğursaydın.. Mayalanmamasının nedeni unun fazlalığı değildir ama, zaten maya az gelmiş olsaydı maya kokusunu almazdın piştiğinde. Belki mayan bayattı ya da yeterince bekletmedin? Sağlık olsun, yine de kokusundan ve tadından hoşlanmış olman içimi rahatlattı birazcık:))
Sevgilerimle...

Sibel dedi ki...

Sevgili Zeynep, yorumunu okurken üzülsem mi gülsem mi bilemedim:) Ama sonuçta eğlendik yazdığın için üzülmüyorum, keyif almışsınız yine de paskalya macerasından:) Süt miktarında yanlışlık yok, ben de zaten 5-6 bardak un kullandım, paskalyalar büyük olduğu ve 12-13 tane elde edilebildiği için bu normal.. Ama sanırım sen eline yapışmayan bir hamur olmadan bırakmışsın un eklemeyi, kek kabına dökerek pişirdiğine göre? Keşke biraz daha un koyup kıvama gelene kadar yoğursaydın.. Mayalanmamasının nedeni unun fazlalığı değildir ama, zaten maya az gelmiş olsaydı maya kokusunu almazdın piştiğinde. Belki mayan bayattı ya da yeterince bekletmedin? Sağlık olsun, yine de kokusundan ve tadından hoşlanmış olman içimi rahatlattı birazcık:))
Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

uzun zamandir daha 'saglikli' tatli tarifleri pesindeyim. sitenizdeki bircok onerinizi keyifle uyguladim. sakizli/lorlu kurabiye tarifinden sonra ikinci denedigim tarif buydu. paskalya coregini cok severim ve ABD'de bulmak imkansiz gibi bir sey. tarifinizi 1 degisiklik haric birebir uyguladim o da orjinal lezzete daha cok benzemesi adina, karanfil koymak yerine 1 cay kasigi mahlep koymam oldu. sonuc hem saglikli hem de cok ozledigim o paskalya coreklerine tekrar kavusmam oldu. tesekkur ederim. Bilge

Adsız dedi ki...

Sibeeeel cok canim cekti kahvenin yaninda :) Evde damla sakizi yok, olsa affetmezdim :))
Imza: bir dost -Ela'dan dolayi kahvesini hala icememis bir dost :)))-

Sibel dedi ki...

:)) az kaldı bence kahvelere de şaraplara da:)