Tadı Damakta Kalan Ayvalık


Uzun bir kahve molası oldu...
Uzun bir yıllık izin oldu çünkü. Ama öyle çok ihtiyacım vardı ki...
Tatili bitirdiğim ve ruhumun sesini daha net duymaya başladığım bugünlerde, sizleri daha fazla merakta bırakmak istemedim. Ayvalık'tayım. Eylül’ü burada karşılayacağım bu yıl! Kendime yeni bir düş, belki bir umut armağan etmek istedim. Sizlere de küçük bir armağanım olacak ama birazcık sabır... Gerçi sabrınızı bu uzun molayla yeterince zorladığımın farkındayım ama tadı damağımda kalan sevgili Ayvalık’ı paylaşacağım bu yazıyla kendimi affettireceğimi umuyorum.

Klavyenin tıkırtılarını, arşivden fotoğraf seçmeyi, kelimelerimi onlarla birlikte bu sayfaya düşürmeyi özlemiştim... Güzel yorumlarınızı, ilginizi, sıcacık e-postalarınızı kahve molası boyunca da esirgemediğiniz için hepinize tekrar teşekkür ederim...

Bu yaz sık sık kaçıp gittim küçük kentimden.
Önce Bodrum’a gidip Akyarlar’da, güzelim Karaincir’de kendimi billur sulara bıraktım.. İstedim ki her şeyden önce denizin, güneşin, kumun sıcağı ısıtsın ruhumu. Isıttı da! Ama bir kumsalda kendimi güneşe (o da köşe bucak gölge arayarak) ancak birkaç gün bırakabilirim ben. Aradığım orada değildi... Sadece dolunaylı iki gece vardı hep saklamak istediğim!.. Onlar için değerdi. Dolunay yükselirken yakamozların üzerinde, biz kardeşimle bomboş kumsalda oturup bir şişe kırmızı şarabı paylaşarak ışığın ve sevginin müziğini dinledik...

Sonrasında sırt çantamı omuzlayıp Ayvalık’a uzandım.
Kendimle buluşmaya...
Günler boyunca, günlerin batımına dek Ayvalık’ın sunduğu güzelim lezzetleri tattım, kendimi zamanın uzun uzun, esneye esneye akışına bıraktım. Gün battıktan sonra da 120 yıllık ahşap bir evin terasında, ceviz ağacının dalları altına oturup içimi dinledim... Uzun süre sustu! Ama sonunda başladık konuşmaya... Neler konuştuğumuz bize kalsın, buyurun işte, sizin de damağınızda hissetmeniz umuduyla Ayvalık lezzetleri!

Öncelik elbette Güler Pastanesi'nin...


Ayvalık'taki ilk günümdü.
Öğleyi çıtır simitle geçiştirmiş (her yerin sokak simidi güzel olmaz bilirsiniz, ama Ayvalık'ın simidi gerçekten güzel!), hafiften serin ama tatlı bir şeyler yeme ihtiyacı duymaya başlamıştım. Gideyim dedim, sakızlı dondurma yiyeyim Güler'de. Ben kendimi tanıtmaya çekinerek bir köşede dondurmamı yerken, pastane sahiplerinden Murat bey içeri girip "hoş geldiniz Sibel hanım!" deyince çok şaşırdım! Meğer Tijen ablam önceden haber vermiş... Bu sayede Murat bey ile nihayet tanışmış olduk, evet, Sibel'in Kahvesi'ni ben yazıyordum!


Sakız meselesi üzerine yaptığımız küçük sohbetin ardından Murat bey henüz yeni şerbetlendiğini tahmin ettiğim ılık lor tatlısından ikram etti dondurmamın yanına. Dünya üzerinde asla hayır denemeyecek lezzetler vardır. Güler'in lor tatlısı onlardan biri işte, yanında mutlaka dondurma ile...



Bir de lorlu böreği var ki, onu sabahın erken saatlerinde, sıcakken alıp hemen çayla birlikte kahvaltıda yemek gerek. Ayvalık'ın "sabah böreği" zaten lorlu börek, hemen her simitçi camekanında görmek mümkün. Ama bilmem onlar Güler'in börekleri gibi olur mu?

Sakızlı kurabiye, Güler'in artık herkes tarafından bilinen klasik lezzeti.. Bu arada Murat bey benim tarifimi de denediklerini, hatta daha çok beğendiklerini söyledi. Dediğine göre benim versiyonumun pastanede uygulanabilir olmamasının tek sebebi, lordan dolayı diğeri kadar dayanıklı olmamasıymış. "Dayanıklılığını bilemiyorum tabii, yapıldığında en hızlı tükenen kurabiye olduğu için!" dedim:) Evet, Güler'in kurabiyelerinde lor yok, ama ne gam? Nefis sakız kokusu ve ağızda dağılan ev kurabiyesi lezzeti var ya! Hangi pastane zeytinyağı kullanıyor kurabiyelerinde? Ayvalık'a uğrayanlar ve bunu bilenler zaten illa ki Güler'e uğrayıp önce tatlılarını yiyor, giderken de kutu kutu kurabiye alıyor. Günde iki kez taze kurabiye çıkıyor, sıcak sıcak almak için ya sabah erken uğramak gerek ya da öğleden sonra...


Ama...
Ama bir de şekerli Girit böreği var ki...
Bunu daha önce duymamıştım ya, lorlu böreğimi sardıkları kağıtta okuyunca aklımın bir köşesine kaydetmiştim. Ayvalık'taki son iki günümde yanımda olan annemle uğradığımızda yemek kısmet oldu şekerli böreği. Gerçi kalmamıştı ama Murat bey ne yaptı etti bize tattırmak için buldu getirtti! İşçilerin payı olduğunu anlayınca çok üzüldük ama Murat Bey "her gün yiyorlar, bıktılar onlar!" deyince rahatladık. Başka bir yemek söylenince çok sevinmişler:) Öyle ya, baklava börek bile her gün yenmez. Bizse çayımızın yanında bayılarak yedik bu nefis böreği. Zeytinyağlı, içindeki tatlı loru, çıtır çıtır hamuru ve üstündeki bol pudra şekeri ile inanılmaz bir lezzet! Anneme göre lor tatlısından bile iyiymiş.. Ben kıyaslayamıyorum, hepsi öyle güzel ki...


Sakız ve lor cenneti Ayvalık'ta, bugün hemen hemen tüm yazlık yörelerde görebileceğiniz gözlemeciler yok nedense.. Ama ben lorlu bir gözleme hayal ettim ve bulmakta zorlanmadım. Küçük dar sokaklarda yürürken çıkıverdi karşıma "Asmalı Bahçe". Amcam bir yandan layıkıyla demlenmiş mis kokulu çayını küçük çırağına dağıttırıyor, bir yandan da isteyenlere Ayvalık tostu yapıyordu. Hemen yan taraftaki bahçeden (belli ki aileden) kızlar da gözlemeleri yetiştiriyorlardı. Zeytinli tabakları da ne güzel değil mi?


Sıcak bir öğleden sonra, yürüyüş yaparken bir kez daha uğradım Asmalı Bahçe'ye, bu kez geçen seferden aklımda kalan limonatasından içmeye... Ev yapımı nefis bir limonata.


Ayvalık tostu dedim ya az önce, hemen her yerde yapılan ve artık herkesin bildiği bu tostun en güzelini nerede yiyebileceğimi soruşturdum. Öyle ya, bir-iki kez tadımlık yiyeceğim, iyisini yiyeyim değil mi:) Avşar Büfe dediler, doğruca oraya gittim. Domates-peynirli, ketçap-mayonezsiz tostumu ayranla birlikte pek bir keyifle yedim. Çayla da güzel oluyor!

Ayvalık tostunun özelliği nohut mayalı ekmekle yapılıyor olması, dolayısıyla bana çok yabancı bir lezzet değil.. Ama annemin ekmeğine göre tadı öyle farklıydı ki, başta pek inanmak istemedim. Sonradan sabah saatlerinde sokaklarda yürürken fırınlardan yükselen nohut mayası kokuları ikna etti beni. Evet, tost ekmeği özel, isterseniz fırınlardan paket halinde alıp buzluğa atarak tatil dönüşünde de kendinize kendi usulünüzce Ayvalık tostları yapmanız mümkün! Biz öyle yaptık.


Bu gördüğünüz de Girit leblebisi..
Çıkıverdi karşıma bir amcamın tezgahında. "Sakızlı mı yoksa!" dedim heyecanla ama değilmiş. Leblebici amca yanındaki arkadaşına "eskiden nasıl olurdu bu leblebiler bilir misin?" diyordu, "bir de şimdikilere bak". O öyle dese bile ben aldım ufak bir paket. Akşam çayımın yanında atıştırdım bu is kokulu leblebilerden. İs kokulu her lezzete bayılanlardanım ben, sevdim Girit leblebisini, ama Bergama'nın sakızlı leblebisini anmadan da edemedim! Ne güzeldi onlar, sıcakken hele...

Uzun bir molanın ardından toparlanmak ne zormuş?
Paylaşmak istediğim daha o kadar çok şey var ki! Vakitler dar (şimdilik) ama sizleri daha fazla bekletmeyi de istemedim. Böyle bir "merhaba" umarım keyifli olmuştur. Yanıtlayamadığım yorumları da unutmadım! En kısa sürede hepsini yanıtlayacağım. Arayı fazla uzatmadan Cunda lezzetlerini de paylaşacağım...

48 yorum var:

elif dedi ki...

hosgeldinnnnnn ;)))

Papatya dedi ki...

Hoş geldin Sibelciğim :)
Ayvalık tatili sana iyi gelmiş görünüyor. Orayı biz de çok sevmiştik. İşin en ilginç yanı,burada, yani bugünkü Giritte "Şekerli Girit Böreği" diye birşey yok... Girit leblebisi diye de birşey satılmıyor. Belki de Ayvalıkta çok sayıda olan Giritli Türklerin beraberlerinde getirdikleri ve onlar tarafından yapıldığı için bu ismi almış lezzetler olabilir. Bir daha gidecek olsam ben de tatmak isterim.
Döndüğüne sevindim :) Sevgiler..

Adsız dedi ki...

Hosgeldin Sibel,
Ne kadar da guzel anlatmissin Ayvalik'i,tatilini...Yazini cok buyuk bir keyifle okudum.Fotograflarin icine dusmemek icin kendimi zor tuttum ayrica:)Yeni yazilarini merakla bekliyorum.Sevgiler.Sumeyye

zuhalyalcin dedi ki...

Oh Sibelciğim ne güzel bir tatil olmuş böyle okurken keyif aldım ve de bende seninle mini bir tur çıkıp keyif yaptım sağol kalemine(klvyene ;))sağlık Tekrar hoşgeldin cundayı da bekliyoruz tabi sürprizini de;)
SEVGİYLE KAL...

Behiye dedi ki...

Sibelciğim hoşgeldin:) Özledim senin yazılarını okumayı. Hele böyle denizine, kumsalına, havasına bayıldığım (aşırı rüzgarlı hali hariç:)) Ayvalık'la ilgili olunca daha da hoşuma gitti okumak:)Sürprizini de merakla bekliyorum, içimden geçen birşey var ama bakalım, tutacak mı? Sevgilerimle.

kübra dedi ki...

sibel merhaba..önce hoşgeldin.Ayvalıktan yeni dönen birisi olarak büyük keyifle okudum yazdıklarını..Peki şeytan sofrasında o muhteşem günbatımını izledinmi?cunda hatıralarınıda dörtgözle bekliyorum..

tontontombo dedi ki...

Hoşgeldin Sibecim, nihayet dönmüşsün, hergün bir umut bakıyordum sayfana dönmüşsündür diye:))Harika bir tatil olmuş , ben de inşallah cuma gecesi Ayvalığa gideceğim, istikamet güler pastanesi:))

Mine dedi ki...

Sibel, Hosgeldin! Cok guzel bir tatil gecirmissin anladigimiz kadariyla. Borek resimleri benim zayif yerimden vurdu. Icini (Loru) sade olarak mi koyuyorlar icine? Evde yapayim diye hayal ediyorum. :)

Sevgiler

şule dedi ki...

Sibelcim hoşgeldin. 2-3 hafta önce biz de ayvalıktaydık. Sakızlı dondurmayı cunda adasında tattık müthiş bir tat. Güler pastanesinin sakızlı kurabiyesini taze taze yakalayıp yedik. Ayvalık tostunu da sarmısaklı da volkan cafede yedik :) en güzel orası yapıyor dediler bize de :)) sarımsaklı plajları çok güzel ama kalabalığı çok rahatsız edici. oteller desen hepsi birbirinin aynı beğenmedik. fakat plajın ilerleyen kısımları tenhaydı. oralar daha güzel. ayvalığı doya doya gezemedim maalesef sıcaktan ve vakitsizlikten. senin anlattıklarınla bir kez daha anımsamış oldum.
sevgilerimle..

Oya Kayacan dedi ki...

Hem d çok keyifli bir yazı sevgili Sibel... Akşama bir daha, daha daha lezzetini çıkararak okuyacağım.

Adsız dedi ki...

Hoşgeldin Sibelciğim,
Herzamanki gibi yine ne güzel anlatmışsın...Ben de çok severim Ayvalık'ı, bir dahaki gidişimde yazdıkların hep aklımda olacak. Hemen hemen her gün baktım sayfana ve sabırsızlıkla bekledim yeni paylaşımlarını...Çünkü yazdıkların yaşama sevinci veriyor. Seni ve anneni tanımayı çok isterdim. Hep mutlu kal... Elvan

Adsız dedi ki...

hoşgeldin sibel
yazılarını merakla bekliyoruz senden özel bir ricam var üzüm reçelinin tarifini yazabilirmisin

Adsız dedi ki...

adımı yazmamışım eylüldefne ben

Yeşim'in Mutfağı dedi ki...

Sibelcim hoşgeldin, güzel sohbetini özlemişiz gerçekten :)

Adsız dedi ki...

Sibel Hanım,

Hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz. Yine yazınızla bizi bizden aldınız. Sizi çok özlemiştik. Yeni yazılarınızı da bekliyoruz.

Lütfen bir daha bu kadar ara vermeyin.

Nurten

Adsız dedi ki...

Sibelciğim hoşgeldin. Şükür kavuşturana. Bu özlem canıma tak etmişti ki sen döndün...
Bu sabah yeni başlığı gördüğüm de öyle mutlu oldum ki.. Seni çok ama çok seviyorum Sibel. Lütfen bi daha bu kadar özletme kendini...
Sevgiler, Nilgün

furi dedi ki...

merhaba
Döndüğünü görünce çok sevindim. Ben de sık sık kahvene uğrayanlardanım.Hoşgeldin :)

kekik dedi ki...

Hoşgeldin sevgili Sibel!!!

Bu güzel yazıyla gönlümüzün pasını aldın...Özlemişim vallahi!

ceyda dedi ki...

Sibel hoşgeldin,çok özlettin evet uzun bi mola oldu ama gördüğüm ve okuduğum kadarıyla değmiş.Ne güzel anlatmışsın...Bizde bu hafta sonu kalan bir haftalık senelik iznimizi kullanmak için rutin Bozcaada,Assos,Altınoluk,Ayvalık gezimize çıkacağız.Sabırla bekliyorum. O kadar güzel anlatmışsınki sanki ilk defa gider gibi hissettim kendimi. Bu arada herkeste bir sürprizdir gidiyor.Merakla bekliyorum.
Sevgiler...

Adsız dedi ki...

hoş geldin...
bir ayvalık lı olarak yazdıklarınız gözümün önünde canlanıverdi birden...
özlemişim Ayvalığı
Akide

Nilüfer dedi ki...

Hoşgeldin Sibelcim :) Ne kadar da özlemişiz, yazını okuyunca daha bir anladım..

Ne güzel doldu dolu bir tatil olmuş, dolu dolu diyorum çünkü o fotoğraftakiler öyle dedirtiyor :) Ağzımın suları aktı... 2 sene önce Ayvalık'a gitmiştik ama bilmediğimiz için bu yerlere hiç uğramamıştık, bir daha gitmek nasip olursa uğramadan asla geçmem :)

Sevgiler

titolo dedi ki...

Yeni post başlığını görünce derin bir ohh çekip gelmiş dedim. Yollarınızı gözledik, her sabah açtık kapattık (hatta bazen akşamları) gelmemiş diye üzüldük ve nihayet tadilat bitmiş.
Hoşgeldiniz. Mutlu oldum.
Sevgiler.

İncik Boncuk dedi ki...

Hoş geldin. Yazını okurken Ayvalık'ı, Cunda'yı ne kadar özlediğimi fark ettim. Yeni projelerini heyecanla bekliyorum.

Sevgiler

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel
Hosgeldin
iki ay boyunca siteni israrla hergun actim diger favorilerimede buradan gectim
Ne iyi ettin de geldin.
Turkiye den senin son iki kitabini istettim Cayin tarihi ve mutfakta solen i.
Yazini okuyunca bayildim.Hani cocuklugun pencerelerinden o beyazcacik tulden gecen ruzgar gibi pek iyi geldi icime, sagol.
Turkiye ye aralik ayinda ziyarete gelecegiz, Ayvalik'i onceden bilirim. Ne dersin kisin da acik otel falan var midir? cok ozendirdin
Sevgiler
Meral

SOPHIE dedi ki...

Hoşgeldiz Sibel Hanım
Daha önce hiç gitmediğimiz Ayvalık'a Eylül ayında bir kaç günlük bir tatil için gitsek mi gitmesek mi diye düşünürken her gün bir kaç kez baktığım sitenize baktıktan sonra "gidemezsek ben bu yazı nasıl atlatırım?" sorusuyla başbaşa buldum kendimi paylaştığınız bütün güzellikler için teşekkür ederim.
Gamze

SOPHIE dedi ki...

özür dilerim kışı olucaktı:))

Pirtik Evli, Mutlu ve Issiz dedi ki...

jaljSibel im,

Merhaba,

Oh hosgeldin, Oren de kalirken Ayvalik a gidemedigime yandim bak simdi.

Ama kardesim sagolsun bize sakizli kurabiyelerden getirdi ve o lezizi seyi tattik.


hamileligim 5 ayini bu hafta sonu dolduruyor ve ben nihayet evime donebildim.

Once kusmalar, arada her hafta bir kilo alinan tatil sonra amniyosentez ve sonuca sadece bir hafta kala evdeyim.

Evimi cok ozlemisim. Yapacak milyonlarca sey var.

Seni, ve yazilari da cok ozledim. Umarim hersey yolunda giderde hersey eski duzenine doner.

Operim kocaman.
Pirtik

Sibel dedi ki...

Hepinize tek tek teşekkür ederim... Şu an internet kafedeyim ve öyle bir gülümseme yapıştı ki yüzüme görmelisiniz! Mutlu ettiniz beni güzel yorumlarınızla, ne desem inanın bilemiyorum şimdi... Soru soranlara yanıt verip hemen çıkmam gerekiyor, yanıt vermediklerim darılmazlar değil mi?

Mine, lor peyniri sade olarak konuyor böreklere, içinde herhangi bir ot yok. Ama belki tuzlu versiyonunda tuz ekleniyor olabilir, malum hafif tatlı bir peynir lor.

Eylüldefne, üzüm reçelini annem sonbaharda yapar, o zaman seve seve yazarım!

Meral, kışın açık otel var mıdır bilmiyorum ama ben kaldığım şirin pansiyonun telefonunu aldım, belki açık olabiliriz dediler. Kışın çok bunalınca yine kaçarım diye düşündüm! Ama büyük oteller muhakkak açıktır yaz kış..

Hepinize kocaman sevgilerimi gönderiyorum!

Adsız dedi ki...

sevgili sibel merakla bekleyeceğim üzüm reçelinin tarifini tekrar teşekkür ederim. Unutmazsan çok memnun olurum kızım reçeli çok sever de eylül defne

senay kuseyri dedi ki...

Sibel Hosgeldin. Iyiki geldin. Bu serin Hollanda sabahinda senin sohbetin ve getirdigin lezzetler icimi isitti. Sevgiler

Adsız dedi ki...

sessiz takipçilerinizden biriyim; ben Şenay yazdıklarınız güzeldi ama; bilmiyorum.. neden beni hüzünlendirdi?.Kalemim sizinki kadar iyi olmadığı için nedüşündüğümü anlatamıyorum aslında.Yazdığınız güzel anılarınıza rağmen hüzün var gibi geldi bu tatilde ve garip ama hüzünlendim işte. Umarım tam tersidir ve saçma bir kurgudur beynimin yaşattığı.. Sevgiler..

Derya dedi ki...

Sibel, Kocaman bir HOŞGELDİN diyorum:) Özlemişim senin yazılarını. Ne kadar güzel anlatmışsın. Sanki bütün lezzetleri seninle beraber tatmış gibi oldum:)Moralim bozuk bir halde internette dolaşırken senin yazın beni o kadar rahatlattı ki anlatamam! Yazının devamını merakla bekliyorum:)Sevgiler
Derya...

limoncicegi dedi ki...

Merhaba

hosgeldin.. dedigin gibi biraz cok bekeldik ama geldin ya ..

wegwarte dedi ki...

hoşgeldin sibel!
güzel lezzetler getirmişsin yine :-)

tuhfe dedi ki...

Hosgeldiiiin.

Sayfayi actigimda Ayvalik yazisini gorunce sevindim. Yillaaar once gitmistik Ayvalik sarmisakliya... Dolu dolu tatil gecirmissin.

Sevgiler.

zeynep dedi ki...

sibel, hosgeldin..cok ama cok guzel anlatmıssın..karnım acıktı, canım cekti..ah ah bir de fotograflar..

Sibel dedi ki...

Hoşbulduk tekrar:) Yazıdan ve fotoğraflardan keyif almanıza sevindim! Devam edeceğim ama nedendir bilmiyorum fotoğraf yükleyemiyorum bir türlü. Blogger'da bir sorun olmalı.. Şenay, hüzün var biraz, doğru algılamışsın. Ama geçecek..
Sevgilerimle...

fethiye dedi ki...

Sibelcigim, hosgeldin! senin yazdiklarin dogrultusunda biz de gezintimizde neleri tadacagimizi biliyoruz artik :) sevgiler..

Adsız dedi ki...

merhaba sibelcim ve hoşgeldin ,
en son yazdığım yazıyı bir türlü göremedim yayında bir sorun oldu galiba, çünkü gelmeni beklemeden birkez daha nerdesin demek istemiştim. yazılarını ancak okuyabildim bu hafta hep dışardaydım,döndüğünü gördüm ama yazamadım. bu kadar güzel anlatma lütfen çok kıskandım seni :) iyi zaman geçirmene sevindim, böyle güzel anlatarakta gidemeyen benim gibileri yanına aldın götürdün sanki. biz burda serin bir ağustos yaşıyoruz.geçen yabancı misafirlerim vardı eve beraber geldik ve en pratik kofte-pilav-patates ve salata hazırladım.ani karar olduğu için hazırlıklı değildim,bayan arkadaşım hayatında hiç salata yememiş,benim salataya bayıldı ve tarif istiyor , salata da bizim en basit yeşillik salatası,domates,salatalık,mısırla süslenip üzerine bol narekşisi ve kuru nane ve tabiki zeytin yağı... aaa birde burda bulabileceğim en güzel beyaz peynir (Türkiye de yiyebileceğin orta kalite burda en iyi malesef ) ve köftenin tarifini istiyor 2 gündür , bende bundan sonra denediğim tarifleri ingilizceye çevirip ona da yollayacağım,senin zeytinli poğaça ile başladım,kahvaltıya yaptım ve tabii bayıldı onlarada. basit bir tosta bile bu kadar güzel tad verebilen bir milletiz biz ,birde değerini bilsek... yakmasak ormanları , etrafı kirletmesek....
tekrar hoşgeldin...
yasemin -londra

mutlulukmutfaktagizlidir dedi ki...

Merhaba Sibelciğim
yazılarını çok özlemiştim, sana ve onlara kavuştuğuma çok sevindim!
Yazını ancak bugün okuyabildim!
Bugün, senin blogunu oluşturuşunun 1. yıldönümü, unutmadım!
Nice yıldönümleri diliyorum hayatının her alanında! Bugün, 3. kez nohut mayalı ekmeğini yapıyorum, her seferinde daha iyiye gidiyorum Sibelciğim, inan bana! Umarım beni yanıtsız bırakmazsın yoksa çok çok üzülürüm, çok öptüm seni!

yasemin /londra dedi ki...

aha!!! demek bugün 1.yıldönümü bloğunun kuruluşunun!! durmadan cevap varmı diye girip bakınca benden sonraki yorumu gördüm ve ordan kopya çektim , kutlu olsun .. ne güzel yapıp da kurmuşsun siteyi. gizlice sürdürdüğün yazılarıda bekliyoruz artık kitap mı olur dergimi bilmem ama bizleri bilgilendirirsin herhalde bende bir tane edinir okurum oraya geldiğimde veya ordan isterim. bu arada bana kahveye gelme teklifim geçerli her zaman.

yasemin-londra

Sibel dedi ki...

Hoşbulduk Fethiyecim! Daha var yazılacaklar çoook.. ama neden şu fotoğraflar bir türlü yüklenmiyor bir anlasam? Kaç gündür deniyorum ama olmuyor bir türlü..

Burçakcığım, maillerini aldım ama yazamadım canım ne olur kusura bakma! Zaman mı beni kovalıyor ben mi zamanı, anlamıyorum şu sıralar..

Sevgili Yasemin, tatlı yorumlarını gülümseyerek okudum yine, teşekkür ederim! Ya bugün doğumgünümüz hakikaten, ben de sabah hatırladım! 1 yıl olmuş bile... Zaman nasıl da geçiyor? Londra'ya kocaman sevgilerimi yolluyorum. Bir gün yolum düşerse (nasıl düşecekse artık:) muhakkak kahve içeceğiz, söz!

Adsız dedi ki...

merhaba sibel;
benim senden ricam gulerin lorlu borek tarifini yayinlayabilirmisin.Esimle ben yurt disinda yasadigimiz icin boyle pastane lezzetlerine hasret kaliyoruz..Ilgine simdiden cok tesekkur ederim saglik ve sevgiyle kal...Ben Aysegul

Sibel dedi ki...

Ayşegül malesef Güler'in tarifleri elimde yok, ben sadece sakızlı kurabiyeyi kendime göre uyarlamıştım:) Ama lorlu börek evde yufka açabiliyorsan ve lor peyniri bulabiliyorsan (onu da belki evde yapmak mümkün, ya da benzeri bir peynir kullanabilirsin)kolay, klasik bir börek. Özlemini anlıyorum, keşke daha çok yardımcı olabilseydim!
Sevgilerimle..

evrenbal dedi ki...

Cok ozletmistin kendini sibelcim, geri dondugune sevindim. gerci ben henuz gorebildim yeni yazilarini tatilde oldugum icin. cok guzel paylasimlarla donmussun saolasin..

elif dedi ki...

bir dahaki sefere soluğu gülerde ve zeytindalında alacağım :))

paylaşımın sıcaklığı için teşekkürler.. biz de bu yaz gitmiştik ayvalığa.. muhteşem bir yer...

Sibel dedi ki...

Sevgili Elif, kesinlikle uğramalısın Güler'e. Ben yine çok özledim Ayvalık'ı.. Bakalım ne zaman giderim tekrar.
Sevgilerimle..

Adsız dedi ki...

guler pastanesinden memnun kaldik..