Haşhaşlı Kurabiye




Bu güzel maviş kurabiye ve kardeşleri ofisteki kurabiye kutusu için yapıldılar. Son birkaç gündür de sabah kahvelerine eşlik ediyorlar. Aslında çaya daha çok yakışırlar ama kendi özel çayımdan (ceylon + kakule) başkasını içemez olduğumdan, ofiste ancak kahve eşlikçisi olabiliyorlar...

Haşhaşın tatlı bir kurabiyeye yakışabileceğinden hiç emin değildim yaparken.. Tereyağından kaçıp sadece zeytinyağı kullanınca ve hamuru toplamakta zorlanınca ümidimi hepten kesmiştim. Ama fırında pişerken çıkardıkları kokuyla ve görünüşleriyle beni utandırdılar. Biz kurabiye olduk! hem de güzel olduk! dediler:)


Siz de haşhaşı sadece tuzlularda düşünebiliyorsanız bunları denemenizi isterim. Çok hoş oldular gerçekten. Üstelik hem zeytinyağlılar, hem tam unla yapıldılar, hem de ağızda dağılıyorlar. Hamuru toplamakta zorlanırsanız endişelenmeyin, nedeni sıvıyağ. Eğer çok dağılıyorsa avucunuzda sıkıştırarak yuvarlak şekil verebilirsiniz, ben öyle yaptım. Ama garantili olsun isterseniz sıvıyağ yerine yarım paket kadar oda sıcaklığında tereyağı kullanabilirsiniz.

Malzemeler:

(14 adet kurabiye)

- 1/2 su bardağı zeytinyağı
- 3 yemek kaşığı esmer şeker
- 1/2 çay kaşığı tuz
- 1 paket kabartma tozu
- 2 su bardağı (yaklaşık) tam un
- 2 adet köy yumurtası (ekolojik pazarımdan:)
- Ufak bir kase haşhaş

Yapılışı:


1. Haşhaş ve 1 yumurtanın sarısı hariç diğer malzemeleri derin bir kaba alın, yoğurun. Hamur elinizi bırakıncaya kadar gerektikçe un ekleyin.

2. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp avucunuzda yuvarlayın, üzerine fırçayla yumurta sarısı sürün ve bolca haşhaşa batırın. Yağlı kağıt serili fırın tepsinize sıralayın.

3. Önceden ısıttığınız 180 derece fırında 15 dk kadar pişirin.


İfistanbul bugün başlıyor..
10 günlük bir film maratonu festival havası solumayı özleyenlere ve bağımsız sinemayı sevenlere çok iyi gelecek! Söz vermiştim, favorilerimi paylaşıyorum:

Göçebe Kız:
Ünlü bir moda fotoğrafçısı olan yönetmen Perry Ogden, kentlerde yaşayan yoksul gençlerin fotoğraflarını topladığı kitabının ardından kendine "bu çocukların hayatta nasıl bir şansları olabilir?" sorusunu sormuş ve bir de film yapmış. Dublin'de yaşamını ailesiyle birlikte eski bir karavanda sürdüren İrlandalı bir genç kızın ekseninde, kentlere tutunamayan yoksul göçebelerin çıkışsızlık dolu öyküleri üzerine bir film.. İzlenmeye değer olduğunu düşünüyorum. 2005 Londra Film Festivalinden ödüllü..

Avida:
Kanat Atkaya, "ucundan kıyısından Bunuel'i sevdiyseniz kaçırmayın" yazmış bu filmle ilgili.. Bunuel'i sevmek ne demek, izlediğim hiçbir filmini unutamadım! Avida absürd bir film, tahminimce eğlenceli bir film. Festivalin fantastik filmler bölümünde gösterilecek..

Hazne:
En heyecanla beklediklerimden biri.. Japon sinemasından, siyah-beyaz, deneysel bir film.. Tanıtımındaki "dini inançlar ve spiritüalizm, tüketim çılgınlığı ve pop kültürü üzerine bir an sayıklamaya dönüşen, ardından mutlak dinginliğe ulaşan karmaşık bir fikirler ve kişilikler yumağı" cümleciği izlemek istemem için yeterli oldu.

Ekspres Kasa:
Hollywood'la -kendini ciddiye almadan- dalga geçen, küçük bütçeli ve öyküsüne bakılırsa sevimli bir film. Bir Hollywood yıldızı (Morgan Freeman), şoförü kendisini yol ortasında bırakınca Hollywood'a geri dönebilmek için süpermarkette eskpres kasada çalışan genç bir kadının yardımını istiyor. Ve kendini onunla Los Angeles sokaklarında turlarken buluyor! Festivalin "hit filmler" bölümünde gösterilecek, muhtemelen vizyona da girer.

Bilekkesenler:
Yine hit filmler bölümünde, biletleri çabucak tükenebilir! Sevgilisinden ayrıldıktan sonra intihar eden genç bir adam, ertesi gün intihar etmiş insanların toplandığı tuhaf bir evrende uyanıyor. Ayrıldığı sevgilisinin de kendisi gibi intihar etmiş olduğunu öğrenince de onu bulmak için tuhaf iki karakterle birlikte yola çıkıyor. Festivalin en bol ödüllü filmlerinden..

Rönesans:
Tatlıyı sona bıraktım:) Tam benim sevdiğim türden bir film bu; siyah-beyaz çizgi roman estetiğiyle kasvetli bir yakın gelecek tasviri yapan bir film noir! 2054 yılının Paris'inde geçen bu öyküyü izlemeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Umarım o gün yağmur da yağar, ben de filmin havasına iyice girerim:) Festivalin fantastik filmler bölümünde gösterilecek. Belki vizyona da girer ama kaçırmamakta fayda var, türü sevenler için tabi..

Bir kez daha, yaşasın sinema!

14 yorum var:

Mutfak Robotu dedi ki...

Haşhaş pek yakışıyor gerçekten bu tür tatlı kurabiye ve keklere Sibel. Benim de bir denemem oldu yayınlayacağım yakında blogda, yerken haşhaşın çıtır çıtır hali çok eğlenceli !

tugce:-) dedi ki...

sibelcim,
bayılırım şu haşhaşa, o kurabiyleri yiyenler de eminim bayılmışlardır :) ellerine sağlık.

Adsız dedi ki...

merhaba sıbel..ellerıne saglık..
caya cok duskun bırı olarak senın ozel ceylonlu kakuelı cayın hakkında bılgı verebılır mısın..nerede bulabılırım onları..kendıne dıkkat et..

NİLAY dedi ki...

Sevgili Sibel ;
kurabiyelerin çok lezzetli görünüyorlar...haşhaşı ekmekte seviyorum ama kurabiyede hiç denemedim...tarif defterime not aldım :)birgün denemek istiyorum...ellerine sağlık

sevgiler

Ferhanca dedi ki...

Sibel merhabalar, İstanbul film festivalınize hayırlı seyirler Samsun dan kıskanarak.
Haşahaşlı kurabiye çok güzel ..Haşahaşı çok severim fakat çoğu kişi bu haşahaş yanlış değerlendiriyorlar halbuki satılan haşahaşlarda hiç bir şey yok çekilmişi ayrı nefis ,tanesi ayrı kokusu hele çok güzel.. afiyet olsun ..Ferhan

Sibel dedi ki...

Sevgili mutfak robotu, cidden eğlenceli:) Aklıma haşhaşla ilk tanıştığım galetalar geliyor hep yerken! Bayılırım onlara da.

Tuğçe sağol canım. Beğendiler evet:)

Anonymous, ceylon çayı marketlerde bulunuyor, benim severek içtiğim "interleon" marka ithal bir çay. Demlerken içine 1-2 tane kakule atıyorum. Kakuleyi de baharatçılarda bulabilirsin. Çaya nefis bir koku veriyor.

Nilaycım umarım beğenirsin, deneyince kulaklarımı çınlatırsın:)

Ferhancım ben senin yerine de izleyeceğim filmleri, söz! Haşhaşla ilgili olarak biz de ofiste öyle espriler yaptık yerken:) Tabi ki çok lezzetli bir tohum, Ege mutfağında da özel bir yeri var.
Sevgiler..

Hande dedi ki...

merhaba...haşhaşı çok severim ama hiç tatlı halini denemedim. mutlaka deneyeceğim.Tuzlu haşhaşlı çörek tarifi de verebilirseniz çok sevinirim...

Turkmen dedi ki...

Yahu, arkadaslar, hashasi niye tatli ile dusunemiyorsunuz ki? :)Mesela sadece hashas ezmesini toz sekerle yemeyi bir deneyin derim o zaman, bakalim elinizden birakabilecek misiniz? Yada tahinli cevizli coregi yag ile inceltilmis hashas ezmesi ile yapin, hani daha somut bir tatli isterseniz ornek olarak...Eh, sonradan gelip aglamayin ama yedikten sonraki sucluluk duygusu da lezzeti gibi bir hayli cunku bu meretin...Ben soyliyeyim de...Evcil Kedi Tulin'in de muazzam gorunuslu bir hashasli kek tarifi vardi, buralarda zar zor bulup aldigim ezmeyi nasil oldugunu anlamadan sekerle yiyip bitirdigim icin maalesef hala deneyemedigim. Neyse...Sibel'cim ellerine saglik, kurabiyeler guzel gorunuyorlar, ustelik gonul rahatligi ile atistirilabilir cinsten. Kitir gibi gorunuyorlar resimlerden, o yuzden merak ettim, kitir mi yoksa yumusak mi oluyorlar?

Aybike dedi ki...

Merhabalar, ellerinize saglik. Hic denemedim hashasli corek ama eminim guzeldir . Afiyet olsun
Sevgiler

Acalya dedi ki...

Hashasli limonlu kekler burada pek bir yaygin. Benim esim de bayilir. Bu kurabiyeleri de denemeliyim o zaman. Bir de ilginc birsey sana;
Burada (USA) bu hashasli kek falan bu kadar yaygin olmasina ve bazi insanlarin kahvaltisini kafelerde bununla yapmasina ragmen (Starbucks gibi kafelerin neredeyse vazgecilmezi) sirketler ise alimlarda is gorusmesiyle birlikte yada daha sonra orientation icin cagirdiklarinda drug addiction tesbiti icin urine test yapiyorlar ve eger o sabah kazara kahvaltini bu kekle yapmissan yada testten once yeme gafletinde bulunmussan test sonucuna bu 'drug' olarak yansiyor ve 'valla billa kek yedim bu sabah' da desen isi kaybetmis oluyorsun. Boyle de acimasizligi var bu kekleri kurabiyelerin :)

Defne dedi ki...

Hashasli kurabiyeler cok hos, ellerine saglik.
Acalya'nin yazdiklarini okuyunca benim de, Amerika'da calistigim isyerine girdigimde ayni testi yaptirmis oldugum geldi aklima :). Allahtan hashasli kek falan yememistim :))

Sevgiler.

HULYA dedi ki...

Sevgili Sibel,
Bloğun benim bloğumu açmamda bana ilham veren bloglardan biri olmuştu.Tüm tariflerini bilgisayarıma kopyalayıp birçoğunu da denemiştim.Bir kaç kere de yorum bırakmıştım ama çok uzun bir zamandır gelememiştim ziyaretine.Bu haşhaşlı kurabiye çok nefis görünüyor bende ezilmiş haşhaş var ve onunla ne yapabileceğimi tam olarak bilemiyorum ama haşhaş gerçekten çok hoş bir aroma katıyor tariflere.Ellerine salık.Ziyaretime gelirsen sevinirim.Sevgiler.(MUTFAKTA BİRİ Mİ VAR???)

bembi dedi ki...

eline sağlık! benim bunu bugün kesin denemem lazım :)

Sibel dedi ki...

Hande denersen seveceğini düşünüyorum. Tuzlu isteğini de not aldım bir kenara.

Türkmencim haklısın (ve de iştahımı açtın:)) Sanırım daha çok haşhaşın bu tohum halini kastetti arkadaşlar, genelde tuzlularda kullanılır ya.. Kuerabiyeler kıtır olmuyor, yumuşak ama hani o ağızda hemen dağılıveren kurabiyelerden.

Aybike teşekkürler:) Bir gün dene istersen?

Açalya ciddi misin?! İnanılmaz birşey! Yiyeceklerin içindeki haşhaşın herhangi bir etkisi yok diye biliyorum ben? Ama çok lezizler gerçekten, keke de çok yakışıyor. Denemeni öneririm:)

Defne teşekkürler! Böylece biz de önemli bir bilgi edinmiş olduk bu deneyimler sayesinde:)

Merhaba Hülya, uzun zamandır yoktun sahiden! Sevindim yorumuna. Haşhaş ezmesini ben keklerde kullanıyorum çok nefis oluyor. Türkmen'in bahsettiği Tülin'in tarifine bir bak istersen. Tıpkı tahinli çörek gibi haşhaşlı çörek de yapabilirsin, bloglara bakarsan epeyce tarif var. Üşenirsen ekmeğe sür kahvaltıda ya da çay yanında, üstüne de birazcık bal gezdir ya da toz şeker serp. Tadına doyum olmaz!

Bembi ben de afiyet olsun diyeyim şimdiden:)
Sevgilerimle...