Yogi Çayı


İstanbul bahardan döndü sanki bu sabah! Hava yine garip bir biçimde soğuk, sabah bir yandan metroya yürüyüp bir yandan tost yerken eldiven takmadığıma pişman olarak geldim ofise.

Dün akşamdan belliydi aslında, çok üşüdüm evde, yediğim çikolatalar da yetmeyince ve artık daha fazla kahve içmek istemeyince kendimi ısıtacak bir formül arayışıyla baharat dolabıma göz atmaya karar verdim. Ondan mı koysam, şuna şunu mu karıştırsam, çaya süt mü eklesem derken... neden yogi çayını denemiyorum ki? dedim. Taze zencefil şart mı yani, tozu olmaz mı, niye olmasın... ve demekle kalmadım, kendime bir demlik yogi çayı hazırlayıverdim.

Bol baharat eklenmiş yogi çayının kesin bir formülü var mıdır bilmem, mesela daha önce içtiğim bir versiyonunda narenciyeler de vardı (ki sıcak içeceklerde ekşi tatları pek sevmediğim için, olmasa daha lezzetli olurmuş diye düşünmüştüm). Şimdiye dek taze zencefil yok diye hiç evde hazırlamayı denememiştim ama toz zencefilin de hafifçe rengini bulandırmaktan başka bir zararı olmadı. O kadar kusur da olsun varsın. Çayımın bir bardağına süt ekleyip, bir bardağını da sade haliyle içtim. Sonuçta hem içimi ısıttı, hem de ruhuma iyi geldi. Üstelik tadı da pek çok bitkisel karışımdan daha lezzetliydi!

Yanındaki biscottiler Gezi Pastanesi'nden.. Damla çikolatalı ve fındıklı. Meyvelisi, Antep fıstıklısı da oluyor. İstanbul'da daha iyi biscotti yapan pastane var mı? Hayır varsa söyleyin diye soruyorum:)

1 ufak demlik (2 bardak) yogi çayı için;

- 1 tane kabuk tarçın,
- 4 tane kakule,

- 5 tane karabiber,
- 2 tane karanfil,
- 1 çay kaşığı toz zencefil
- 1 tatlı kaşığı siyah çay (tercihen ceylon)
- Arzuya göre 1/2 bardak süt

Ufak bir çelik tencereye tüm baharatları koyup, üzerine 2 bardak su ekliyor ve sadece 5 dk kadar kaynatıyorsunuz. Ocağı kapatıp siyah çayı ekliyor, kapağı kapalı olarak en az 5 dk demlendiriyorsunuz. Çayınızı daha keskin aromalı isterseniz demleme süresini uzatabilirsiniz. Demlenmenin ardından çayınızı ısıtılmış bir porselen demlik içine ya da bardaklara süzerek aktarın. Dilerseniz süt ekleyerek ya da sade haliyle için. Afiyet sağlık olsun!


İstanbul bahara tekrar kaçsın, bu kez kesin yakalayacağım. Beraber Eminönü'ne gideceğiz, simitle çay içeceğiz, erguvanları seyredeceğiz, vapurla karşıya geçip oradan buraya bakacağız.
Evet, yapacağız bunları.

11 yorum var:

YELDA AKSU dedi ki...

Hepimizin Dunya Kadinlar Gunumuz kutlu olsun...

Acalya dedi ki...

Cayi klasik icmeyi seven ben, bu aralar rooibos (Guney Afrika kirmizi cayi)'a dadanmis durumdayim. Eger bulabilirsen denemeni tavsiye ederim. O da baharat katkili yada sade icilebiliyor, yada sadece vanilya katkili vs.
Yogi cayini denemeliyim. Gerci burda neredeyse yaz geldi artik ama olsun :)

Adsız dedi ki...

nice guzel caylara..
sevgiler...
gorki

Sevim dedi ki...

sevgili sibel! yazdiklarini okurken acayip keyif aliyorum. insanin memleketinden uzakta olupta, böyle güzel seyler okumasi huzur veriyor. ayni andada hasret büyüyor tabii ama... neyse... heleki alttaki canakkale-yazini okurken pek bi keyf aldim. herzaman yazdiklarini okuyabilmek dilegiyle... sevim

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

pek güzel olmuş,ellerine sağlık...

ahimsa dedi ki...

Mımmm mis gibi, benim gibi çaylar konusunda yeniliklere her daim açık birisi için süper bir fikir. En kısa zamanda deneyeceğim. Teşekkürler Sibel ve ellerine sağlık.

Sibel dedi ki...

Açalya, bilirim o çayı, nefistir. Bir ara bende de alışkanlık yapmıştı, vanilya vardı benim içtiğimde, mis gibi kokar sahiden..

Sevim teşekkürler! Kardeşimin adaşısın:) Yazılarımdan keyif aldığına gerçekten çok mutlu oldum, bu benim için tariflerimin beğenilmesinden bile önemli biliyor musun?

Ahimsa, dene mutlaka:) Seveceğine eminim, eğer baharatlı çayları seviyorsan.

Herkese sevgilerimle..

Ferhanca dedi ki...

Çayın nefis olmuş .zencefil bana acı geliyor çok sağlıklı bir bitki olduğunuda biliyorum .liptonun zencefil limon almıştım yine içemedim.tarçın ,karanfil favorimdir.. Erguvanları vede mimozaları ben debekliyorum.
Gazetede okudum adalarda ki mimozalar açmış çiçekçiler dadanmış kırıyorlarmış belediye başkanıda yasklamış adalardan mimoza çıkışını ..Adaların mimozaları özel bir cins miş..

Sibel dedi ki...

Ferhancım, Lipton'u ben çayda başarılı bulmuyorum açıkçası, bitki çayları ve meyve çayları da aynı şekilde, doğal ve lezzetli gelmiyor bana. Zencefil-limon için bir arkadaşım "pril kokuyor" demişti, haksız sayılmaz:)) Tarçın-karanfili de evde kaynatmak en güzeli, ben bir-iki de tane karabiber atarım her zaman.
Sevgiler..

Serkan dedi ki...

Sanırım bahar geri geldi İstanbul'a:)

Yazıyı ve rooibos'tan bahseden yorumu okuyunca benim de aklıma Portland'daki Tao of Tea isimli çay evi geldi. Yüzlerce çeşit çay olan çok güzel bir kafeydi kendisi...Portland'da güzel bir şehirdi...

Gerçi ben de ıhlamurumu yeni bitirdim, onun da yeri ayrı:)

Sibel dedi ki...

Serkan, evet bu haftasonu itibariyle sanırım bahar geri geldi, belki artık gitmez:) Yüzlerce çeşit çay da kulağa çok cazip geliyor doğrusu!