Siyah Üzümlü, Zencefilli Kek




Kek yapılan zamanlar -eğer bir konuk için yapmıyorsanız- moral zamanlarıdır...

Evde yalnızsanız, keyfiniz biraz az şekerliyse, hafta sonu gazetelerini kucaklayıp kanepeye yayıldıysanız, hele de içinizden hiçbir şey yapmak gelmiyorsa, fırında pişen kekin kokusunu duymak moral seviyenizi yükseltebilir. Tabii o keki paylaşamadığınız için bir yandan hüzünlenebilirsiniz de... Ama yine de kekiniz henüz ılıkken iki dilim kesip ilk çatalı aldığınızda, ardından mis kokan kahvenizi kocaman yudumladığınızda biraz daha iyi hissedersiniz.


Dün böyle biraz az şekerliydim.
Tüm az şekerli zamanlarımda olduğu gibi çok şekerli şeyler yemeyi özledim. Bu keki o zaman yapmadım aslında, yapalı çok olmuştu da buzlukta kalmıştı birkaç dilim. Onları ısıttım. Tijen ablacığımın armağanı olan patlak pirinçli yeşil çaydan demledim. Annemi aradım, ağladığımı belli
etmeyerek anneler gününü kutladım. Ona yolladığım çikolata ve biscottileri çok beğenmiş, hatta biscottileri pastaneden aldığımı zannetmiş başta. Bunları belki moral olsun diye söylemişti ama ben yine de gülümsedim. Sonra aynı gün doğum günü olan kardeşimi aradım, İrem Hayal bebek annesinin karnındayken kutlayacakları ilk anneler günü ve doğum gününde o da ona yolladığım muffinleri çok sevmiş. Bir müddet sonra kendimi daha iyi hissetmeye başladım, en azından akşama kadar...

Dediğim gibi bu keki daha önce yapmıştım. Zencefilin yoğun tadını hissederek, özellikle yeşil çayla birlikte yemeyi çok sevdiğim, sağlıklı bir kek olmuştu. Dr. Ender Saraç'ın diyet yapanlar için verdiği bir tarifti aslında. İşte buyrun hem diyet yapanlar için lezzetli ve doyurucu bir ara öğün, hem yapmayanlar için moral yükseltici bir kek tarifi...



Tarife geçmeden önce, siyah çekirdekli üzümün hem mükemmel bir antioksidan olduğunu, hem de bolca demir içerdiğini vurgulamak istiyorum. Benim aldığım doğal ürün dükkanında "Antep karası" adıyla satılıyordu bu üzümler. Ancaaaak... çekirdeklerini yemek herkesin hoşuna gitmeyebilir! Bu nedenle dileyenler çekirdeksiz kuru üzüm de kullanabilir. Oldukça küçük (4 kişilik) bir kek oluyor, normal ebatta bir kek olsun isterseniz ölçüleri 2 katına çıkarmanız gerekebilir. Kalan dilimleri benim yaptığım gibi streç filme sarıp buzluğa atabilirsiniz.

Malzemeler:

- Yarım su bardağı esmer şeker
- 1 adet yumurta
- 1/2 su bardağı yağsız süt
- 1/2 su bardağı tam buğday unu
- 1/2 su bardağından az beyaz un
- 1/2 paket kabartma tozu
- 6 adet doğranmış günkurusu kayısı
- 1 avuç çekirdekli siyah üzüm
- 1 avuç iri dövülmüş ceviz
- 2 tatlı kaşığı toz zencefil
- 1 tatlı kaşığı tarçın
- 1/2 tatlı kaşığı karanfil tozu

Yapılışı:

1. Yumurtayı ve esmer şekeri mikserle 5-6 dk kadar çırpın. Sütü ekleyip tekrar karıştırın.

2. Unları, kabartma tozunu, tarçın ve zencefili ayrı bir kaba eleyin. Daha sonra bu karışımı sıvı karışıma ekleyip tahta kaşıkla karıştırın.

3. Üzümleri, kayısıları ve cevizleri hafifçe unlayın. Daha sonra onları da hamura ekleyip karıştırın. Hamuru yağlı kağıtla kapladığınız (mutlaka yağlı kağıt kullanın, kekte yağ olmadığı için meyveler dibe çökerse çıkarmanız zorlaşır) küçük bir kek kalıbına dökün. Ben küçük boy dikdörtgen kek kalıbı kullandım.

4. Önceden 160 derece ısıtılmış fırında yaklaşık 25 dk pişirin.


Ben gerek duymadım ama dilerseniz tarifte önerildiği gibi keki fırından alınca üzerine inceltilmiş esmer şeker ve tarçın karışımı serpebilirsiniz...

13 yorum var:

Emine ve Eylül dedi ki...

Canım Benim;
Anneler gününde annenin yanında olamamak gerçekten çok kötü... Hatırlıyor musun? Bir anneler gününde annemin yanında olamayacağım için çok üzülmüş ve ağlamıştım ve Kırşehir'e dönmem gerekirken yurda haber vermeden Sevim ve seninle yurda haber vermeden Aydın'a kaçmıştım. Ne zaman anneler günü gelse bu günümüzü hep hatırlatırım :) seni de bir daha keyiflendirebildiysem ne mutlu bana. Merak etme canım en yakın zamanda anneciğine gidip senin için ona kocaman sarılıcam.
Eylül ve ben de seni ve Sevim'i kocaman kucaklıyoruz...

limoncicegi dedi ki...

Hep çok şekerli olman dileği ile.. sen de anne adayı olmaya aday olan biri olarak, anneler günün mutlu - kutlu olsun...

Adsız dedi ki...

Mektup
Selamlar...
Morali bozuk olduğunda mutfağa girip birşeyler yapıp mutlu hissedenlerden değilimdir. Böyle olan hatta mutfakta yeni birşeyler denerken heyecanlanıp pür neşe olan insanlara da hep hayranlık duymuşumdur. Kek iyi geldiyse ne mutlu sana... Bana da her zaman olduğu gibi seni okumak iyi geldi. :)
Ben de senin gibi bir anneler gününü daha annemden ayrı geçirmenin burukluğunu yaşadım gene. Bunu ilk kez İzmir'de üniversitede okurken tatmıştım. Hatırlıyorum da, o zamanlar bu kadar etkilemezdi beni. Ne zaman ki anne oldum, işler daha bir değişti. "Anne olunca anlarsın" derlerdi de abartıldığını düşünürdüm bu sözün. Ama tek cümleyle özetlenebiliyormuş herşey: Anne olunca anladım. Çok zor, çok meşakatli bir yol. Bir o kadar da keyifli. "Herşeye değer" dediğim anları yaşayınca tüm yorgunluğum kayboluyor işte. Tüm bunları neden mi yazıyorum? Valla Sibel'im, içimden geldi be. Hatta şimdi utanmadan yazımın başına dönüp bir de başlık atasım var. :)
Seninle en belirgin ortak yönümüz, ruh hallerimizin değişken olması sanırım. Yazılarından bunu daha iyi anlıyorum. Kendimizi müthiş iyi de hissetsek, kötü de hissetsek uzun sürmüyor. "Işığı" aramaya koyuluyoruz hemen.
Sevgin, ışığın her daim bol olsun canım Sibel'im!
Ada

Sibel dedi ki...

Emineciğim, çok sevindim mesajına! Ben de senin anneler gününü kutluyorum canım, anneme gidersen sarıl kocaman, ben de Eylül'ü kucaklıyorum. Nasıl da güzel zamanları onun şimdi değil mi..

Sevgili Limonçiçeği, aday adayı bile değilim ben ama olsun, sağol yine de..

Sevgili Ada, mektubun ne güzeldi! Hep yaz böyle olur mu? Evet ruh hallerimiz değişken, özellikle ben bu konuda bazen iyice abartıyorum:) Neyse ki dediğin gibi ışık arayışı fazla gecikmiyor.. özellikle de "herşeye değer" dediği anlarda yeniden doğuyor sanki insan..
ışık ve sevgiyle!

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel Hanım,
Sizi epeydir izliyorum ve ilk defa
yorum bırakıyorum.Ben 38 yaşında
dul bir hanımım.Hayatta ''zeki''
insanların yalnız olduğunu,değişken
ruh yapıları taşıdığını,eleklerinin
cok dar olduğunu bu yaşımda ancak
anlayabildim.Ancak yukarıda saydıklarımında pozitif yönleride
olduğunu söyleyebilirim.Her sanatcıda çelişkileri ve değşik ruh
halleriyle güzel şeyler üretiyorlar.,sizin yazılarınız ve
yemekleriniz gibi..Bazıları bu dün-
ya aptallarındır diyorlar.Kesinikle
yanlış bir saptama.Düşünce,üretme,
sanat,yaşam kesinlikle hüzün ve
yaşama sevincini,tezatlıkları bir
arada harmanlayabilmelidir,insanda.
Bence bunlar insanı tetikler ve
hayattan zevk almasını sağlar.
Cok fazla kendimizle barısık olmanın anlamı yok,tadıda yok bence.

Aday adayı konusuna gelınce.,lütfen
kendinizi şartlamayın ve aceleci olmayın. benım gıbı yanlış yapmanızı ıstemem.Yasınız cok genc,
dogru ınsan dogru vakıtte gelıp
sızı bulsun.Bunun tersıde olabılır.
Adım sızdende olabılır.Ancak acele
etemenızı onemle rıca ederım.
Yazım bıraz uzun oldu,dogaclama
yazdım,ımla ve cumle dusukluklerı
olduysa kusura bakmayın...
Hüzünlerimiz ve sevinclerimiz ile
devam..Sevgiler,Fatma/Canada

Nalan Kaplan dedi ki...

Çok leziz görünüyorlar ellerine sağlık !

Adsız dedi ki...

SEVGİLİ SİBEL,
YİNE GÜZEL YAZIN VE TARİFİNLE BENİ
BÜYÜLEDİNİZ.BENDE SİZİ SESSİZ TAKİP
EDENLERDENİM.

YUKARIDA FATMA HANIMIN FİKİRLERİNE
KATILIYOR VE BİRKAÇ CÜMLE İLE KATKIDA BULUNMAK İSTİYORUM.

YÜZYILIN DAHİSİ '''ATATÜRK '''
İÇKİ MASASINDA DOSTLARIYLA RAKI
İÇEREK SOHBET EDERMİŞ. HER KONUYU,
SİYASETİ KONUŞURMUŞ. MASADA VE ÖZEL
HAYATINDA KİMSEYİ KIRMAZ, ANCAK
O DAHİ VE KURMAY KAFASI İLE HERŞEYİ
İÇİNDEN ÖZÜMLER VE FAZLA KONUŞUP
YORUM YAPMAZMIŞ.GECELERİ ÇOK AZ
UYURMUŞ...

BU DAHİ İNSAN 3.GÖZÜ İLE İNSANLARI
DERHAL ANLAR,KİMİNLE YOLA ÇIKABİLECEĞİNİ İYİ SAPTAR VE BİRKAÇ
KURMAYI (danışmanı) İLE BAZI ŞEYLERİ
PAYLAŞIP, FİKİRLERİNİ ALIRMIŞ.ANCAK
HEP SONUÇTA EN İSABETLİ KARARLARI
TEK BAŞINA ALIRMIŞ.

İŞTE BU BÜYÜK DAHİ HERKEZE ,DOSTALARA BİLE MESAFELİ
DAVRANIRMIŞ.

UNUTMAMAK GEREK Kİ ''O '' BİLE,
KALABALIK İÇİNDE '''YALNIZ'''
BİR İNSANDI...

IŞIK VE SEVGİYLE, TİJEN KARADENİZ

Adsız dedi ki...

Bir yalnızlık senfonisidir gidiyor. Tamam arkadaşlar. Unutmayalım ki, yüzlerce insanın içinde de olsak, hepimiz yalnızız aslında. Çünkü daima kendimizle başbaşayız.
Dilek

Adsız dedi ki...

Yukarıdaki arkadaşlara ,'yalnızlık'
konusunda katılmıyorum. İnsan
dostlarla olmassa,paylaşmasını
bilmesse,ferdi davranışlar sergileyip bencil olursa bu güzelim
dünya kimbilir ne hale gelirdi?!!

Kimse mükemmel değidir,önemli olan
kendimiz hiç mükemmel değiliz...

Sevgiler,Nur

Adsız dedi ki...

Az önce fırına sürdüm keki. Heyecanla bekliyorum. Birkaç zorunlu değişiklik yaptım. Kayısı ve ceviz yoktu evde ben de incir ve fındık kullandım... Çocuk sahibi olduktan sonra beslenme alışkanlığımı değiştirdim, çocuğumun sağlıklı beslenmesini ve bunu alışkanlık edinmesini istiyorum, bu konuda bloğunuz bana çok yardımcı oluyor bütün tariflerinizi tarif defterime yazıyorum. Böylece nereye gidersem gideyim yanımda olabiliyorlar:))Özenli tarifleriniz için teşekkürler.

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel,

Bunu daha once soran oldu mu bilmem ama soracagim. Dr. Ender Sarac in kitabi mi var? Diger tariflerini nereden bulabiliriz acaba?

Cok tesekkurler,

Bobby ve Emine nin annesi

www.birfincankeyif.com dedi ki...

Merhaba..Bu kek nasıl oluyor yani sert mi, yumuşak mı?
denemek istiyorum da ..ellerinize sağlık...
esra

Sibel dedi ki...

Fatma hanım, güzel mesajınız için çok teşekkür ederim, çok mutlu oldum yazdığınız için.. Kanada'ya sevgilerimi yolluyorum, kabul edin.

Nalan beğendiğine sevindim, sağolasın:)

Tijen hanım, mesajınız benim için çok anlamlı, teşekkür ederim..

Sevgili Dilek, haklısın.

Sevgili Nur, burada bahsedilen bencillikten kaynaklanan bir yalnızlık değil aslında.. Blog yazarı dahil olmak üzere herkes paylaşmak adına bu satırları yazmıyor mu zaten?

Anonim, umarım bu keki de beğenirsiniz. İncir ve fındıkla da çok güzel olacağına eminim. Afiyet olsun size..

Bobby ve Emine'nin annesi, Dr. Ender Saraç'ın kitapları var, tarifler de kitaplarında mecvut. Ancak ben bu tarifi gazetedeki bir yazısından almıştım. Ideefixe'e bakarsanız kitaplarını görebilirsiniz, sipariş de verebilirsiniz.

Esra, sert olmuyor, daha çok süngerimsi yapıda bir kek oluyor, yağsız olduğu için. Umarım beğenirsin..