Uzaklardan...



Zaman bildiğim(iz) zaman gibi değil...
Geceler ve sokaklar da öyle...

Ege'nin en sıcak ikliminde, aşkın mavi kanatları altındayız.



Günler yine o özlediğim kıvamda akıyor geçmiş zaman kuyularına...
Taş bir evin kokusunu çekiyorum içime, akşamsefaları açmadan önce yıkanan kaldırımları anımsayarak...




Kahveler içiliyor dostlarla...
Öğleden sonra, böceklerin senfonilerini dinleyerek bir dağ evinde...




Demli bir çayın buruk tadını duyar gibi yudumluyorum zamanı.
Ve köy ekmeğinin sıcak kokusu burnumda...

Şeytan Sofrası'nda gün batacak az sonra... gitmeden önce birkaç kare paylaşmak istedim...


25 yorum var:

Hatice dedi ki...

Sibel kalemine hayran bıraktın beni yine:) ve tabii ki EGE'ye. gideceğim ağustosta,Ayvalık'a, Cunda'ya,Şeytan Sofrası'na... sen nereleri anlattıysan işte:))
teşekkür ederim bu paylaşımların için, devamını beklerim.
mutluluğun daim olsun...

gezicini dedi ki...

çok güzel resimler, bayıldım...
sevgiler
gorki

Adsız dedi ki...

Sibel hanım merhaba ne güzel anlatmışsınız yine sizden birşey rica etmek istiyorum ayvalık'ta kaldığınız pansiyonun ismini verebilirmisiniz lütfen.
Sevgiler
Sevgi

hayzer dedi ki...

Sibel selam.siteni günde bir kez mutlaka açıyorum ne var ne yok diye.gördüm ki hayatın keyfini çıkarıyorsun,senin adına gerçekten mutlu oldum.ama benim de canım çekti.en alttaki kayık ve deniz fotoğrafı sanki zaman yokmuş duygusu yarattı bende.hoşçakal

Adsız dedi ki...

çok uzaklarda hasret içinde bile olsa memleketimin o güzelliğini yaşattığın için teşekkürler

Hatice dedi ki...

Sibel kaldığın pansiyonun ismini bana da verebilir misin? ya da Ayvalık'ta bize önerebileceğin temiz pansiyonlar,apartlar var mı? çok teşekkür ederim:)
haticehtc@gmail.com

Adsız dedi ki...

Canim Sibelcim,

Senin butun yazilarin insana yasama sevinci veriyor ne kadar huzunlu olursa olsunlar. Ben dun Turkiye'den dondum, bir bucuk aya yakin kaldim ve hep annemle gecirdim butun bu zamani. Akcay'daydik son 20 gun. Balkon sefalari, guzel, bana hep huzur veren deniz, cay demleme torenleri, Montaigne in denemeleri, Halikarnas Balikcisi... Cok zor dondum ya. Kotu oldum bu sefer donerken, kocami ve kucuk papaganimi cok ozledigim halde... Senin huznunu hissedebiliyorum icimde aslinda, ailenden uzak olmak cok zor, seni gercekten dumduz bir sevgiyle seven iki ya da uc insandan uzak olunca "nicin" diye soruyorsun surekli. Gitsen olmaz kalsan olmaz...Bolunmusluk zor ya da tas kalpli olmak gerek. Ben mantiksal davranamiyorum ve davranmak da istemiyorum. Sevdiklerimin yaninda olmak istiyorum. Hepsi bir arada olsun ya...

Sevgiler
Sezil

Ferhanca dedi ki...

İyi tatiller

cafe gusto dedi ki...

Sevgili Sibel,
Ayvalıkta hayat roman gibi,film gibi,düş gibi.... ne de güzel anlatıyorsun oraları.Keşke hayat her zaman bu film tadında olsa yada herkes oraları görüp kısa sürede olsa o havayı teneffüs edebilse.Eşimle ikimizin yaşlılığını geçirmek istediği tek yer.Ayvalık...
İyi tatiller keyfini çıkart.
sevgilerimle..

Eda dedi ki...

Sevgili Sibel
Tatile, yani Ayvalığa gitmeye 2 hafta kalmışken, ve günler geçmek bilmezken, bu resimler bitirdi şu an...
Şeytan Sofrası tamam, ilk resim de sanırım Cunda'nın ara sokakları...Fakat diğerlerini çözemedim ve merak ettim mekanları...
Tadını çıkar, orada hayat başkadır...Paylaştığın için teşekkürler
Sevgiler

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel,ne güzel yazmışsın. Merak ettim de en son fotoğraftaki sen misin?Herşey gönlünce olsun.
Rabia

gülriz dedi ki...

Sevgili Sibel, biliyor musun o gün ben de güneşi Şeytan Sofrasında batıranlar arasındaydım. Kimbilir belki de yanyana oturduk birbirimizi tanımadan. Ben de 10 günlük bir kaçamak yaptım Ayvalık'a, huzura, dinginliğe, maviye ve yeşile... Sevgiler kocaman

http://illedeyemek.blogcu.com/ dedi ki...

Merhaba;
Sitenizi çok beğendim emeğinize yüreğinize sağlık sevgiler ,Hilal...

Adsız dedi ki...

Sibel Hanım,blogunuz bana ilac gibi
geldı.Ben dogu anadoluda görevli
bir memurum.Görev yaptgım yer kervan gecmez,kus konmaz kucuk bır belde.Sizin yazılarınızla kendimi
mavi bir cennet denizin kenarında buluyor ve hayallere kapılıyorum.
Hele o geceler,karanlık gecelerde
hayallerımı daha guzel kurabılıyor-
um.Bana bunları yasattıgınız ıcın
cok tesekkur ederım.Icınızdekı ışık
ve sevgının hıc bıtmemesını dıler,
herseyın gonlunuzce olmasını dılerım.Sevgılerımle,Işık Özpınar

Önder Yenilmez dedi ki...

Bence Sibel kitap dolu odada kalsin:) Mutfaga gecmesin:)tabii bekarsa:P

Sibel dedi ki...

Sevgili Hatice, Gorki, Ferhan, Serpil, Hilal, teşekkür ederim güzel sözleriniz için..

Sevgi ve Hatice, Taksiyarhis Pansiyon'da kalıyorum.

Hayzer, zaman yok ki zaten..

Sezilciğim, hepsi bir arada olmuyor asla.. ama yüreklerimizin gezindiği kainatta biz hep biraradayız aslında..

Eda, az kalmış sabret:) İlk fotoğraf Cunda değil, Ayvalık'ın ara sokakları.. Loş oda fotoğrafı kaldığım pansiyonun bir bölümü. En alttaki göl de İznik gölü..

Rabia teşekkürler.. evet o fotoğraftaki benim.

Gülriz, ne güzel tesadüf:) etrafla pek ilgilenmeyip cep telefonundan İlhan İrem dinleyen bir çift gördüysen o bizdik:)

Sevgili Işık, size ufacık bir pencere açabiliyorsa sayfalarım inanın çok mutlu olurum.. Güzel dilekleriniz için teşekkürler, sizin de hayatınız ışık ve sevgiyle dolsun..

Ev Perisi dedi ki...

Ne hoş manzaralar böyle...
Emeğine sağlık sevgili sibel...

sevim & hayal irem dedi ki...

nihayet dönmüşsün geriye. iyi olduğunu, mutlu olduğunu bildiğimden günlerdir bakmıyordum siteye -ki ben de minik kızımı kucağıma alacağım günün telaşındayım, biliyorsun.- ruhundaki uyanış seni böylesine canlı ama yine de hüzünlü tutan. sımsıkı sarıl ona. daha çok günbatımı izle, ordayken bile. ege, bildiğin ege, buralarda da gün aynı kızıllıkta batıyor hala. egenin bu küçük kıyı kasabasında da hüzün biriktiriyoruz içimizde. herhangi bir yaz akşamı beyaz bir köpüklü dalganın kanatlarına tutunup gitsinler diye. belki el verecek biri vardır kıyılara vurmadan önce.
öpüyoruz seni gözlerinden minik kırmızı :)

aynur dedi ki...

bu sayfalarda gezinmek beni mutlu ediyor,sıkıldığım zaman atıyorum kendimi buraya.Hele ki bir ayvalık aşığı olarak.Taksiyarhis pansiyonda ben de dört-beş yıl önce kalmıştım ve hala unutamadığım tatiller arasında yer alıyor.Büyülü bir yerdir orası,yakın zamanda gitmeyi istiyorum,sahipleri aynı mı acaba hala?
Sevgiler

Sibel dedi ki...

Teşekkürler Şükran! Beğendiğine memnun oldum:)

Sevimciğim... ne diyeceğimi bilemiyorum.. seni çok özledim ben çoook... gelsin artık minik Hayal İrem, buluştursun bizi de..

Sevgili Aynur, seni mutlu ediyorsa sayfalarım ben de mutlu olurum. Taksiyarhis gerçekten büyülü bir yer, bana nasıl bir büyü yaptıysa başka yerde kalamıyorum, Ayvalık deyince aklıma sadece orası geliyor:) Evet, sahipleri aynı.
Sevgilerimle..

zeynep dedi ki...

Merhaba Sibel,
Senin için çok sevindim,aşk ne güzel bir duygu...Daimi olsun dilerim ki.Senin güzel anlatımının sayesinde biz de gittik o cennet köşesine.Senin önerilerine uyduk,Güler Tatlıhanesini ve Murat Bey'i bile bulduk,senden habersiz selamlarını götürdük.Gerçi sen de bizden birkaç gün önce oradaymışsın:)Detayları sayfamda yazdım ama çok memnun döndük,özellikle Cunda harika...Tekrar teşekkürler tavsiyen için.Umarım birgün komşu oluruz o adada:)
Sevgiler
Zeynep

Sibel dedi ki...

Merhaba Zeynep! Bloguna baktım, çok sevindim Ayvalık'ta keyifli zamanlar geçirmenize.. Murat Bey gerçekten çok naziktir, Güler Tatlıhanesi de bir numaradır Ayavlık'ta. Hatta benim için Ayvalık lezzetleri denince birinci sıradadır. Komşu olma dileğine tüm kalbimle katılıyorum:)

yummania dedi ki...

of ya türk kahvesi müthiş görünüyo!
sevgiler,
Eni

güzizmir dedi ki...

İflah olmaz teyze akrep koştu koştu koştu,İstanbul savaşına girdi,güldü, dayandı, katlandı, çok ağladı, ağladı, ağladı, dayanamadı kaçtı, dengesini buldu ve İzmir'e yerleşti dünyanın en tatlı erkeğiyle, balayında da hayalini kurdukları Cunda'ya gittiler..Çizim egzersizlerine başlanan minik pansiyon odası,taş sokaklar, kapılarında ayrı tatlı hayallere dalınan evler, ne bol kediler,nefis otlar, kitapçıda ki gri saçlı kadının uzun huzurlu sohbeti, Bay Nihat'ta içilen ilk rakılar, dünyanın en lezzetli mezeleri...zamansızlık adasından dönmeyi hiç istemediler..zamansızlık adasına bir gün dönmeyi çok istediler, hala istiyorlar...

Sevgiler..

(Not: Bir hayalleri daha var; Küba havana. Belki o da gerçekleşir, Oradan da dönmek istemezler. :) Şimdilik çikolatalı pastalar pişirip kahve içerek kitaplarını okuyorlar, sohbet ediyorlar, ağız dolusu gülüyorlar herşeye, en çok ta birbirlerine..)

Sibel dedi ki...

Sevgili Güzizmir! Ne mutlu size! Yaşadıklarınız yaşayacaklarınız habercisi adeta.. Dilerim tüm hayalleriniz gerçek olur. Siz yeter ki birlikte gülmeye devam edin.
ışık ve sevgiyle...
(ah o ilk rakılar... nerelere götürdün şimdi beni bilsen!)