Hey Gidi Günler!


Bu sahaflardan bulup kurtardığım bir derginin kapağı değil...
Sanıyorum ki yeni çıkan kitaplarla ilgilenen herkesin bugünlerde sık sık gördüğü bir kitabın kapağı. Yazarı Hulusi Tunca, 70'lerin en önemli müzik dergisi Hey'in bir anlamda "her şeyi".

Sevgili dostlarımdan Cem'in bana doğum günü hediyesi olan bu kitabın çıktığını tam da o günlerde, bir televizyon kanalında Hulusi Tunca ile yapılan röportajdan öğrenmiştim. O sırada televizyona bakmıyordum, kulak vermemi sağlayan, Hulusi Tunca'nın "sevgili İlhan İrem.." diye başlayan bir cümle kurmasıydı. İlhan İrem, bir sohbetleri sırasında neden Hey'de yayınlanan yazılarını, röportajlarını kitaplaştırmadığını sormuştu Tunca'ya. Öyle ya, koskoca bir müzik tarihiydi Hey Dergisi... Günümüzün magazin anlayışından uzak, seviyeli yayıncılığı, ciddiyeti ve müzik dünyamızdaki gelişmeleri yansıtma amaçlı haberciliğiyle çok sevilerek takip edilmiş, pek çok kişisel arşive girmiş bir dergiydi.

İşte, "70’li Yıllar - Bir Best Offf Çeksem" alt başlığını taşıyan bu kitabın hazırlanma öyküsü böyle başlamış. Okuyucusu ve henüz lise öğrencisiyken Hey'de gazetecilik hayatına başlayan ve giderek başarısıyla derginin “yıldızı” olan Hulusi Tunca'nın 4. kitabı bu.

Bugünlerde okumaya başladım ve hem sizlere kitaptan bahsetmek, hem de sevgili Tuğçe'nin sorusunu -geç de olsa- yanıtlamak istedim. Diyordu ki Tuğçe, en yakınınızdaki kitabı alın, 187. sayfayı açın ve ilk cümleyi yazın. Ben konu bütünlüğü olsun diye ilk cümleleri aktarmak istedim.
İlk cümleler şöyle:

“Jacobson “Ölümden Sonra Hayat” adlı eserinde ‘Ölüm son mudur yoksa başlangıç mı?’ sorusunun cevabını aydınlığa çıkarmaya çalışıyor. Siz ne dersiniz; ÖLÜM son mu yoksa başlangıç mı?”
BARIŞ (MANÇO): “Ölüm, yaşam denilen rüyadan uyanmaktır.”
CEM (KARACA): “Ölüm, tıbben kesin bir sondur. Ancak yaşadığı sürece yaptığı işlerle kendinden sonraki kuşaklara ışık tutabilmişse kişi, o zaman yaşam sonsuzdur. Kimse Edison ya da Mevlana’nın öldüğünü söyleyemez!”

16 yorum var:

Noktrun dedi ki...

Medeniyette "Ayaküstü Yemek" kültürünün bizde "lüküs" sınıfından çıktığı gün kitapçılarda kitap kalmayacaktır. O zaman koyacaktır insanlara çöplerini boş kitap raflarına. Okuduklarından bir şey anlarsalar çöplerini de koymayacaklardır oraya. Basım evinin kitap yetiştiremediği günlerin gelmesi dileğiyle...

Muhabbet Çiçeği dedi ki...

Bu kitabı mutlaka okumak isterim. Bende çok fazla kitap kurduyum. Ancak son günlerde pek takip etme şansım olmadı. Keşke herkes bizler gibi kitapları okurken biraz anlamaya çalışıp uygulasalar da o resimde yaşanan görüntü çirkinliği ortaya çıkmasa... Herkesin kitapları biraz olsun sevmesi ümidiyle...

acemi dedi ki...

kendi dalgınlığımdan biliyorum, bazen eldekiler bir yere bırakılır sonra da almak unutulur, ki kitapçıda bunun gerçekleşme olasılığı daha yüksektir genelde. o yüzden çok da ön yargılı olmayın, belki unutkanlıktır sadece.

Sibel dedi ki...

Kesinlikle katılıyorum.. Özellikle de korsanları yerine gerçeklerinin!

Kitapları sevmek aslında insanın içinden gelen birşey.. ama çoğunlukla öğretilebilir. Anne-babalara düşüyor en önemli görev..

Dilerim sadece unutkanlıktır:)
Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

en son resimde kitap rafindaki kola bardagini elestirmissiniz nerden biliyorsunuz belki o kisi unutmustur kitaplara bakarken hemen insanlari suclamayin birakmissada birakmis sende gormussun ya al at cope cok muhim sanki

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel Hanım,beni alıp o
yıllara götürdünüz,ne güzel günlerdi.İnsanlar daha edepli,daha
güzel gibiydi galiba...Kültür olayımız maalesef erozyona kapıldı,
kayboldu..Sevgiler,Gülsen Yalçın

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel,tanıtım yazınızdan
Ankara'da öğrenci olduğunuzu belirtmişsiniz.Bende Ankara'lıyım
ve ''hey gidi günler''diyebiliyor-
um.

Ankara her dönem;tiyatro,opera,kon-
ser ve sinemasıyla Türkiye'nin bir
numaralı kültür şehri olmuştur...
Ayrıca doğa açısından da en yeşil
kentlerden biridir.Sevgi ve Işıkla
kalın..Sibel Çankaya

Adsız dedi ki...

çok önemli bir konuda,çok duyarlı
ve düşündürücü görüşleri dile
getirmişsiniz.ölüm olayında bende
barış manço gibi düşünüyorum.ancak
kişi yaşarken üretken olmalı,elinden geldiğince,kalıcı
eser veya yapıtlar bırakmalı.

sibel hanım,birde bazı saçma yorum-
ları neden silmiyorsunuz,merak
ediyorum doğrusu.sizin gibi duyarlı
bir insana yorum bırakmasını bilmeyen insanlarıda kınıyorum.
sevgiyle,deniz bahriyeli

hayzer dedi ki...

sibel yeni sayfan çok güzel.iç açıcı,ferah,aydınlık.inşallah hayatın da böyle olur.

Sibel dedi ki...

Gülsen hanım, katılıyorum sözlerinize.. Medeniyetimiz ilerlemesi gerekirken geriliyor sanki..

Sibel, Ankara'da öğrenci olmak bambaşka bir keyiftir gerçekten.. Diğer büyük kentlere oranla öğrenciler kültüre-sanata çok daha yakındırlar. Zaten kentin çok fazla "eğlence" vaad etmeyen yapısı buna yönlendirir bir anlamda. İyi ki orada öğrenciydim diyorum geriye baktığımda.. Çok da özlüyorum festival festival gezdiğim günleri..

Deniz hanım teşekkür ederim güzel sözleriniz için. Hakaret içermediği sürece kimsenin yorumunu silmiyorum.. Ancak bazen yanıtlamak gelmiyor içimden..

Hayzer çok teşekkürler!
Sevgilerimle..

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel,

Bu konuda belki de onemsiz ama ben de isimsizlere katiliyorum. Ortada numca olay olurken, bir dolu insan gereksiz yere olurken, bir kisinin belki de unutkanliktan birakiverdigi cola bardagindan kitap okumuyordur buyuk ihtimal yargisi yapmak bence de yanlis.

Insanlari yargilamak yerine onlarin hatalarini unutkanliklarini biraz hosgorsek, biz ustumuze duseni yapsak kosemizden yargilamak yerine belki de daha hosgorulu temiz guzel bir dunya olurdu. Aslinda ben de her zaman boyle hosgorulu degilimdir ama ben de hergun caba sarf ediyorum. Kendimce. Sevgiler.

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel,Hey Dergisi belirttiğin gibi,seviyeli ve haber
içeriği açısından da önemli bir
sanat eseriydi.Şimdiki magazin
dergilerinden miğdemiz bulanıyor.

Herhalde,para-arz ve talep meselesi.Şanssız ve bireyci bir
nesil...insan üzülüyor.

Sevgiler,Anonim Abi

Adsız dedi ki...

deniz bahriyeli;
ben sibel'e yazdim sen neden olaya el koyuyorsun bende bunu anlamadim.. sibel hanim resim cekip sitesinde yayinliyor ona bisey diyen yok ama karton bardagi unutuna laf cok

REALITY dedi ki...

Çok güzel bir siteniz var.Tebrik
ederim.Mehmet

REALITY dedi ki...

Tabii çok haklısınız,eski günler
çok güzeldi...

Nazim dedi ki...

Herseyimiz modernlesti ama kültürel erozyona ugradik. Muhafaza etmek ile muhafazarlik arasindaki farki bilemedik. degerleri ve degerlileri muhafaza ederek, modernlesmeyi basaramadik. Yeni yetisen nesiller umarim bunu basarir.