Yürek Büyüsü...



maskeli balonun tam ortasındayız biz, ama yok maskelerimiz...
giysilerimiz bile yok ruhlarımızı örten...
yalnızca bedenlerimiz...

kanatlarımız yok olmadı ki bizim... kozamızı delip kelebek olduğumuzda... gökkuşağı renklerinde parlıyordu kanatlarımız... uçtuk... uçuyoruz ötelere... arınıyoruz, yıkanıyoruz uçarken... uçtukça anlıyoruz... anladıkça büyüyoruz... büyüdükçe çoğalıyoruz...

"aşk kapıları"nda akarken gözyaşları, "yılan ısırığı" oluyor, derken "dem"... 
dem'leniyoruz gecelerin en koyu karanlıklarında, ışığın aşkıyla...

elele, yürek yüreğe bir büyüyü paylaşacak, bir kez daha çoğalacağız...
en derin yüksekliklerde!

ışık ve sevgiyle...

Çikolatalı Turta



Üç gün çabucak geçti...
Sadece üç gün kalabildim İrem bebeğimizin yanında...
Uyuduğu ya da anneciğinin koynunda olduğu zamanlarda da pek mutfaktan çıkmadım:) İremcik ilk doğum gününe kadar tadamayacak da olsa teyzesinin pastalarını, bu çikolatalı turta onun şerefine yapılanlardan biriydi. Acaba o da çok sevecek mi çikolatalı lezzetleri diye düşünüyordum turtayı yaparken...

Biraz büyüdüğünde mutfağa girip benim küçükken yaptığım gibi her şeyi karıştıracak belki... Tabureye çıkıp tezgaha uzanmak isteyecek, kurabiye hamuruna parmaklarını sokacak, her şeyi ağzına götürecek, ortalığı dağıtacak, sonra da gülücükler atacak kızamayalım diye... (ama belki de annesine benzeyecek ve yemek yapmaktan çok yemeyi sevecek, kimbilir? :)

Turta bol çikolatalı oluşuyla herkesin kalbini kazandı o gün.. Tazeyken, çikolatası henüz üzerinden akıyorken gerçekten çok güzeldi. Ertesi gün son dilimleri dondurma eşliğinde yerken, çikolatayı çok seven birilerine aynısından yapmam gerektiğini düşünüp gülümsedim:)


Tarifi Yemekbiz mail grubumuza uzun bir zaman önce sevgili Yelda göndermişti. Onun tarifi bademliydi (hamura 1 çay bardağı ince çekilmiş badem ekleniyordu) ama ben bademsiz yaptım. Tekrar denediğimde badem de ekleyeceğim kesin..

Malzemeler:

- 100 g bitter çikolata
- 2 Türk kahvesi fincanı erimiş tereyağı
- 1 su bardağı pudra şekeri
- 4 adet yumurta

- 3 Türk kahvesi fincanı un
- 1 paket kabartma tozu

Üzeri için
- 200 g bitter çikolata

Yapılışı:

1. Tereyağı ve çikolatayı benmari usulü eritin. (Ben önce ölçmek için tereyağını eritip daha sonra sıcak yağa çikolatayı ekleyerek onu da erittim.)

2. Derin bir kabın içinde pudra şekerini yumurtalarla birlikte mikserle köpürene dek çırpın.

3. Sürekli çırpmaya devam ederek çikolatalı karışımı bu karışıma yedirin.

4. Unu ve kabartma tozunu eleyerek ilave edin. Hamuru yağlı kağıt serilmiş yuvarlak kalıba dökün. Ben ince bir turta olması için büyük kelepçeli kalıp kullandım.

5. Önceden 170 derece ısınmış fırında 35 - 40 dk kadar pişirin. Fırından aldıktan ve kalıptan çıkardıktan sonra soğumasını bekleyin.

6. Bitter çikolatayı benmari usülü eritin, biraz ılıyınca spatula yardımıyla turtanın üzerine sürün. Dilerseniz bu haliyle, dilerseniz yanına krema veya vanilyalı dondurma koyarak servis yapın.

İrem Bebek...



Hoş geldin bebeğim...

Acele ettin gelmek için dünyaya ama mutlaka var bir bildiğin... Öyle güzel şeyler yaşayacaksın ki, anneciğinin karnında durmak istemedin daha fazla belki de... Uçları sarı, dipleri kumral saçların, minicik bedenin, upuzun parmakların, gül dudaklarınla nasıl da güzelsin!

Kucağında uyurken saatlerce, hiç bilmediği duygularla tanıştırdın teyzeni. Senden öyle zorlukla koptu ki, geceleri uykusunda martıların seslerini bile senin ağlayışın zannediyor teyzen. Hala bebek kokunu duyuyor, boğazı düğümleniyor senin her gün büyüyüşünü izleyemeyecek diye, bir uzak şehirde...

Sana "İrem" dedi teyzen, annense "Hayal"..
İrem Hayal oldun, deden kulağına öyle fısıldadı ismini. İsminle büyü bebeğim...


Ve dünya üzerindeki henüz üçüncü gününde, kucağında uyuyorken anlattı teyzen sana neden İrem dediğini... Bir şarkıyla...

"Yıldızlar yağıyordu gece mavilerine
Bulutlarda tuhaf bir beklenti
Yürüyor kainat, toprak yırtılıyordu
Tozlu heyecanlarla dökülüyor duvarlar
Uç yalnız uç alaca tüylü kuş
Uç yalnız uç başında bulut
Uç yalnız uç alaca tüylü kuş
Uç yalnız uç sevdalı bulut

Seni hiç anlamadan şaşkın seyrettiler
Olağanüstü renklerine bakıp
Işıklı semalarda uçucu masumluğun
Sonsuz diyarlara kanat açıp süzülen
Uç yalnız uç alaca tüylü kuş
Uç yalnız uç başında bulut
Uç yalnız uç alaca tüylü kuş
Uç yalnız uç sevdalı bulut

Asla pes etme! Sarıl hayata...
Sımsıkı sarıl yalnızlığına...
Tek gerçek olan sensin!
Yedi kat göklerdesin...
İnandığın ötelere... ötelere...
Uç yalnız uç alaca tüylü kuş
Uç yalnız uç başında bulut
Uç yalnız uç alaca tüylü kuş
Uç yalnız uç sevdalı bulut
Uç yalnız uç...."

Makarnalı Börek




Hayatın sarkacından bahsetmişti sevgili bir ablam...
"Ne yana savrulursan, bil ki tam aksi yöne, aynı şiddetle savrulacaksın... Ta ki dengeni bulana kadar..."

Çok az cümle kalıyor insanın aklında, duyduğu, okuduğu onca sözcükten sonra... Ama ne duyduklarım ne de okuduklarım arasında, çok az cümle bu kadar kazındı benim zihnime... Ne zaman kötü hissetsem, hayat üzerime geliyor gibi olsa bu sözcükleri tekrarlıyorum şimdi. Geçecek diyorum... tam aksi yöne savrulacağım... sonra yavaş yavaş dengemi bulacağım. 

"Ruhun dönmese de sen dön" demiş sevgili Hayzer... Döndüm çoktan, döndüm de tekrar merhaba demem yine zaman aldı. Uzunca süredir siteye yeni tarif eklemediğimi düşündüm, çok farklı bir tarif olmasa bile hoşuma giden basit bir börek tarifini paylaşmak istedim.

Milföy benim her zaman elimin altında bulundurduğum malzemelerden değildir. Aslında pratikliği ve piştiğinde çıtır çıtır oluşuyla oldukça cazip bir hamurdur ama biraz yağlı olduğu için ben pek kullanmam. Yine de bu tarifi denemek isteyince marketten 20'li paketlerde satılan kare milföylerden aldım ve kalanları acil bir börek yapmam gerektiğinde kullanabileceğimi düşünerek dondurucuya kaldırdım. Sizin de dondurucunuzda milföyleriniz bulunuyorsa bu tarifi hemen deneyebilirsiniz. Ben akşam yemeği için hazırlamıştım ama içindeki makarna piştikten sonra hamurla bütünleştiği için çayın yanına da yapılabilecek bir börek çeşidi bu. Nitekim ben yanına çay demleyerek yemeyi tercih ettim. Korktuğumun aksine oldukça hafif ama çok da doyurucu bir börek oldu. Eğer tek başına ikram edilecekse 4-5 kişiyi rahatça doyurabilir. Tarif Ayşe Tüter'e ait.


Malzemeler:
- 12 adet kare milföy hamuru
- Yarım paket kelebek makarna
- 1 yemek kaşığı tereyağı

- 1 su bardağı süt
- 100 g kaşar peyniri rendesi
- 1 ufak kase lor peyniri
- 2 adet yumurta (birinin sarısı ayrılacak)

- Tuz, karabiber
- Çörekotu, susam


Yapılışı:

1. Milföyleri önceden dondurucudan çıkartıp hafif yumuşayıncaya kadar oda ısısında bekletin. Makarnaları tuzlu suda 8 dk kadar haşlayın.

2. Hamurların üçünü yanyana koyup elinizle ya da merdaneyle hafifçe açın. Yağlanmış orta boy dikdörtgen bir fırın tepsisinin yarısına bu hamuru koyun. Üç milföyü daha aynı şekilde açıp tepsinin diğer yarısına koyun. Böylece tepsinin dibini 6 tane milföyle kaplamış olacaksınız.

3. Haşlanmış makarnayı süzerek derince bir kaba alın. İçine hemen tereyağını koyarak erimesini sağlayın. Sütü, kaşar peynirini, lor peynirini, 1 yumurtayı ve 1 yumurta akını ekleyerek karıştırın. Tuzunu karabiberini ekleyin. Hazırladığınız karışımı milföyle kapladığınız tepsiye boşaltın.

4. Kalan milföyleri yine aynı şekilde açarak tepsinin üzerine koyun, makarnalı karışımın üzerini kapatın. Ayırdığınız yumurta sarısını fırçayla sürün. Çörekotu ve susam serpin.

5. Önceden 200 derece ısıtılmış fırında, böreğinizin üzeri iyice kızarana kadar pişirin. Sıcak servis yapın.