Kansızlık Meselesi


Zor günler başlığı daha fazla kalsın istemedim. Sizin olduğu kadar benim de içim sıkılıyordu zira. Merakınızı gidermek, bir ses vermek istedim.

Öncelikle çok sevdiğim, yıllardır tiryakilik derecesinde içtiğim kahveyi son zamanlarda azaltmış olsam da artık tamamen (en azından bir süreliğine) ona veda ettim. Veda seramonisi bile yaptım onun için! Dün doktorla görüşmemin ardından ofise geldim, bir şeyler yedim ve ardından, nasıl olsa ilaçlara akşam başlayacağım diyerek son kahvemi hüzünle yudumladım...

Ağır anemi (kansızlık) teşhisi kondu bana, sevgili okur-dostlar.
Ciddi derecede demir, B12 ve folik asit eksikliği. Üçü birden.
Oysa kendime pek bir iyi baktığımı zannederdim ben...
Sebze yiyorum ya, ot düşkünüyüm ya, süt-yoğurt-yumurta yerim ya... Olmamış işte. Bir yerlerde yanlışlık yapmışım. Vejetaryen oluşumu asla sorgulamıyorum, tanıdığım çok sağlıklı vejetaryenler var.

Hemen tedaviye başlandı, sık sık kontrollerim olacak ve sanırım uzun bir dönem tedavi devam edecek. Kahvaltılardaki keyif çaylarıma da veda ettim. Onun yerini portakal suyu aldı, her gün 1 bardak. Uyanır uyanmaz pekmez. Sil baştan yapılan bir diyet listesi. Değişen bir beslenme düzeni.

Durum budur.
Ne zaman yeni bir tarif denenir de paylaşılır bu kahvenin mutfağında, bilmiyorum.
Ama en kısa zamanda, keyifli bir yazıyla dönmek istiyorum...

66 yorum var:

İşitme Kaybı dedi ki...

sibelcim çok geçmiş olsun,ben de bloguna veda ediyorsun sandım...

herşey yoluna girecek,moralini yüksek tut,sana önerilenlere devam et...

sevgiler,

bembi dedi ki...

Çok geçmiş olsun Sibel! Sebebini keşke belirleyebilselermiş. Yeni beslenme düzeninle kısa zamanda atlatırsın umarım! Sevgiler..

mz dedi ki...

Birkac sene once bana da benzer bir teshis kondu, hatta teshisi koyan doktor hemen o anda iki unite kan vermeye kalkisti. Yaklasik bir sene sonra yaptirdigim testlerse basarili cikti. Ben alkollu icecekleri pek seven bir insan olmadigim icin yapmadim, ama benzer sorunlari yasayan baskalarinin da tavsiyesi hep kirmizi sarapti. Bir de cekirdekli kara uzum (kurusu).
Gecmis olsun, kendinize dikkat edin.

Yesim dedi ki...

Sibel'cim geçmiş olsun, bir an blogunu kapatıyorsun sandım üzüldüm. Biraz dikkatli beslenmeyle ve belki vitamin destekleriyle eminim toparlayacaksın, moralini bozma sakın. Kahveyi ben de çok içiyorum diye azaltayım istiyordum yazdan beri yavaş yavaş bıraktım sayılır, şimdi de limonlu yeşil çay tiryakisi oldum ama :)
Sevgiler,

merve dedi ki...

Geçmiş olsun Sibel, inşallah en kısa zamanda değerlerin normal seviyeye çıkar. Ben de çok meraklıyım ve bilgiliyim bu beslenme konularında ama bende de var anemi, demir ilacı ve vitamin kullanıyorum ben de. Bu yüzden bu düşük değerlerimizi yükseltmek için beslenme önerilerini yazarsan çok makbule geçer bizim gibiler için de. Dediğin gibi ben de formumu korumak için kısıyorum bazı şeylerden, o zaman vücudumuz eksik kalıyor heralde. İkisini de dengelemek lazım ama nasıl...

Adsız dedi ki...

gecmis olsun sibel... blogunu epeydir okuyorum ama hic yorum birakmamistim. b12 filan okuyunca dayanamadim artik :-)

ben de (6 yil), esim de (12 yil) gecen yila kadar vejetaryendik. bir yil kadar once ikimiz de ciddi rahatsizliklar gecirmeye basladik-parmaklarda uyusukluklar, feci basdonmeleri, vs. b12 cikti sebebi. aylarca yaptigimiz arastirmalarin sonucu: b12'yi ancak hayvansal urunlerden alabiliyorsun. bir sure karacigerinde depolaniyor ama yillarca takviye etmeyince bitiveriyor-ve geri donusu olmayan zararlar verebiliyor. etyemezlerin ya takviye vitamin almasi, ya da b-complex eklenmis urunler tuketmesi gerekiyor. ikimiz de "madem vucudumuzun ihtiyaci var, et yeriz o zaman" diye karar verdik. cok zor bir karardi ama beden-zihin sagligimizin dengesi icin dogru karar verdigimizi dusunuyoruz.

her bunye farkli tabi ki (kimisine sut/yumurta da yetiyor), ve herkesin karari da kendine ozgu. benim de tanidigim yillarca et yemeyen, saglikli insanlar cok. ama maalesef benim vucudum 6 yil izin verdi buna.

senin de kararin ne yonde olursa olsun, umarim cabukca sagligina kavusursun.

nym dedi ki...

Sibel, cok gecmis olsun:( Ne zamandır okuyorum yazılarını, boyle uzucu bir habere yorum yazmadan duramadım.Umarım hersey en kısa zamanda iyi olur, sende yeni tariflerinle ve keyifli sohbetinle yazılarına devam edersin:)

Adsız dedi ki...

Merhaba Sibel,

Sana daha oncede yazmistim hani portakal memleketindenim bende diye... Yazindan etkilendim gecmis olsun.Bende senin gibi yedigime ictigime cok dikkat ettigimi dusunurken cok ciddi bir rahatsizlik icin tedevi gordum bir yil once. Seni cok iyi anlayabiliyorum ama unutmaki azmin elinden birsey kurtulmuyor.Sana nacizane tavsiyem neden oldum demek yerine nasil yenerim psikolojisine girmeye calis. Bu seni basariya daha cok yaklastiriyor inan.Ayrica benim tedavimde de kan degerlerim fazlasiyla dustu. Bu nedenle doktorum (Istanbulda cok iyi prof.lardan biri)bana ENOANT (uzum suyu ve cekirdegi konsantresi) onerdi.Doktoruna da danis ve mutlaka kullan.Sabahlari icebilecegimiz pekmez sinirli.Ayrica sekerde icriyor.250 ml sisede 29 kiloya esdeger bir uzum konsantresi bu.Bir yemek kasigini suya karistirarark iciyorsun. Internetten de check edebilirsin.Eczanelerde satiliyor.Bulmak biraz zor ama eger almaya karar verirsen ben sana nerde bulabilcegini yazarim.

Tekrar gecmis olsun.

Sevgiler...

Vildan

Alev dedi ki...

Sibelcim

Cok gecmıs olsun. Umarım cabucak iyilesirsin. Kendine dikkat et ve moralini yuksek tut. Biliyorsun yuksek moral de vitaminler kadar yararli saglina kavusman icin.

http://ballkabak.blogspot.com/ dedi ki...

Aynı dertten müzdaribiz:(kan hapı alıyorum her gün artı folıc asıd ve magnezyum.Artık kokularından miğdem bulanıyor ama bana gelen enerjiside en güzel mutluluğu.Meğeresem ne kadar halsizmişim.Sende haplarını içtikçe anlarsın.Çok geçmiş solsun.Sevgiler

Puzzle Heart dedi ki...

Sibel, cok gecmis olsun.Umarim en kisa zamanda sagligina kavusursun.
Sevgiler...

Adsız dedi ki...

Sibel Hanım,

Kahveye Veda başlığını okuyunca sabah sabah korktum. Siteyi mi bırakıyorsunuz diye.

Çok çok geçmiş olsun. Siz güçlü bir insansınız. En kısa zamanda bu rahatsızlığı atlatacağınıza inanıyorum.

Dualarım sizinle.

Nurten

Meral dedi ki...

Geçmiş olsun Sibel
ben de severek gezdiğim sitene veda ediyosun sandım
Sibelin kahvesini Sibelin pekmezi yaparız sağlık için herşey yapılır
Kendine iyi bak
Sevgiler

bocuruk dedi ki...

Geçmiş olsun Sibel'ciğim. İlaçlar kısa sürede yoluna sokacaktır herşeyi. Sen moralini yüksek tut. Dediğin gibi beslenme düzenini değiştirmen de iyileşme sürecini hızlandıracaktır emin ol.
Keyifli haberlerini bekliyorum.
Sevgilerimle...

Sema Nur dedi ki...

Günaydın,
Geçmiş olsun. Acil şifalar dilerim.
Neyseki teşhis konmuş. En kısa zamanda, nasıl yenmeniz gerektiğini öğrenip, gerekli tedbirleri alacağınızdan eminim.

Tekrar acil şifalar.....

şule dedi ki...

Sibelciğim inşallah en kısa sürede kan değerlerin normal seviyelere çıkar. Kendine dikkat et. Doktor ne diyorsa uymaya çalış. Sağlık bu başka birşey değil. Hemen toparlan ki bizi nefis yazılarından ve tariflerinden mahrum bırakma :)Sevgilerimle..

eliza bennet dedi ki...

Benim de ilk tepkim "Blog mu kapanıyor yoksa?" oldu ve üzülerek okudum zira bu blogu severek okuyor ve hemen hergün update var mı diye bakıyorum.

Sibel size çok geçmiş olsun umarım bunu çabuk atlatırsınız. Allah'a şükür ki tedavisi mümkün bir durum.

Yukarıda bir yorumda dendiği gibi neden oldu yerine nasıl aşabilirim tutumunun daha sonuç verici olduğuna katılıyorum. İnsaallah bu dönemi kolay ve çabuk atlatır ve çok sevdiğin kahve içmeye geri dönebilirsin.


Bu arada ben vejetaryanlığa sadece bir ay dayanabildim (onun sonunda da zaten halsizlikten kalın bir kitabı bile tutamaz hale gelmiştim) ama diğer vej tanıdıklarımın hiç biri böyle bir sorun yaşamadı.

tontontombo dedi ki...

Sibelcim geçmiş olsun, biran ben de herkes gibi blog kapanıyor zannettim. Dr ların dediğini harfiyen yerine getir, başına daha büyük sıkınılar gelmesin. Sen kaç yıldır et yemiyorsun ?
İnşallah en kısa zmanda bomba gibi kan değerleri haberi veririsin bizlere.
Sevgilerimle

gezicini dedi ki...

geçmiş olsun, herkesin bünyesi cok farklı.bazılarını etyemezlik fazla etkilemiyor, bazılarını etkiliyor. uzun zaman once bana da et yemem konusunda doktor uyarı yapmıstı.
en iyisi yine doktoru dinlemek bence.
kendine dikkat et.
sevgiler
gorki

Sibel dedi ki...

Sizlerle paylaşmakla ne iyi yapmışım, iyi ki varsınız:)

İşitme kaybı, aslında böyle anlaşılabileceği geldi aklıma ama içimden öyle başlamak geldi:)

Bembi teşekkürler, sebepleri malum aslında.. Beslenmemden emin olsaydım başka birşeyden şüphelenirdim ama bu durumda suçluyu biliyorum..

Mz, kırmızı şarabı duymuştum. Ben severim ama pek sık içtiğim söylenemez. Bundan sonra akşam yemekleriyle (her zaman olmasa da) bir kadeh içmeyi düşünüyorum.

Yeşim, limonlu yeşil çay daha güzel bir tiryakilik. Ben bir vakitler epeyce bitki çayı içerdim, son zamanlarda bırakmıştım. Yeniden döneceğim şimdi onlara.

Merve, boş kaloriden kısıp iyi kalorilere yönelmek lazım galiba. Tatlı yerine kuru incir yemek gibi mesela.. İkisi de kalorili ama kuru incir yararlı. Beslenme önerilerini paylaşmak güzel bir fikir, ben sizlerden de duymak istiyorum.

İsimsiz, B12 konusu gerçekten ciddi bir konu, ben süt ürünleri ve yumurtadan da karşılanabileceğine inanırdım, ama yeterli olmuyor sanırım. Takviye almaya başlayacağım ben de. Hakikaten zor bir karar vermişsiniz bu arada..

Vildan teşekkürler, araştıracağım bahsettiğin desteği. Gerçi üzüm pekmezi içmeye başladım ama hakikaten çok şekerli.. Elimdeki pekmezler bitince harnup alacağım, onu daha fazla seviyorum.

Ayşe, ben henüz enerji göremedim kendimde, uyukluyorum her yerde:) Ama herhalde zamanla düzelecek.

Nurten hanım merak etmeyin burdayım:) Çok teşekkürler.

Meral sabah sabah güldürdün beni:)) Pekmez güzel bir fikirmiş:) Hakikaten her yerde kahve fincanlarıyla nasıl dayanacağım bilmiyorum.

Tontontombo, yaklaşık 8 yıl oldu. İlk 3 yılın ardından test yaptırmıştım ve anemi hafif seviyede çıkmıştı. O zaman önerilen desteği reddetmiştim, ben yiyeceklerden de alırım, tamamlarım diye. Bir müddet de iyi devam ettim. Ama gitgide ipin ucunu kaçırdım sonra:( En kısa zamanda güzel haberler vermeyi istiyorum.

Gorki, doktor et yemen lazım demedi ama kesinlikle takviye alman lazım dedi. Protein eksikliğim yokmuş mesela, en çok ondan endişe edilir ya.. Haklısın her bünye aynı değil kesinlikle.

Nym, Alev, Puzzle heart, Bocuruk, Sema nur, çok teşekkürler hepinize..

Kek ve Kahve dedi ki...

Sevgili Sibel çok geçmiş olsun. Ben de hamileyken kansızlık sorunu ile uğraşmıştım. Gerçi doktorun söylemiştir ama, demir haplarını portakal suyu ile içmen şart, etkisi çok daha fazla oluyor. Ve sütü kullandığın ilaçların yanında alma, süt ile ilaçların arasında saat farkı olması gerekmekte.

Tekrar geçmiş olsun

kekvekahve

fatoş dedi ki...

Merhaba Sibel,

Hastalığına çok üzüldüm. Bende bir vejeteryanım hemde doğduğumdan beri. Geçen yıl doktora gittiğimde B12 düşük çıktı. Ama bunun et yiyenlerde bile olabileceğini söyledi doktorum ve 1 haftalık bir iğne verdi. Hemde bebek düşündüğüm için gitmiştim. Ama bana ete başlamalısın falan demedi. Zaten desede yiyemezdim. Folik asit verdi ama zaten bunu tüm bebek isteyenlere veriyorlar. Kansızlık problemimde yok. Umarım sende et yemek zorunda kalmadan bu sorunu aşarsın. Bence sebep kahve olabilir. Ben neredeyse hiç içmem kahveyi. Sende bıraktığına göre kısa zamanda toparlanırsın inşallah.
Çok geçmiş olsun şimdiden.

Müge dedi ki...

Sevgili Sibel;
Çok çok geçmiş olsun, inşallah en kısa zamanda sağlığına ve neşene tekrar kavuşursun. Mutlu haberlerini ve yazılarını bekliyorum.
Sevgiler.

dgül dedi ki...

Yanlış anlamayasın; ancak zor günlerindeki haberlerinin bunlardan ibaret olmasına sevindim gercekten. Önemli, ancak tedavisi mümkün şükür ki... Herkesin bildiğinin aksine pekmezden ziyade, kuru üzüm ve hatta tüm kuru meyvelerin demir konsantrasyonu çok daha iyidir. Bol bol tüketmeni öneririm ben de. Ama her türlü bilimsel çalışmaya rağmen ben de vejetaryenliğin insan için fizyolojik olmadığını düşünüyorum. Devamlı ilaç takviyelerine gerek duymaktansa, sırf beslenme düzeni ile oluşmadan önlenebiliyor çünkü demir eksikliği anemisi. İlaçlarını kullandıkça göreceksin kendindeki pozitif değişimi, yeşil çaydan daha iyisi kuşburnu çayını öneririm sana. Geçmişler olsun, sevgilerimle...

Neslihan dedi ki...

Sibelcim çok geçmiş olsun, zor günlerin ardına veda yazısını sıkıntıyla okudum ama doktora gitmiş ve ilaç tedavisine başlamış olman rahattı. Bende de kansızlık vardır, kan seviyem ya sınırda ya da altında çıkar, bazen ilaç takviyesi yaparım. Doğal destek ve ilaç tedavisiyle en kısa sürede toparlanacağından eminim zira bizlerin Sibel'in Kahvesi'ndeki güzel yazılara, sağlıklı lezzetlere ihtiyacı var....
Not: Bu konudaki en büyük klasik olan pekmez şiddetle tavsiye olunur

Sevgilerimle

Betül dedi ki...

Sibel'ciğm,

Çok geçmiş olsun. Sen kendi bünyeni tanıdığın için doktorunla beraber bu durumun üstesinden en kısa sürede geleceğine inanıyorum.
Sevgilerimle.

Ev Perisi dedi ki...

Geçmiş olsun sibel...
En kısa zamanda değerlerin düzelir umuyorum...
acil şifalar...
muhabbetle...

Oya Kayacan dedi ki...

Halkalar öyle geçiyor ki birbirine, sanki varmış gibi olmayan dostluklar oluşuyor işte. Sabah sabah bir telefonla
"Aman neyse, Sibel'in merak edilecek bir şeyi yokmuş," diyor birisi bana. Ben seviniyorum. Biraz dedikodun yapılıyor, etten sütten dedikodu yani dedikodu dediysem. Her bünye kendini iyice tanımalı Sibel'ciğim. Amman dikkat.
Neyseeeee, iş kahve bırakmaya kalsın. Biz yine gelir içeriz burada kahvemizi, sen de kokusuyla idare et bir süre.

Banu dedi ki...

Geçmiş olsun Sibel.
Ne yazık ki ülkemizde kadınlar arasında çok yaygın rahatsızlığın..
Eminim ki onlar için de kendin için de faydalı olacak yeni tariflerle aramızda olacaksın.
Sevgiler

elif dedi ki...

et yemelisin demeyeceğim..

ben vejeteryan olmasam da uzunca bir süre çok çok az kırmızı et tükettim.. sonradan belirtileri nüksetti.. her ay regl olduğumuzdan biz kadınlar anemi konusunda daha hassasız ve en iyi kaynak da kırmızı etmiş..

umarım çabuk toparlanırsın...

ayrılıktan sonra eminim kahveni daha da büyük bir zevkle içeceksin..

sevgiler :)))..

Aslihan dedi ki...

Sibel merhaba. Geçmiş olsun şimdiden. Bu düzetde bir anemi teşhisi konunca sadece diyetle düzelmiyor tabii. Siz de ilaçlarınızı düzenli kullanacaksınızdır muhakkak. Ben de 8 ay süren bir tedavi ile demir eksikliğine bağlı anemi ve B vitamini eksikliğinden kurtulmuştum. Muhtemelen doktorunuz da tavsiye etmiştir ama benim tedaviden sonra beslenme düzenime adapte ettiğim ve kolaylıkla uyguladığım bir basit kuralı sizinle paylaşmak istedim. Demirden zengin gıdalarla C vitamini beraber tüketilecek. Kalsiyum içerikli besinler / içecekler tek başına alınacak.
Türk kadınları demir eksikliğine sık yakalanıyorlar. Öncelikle cinsiyetimiz gereği düzenli kan kaybediyoruz biliyorsunuz. Sofra geleneğimiz gereği de, bütün demirden zengin gıdalarla kalsiyum tüketiyoruz. Örnek: Ispanak yoğurtlu yeniyor ve tüm et yemekleri, kebaplar yoğurt, ayran vs. ile. Oysa kalsiyum demirin vücutta bağlanmasını engelleyip atılmasına sebep oluyor. Oysa ıspanak ile bir bardak portakal suyu içilse, demir emilimi maksimum düzeyde oluyor. Bir de yemeklerden hemen sonra çay tüketimimiz veya kahve durumu vahimleştiriyor. Annelerin de çok dikkat etmesi gereken bir konu zira bebekler daha da aday demir eksikliğine. Yumurtalı öğünlere portakal suyu eklenmeli. Süt, yoğurt ara öğün olarak alınmalı.. İşte böyle... İlk bir kaç ayda hemen toparlanma oluyor, umarım kısa zamanda kendinizi iyi hissedersiniz. Sevgilerimle. Aslıhan Güreşcier

sibelintarifdefteri dedi ki...

Merhaba adaşım, sayfana adaşım olmandan kaynaklanan merakla girmiştim, ilginç bir şekilde tek ortak yanımızın isim benzerliği olmadığını, aynı dertten muzdarip olduğumuzu da öğrendim. Bana da demir eksikliğine bağlı kansızlık teşhisi kondu ve hergün nefret ederek aldığım demir ilacını en az 5 ay almam gerektiği söylendi. Öyle çocuklara içirdiğim gibi her sabah pekmez de içemiyorum...
Sanırım ilaçları kullanıp biraz sabretmeye ihtiyacımız var. Sonuçta tedavisi olan bir durum, morali yüksek tutmak lazım.
Aaa çenem düştü akşam akşam... Çok geçmiş olsun, kısa sürede sağlığına kavuşmanı dilerim.

sibelintarifdefteri.blogcu.com

Mutfak Havlusu dedi ki...

çok çok geçmiş olsun..
sizi anlarım benimde çayla ilgili öyle bir sorunum var tiryakiyim ve kansızlık birkaç kere oldu bendede azalttım ama bırakamadım.
çok geçmiş olsun tekrardan,canınızı sıkmayın insana hepsi birşeyler katıyormuş zamanla öğrendim..

Tijen dedi ki...

Hadiiii...
Silkelen ama. Bu demek oluyor ki yepyeni şeyler deneyeceksin, yepyeni tatlarla tanışacaksın. Hem belki böylece kansızlık sorunu yaşayanlar için de yeni tarifler yaratmış olacaksın. Bir de bu tarafından bakar mısın lütfen?

Zehra dedi ki...

Merhaba Sibelciğim...

Çok geçmiş olsun ama Tijenin de dediği gibi.Dünyanın sonu değil bu.
Moralini yüksek tut ve en önemlisi kalpten inan.İnancını asla yitirme.Bunun bir süreç,bir geçiş dinemi olduğunu düşün ve düzeleceğine inan.

Sevgiyle kal...

zehra

sunrise dedi ki...

Ah cok uzuldum, kahvesiz bir hayat dusunemiyorum bile. Ustelik kalp icin de binbir faydasindan bahsedilirken. Keske onu birakmak zorunda kalmasaymisiniz. Gecmis olsun yine de. Devasiz dertler gelmesin, bunlar kolay. Siki bir takviye ile atlatirsiniz. Peki kafein yoklugu bas agrisi yapmiyor mu? Ben hamile iken mahvolmustum, ozellikle ilk iki hafta. Sonra buna da alisiyor tabii vucut...
Saglikla ve sevgiyle kalin..

Nezaket dedi ki...

Iyi yapmissin kahveyi birakmakla Sibelcigim, zaten selulit de yapiyor :) Ben neredeyse iki yildir granul kahve, filtre kahve hepsini birakmis durumdayim. Haftada en fazla 2-3 kez türk kahvesi iciyorum. Cayi da minimum duzeyde tuketiyorum. Inan alistiktan sonra kendi yaptigin bitki caylari cok daha keyif veriyor insana. Simdiden gelmis gecmis olsun, en kisa zamanda guzel bir tarif bekliyorum senden. Cok opuyorum, sevgilerimle...

pinarbk dedi ki...

Zor bir ayrılık ama insan yeni çareler bulabiliyor.Ben hamileyken sütün içine bir çay kaşığı kafeinsiz kahve atıp içiyordum.kahveye benzemiyordu ama idare ederdi.Canım kahve istedikçe kavanozun kapağını açıp kokluyordum.Küçük bir ayrılık olarak düşün...

Papatya dedi ki...

Sevgili Sibel,
Geçmiş olsun, ne geliyor ise hastalik zaten yemeden içmeden geliyor değil mi? Sen de umarım tez zamanda vucudunu eski direncine getirir en azından günde 1 bardak kahvene kavuşursun ,
Sevgiler,

Sibel dedi ki...

Sevgili Kekvekahve, portakal suyunu hemen ardından (yani kahvaltıda) içiyorum. Böyle de olur herhalde. Süt konusuna da dikkat ediyorum, sağolasın.

Merhaba Fatoş, teşekkür ederim.. et konusunda doktor bana da yemelisin demedi (aynen, dese de yiyemezdim) ama takviyelere ihtiyaç duyacağımı söyledi. Folik asiti kardeşim de hamileyken kullandığı için biliyorum. Tek sebebin kahve olduğunu sanmam ama etkilemiş olabilir.

Müge, çok teşekkür ederim:)

Dgül, zor günlerde başka sorunlar da vardı ama çok şükür ki atlattık onları. Önerilerin için teşekkürler, ama kuşburnu çayını sevemedim malesef:( Kuru meyvelerle zaten son günlerde aram iyiydi (hissetmişim gibi!) daha da iyi oldu şimdi.

Neslihancığım biliyorum farkındayım, bundan sonra daha da sağlıklı tarifler olacak sanıyorum:) Teşekkür ederim ilgine.

Sevgili Betül hanım ve Şükrancığım sizlere de çok teşekkür ederim.

Oya ablacım, sen de sabah sabah gülümsettin beni:) Ne güzel birşey insanın hiç görmediği birilerince merak edilmesi, konuşulması.. Sevgilerimi gönderiyorum.

Banu, ben de öyle umuyorum. En kısa sürede inşallah.

Elif, kesinlikle:) Et yiyemem zaten ama demir içeren besinleri daha fazla tüketmem gerektiği kesin. Teşekkürler..

Aslıhan, ben bu kuralı eskiden de biliyordum ama açıkçası damak zevkime daha önem veriyordum, pekçok kişi gibi ıspanağı ille de yoğurtlu yiyorum mesela. Ama artık -alışmak zor da gelse- demir içeren akşam yemeklerinde portakal suyu içeceğim. Teşekkürler bilgilerini aktardığın için, eminim başkalarına da yardımcı olmuştur.

Sevgili adaşım, hoşgeldin bu vesileyle:) Sabır gerektiriyor hakikaten, çünkü bu ağrılarla, halsizlikle, oturduğum yerde uyumayla işim çok zor.. Tedavi ilerledikçe iyi olacağımı düşünüp seviniyorum ama:)

Sevgili Mutfakhavlusu, ben rüyamda bile çay içiyorum desem inanır mısın, inanırsın mutlaka:) En çok da Pazar kahvaltısında aradım.. Neyse geçecek bu da.

Tijen ablacım, o taraftan bakmaya başladım bile:) Hatta bu haftasonu mutfağa gireyim dedim ama ancak aşure yapabildim, bir de sevgiliye profiterol. Sonra serilip kaldım yorgunluktan. Bu arada da düşündüm, her gün bir kase aşure yesem turp gibi olurum diye:))

Sunrise, yapmaz olur mu? Hem de nasıl. Sadece baş ağrısı da değil, her yerim dökülüyor adeta. Uyuklama halleri, sinirlilik cabası.. Geçecek, sabrediyorum.

Nezaketciğim ben de o şekilde düşünüp avutabilirim kendimi:) Kahveden çok çay istiyor ama canım nedense, tuhaf şey?

Pınar, ben de bazen bitter çikolata atıyorum ağzıma birkaç parça. Ne de olsa onda da demir var biraz diye:) Kahve koklarsam kendimi tutamam diye yapmıyorum ama:)

Papatya kesinlikle öyle.. Zaten 1 bardak olsa yeter bana, yani hiç olmamasından iyidir diye düşünüyorum.

Herkese sevgilerimle..

kalbegidenyol dedi ki...

canım çok çok geçmiş olsun...
bende yaşadım aşırı kansızlık ve vitamin eksikliğini..beslenme şeklini değiştirmenle ve doktorların dediklerini bire bir uygulamanla eminim sağlığına en yakın zamanda kavuşucaksın..

sevgiler
gözde

Hanife dedi ki...

Gecmis olsun Sibel'cigim.
Ben de kahveyi son zamanlarda azaltmaya calisiyorum. Bakalim tamamiyla kesebilecek miyim.
Yeni diyetin uarim ise yarar ve kisa zamanda iyi gelir sana..
Sevgilerimi ve saglik dileklerimi gonderiorum sana..

hayzer dedi ki...

Sibel çok geçmiş olsun.siteye girince hastalığını okudum ve çok üzüldüm.bağışıklık sistemini güçlü tutmaya bak.duygusallığını biraz frenlemen şart.

begüm dedi ki...

Slbelcim merhabalar,

Çok çok geçmiş olsun şimdi sayfanı ziyaret edince gördüm.Diyetine dikkat edip, ilaçlarını düzenli alınca herşeyin yola gireceğini düşünüyorum. En kısa zamanda iyilik haberlerini duymak dileklerimle...

Begüm

Sibel dedi ki...

Gözdeciğim teşekkürler, ben de öyle umuyorum:) Bu sorunu yaşayan epey kişi varmış meğer..

Hanifeciğim, kahve sağlıklı insanlar için -az miktarda içildiği sürece- yararlı birşey aslında. Ama ben abartmışım, kansız olduğum halde:) Sen de az iç ama bırakman gerekmez bence.

Teşekkürler Hayzer, sanırım etki-tepki meselesi biraz. Depresif ruh hallerimi de bu rahatsızlık tetikliyormuş..

Teşekkürler Begümcüğüm, bugün tekrar kontrole gittim, herşey yolunda görünüyor. 1 haftada canlandım resmen:) Herhalde daha da iyi olacağım böyle giderse..
Sevgilerimle..

Seda'nın Günlüğü dedi ki...

Merhaba Sibel
Çok çok geçmiş olsun. Allah beterinden korusun inşallah. Acil şifalar diliyorum
Sevgiler
Seda

REALITY dedi ki...

Çok geçmiş olsun,yeni haberim oldu.
Yaşınız çok genç,yakında tamamen
eski halinize döneceğinizden eminim

Sevgiler
sunny

zynep dedi ki...

Sevgili sibel, öncelikle çok geçmiş olsun ama sakın üzülme ve moralini bozma ne olur:) B12 vitamin eksikliği bende de vardı, 1.5 aylık bir tedavi(iğne ve hap) sonrasında geçti, umarım çabucak iyileşirsin...sende pekmezli tarifler verirsin sonra kuru üzüm, kayısı, ceviz hımm :D
gülümsemen hiç eksik olmasın,
sevgiler

Defne dedi ki...

Sebebi bilmek durumu daha kolaylaştırır, çözüm alternatiflerini belirlemen açısından. Kısa zamanda atlatacağını umuyorum. Sevgiler.

Adsız dedi ki...

Merhaba, Yazılarınızı arkadaşımla birlikte keyifle okuyoruz. Size alıştık. Yazılarınızı sevdik. Arada yine yazmanız bizi sevindirir. Anemi tedavi edilebilir bir rahatsızlık, o kadarda önemli değil. Kahveye tedaviniz bitince yine başlarsınız. Sadece ruhlarımıza dikkat etmeli, onlara iyi bakmalıyız. Hepimiz tabiki.
Sevgiyle kalın ...

Cafe Gusto dedi ki...

Sibelciğim geçmiş olsun.Beslenme düzenine dikkat edersen tez zamanda atlatırsın inşallah..sevgiler..

Sibel dedi ki...

Seda, Sunny, Defne ve Serpil, çok teşekkür ederim yorumlarınıza..

Zeynepciğim benim de benzer şekilde 5 hafta sürecek bir iğnem var. Zaten çok da kötü seviyede değilmiş B12 (sık sık yumurta yerim, sanırım bu sayede kurtarmışım). Pekmezli tarifler gelecek tabi ki:))

Sevgili isimsiz, çok teşekkürler. Elbette çok önemli değil, hatta ben paylaşmak amacıyla yazdım ama okurlarımın bu kadar ilgilenmesi karşısında mahçup oldum bile diyebilirim.. Kahveye tekrar başlayacağım bir gün ama şu an o kadar da hissetmiyorum eksikliğini. Yazılar gelecek elbette, daha sık gelecek bana kalsa, ama bu sıralar hayata yetişemiyor gibi hissediyorum! Tam sayfayı güncellemek için oturmuşken dışarı çıkmam gerekti dün de.. Yakında inşallah.
Sevgilerimle..

Tuğba dedi ki...

Sibel çok geçmiş olsun.Yediklerine mutlaka dikkat etmelisin.Sağlık çok önemli.Sevdiğimiz tatlardan şeylerden vazgeçmak zor ama....

Sevgiler

Meliha dedi ki...

Benim de kan değerlerim çok düşük çıkmıştı, kahve yasağı koyulmadı ama çok garip bir şey oldu: kan değerlerim yükseldikçe kahveye olan iştahım azaldı. Şu an sadece misafirlikte içiyorum, gün içinde aklıma bile gelmiyor. Meğer kansızlıkta kahveye yöneliniyormuş! Ama yıllardır ne yönelişti... (Bu kan haplı dönem ve kahveden soğumayı 1 kere daha yaşamıştım yıllar önce) Ben de çok iyi beslendiğimi sanıyordum, vejeterjan da değilim üstelik. Ama artık daha çok kırmızı et tüketiyorum. Siz de en kısa zamanda toparlarsınız inşallah.

Meliha dedi ki...

Bir de, kansızlıktan dolayı ne kadar çok üşüyormuşum meğer, bu kış sıcak odada penyeyle durabiliyorum, daha önce hep iki kazak üst üste giyiyordum, şimdi düşünmek bile bunaltıyor.

Sibel dedi ki...

Tuğbacım çok teşekkürler. Ben olaya şöyle bakıyorum artık; sevdiğim başka tatlar da vardı zaten, şimdi onları -kalori düşüncesini bırakıp- düzenli yemem gerekiyor:) Pekmez, ceviz, incir gibi.. Bu da bir ödül diye düşünüyorum!

Meliha, çok ilginç bir durum bu gerçekten. Ben de çok fazla aramıyorum kahveyi son günlerde, alıştım gibi. Umarım ben de hiç üşümediğim günler görürüm:) Eskisinden daha az üşüyorum gerçi şimdiden, ama dur bakalım zaman ne gösterecek..
Sevgilerimle..

Adsız dedi ki...

Sibel Hanım geçmiş olsun,Ben de yıllardır demir eksiliğine bağlı anemi çekenlerdenim.Fakat en sonunda "derin anemi" teşhisi kondu, damar yolundan alınan bir ilaç kullandım doktor gözetiminde..biraz canım yanmadı değil hani..O yüzden çantamda kuru üzüm taşıyorum,derslerde bile yiyorum(öğretmenim de...)Yüzüme bir renk geldiğinin farkındayım artık...
Damar yolundan alınan ilacı tavsiye ederim, tabii doktorunuza danışın yine deayda beş gün süre ile alınıyor..Ama çekirdekli kuru üzümü de ihmal etmeyin derim..
Tekrar geçmiş olsun..Sağlıcakla kalın..

Sibel dedi ki...

Merhaba, teşekkür ederim.. Ben kuru inciri daha çok seviyorum (belki Aydınlı olmamdandır:) ama evdeki incir stoklarım bitince çekirdekli kuru üzüme başlayacağım. Verdiğiniz bilgi için teşekkür ederim ama tedavi konusunda ilaçlarımın bitmesini ve yapılacak son tahlili bekleyeceğim. Daha sonra zaten doktorun tavsiyelerine uymam gerekiyor. Size de geçmiş olsun!
Sevgilerimle..

ender dedi ki...

sevgili sibel..biraz geçmiş olsuna geç kaldım sanırım..ama uzun zamandır ayrıydım ekrandan..geçte olsa içtenlikle dilenen geçmiş olsunu dilerim kabul edersin..:))
kahveye veda etmenin ne denli zor olabilecegini korkunç kahve sevdalısı olan bir bayan olarak çok çok iyi anlarım seni..kahve başka bir sevda demi..haklısın..ben her sabah kahvaltımı yapar yapmaz,öğlen yemeğimi yer yemez ve akşam yemekten kalkar kalkmaz muhakkak içerim..artık herkez alıştı hemen kahvemi yaparlar gittiğim yerlerde:))
ama son günlerde kahve içtikten sonra çarpıntı oluyor kalbimde .yaşlanıyormuyum acaba?(((ama daha 38 im..sanırım bende biraz ara vermem yada azaltmam lazım bu sevdayı...yoksa ilerde bende çok ayrı kalmak zorunda kalabilirim..
ama sevgili sibel hayat güzel ve önemli olan sağlık...sakın moralini bozma ,eminim düzeleceksin ve belki az olacak ama kahve sevdana devam edeceksin..
güzel ve sağlıklı günlere diyorum
sevgilerimle
ender

Sibel dedi ki...

Ender hanım, çok teşekkür ederim. Aslında kahvenin yokluğunu artık aramıyorum.. alıştım sanırım. Bazen kurabiye filan yerken yanında bitki çayı içmek çok anlamsız geliyor gerçi:) Yeniden güzel kahveler içeceğim gün gelecek elbette, bekliyorum hevesle. Siz de anladığım kadarıyla yemek sonrası Türk kahvesi keyfi yapıyorsunuz. Ben de çok severdim ama günde 1 tane içerdim. Belki sizin de günde 1'e düşürmenizde fayda olabilir.
Sevgiler, sağlıklı günler..

Hale dedi ki...

sibelcim cok gecmis olsun bende blogu kapatıyorsun zannettim dikkat et kendine lutfen hepimiz aynı hataları yapıyoruz maalesef canım yaa :(

Sibel dedi ki...

Halecim buradayım merak etme:) Kadınlar olarak kendimize daha fazla dikkat etmemiz gerekirken etmiyoruz, çoğu zaman kendimizi pek düşünmüyoruz aslında değil mi.. Sen de kendine dikkat et.
Sevgilerimle..

Adsız dedi ki...

çok çok geçmiş olsun
Allah beterinden saklasınnn
sen hasta değilsin sadece sağlıklı beslenmem gerekiyor
böyle düşün daha mutlu olacaksınnn
inşallah en kısa zamanda düzelirsinnnn bol bol pekmez yemeye çalışşşşş
kendine iyi bak sevgilerimle
fikriye
blogcu.com/fikos

Sibel dedi ki...

Merhaba Fikriye, çok teşekkür ederim. Haklısın hasta değilim, sadece kendime bakamamışım hepsi bu:) Pekmez her sabah yiyorum 1,5 aydan beri. 2 kavanoz tükettim:))
Sevgilerimle..

Burçin'in Denemeleri dedi ki...

Epey vakit geçmiş ama yine de çok geçmiş olsun demeden geçemedim Sibel. Umarım şimdi değerler daha iyi durumdadır.

Sevgilerimle...

Sibel dedi ki...

Sağol Burçin! 2 hafta sonra kontrolüm var, ben de bilmiyorum şimdilik ama çok iyi durumda olduğumu hissediyorum. Sonuçları yazarım:)
Sevgiler..