Çikolatalı Trüfler...


Yazma konusunda daha disiplinli olmaya dair kendime sözler vermeme rağmen çok fazla mutfak maceramın olmaması beni engelliyor çoğu zaman, sayfamı güncellemek için. Oysa benden ille de tarif değil, yazı beklediğinizi biliyorum.

Geçtiğimiz hafta sonu, sevgilimin açıköğretim sınavları nedeniyle gireceğimiz kamp öncesi dostlarımızla toplandık. Uzunca bir zaman görüşme fırsatı bulamayacağımız için hepsi yanımızda olsun istedik.. Sağ olsunlar geldiler, birlikte yine keyfi hiçbir şeyle ölçülemeyecek güzellikte saatler geçirdik. Ufuk’un Belçika anıları, fotoğrafları, bize getirdiği çikolatalar, bahara ve yaza dair hepimizi heyecanlandıran planlar derken... gün nasıl bitti yine anlamadık.

Pazar günü açık büfemizdekiler:
- Muzlu kek (Cafe Fernando’daki bu tarif gerçekten harika, herkesin beğenisini toplayan, yumuşacık, mis kokulu bir kek... mutlaka denemenizi öneririm)
- Patatesli ve peynirli poğaça (klasik anne poğaçaları:)
- Açma (yine bir klasik, ama tereyağı ile yapılınca daha bir mis kokulu)
- Çikolatalı trüfler
- Mozaik pasta- Özlemciğimin getirdiği patates salatası


Trüflerden aslında şimdiye kadar pek çok sitede bahsedildi, ama maksat muhabbet, paylaşmak olsun deyip ben de yazıyorum. Hem ola ki başka yerde görmemiş ya da görüp de denememiş olanlar vardır. Yapmak gerçekten çok kolay... üstelik son derece basit olan temel tarifi çeşitlendirmek mümkün. Ben Arman Kırım’ın geçtiğimiz haftalarda Hürriyet’te yayınladığı yazıyı baz alarak yaptım. Bazı aşamaları zahmetli ama sonuca değiyor.

1. Trüf yapmak için öncelikle ganaj hazırlamamız gerekiyor. Bunun için bize gerekenler krema ve bitter çikolata. Sevdiğiniz bir bitter çikolata ya da en iyisi bitter kuvertür kullanmanızı öneririm. Ben şirkette kuvertür sattığımız halde eve almayı unutmak gibi bir akıllılık yaptığım için trüfleri marketten aldığım çikolata ile yapmak durumunda kaldım. Ama size kesinlikle kuvertür tavsiye ederim. Çikolatanın kalitesi trüflerin lezzetini doğrudan etkiliyor.

2. Ganaj için temel ölçü 1’e 2. Yani 2 ölçü çikolataya 1 ölçü krema. Ben 400 gram çikolata için 1 ufak kutu (200 ml) krema kullandım. Çikolatayı küçük parçalara kesin ya da rendeleyin. Eğer pul kuvertür kullanırsanız bu aşamayı atlayabilirsiniz, zira pul kuvertürün erimesi daha kolay. Dediğim gibi ben almayı unutmamış olsaydım çikolata keserken parmağım su toplamayacaktı:) Kremayı da bir cezve içine alıp ocakta kaynama noktasına getirin ve çikolatanın üstüne döküp çırparak karıştırın. Pürüzsüz bir kıvama gelince ganajınız hazır. Üstünü streç filmle örtüp buzdolabında 2 saat bekletin.

3. Bu arada ufak tabaklara trüfleri bulayacağınız dış malzemeyi hazırlayın. Ben kakao, tarçın-toz şeker karışımı, Antep fıstığı ve Hindistan cevizi kullandım. Ganajdan ufak bir kaşıkla parçalar alın ve avcunuzda yuvarlayıp bulayacağınız malzemenin içine atın. İyice buladıktan sonra da ufak kağıtlar içine yerleştirip ikram edeceğiniz ya da saklayacağınız kabın içine koyun. Bu arada ganaj yumuşadıkça buzlukta 5 dk bekletebilirsiniz.

4. Tüm trüfler hazır olunca buzdolabında saklayın. Oda ısısında çok fazla bekletmemenizi öneririm, asıl güzel kıvamı soğukken buluyor.

Yazıdaki çeşitlendirme önerilerini de not edeyim; ben bir daha yapışımda bunlardan birini deneyeceğim. Isınmış kremaya 1 çay kaşığı rendelenmiş portakal / limon kabuğu ya da tarçın eklemek, kremaya 5-6 tane dövülmüş kakule ekleyip yarım saat dinlendirdikten sonra süzüp tekrar kaynatmak, ganaja 1-2 kaşık kanyak ya da kahve likörü eklemek önerilerden bazıları...



Bu arada sağlık durumum gayet iyi, çok şükür...
Gelecek hafta, ilk 2 aylık tedavi sonrası ne durumda olduğumu öğrenmek için tahlil yaptıracağım. Sanırım aldığım demir hapları ve her sabah içtiğim pekmezler işe yaramıştır. Çok sevdiğim pekmezden bıktım maalesef, o ayrı...

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun “Yaşam Koçu” programında geçtiğimiz hafta kansızlıktan bahsedildi ve doktor çayın boş yere kötülendiğini söyleyince içime su serpildi. "Çayın demiri bağlama oranı binde birdir ve o kadarını kepekli gıdalar da yapar" deyince hakikaten rahatladım. Artık sabahları bir fincan açık çay içiyorum:) Bir de onca zaman sonra, dostlarımızla birlikte, özellikle muzlu kek onsuz olmaz diyerek yarım fincan sütlü filtre kahve de içtim...
.. ama biliyor musunuz, unutmuşum tadını!

Uzun zaman yazmayınca böyle oluyor, parmaklar kalkmıyor klavyeden:)
Dünya buz pateni şampiyonası da başladı, yazmasam olmaz şimdi! TV karşısında canlı yayına kilitlenip çikolatalar, tatlılar ile (sağlıklı beslenmeyi bir haftalığına erteleyerek:) keyif yapma zamanı benim için.

Buzun eski kralları kraliçeleri yok artık tab,i, eski tadı yok benim için ama gençleri izlemek de keyifli. Yeni favoriler edinmek mesela, Tomas Verner gibi:) Dün çiftler kısa programda Çin yine yıktı geçti ortalığı... bakalım kızımız Tuğba ne yapacak bugün?

Son olarak bir de tavsiye...

Hala birkaç sinemada gösterimdeyken, görmediyseniz hala, gidip Kaldırım Serçesi'ni izleyin. Ben önce festival gösteriminde, sonra sevgilimle bir kez daha izlememe rağmen doyamadım. Sevgilimse eve dvd'sini almak ve belli aralıklarla izlemek taraftarı. Marion Cotillard'ın Oscar'ı yüzde yüz hak eden performansı, adeta Edith Piaf'ın kendisi olması gerçekten görülmeye değer... Hele Piaf'ın olağanüstü müziğiyle başka dünyalara giden benim gibi biri için soluksuz izlenecek, o muhteşem finalinde festival seyircilerinin yaptığı gibi alkışlanacak bir film...

19 yorum var:

tontontombo dedi ki...

Sevgili Sibel, sen yaz, hep yaz, okuyucuların bekliyor çünkü hergün:))
Kahveli yapmak istersek kahveye bulamak mı daha iyi olur, yoksa içine kahve karıştırmak mı? (kahvesever olarak eminim ki düşünmüşsündür:)
Sevgilerimle

bocuruk dedi ki...

Her açıdan çok doyurucu bir yazı olmuş Sibel, sağol. Trüf yaparken artan kek parçaları kullanılıyor bazı tariflerde. Sen ne dersin? Bu arada sağlığının daha iyi olmasına sevindim. Ve şirketiniz ürünlerinden çok memnun kaldığımı da bilmeni istiyorum. Deniz tuzu da getirtmiştim ama henüz kullanmadım. Yemeklere ne ölçüde koyabilirim?
Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

sibel merhaba,

geçmiş olsun.. kahveyi ne güzel kesmişsin bir kahvekolik olarak tebrik ediyorum seni..trüf uzun zamandır dikkatimi çeken,denemek istediğim bir tarif.
Akşama maç var, misafirleimiz olacak yaklaşık 1 saat vaktim var tuzlu olarak ne tavsiye edersin?Bu aralar tavsiye edeceğin yeni kitaplar var mı ?

sevgilerimle, gül.

Sibel dedi ki...

Tontontombo, sağol:) Kahveye bulamayı düşünmedim açıkçası, çünkü acılık vereceğini tahmin ediyorum. Bence içine kahve likörü koymak çok güzel olur. Ama toz kahve eklemek nasıl sonuç verir gerçekten bilemiyorum. Belki küçük bir parçasında denenebilir ganajın?

Bocuruk, arkadaşlarım daha önce geldiğinde Pastacı Burcu'nun tarifini denemiştim, onda kek parçaları konuyordu. Bu kez sadece çikolatadan yapmak istedim. Her ikisi de güzel bence. Deniz tuzunu normal tuz gibi düşün. Ben öyle alıştım ki kullanmaya, evime rafine tuz hiç girmiyor.

Merhaba Gül, vaktin kısıtlı olduğuna göre patatesli pay ya da kolay börek tavsiye edebilirim, her ikisi de arşivde tuzlular bölümünde var. Çok çabuk hazırlanıyorlar, pişerken sen de başka işlerini yapabilirsin. Doyurucu da oluyorlar hem:) Bu aralar elimdeki kitapları okuyorum ama almak istediklerimin, yeni çıkanlardan iştahlandıklarımın listesi epey kabardı:) Halen okumakta olduğum Uzaklar'ı tavsiye edebilirim, Mehmet Yaşin'in gezi yazıları..
Sevgilerimle...

Papatya dedi ki...

Sibelcigim, ben tedavinin sonuç verdigine eminim, sonuc gelir gelmez de paylaş bizimle,
Açmalarında pek yumuşacık duruyor, yanına bir domates, bir de çay, bir de sein keyifli sohbetin ooh ne guzel:)

Karin dedi ki...

merhaba sibel,
yazilarini devamli okuyup ve bekliyorum. Bende kahveyi biraktim, simdi ayda 1-2 kere iciyorum. Tariflerin cok lezzetli.
Senden anne pogacasinin tarifini rica edicem. Arsive baktim bulamadim. Bu arada pirasali boregin bir harika, her tadan tarifini istedi. Yeni websiteni bekliyoruz.
Sevgilerle, Karin

Eliza Bennet dedi ki...

Öncelikle yeni site haberi beni çok mutlu etti, sağolasın!

Tabii haberin daha güzeli sağlığının yerinde olması:)

Evet, ben de katılıyorum, sen yaz, hep yaz!

Sibel dedi ki...

Papatyacım sağolasın:) Açmalar yumuşacıktı gerçekten de, hele sıcakken dayanılmazlardı:)) Tahlil sonucunu da paylaşacağım.

Merhaba Karin, teşekkürler! Poğaçanın tarifi arşivde yok zaten, fotoğrafını da çekemedim malesef.. tekrar yaptığımda fotoğraflayıp paylaşayım tarifini, olur mu?

Çok teşekkürler Eliza!
Sevgilerimle..

pinarbk dedi ki...

Her açışta elmalı çörek görünce, artık yazmayacaksın diye düşünmeye başlamıştım.
Yeni tariflerini gördüğüme ve yeni site haberine sevindim.
pinarbk@gmail.com adresine mail atarsan davetiye göndermek isterim.
Sevgiler...

mine dedi ki...

Sibel'cigim, trüflerle ilgili bir ekleme yapabilir miyim? Kakuleli ve tarcinli olanini daha önce denemistim ve 100 ml. krema icin bir adet citlatilmis kakule kullanmistim. Cikolataya cok hos bir aroma katmisti. Fakat kullandigim kakule cok mu tazeydi yoksa degisik bir cins miydi bilemiyorum ama bir tanesi bile oldukca yogun bir koku vermisti. Eger 200 ml. krema ile trüf yapmayi düsünürsen en fazla 3 adet kakule kullanmani tavsiye ederim. Kakulelerin cok eski degilse, 5-6 kakule, cikolatayi keskin bir sekilde bastirabilir (tabii bu da bir tercih meselesi)
Trüf icin baska bir karisim: Rende portakal+irice parcalanmis yesilbiber taneleri (her yerde olmuyor ama belki sizin sirkette vardir)

Bir de öneri (halihazirda en sevdigim cikolata cesidi): Cikolatayi usulüne uygun eritip (kremasiz), pisirme kagidinin üzerine birer tatli kasigi dök ve tepsiyi salla. Para seklinde yayilacaklar. Üzerine iri taneli deniz tuzu veya rende portakal kabugu serp. Soguyup yeniden sertlesince aromali cikolata plakalarin olacak.

sibella dedi ki...

hosgeldin sibelcim,iyi olmana sevindim...filmi cok severk izledim ben,kulak soleni oldu cidden..trufleri tapmak cok keyifliydi benim icinde,ben cikulataya banmistim...kisaca sibelcim,yorum pek yazmasam da her zaman sessizce takipteyim,demek istedim..iyi ol...

Sibel dedi ki...

Pınarcığım teşekkürler, mail attım sana:)

Mineciğim, ne güzel öneriler bunlar! Çok teşekkürler canım. Ben epey sardım bu işe, tekrar yapmak için bahane arıyorum şimdiden. Kakuleyi deneyeceğim, portakal ve yeşil biberi de.. bizde her rengi var o biberlerin:) Portakallı plakalar güzel olacaktır kesin, ama deniz tuzu kafamı karıştırdı biraz! İlginç bir lezzet olmalı..

Sibelciğim sağolasın, ben de hep seni takipteyim canım. Seni biraz roman kahramanlarına benzetiyorum biliyor musun? Bayılıyorum renkli hayatına ve onu anlatışına! Sen de hep mutlu kal.
Sevgilerimle..

Oya Kayacan dedi ki...

Sibel'ciğim, bir yerlerden ipin ucunu kaçırmışımdır mutlaka, kendimi tamamiyle 'outsider' hissettim birdenbire! ŞİRKET çok derin değilse, nedir ne değildir ben de anlasam ;~}

Sibel dedi ki...

Oya ablacım, Gurmenet'te çalıyorum ben, internet üzerinden satış yapıyoruz, ben de satışların koordinesi ve müşteri hizmetleriyle ilgileniyorum:) Güzel şeyler var, bir bak istersen! www.gurmenet.com

Adsız dedi ki...

slm turuf denedim aslında tekrar denemek istiyorum ama şu kuverturu bir türlü bulamadım kendisini ni de hiç görmedim zaten ama azimliyim birgün bulup tekrar deniyeceğim eline sağlık
nalan
www.mugla48.blogcu.com

Sibel dedi ki...

Sevgili Nalan, kuvertür pasta malzemeleri satan dükkanlarda ya da çikolatacılarda bulunur, ancak yaşadığın şehirde bulamıyorsan internetten de rahatlıkla sipariş verebilirsin.
www.gurmenet.com adresine bir bak istersen.
Sevgiler..

amg dedi ki...

Merhaba,

Pul küvertürü nereden alıyorsunuz? Ben Pelit'inkini denedim tam bir faciaydı. Erimeyen küvertür...
Teşekkürler ve de ellerinize sağlık :)

Sibel dedi ki...

Merhaba, Elit markalı olanları tavsiye edebilirim.
Sevgiler...

medura dedi ki...

Damla sakızı da çok yakışıyor trüfe.