Ispanak Beğendi


Geçtiğimiz Cumartesi sabahı uyanıp ilacımı aldıktan sonra kahvaltıya kadarki bekleme süresini geçirmek için kalorili bir şeyler pişirmek yerine televizyonu açtım. Ve Feriköy’deki ekolojik pazardan yapılan canlı yayınla karşılaştım. Evime 20 dakika yürüme mesafesinde olan pazara ne zamandır gitmemiş olmanın utancı ile, hemen çıkıp gitmenin ya da kalıp televizyondan izlemenin kararsızlığını yaşadım bir süre... Avokadolar vardı tezgahlarda ne güzel, sonra enginarlar, şimdi tam zamanı olan muzlar, domatesler! Sonuçta kalıp izlemeyi tercih ettim, tembellikten çok, saatin zaten ilerlemiş olmasıydı sebep. Pazara erken gidilmeli... İyi ki de izlemişim, tam 3 saat (başlangıcını kaçırdım) canlı yayın yapıldı pazar yerinden; pek çok dernek temsilcisi ve üretici konuştu, pek çok şey öğrendim, sağlıklı bir hayata ve tamamen organik beslenmeye yeniden heveslendim, bir daha pazar ziyaretlerimi hiç mi hiç aksatmama kararı aldım... Habertürk’ü de tebrik etmek lazım, şimdiye dek 10 dakikalık tanıtımlar dışında pazar yerine bu kadar ciddi ilgi gösteren televizyon kanalı olmamıştı.

Tarife geçeyim.
Az miktarda ıspanağım vardı, kavursam mı diye düşünürken başka bir şey yapmaya karar verdim. Hep yeni şeyler denemem lazım ya! Bu da ıspanak beğendi. Ben pek beğendim:) Tarif Emine Beder’in. Ana yemekten çok bir yan lezzet, hatta meze olarak yenebilir diye düşünüyorum. Hazırlaması çok kolay, ıspanak yemeklerine lezzetli bir alternatif... Yanında kepekli makarna ile pek güzel geldi bana... Ben 150 gr kadar ıspanağım olduğu için ölçüsüz yaptım sayılır, ama size 4 kişilik ölçüyü yazacağım:


Malzemeler:

- 250 gr ıspanak
- 1 yemek kaşığı tereyağı
- 1 yemek kaşığı un
- 1 su bardağı süt
- 3 yemek kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri
- ½ su bardağı sarımsaklı yoğurt
- 1 yemek kaşığı sıvıyağ
- Deniz tuzu, ince pul biber

Yapılışı:

1. Öncelikle ıspanakları ayıklayıp yıkayın. Teflon bir tavaya koyup, üzerine yağ ve su eklemeden pişirin.

2. Ispanaklar suyunu çekince ocaktan alın, el yakmayacak ısıya gelince çok ince olarak doğrayın.

3. Tereyağını tavada eritin, unu ekleyin ve kavurun. Sütü azar azar ve sürekli karıştırarak ekleyin. Koyulaşana dek pişirin. Tuzunu ayarladıktan sonra ateşten alın.

4. Ispanakları hazırladığınız karışıma ekleyin, kaşarları da ekleyin, tümünü karıştırıp servis tabağına alın. Üzerine sarımsaklı yoğurdu gezdirin. Sıvıyağda pul biberi biraz yaktıktan sonra yoğurdun üzerine gezdirin ve ılıkken servis yapın.

Pul biber demişken bir tavsiye.. Ayfer Kaur'un ince pul biberi var, benim de bu tarifte (ve hemen her yerde) kullandığım. İncecik, tuzluktan dökülebilen, çok güzel bir pul biber bu. Hafif acı sevenlere şiddetle tavsiyedir.


Yukarıdaki fotoğrafın anlamını beni takip edenler hemen çıkardılar:)
Bugün doktor kontrolüm vardı ve dün yaptırdığım tahlilin sonucuna göre demir depolarımı doldurmuş durumdayım:) Hatta ihtiyaç fazlası bile var! Hal böyle olunca, ilaçları hemen kesmemi istedi doktorum. 2 ay sonra tekrar kontrole gideceğim, ilaç kullanmadan ne durumda olduğumu görmek için. Kendimi harika hissediyorum, sadece bu süreçte 1 kilo aldım o da hiç önemli değil.

Bu da ödül kahvesi oluyor işte...
Tabii bu kadar zaman içmedikten sonra eskisi gibi günde 2-3 fincan canımın isteyebileceğini sanmıyorum, ama istediğinde içebileceğimi bilmek bile harika. İlk fırsatta kendimi Gloria Jeans’te ödüllendirmeliyim, evet.

25 yorum var:

merve dedi ki...

Gözün aydın Sibel, çok sevindim depolarının dolmasına, inşallah hep dolu kalırlar :). Sevgiler...

Adsız dedi ki...

Dehset iyi bir haber oldu bu Sibel.Bunu kahve icerken yaziyorum.Eger doktor uyarirsa birakamayacagim sey yok sanirim ama kahvesizlik kesinlikle zorlar.Yine de saglik gibisi yok hayatta.Kahve dunyasina hos geldin.
Biri bana taze biberiye verdi,biz kullanincaya kadar kurudu tabi.Ama firinda mantar,patates ve havuc ile zeytinyaginda pisirdigimiz sebzelere karistirip ustune kasar peyniri ekledik.Dehset bi' sey oldu.Acaip bi' seymis bu biberiye.

Nedense yazayim dedim.
Neyse konu sensin.
Iyi olmus.Haberler guzel.Bahar da gelmisken hersey daha da guzel ve sevgi dolu olsun.:)Banu

kekik dedi ki...

Sevgili Sibel,

Sağlığına kavuşmana çok sevindim. Yazına sinmiş enerjin, hep böyle kal:)

sevinçlimutfaklar dedi ki...

Sevgili sibel,
sağlığına kavuşmana çok sevindim bende geçen hafta demir eksikliğine bağlı anemi olduğumu öğrendim. Bu rahatsızlık benim herşeyimi etkiliyor. Çoğu bayanda da bu varmış. Bu kadar kısa sürede nasıl demir depoların doldurdun bana doktorum en az 6 ayda dolar demişti. Sadece ilaçlarla olmasa gerek bi formülün varsa benimle paylaşırsan çok sevinirim:) Hep iyi sağlıklı olman dileğiyle sevgiyle kal.

Sibel dedi ki...

Sağol Merve, inşallah:) Bunun için benim ciddi çabam da gerekiyor ama..

Kahve de diğer bağımlılıklar gibi Banucum, ilk zamanları zor, sonrası gitgide kolay.. Ama sigarayı 20 yıl önce bırakmış olanlar bile tadını unutamazlarmış ya, öyle bir tarafı da var:) Neyse ki kahveyi tamamen bırakmam gerekmedi. Biberiyeyi ben de çok severim, çok karakterli bir baharattır, tek başına parfümler fırın yemeklerini.. Bir de sadece patatesle denemeni öneririm. Patatesleri doğra, zeytinyağı, sarımsak ve bolca biberiye ile harmanla, fırına ver. Muhteşem oluyor!

Teşekkürler Kekik! Enerjiyi hissetmene sevindim:)

Sevinçlimutfaklar, çok iyi biliyorum yaşadıklarını. Ama tedaviyle birlikte kendini daha iyi hissetmeye başlayacaksın. Bana da doktor 6 ayd demişti başta ama 2 ay sonraki kontrolde değerlerim oldukça yüksek çıktı. Ekstradan ne yaptım; kahveyi bıraktım, her sabah uyanınca 1 kaşık pekmez içtim, kahvaltılarda fıstık ezmesi ve yumurta yedim, portakal suyu içtim, kuru meyveler, ceviz-badem, kepekli makarna yedim. Bazı kahvaltılarımı müsli ile yaptım. Ekmeklerimi zaten tam tahıllı yerim. Ben pekmezin çok faydasının olduğunu düşünüyorum, sana da tavsiye ederim.. Dilerim sen de çabucak toparlanırsın.
Sevgilerimle...

eliza bennet dedi ki...

Güzel haber mutlu etti :) Hep böyle sağlıklı kal olur mu?

Avokadolarda gözüm kaldı okurken. Çok kalorili ama bir o kadar da yemesi keyifli.

sevinçlimutfaklar dedi ki...

Duymak istediklerim bunlardı çok tşk ederim. Sanırım benimde kan yapıcı besinlere ağırlık vermem lazım.

Cafe Nino dedi ki...

Bu rahatsızlığı ilk yazdığındaki yazıda kahveye küskünlüğün ve kızgınlığın bu yazında yerini eski dosta sarılmak gibi ifade etmişsin.Buarada çiftshotlı(americano yada espressodan)bir sure daha uzak dur derim,hazır depolamısken demiri.

daimamutfak dedi ki...

Ispanağı öyle severimki nesi olsa yerim.Sizinkide çok iştah açıcı duruyor.Ah şimdi olsada yesem diyorum.Tamda diyetlik değilmi ama? sevgiler.

Sibel dedi ki...

Sağol Eliza:) Avokado yağlıdır ama kalorisini çok düşünmeyip arada yemek gerek, biz kadınlar için çok yararlı. Hem zeytinyağı gibi düşün, o da kalorili ama yararlı bir kalori en azından:)

Sevinçlimutfaklar, ilaç takviyesi ile birlikte faydasını göreceksin emin ol..

Cafe nino, öyle oldu sahiden de. Espresso zaten içemiyorum, kahveseverim, çok hafif ve kremalı kahvelerle aram yoktur aslında ama çok sert kahveler de bana göre değil:)

Daimamutfak, beğendili olmasına rağmen çok hafif ve hoş bir ıspanak yemeği gerçekten. Umarım dener beğenirsiniz:)
Sevgilerimle...

Ev Perisi dedi ki...

Ispanak nefis gözüküyor, ağzımın suyunu zor toparladım(açmıydım ne;)
Bu arada değerlerine kavuşmana sevindim, kendine iyi bak canuım...

Melek* dedi ki...

yoğurtlu sebzeler çok hoşuma gider ellerin dert görmesin.

Adsız dedi ki...

merhaba, blogunuzu yen, farkettim ve çoğu yazıyı da okudum. tarifleri atladım:) mutfakta pek iyi değilim. ancak aklıma takılan şu oldu; hakikaten bu kadar huzurlu musunuz? aynı yaşlardayız ve ben hiç böyle huzurlu/sakin/mutlu değilim. sizin yazılarınızda bir kere bile ''öf^/sıkıldım/sinirlendim vb'' yok. nedir bunun sırrı?

yemekoloji dedi ki...

merhabalar yemek çok ilginç ve de lezzetli görünüyor elinize sağlık

Adsız dedi ki...

Merhaba,
Bende sitenizi yurt disindan takip edenlerdenim, organik urunlerin Turkiye'de yayginlasmasina cok sevindim, ben 3-4 yildir organik urunler tuketiyorum, (iki kizim var) New York'ta olmanin bir avantajida bir cok secenegimizin olmasi, umarim Turkiyede temelli organik tarima donusum olur. Tariflerinizde bir harika.
Mine

pastacirapunsel dedi ki...

Sevgili Sibel,

Ne kadar sevindim anlatamam sonuçlarının iyi çıkmasına, ben de sıklıkla yaşadığım için bu tarz rahatsızlık seni çok iyi anlyorum...

Ispanak ise tam bir meze olmuş, hemen listeme ekledim:))

Sımsıcak sevgiler, tekrar gözün aydın....

Sibel dedi ki...

Şükrancığım sağolasın. Valla ben tok da olsam üstüne yoğurt dökülmüş bir ot gördüğümde ağzım sulanıyor:))

Melek sağol, aynen benim de:) Her ne kadar yeşilliklerle tüketimi tavsiye edilmese de yoğurt en çok onlara yakışıyor.

Sevgili isimsiz, evet ben gerçekten huzurluyum. Elbette her zaman sakin, her zaman mutlu değilim ama öyle zamanlarda geçeceğini biliyorum ve geçince de şükrediyorum. Bir "sır" var mı bilmiyorum, varsa sanırım her insanın kendi içinde bulabileceği birşeydir. İlhan İrem dinler misin?

Yemekoloji, çok teşekkürler, beğenmenize sevindim:)

Mine hanım, New York'ta yaşayanlar bu açıdan şanslı gerçekten, hem organik ürünlere ulaşabilmek, hem de çeşitlilik açısından. Benim de her zaman ilgimi çekmiştir New York'un bu özelliği. İstanbul'da da ekolojik pazar her hafta daha bir güzelleşiyor, çeşitlilik artıyor, büyüyor.. İki şehirde daha pazar kurulacak olması beni çok sevindirdi, daha da yaygınlaşacağı inancındayım..

Rapunsel çok sağol! Aslında beslenmemize her zaman dikkat etsek tekrarlamayacak değil mi.. Ispanağı dene:)
Sevgilerimle...

bulbulun yeri dedi ki...

Sevgili Sibel iyileştiğiniz için o kadar sevindim ki, yazılarınıza bile yansımış, hiç bir şeyin sizi mutsuz etmesini istemem.Öylesine içten ve sevimlisiniz ki, sizi izlemekten çok mutluyum.
Ankara'dan kucak dolusu sevgiler.
Sevgiyle kalın.

Sibel dedi ki...

ÇOk teşekkür ederim güzel sözleriniz için:))
Ben de sevgilerimi gönderiyorum!

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel,
yoğutlu ıspanak tarifini gorunce yillardir benim de bilmedigim bir yanlis yeme aliskanlığını paylasmak istedim.Ispanak demir deposu olarak bilinen sebzelerden ve maalesef demir iceren yiyeceklerin kalsiyum icerenlerle birlikte tuketilmesi demirin emilimini engelliyormus. Demir'in kolay icin c vitaminli yiyeceklerle tuketmek gerekliymis. Sevgiler...D.E.

Sibel dedi ki...

Sevgili D.E, bunu ben de biliyorum da, çok da seviyorum yoğurtlu ıspanağı. Aslında kansızlığımı öğrendiğimden beri bu şekilde yemiyordum, ufak bir kaçamak yaptım işte:)
Sevgiler..

Hanife dedi ki...

Senin adina cok sevindim Sibel'cigim.
Kahve de ne guzel odul olmustur ama:)
Ben de azaltayim diyorum ama basaramadim, neyse ki gunde iki fincani asmamaya calisiyorum.
Gorusmek uzere, sevgiler...

Tijen dedi ki...

oh be! çok sevindim şekerim. harika bir haber bu.

Sibel dedi ki...

Hanifeciğim, aynen ben de 2 fincanla sınırlıyorum kendimi. Fazlası zarar, herşeyde olduğu gibi..

Tijen ablacığım çok sağol!

yemek tarifleri resimli dedi ki...

Ellerinize sağlık.