Masal Lezzetler...


Masal, lezzetlerle devam etsin istedim.
Zaten her masal damakta bir tat bırakmaz mı? Hani şekerli bir tattır o, çocukluğa dair...
İşte öyle devam etsin istedim...

Ben hep damağımda o şekerli tadı duyarak gülümseyeyim, o tadı duyabilen herkes de gülümsesin, Ayvalık masalı da böyle devam etsin...


(annem çok masal anlattı bana, uykum gelse de gelmemiş numarası yaparak annemin yanağını okşar, "nolur bi tane daha" dermişim... masallarla büyüyen kız çocuklarındanım ben, bundandır hep inanışım masallara, hep masalları düşleyişim, kırkıncı kapının açılmasını bekleyişim, saçımı hiç kesmeyişim...)

Haftalar süren yorgunlukların ve son günlerdeki hiçbir şey yiyemeyişlerin ardından...


Öyle bir kahvaltı hazırladı ki bize, pansiyondaki güleryüzlü teyze. Çay içmeyen sevgilimin ılık sütünden, isteğim üzerine fırından aldırılmış taze köy ekmeğine kadar... Hani çok özel kahvaltılar vardır, yıllar geçse de anımsar ve o lezzetleri tekrar duyumsarsınız damağınızda. Gülümsersiniz.. Öyle bir kahvaltıydı. Terasta... Denizin güpgüzel maviliği az ileride...

Zeytinin tam sevdiğim gibi ekşimsi tadı, ekmeğimizi banalım diye içine baharatlar atılmış zeytinyağı, mis kokan domates, benzersiz Ayvalık tulumu, hele o Ayvalık loru...


Yumurta zeytinyağına kırılmış... her yerde bulunmaz! Ev yapımı reçeller, asıl sürpriz, üzüm reçeli... çocukluğuma ait tatlardan biri, yıllardır yemediğim, annemin yaptığından başkasını bilmediğim!

Ve bir başka kahvaltı, Taş Kahve'de... Çok özlenilendir, sabahın bir güzel saatinde, denizin kıyıcığında oturup zeytinyağını kendi ellerinle dökmektir domatesin üstüne... Budur Taş Kahve'de kahvaltı.


Bana kalsa, gün boyu kahvaltı ederim.
Sevgilime kalsa, gün boyu dondurma yer.
Yer de, ben günde bir kez eşlik ederim, üç kez değil!

Bu güzel soslu, çikolatalı kase üçüncü olsa gerek ki, arka planda ben çay içiyorum.


Girit'in sakızlısı meşhurdur, tadılır illa ki Cunda sahilinde. Nasıl yapıldığına da bakılır hemen tezgahın yanında, meraklılara ikram edilir hatta. Güzeldir, sakızlıdır, başka da bir süs istemez.. Sonra bir de meyve koyarlar içine dondurmaların, kavunlusunda kavun, karadutlusunda karadut vardır, aromaları değil..


Tostçu Servet abimiz.. Ayvalık tostunda üzerine yok. Aldım gerçi meslek sırlarını, ama el lezzeti bir başka... Ne kadar uğraşsam olmuyor onun yaptıkları gibi. Mesut Büfe, Tansaş yanı hemen... Giderseniz selam iletirsiniz bizden. Özlemişler dersiniz... Geleceklermiş sonbaharda, unutmamışlar verdikleri sözü.


Ve zeytinyağlı lezzetler elbette... Dükkan camındaki yemek listesinde "arapsaçı", "börülce" filan yazan bir başka memleket biliyor musunuz? Bu incecik, tazecik börülce, Çorbacı Mehmet Usta'dandı. Daha ilk akşam koşarak gidip yediğimiz kabak çiçeği dolmalarımız da ondandı. Öyle meze niyetine değil hem de, koca porsiyonlarla, yanında koyun yoğurduyla..


Hayatımda lezzetini unutamadığım, hep hatırımda tutup, kavuştuğumda gözlerimi kapatarak yediğim yoğurtlardan biridir bu yoğurt.


Böyle de bir pide geldi masaya. Sıcaktı çok. Yanında tereyağı ve rendelenmiş Ayvalık tulumu vardı, tadımlık. Çatalla söndürürken çok eğlendik.


Güler Tatlıhanesi unutulur mu? Murat Bey'in her zamanki konukseverliği, ikram ettiği dondurmalı lor tatlısı, şu an derin dondurucuda olup yavaş yavaş tadına varılmayı bekleyen sakızlı kurabiyeler ve nefis lorlu börek... Fırından yeni çıkmış sıcacık, mis kokan bu börekle yapılır bir kahvaltı da.


Murat Bey'e sordum, nereden en güzel zeytinyağını alabileceğimizi. Telaşımız arasında ne memleketimin misler gibi sızmasından, ne de anneciğimin zeytinlerinden getirebilmiştim İstanbul'a. Gözüne baktığım sızmam bitmek üzereydi, zeytinimiz zaten yoktu. Murat Bey götürdü bizi Peynirci Ferdi'ye, sağolsun. Sayesinde en güzel zeytinyağını bilmem ama en güzel Ayvalık tulumunu bulduk!


Meyve sebze halindeki iştah açıcı dükkanlardan biriydi, dışarıya zeytin kavanozları çıkarılmış, içerideki tezgaha peynirler sıralanmış... Sepet peyniri ve tulum vakumlattık, ki dönüşte fırından aldığımız tost ekmekleriyle Ayvalık tostları yapabileyim evde...


Yeşil kırma zeytin sonra.. Bir de güzel mi güzel bir zeytinyağı... Şimdilerde o güzel zeytinyağına kekik serpip ekmek banılıyor kahvaltılarımızda...


Deniz kokulu bu kıyılarda yudumlanan kahveler ve adaçayları da güzeldir. Derler ki, bir kimsenin yabancı olduğu, yüzünü denize dönmesinden belli olurmuş Cunda'da... Diğerleri karşı karşıya otururmuş masalarında.

Yüzümü hep denizine dönsem de, yabancın olabilir miyim be Cunda? Olabilir miyiz, bunca anı biriktirmişken koynunda...


Biter mi?
Bitmez...

40 yorum var:

zero dedi ki...

Bekle beni Cunda, geliyorum az kaldı, Ağustos sonuna kadar biraz da bana sakla güzelliklerini. Hasret gidermek için yürüyeceğim sokaklarında bir bir anılarımla buluşacakken sevgili Sibel'i de soracağım sana. Evet burda bu sokaklarda, benim kaldırımlarımda yümüşlerdi diyeceksin bana, sevgili eşiyle el ele, göz göze. Mutlulukları yüzlerinden okunuyordu diyeceksin bir de. Ben de, bir ömür boyu daim olsun o mutluluk, peşlerini hiç bırakmasın deyip, eee nerde kalmıştık 2005'ten beri, anlat biraz sevgili Cunda diyeceğim, anlat ki tozum toprağım silkelensin, anlat be Cunda, bir tek sen anlat, geri kalan herkes... biraz sessizlik lütfen!
Zeren

hikmet dedi ki...

Sevgili Sibel, Cunda tekmili birden yazılarınızı soluksuz okudum.Muhteşem aktarmışsınız.15 yıldır Cunda'ya gitmedim, büyük kayıpmış.Kaldığınız pansiyonu da belirtirseniz (Yaz kış açık galiba) çok sevinirim.Yazınızın devamını sabırsızlıkla bekliyorum.Sizlere mutluluklar diliyorum.

Haydins dedi ki...

Bence de bitmesin, devami bekliyorum.
Egenin lezzetleri bir baska..Ilk baslarda Ayvalik tostunu yerken icindekiler dokulurdu her taraf ketcap mayonez olurdu..sonra konunun uzmani olmustuk, hic dokmeden bulastirmadan yerdik..Ayvalikta denizici cafe vardir..Bir adi daha vardi ama unuttum simdi.Orda yerdik tostumuzu ;)

nesrin dedi ki...

Güzel Ayvalık, muhteşem Cunda ancak böyle güzel anlatılabilirdi o da tabiki Sibel tarafından....
Ben de çoook özlediğimi fark ettim, inşallah ekim de kavuşmak dileğiyle.... Nesrin Bilgi

meltemm dedi ki...

Anadolu'nun pek çok şehrini gezmiş ve en güzel şehirlerinden biri olan İzmir'de yaşayan biri olarak söyleyebilirm ki İzmir'den sadece ve sadece Ayvalık'ta yaşamak için vazgeçebilirim. O denli sevdim Ayvalık'ı, Cunda'yı. Sırtımızda çantalarımızla ilk gidişimiz 3 yıl önceydi. hiçbiryeri bilmediğimiz halde dolaşa dolaşa eski bir rum evi bulmuştuk konaklamak için. merdivenleri gıcırdayan kocaman tavanlı,tertemiz bir pansiyon. sonra sakızlı dondurma, sakız lokması... İlk fırsatta eşimle bir haftasonumuzu ayıracağız yine oralara. bu defa sakızlı kurabiyelerden de tadacağım orası kesin. kimbilir belki bir gün bahçeli bir evimiz olurda hiç geri dönmeyiz Ayvalık'tan:)
Sakin bir tatile en çok ihtiyacım olan şu günlerde yazılarınız hem çok mutlu etti hem de daha bir heveslendirdi beni tatil konusunda.
Teşekkürler!!!

Butterfly dedi ki...

Öyle güzel anlatmışsın ki Cunda'ya gidesim var bu yaz, o kahvaltı yaptığın, zeytinyağı ve zeytin aldığın yerleri göresim var.
devam etsin masal lütfen, masallarla büyüyen bi kız çocuğu, masal tadında yaşayacaktır hayatını da
sevgiler

ÇALIŞAN ANNE OLMAK dedi ki...

Merhaba. 2 çocuk annesi olarak senden Cunda'da rahat rahat konaklayabileceğimiz güzel bir mekan önerisi bekliyoruz :)

sarı laleler dedi ki...

bitmez sibelim be, bitmeeezzz:)

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel geçen sene de Cunda yazılarını okurken içim erimişti ama görmek nasip olmamıştı Ayvalık'ı. Bu seneki tatil planım tamamen Ayvalık-Cunda'ya ait. Geçen seneden beri cüzdanımda gezdirdiğim ve senin yazılarından alıp da yazdığım adreslere - olur da gidersem tostu nerede yiyecektim, sakızlı dondurmayı nereden alacaktım diye düşünmemek için - yenilerini ekledim bugünkü yazın sayesinde.. Bir okurun daha sormuş, sakıncası yoksa kaldığın pansiyonun adını da yazar mısın?
Ağustos'da selamını Cunda'ya götüreceğim, sevgiyle kal...
İştar

eliza bennet dedi ki...

Aaaaa okur okumaz hemen çantayı kapıp gidesim geldi. Ellerine sağlık, ne güzel yazmış ve fotoğraflamışsın.

Adsız dedi ki...

off, nekadar güzel hersey sibel! öylesine güzelki tadi damagimda kaldi. birde oraya gidersem nice olur benim halim? devamini bekliyorum.... 4-gözle.... sevgilerle.... sevim

Sibel dedi ki...

Sevgili Zeren, o sessizlikte, an'ların tadını çıkarman dileğiyle.. Cunda hep bekler, özlendiği kadar da açar kollarını sevenlerine..

Hikmet Bey, çok teşekkürler. Taksiyarhis Pansiyon'da kaldık ama Cunda'da değil, Ayvalık merkezde. Bu kış açık olacakmış..

Haydins, öyledir gerçekten başlarda, yemek zordur:) Bir dahakinde Mesut Büfe'de, ya da ordaki büfelerden birinde yiyin derim, bahsettiğin yerlerde tostun hası yapılmıyor bence. Oralarda çay ya da kahve içmek en güzeli:)

Sevgili Nesrin, en güzel zaman olsa gerek Ekim! Ben de hiç görmedim ama bu yıl görmek istiyorum sonbaharını Ayvalık'ın..

Meltem, dilerim en kısa zamanda gidersiniz güzel bir tatile. Sakızlı kurabiyeleri tadın, hatta dönüşte yanınıza da alıp buzluğa atın, benim gibi koklaya koklaya yersiniz sonra:) Öyle bir lezzet! Her pastanede bulunuyor orda, ama en güzeli Güler'de.

Sevgili Kelebek, masal devam edecek. Ama dilerim sen de gider en kısa zamanda kendi masalını yaşarsın oralarda!

Sevgili çalışan anne, Cunda'da Kapya Apart Otel var gezip gördüğümüz, orayı tavsiye edebilirim. Çok hoş dekore edilmiş ve rahat bir yer, çocuklu ailelere uygun bence. Telefonunu yazayım, arayıp bilgi alabilirsiniz: 0266-3271321.

Bitmesin Sarı Laleler, bitmesin:)

Sevgili İştar, ne mutlu size! Çok sıcak olur ama olsun, gündüzleri denize girer geceleri gezersiniz serin serin. Taksiyarhis Pansiyon, Ayvalık merkezde. Telefonu 0266-3121494. Yasemin hanıma ve ordaysa Türkan'a selamlarımı ilet gidersen:) Ve terasta kahvaltı yaparken kulaklarımı çınlat!

Eliza, sağolasın:) Fotoğrafların çoğu sevgilime ait, söyleyeyim de mutlu olsun:) Sen de gidersin belki, belli mi olur?

Sevim, herkes bizim kadar etkilenmeyebilir diyeceğim ama, sanırım klasik deniz tatillerinden çok ruhu olan yerlerde olmayı seven herkes etkilenecektir. Devamı gelecek:)
Sevgilerimle...

hepsusluydum dedi ki...

Ben de iki kez gitmiştim Ayvalık'a gerçekten çok güzel..Siz de o kadar yaşayarak ve tadarak anlatmışsınız ki daha da güzelleşmiş..Gökçeada'yı bırakıp gelesim geldi vallahi..sevgiler

bülbülün yeri dedi ki...

Sevgili Sibel,
değil cunda adasındakiler, ben bile sonbaharda oraya gitmenizi merakla bekleyeceğim. Sizin kaleminizden,sizin gözünüzden özlemimi gidereceğim.
Sevgiyle kalın.

bocuruk dedi ki...

Ayvalık' ı ve Cunda' yı en güzel anlatan kalem sesinki:) Ben de kızlarıma masal anlatıyorum uyumadan önce, umarım onlar da senin gibi hep masalları düşlerler. Masal tadında yaşarlar. Sana da masal tadında bir hayat diliyorum sevdiğinle!
Sevgilerimle...

Tijen dedi ki...

Sitene gelip de "Sibel Yeşilçay" ibaresini görünce yanlışlıkla başka bir Sibel'in sitesine mi gittim dedim iyi mi?
Pek güzel olmuş Sibel'ciğim, nice Ayvalık gezilerine ve hatta orada yaşlanmaya...

Cookie'nin Dunyasi dedi ki...

Sibeeeeeeeeeeeeel,

Biliyorum.
Artik eminim.
sen bizi oldurmek icin yapiyorsun biliyorum.
Gidemiyoruz ya simdi boyle pat diye kalkip.
Askolsun da diyemiyoruz.Balayi ne de olsa.

Bize boyle Izmir'in 40 derece sicaginda oturup,buzlu kahve icerken senin resimlerine bakmak ve derdimize yanmak kaliyor.

Soyle saglam bir donus yapmis gibisin blog dunyasina.Umarim artik bahanen yoktur da kalici olursun.
Hosgeldin bea.:))) Banu

pastacirapunsel dedi ki...

Lütfen bitmesin, bu sıcaklarda, bir de fırının sıcağıyla kavrulmuş zavallı Rapu'yu serinletiyorsun:)) Aralarda açıp sayfanı bakıyorum iç geçirerek fotoğraflara:)) O yüzden bitmesin, devamı gelsin.....

Sibel dedi ki...

Sevgili Hepsüslüydüm (Zehra mı desem yoksa?), Gökçeada da çok güzel olsa gerek, bırakıp gelinir mi bilemedim ki:)

Sevgili Bülbül, sonbaharda da güzel kareler paylaşabilirim umarım:) Bir aksilik olmazsa gideceğiz inşallah.

Sevgili Bocuruk, çok sağol! dilerim çocuklarınızın da sizin de hep masallarınız olur hayat boyunca, anlatılası ve yaşanası..

Tijen ablacığım, en güzel dilek bu olsa gerek, orada yaşlanmak.. Yaşlanınca oraya gitmek değil ama!

Banucuğum:) vallahi kastım yok! gidecek olanlara heyecan, gidemeyecek olanlara bir parça keyif vermek sadece.. Başarmışım ki buzlu kahvelere eşlik ediyorum:) Bahanem kalmadı haklısın, bundan sonra daha sık yazarım artık.

Rapunsel'ciğim, neden o kadar kaldın fırın başında, boşver, serin bir limonata ya da Banu gibi buzlu kahve yap kendine. Ben de eşlik ederim memnuniyetle:)
Sevgilerimle..

Adsız dedi ki...

her yorumu okuyup dönmene ve teşekkürlerine kendi adıma teşekkür ediyorum ve evet inş.birgün tanışırız
sevgiler yıldız

sevdamavisi dedi ki...

OOOOOOOooooof ooof diyecek birşey bulamıyorum. nefis lezzetler ve nefis anlatım...

Yesim dedi ki...

Sibelim, tatilde oldugumdan guzel haberlerini biraz gec ogrendim. Cok sevindim, size omur boyu mutluluklar dilerim, yazilarini da buyuk bir keyifle bir cirpida okudum...
Sevgiler,

Adsız dedi ki...

sevgili Sibel,
çok doğru söylemişsin. bence de yemek listesinde arapsaçı, börülcenin bulunduğu dükkanları olan bir memleket ancak bir masal kenti olabilir... tatil keyfiniz hiç bitmesin. sevgiler...
sibel

:)den dedi ki...

Sevgili Sibel, dilerim balayı tadında, elele devam eder yaşam yolculuğunuz, tüm sevecenlere ışık tutarak...
Yolunuz açık olsun...
Sevgiyle...

YASEMİN ASLIHAN BABALIK dedi ki...

Harikasın Sibel,balayında gidilebilecek en güzel yere gitmişsin.ve o kadar da güzel yazıyorsun ki çok özlediğimi farkettim Cundayı,ayvalık tostunu,Taş kahveyi.O kadar anıyı biriktirirken bizi de unutmayıp resimlemişsin herşeyi sağolasın

Eda dedi ki...

Muhteşem anlatmışsın..Yıllardır yazlarımın geçtiği tek yer..Azz kaldı, bekle beni Ayvalık
Sevgiler

Adsız dedi ki...

bu masal hic bitmesin, oyle guzel ki okuduklarim..
neslihan c.

pelin'ce dedi ki...

3 senedir gitmedim bu güzellikleri göremedim,sayende hepsini anımsamış oldum..Şiir gibi aktarmışsın ,yüreğine sağlık...

ÇALIŞAN ANNE OLMAK dedi ki...

Sevgili Sibel ben kaldığın pansiyonun bilgisini rica ediyorum senden. Anlatımın samimi ve mütevazi bir yer olduğu hissi uyandırdı bende. Zeytin yağda yumurta, fırından gelen sıcak ekmek ! delirmek üzereyim :)
Bu hafta sonu için düşünüyorum. Umarım bugün için cevap verebilirsin.

dagdelennilhan@yahoo.com

çok teşekkür ederim.

hande dedi ki...

ayvalik'a cunda'ya asik olmamak ne mumkun... ben de her gittigimde peynir, zeytin ne bulursam yukler getiririm istanbul'a. ama kucuk miktarlarda, bozulacak diye. siz sanki bir yazinizda dondurucuya koyuyorum diye bahsetmistiniz yanlis hatirlamiyorsam, bu sekilde saklamak mumkun mudur peynirleri? evet derseniz oyle mutlu olacagim ki:)

Sibel dedi ki...

Yıldızcığım, ne demek, inşallah diyorum ben de.

Sevgili :)den, sevda mavisi, çok teşekkürler..

Yeşimciğim çok teşekkür ederim canım güzel dileklerin için..

Sevgili Sibel ve Neslihan, bitti malesef şimdilik. Ama masallar devam edecek, etsin de zaten, masalları seven herkes için..

Yaseminciğim, dilerim sen de kavuşursun en kısa zamanda, özlediklerine. Gerçekten de anıları biriktirirken bir elimiz hep fotoğraf makinesinde oldu:)

Eda, yıllardır benim de öyle:) Benden de selam götür gittiğinde..

Sevgili Pelin, bir nebze hasret giderdiyse görüntüler, ne mutlu bana.

Sevgili Nilhan, çok geç gördüm mesajını malesef, üzgünüm. Gidebilmişsindir umarım. Gerçi yorumlarda pansiyonun ismini ve telefonunu yazmıştım zaten, belki görmüş de olabilirsin sonradan..

Hande, evet mümkün:) Zaten peynirleri vakumlayarak veriyor peynirciler, uzun yol gideceğinizi söylerseniz. Eve gelene dek hiçbir şey olmuyor. Ben peynirlerimi genelde ufak porsiyonlar halinde dondurucuya atarım. Ama bu kez peynir aldığım peynirci bunların (Ayvalık tulumu ve sepet peyniri)buzdolabında çok uzun zaman kalabileceğini, dondurucuya hiç gerek olmadığını söyledi. Öyle de oldu gerçekten, hala aynı tazelikte duruyor kalanlar. Bol bol alabilirsiniz yani:)
Sevgilerimle..

fatoş dedi ki...

O kadar güzel anlatmışsınki masal gibi.Seni devamlı okuyorum canım yaşça senden büyüğüm seninle tanışmak çok istiyorum sana aslının blog.dan girip takip ediyorum yazılarını aslının ankaradaki fatoş ablasıyım bu yazıların ve anlatım tarzın için seni kutluyorum. İnşallah görüşürüz.
MUTLU KAL
fatoş ablan

Sibel dedi ki...

Fatoş abla çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için. Ziyaretinize çok memnun oldum, her zaman beklerim.
Sevgilerimle...

Cookie'nin Dunyasi dedi ki...

Senin bu Ayvalik yazilarini okuyup gaza geldikten sonra gittigimiz Ayvalik gezimiz sadece bir gece ve iki gun surdu.Ayna super bir yermis.Pazar gunu gitme felaketinde bulundugumuz Tas Kahve'de bir turlu servis almaya gelmedikleri icin ac ac kalktik.Kahvalti edecek bir yer ararken denk geldigimiz mavi beyaz dosenmis mekani senin resimlerinden tanidim.Meger Ayna imis.Orada dogru duzgun bir kahvalti ettik.

Bir gece once de Ayvalik'ta manzarasiz diye sonra geliriz diyerek es gectigimiz Husnu'nun yeri'ni senin yazindan esinlenerek Nesos'a sattik.
Aman arkadaslar cok acsaniz,duzgun servis bekliyorsaniz SAKIN NESOS'A CUMARTESI GECESI GITMEYIN.Senin balayin oldugu icin iyi gecmis olmasina gercekten cok sevindim Sibel ama biz deniz kenarlari hep rezerveli oldugu icin,ic taraftaki bos iki masadan birine oturduk annemle.Artik iki kadin gorup de mi ilgilenmediler de servis bu kadar kotuydu bilmiyorum.Ama tam bir hayalkirikligi oldu.Ismarladigimiz mezelerin yarisi gelmedi.Ekmekten buza kadar herseyi ikiser kere soylemek zorunda kaldik.Ismarlamadigimiz seyler masamiza geldi,hesabimiza yazildi vs vs.Kulaklarini annem de ben de cinlattik hep!!! Ama tavsiye de etmemistin.Bize biraz mustahak oldu sanirim.

Onun disinda Sarimsakli da cok keyifliydi.Ayvalik sokaklari da.Guler pastanesindeki beyin adi Murat mi?O da super yardimci ve guler yuzluydu.Izmir'e lor tatlisi ve borek getirdik.Cunda'dan teneke ile zeytinyagi ve tulum peyniri.

Uzun yazdim ama paylasmak istedim.
Sen de artik yuzuklendin,evlendigine gore yazilarinin arasini acmazsin degil mi?:))
saglicakla kal.
banu

Sibel dedi ki...

Banucuğum, öncelikle Nesos'taki tatsızlıklara üzüldüğümü söylemeliyim. Tavsiye de edebileceğim bir yerdi ama bizim gittiğimiz akşam hafta ortasıydı, haftasonu yoğunluk olabilir, gerçi bu bir mazeret olamaz ama.. Taş Kahve'de bizimle de ilgilenmezlerdi, biz kimi görürsek orda çalışana benzeyen:) ona söylerdik istediklerimizi. Ayna'dan memnun kalmanıza sevindim, biz de kahvaltı yapalım orda bir dahaki sefere. Güler'deki Murat bey çok iyidir, börek ve tatlılar afiyet olsun:) Tabi o güzel zeytinyağı ve peynirler de. Ben daha çok almadığıma pişman oldum doğrusu.

Paylaştığın için çok teşekkürler. Yazıların arasını açmamaya çalışacağım:)
Sevgilerimle..

Adsız dedi ki...

Sibelcim..
Yine vakit geldi dedim, coktan beri sitene girip, resimlerini bakmadim ve yorumlarini okumamistim.. Resimlere baka baka doyamadim desem dogrudur :-)
Kendimi bir an icinde güzelim Türkiyede hissettim.. Oysaki daha Mayista iki haftaligina Türkiye´ye gitmistim. Ve yine icim kipir kipir izin zamani yaklasti, kendimi kandiriyorum daha cooooooooooooooooooooooooooooooooooooooookkkk vvar, daha dogrusu 7 hafta var. Daha cok varmis, dimi :-)
Cunda´yi öyle bir anlattinki, neredeyse gitmis gibi oldum.
Günde üc kez dondurma yiyen benim ailede de var, benim icin önemli olan cay ve kahve.
Bu sene Cunda planda olmayacak ama insallah seneye.
Hersey gönlünce olsun,
Sevgi

Sibel dedi ki...

Sevgiciğim, ben mesajını yeni gördüğüme göre artık 6 hafta kaldı değil mi? Çok da uzun değil, çabuk geçer üzülme.. Umarım dilediğince bir tatil geçirirsin.
Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

selam sibel
her sene gittigim ayvaligi,kalbimin derinlerinde yer etmis ayvaligi anca bir insan bukadar iyi anlata bilir Tebrikler
anlattigin peynirciden annemler her sene kilolarca zeytin peynir ve zeytin yagi alirlar sanki bir hazine gibi her sabah kahvalti soframiza lezzet katar.Eeeee nede olsa 3000 km uzakta olmanin verdigi özlem hasret bir az olsada peynirci ferdiden aldigimiz güzel lezzetler ile hasret gidermek bizim en büyük lüksümüz
sevgiller grbetci

Sibel dedi ki...

Sevgili Gurbetçi çok teşekkürler, keyif almana sevindim. Peynirler gerçekten çok özel değil mi, insan hiç bitmesin istiyor. Her seferinde bu kez daha fazla peynir getireceğim diyorum:)
Sevgiler..

PAPİŞ STYLE dedi ki...

Merhabaaa,
Taş Kahvenin sahibi olarak bu fotoğrafları görmek ve bu güzel yorumları okumak çok keyif verici. Çok teşekkür ederim.Sevgiler...

www.taskahve.com.tr

http://taskahvecunda.blogspot.com

http://papis-style.blogspot.com