Son zamanlar...


Merak eden sevgili okur-dostlar olmasa, elimin klavyeye gideceği yok… Oysa ne zamandır güncellemek istiyorum sayfayı. Son zamanlarda paylaşabileceğim yeni bir tarifimin olmaması, olduğu zaman da fotoğraf makinemin bana yaşattığı aksilikler sonucu yapılanların görüntülenememesi, hepsinin üstüne bilgisayarımızın çökmesi derken kabaklı börek kabak tadı verir oldu, farkındayım… En iyisi gidişat hakkında bir şeyler yazmak dedim bugün.

Yeni bir işe başladım geçtiğimiz hafta. Uzun zamandır arayıştaydım biliyorsunuz. Hayat bana yine oyun oynadı ve bunca yıl sonra sektör değiştirdim. İş hayatında hiçbir zaman yapmak istediğim asıl şeyleri yapamasam da, en azından gıda sektöründe, yabancısı olmadığım ve sevdiğim bir alanda çalışmıştım şimdiye dek. Şimdiyse, daha önce aklımın ucundan bile geçmeyen bir sektörde, buradaki yeni kavramlara alışmaya çalışıyorum. Zor oluyor, olacak da... Ama mecburum.

Bu mecburiyetler ve hayattaki varoluş sebeplerim üzerine düşünüyorum son günlerde desem... Boğazımda bir düğümle geçti ilk günler. Şimdi daha iyiyim. Ucundan döndüğüm, umutlandığım ama olumlu sonuçlanmayan başka iş olanaklarını düşündükçe, hani diyorum, hani bir şeyi çok istersen olurdu? Tüm evren yardım ederdi… Bana neden yardım etmedi, tersine ayağıma çelme taktı bu evren? Bu düşüncelerimi paylaştığım canım Rabia ablam dedi ki, “sebebi vardır... biz bilemeyiz, göremeyiz şu an... ama bir gün anlarız.”

Anlayacağım günü bekliyorum.

En kısa zamanda, şu aralar –yine- tek terapi mekanım olan mutfağımdan dumanı üstünde yeni bir şeyler paylaşabilmek umuduyla...

Kışa el veren sonbahar, kahve kokulu mutluluklar getirsin hepimize...

37 yorum var:

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Yeni işin herşeye rağmen hayırlı olsun Sibel! Rabia Abla nın dediği gibi hayattaki herşeyin bir anlamı vardır! Belki bu iş sayesinde farklı kapılar açılacaktır. Kim bilir? Yeni tatlarını merakla bekliyorum:)

Sebla

müjde dedi ki...

Merhaba sevgili hemşerim,yeni işin hayırlı olsun.Bu aralar yaptığı her iş başvurusundan red cevabı alan biri olarak senin adına sevindim.Ben de evde boş oturmayayım bari dedim ve bir blog açtım.Eklersen sevinirim.Sevgiler...
www.mujdenindenemeleri.blogspot.com

NoSTATIC dedi ki...

Hayırlısı olsun!Biz bakıyoruz arada yazaında öğrenelim,sevinelim diye(=

Hayatın Ta Kendisi Lokantası dedi ki...

Bende geçen hafta yeni bir şehirde yeni bir işe başlayanlardanım. Hemde hiç deneyemimin olmadığı bir sektörde... yalnız değilsin yani :)

Şimdilik sadece gidip geliyorum. Alışacağımı ve seveceğimi umut ederek.

Sevgiler

Adsız dedi ki...

Yeni isin hayirli ugurlu olsun...
Yeni yazini gorunce bir ohhh cektim hele sukur kavusturuna :)
hayatinda basarilar...
Bedia

hepsusluydum dedi ki...

Hoşgeldiniz, özlemiştik sizi :)
Rabia ablanıza güvenin....Sevgiyle Zehr@

dgül dedi ki...

Sibel'ciğim hoşgeldin yeniden, bekliyordum da, ses etmiyordum seni sıkmayalım diye. Kutluyorum yeni işinden dolayı, şimdilerde önemli olan işinin olması sanırım, hem kimbilir belki zamanla çok sevip alışıverirsin bu sektöre de.
Şu profilindeki "işsiz" kısmını kaldır artık istersen, çünkü herkeste olduğu gibi, içim burkuluyordu sen de de görünce.
Tarifin olsun olmasın, ocağın tütsün ille de, seni burada görmek güzel her zaman...Sevgilerimle...

sibella dedi ki...

canim hsogeldin,bende 4 gozle bekliyordum..rabia ablan hakli demis,herseyin bir sebebi var,simdi fark edemeyiz ama zaman gectikten sonra deriz ki,bak iyiki olmus,olmamis...canini sikma...gercekten istersen,gec de olsa oluyor,napican iste evrenin kendine ozgu zamanlamasi var...olmuyorsa simdi,senin iyiligin icindir inan ki....pozitif dusunce kitaplarinin,barbel mohr'un yalanciyim valla sibelcim....
kendine iyi bak,icini ferah tut..hersey cok guzel olucak...:)

ZencefilliÇörek dedi ki...

yeni isin hayirli olsun. kisa surede alismani dilerim.
resim de cok guzel.. sonbahar dedigin gibi mis gibi kahve kokulu guzel gunler getirsin..

pisikopati dedi ki...

hoşgeldin, kabak böreğini ezberden yapabilecek kıvama gelmiştim hergün blogunukontrol ede ede :)

yeni işin hayırlı olsun. karamsarlığına da sonuna kadar katılıyorum açık söylemek gerekirse. bizim toplumumuza mı, inancımıza özgü bir durum mu bilmiyorum ama sürekli halimize şükretmemiz, sürekli kendimizden kötü durumdakileri görmemiz gerektiği öğretiliyor bize. Ama insan kimi zaman da diyor işte böyle "şükretmek istemiyorum, hakettiğimi ve istediğimi istiyorum" neyse buna da şükür, bizden beterleri de var:)

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel, maalesef ben de yaptığı işten haz duyan ve mutlu olan azınlık arasında değilim. Hem de iyi bir meslek ve zorlukla erişilen oldukça iyi bir kariyerde olmama rağmen... Belki bana kızacaksın ama mecrubiyetten bile olsa sektör değiştirecek cesareti göstermeni kıskanıyorum.. Zira bende yok ondan. Halime şükretmek (ne güzel yazmış psikopati) daha kolayıma geliyor galiba.. Sana tek bir şey diyeceğim; çok bunaldığımda beni bu düşünce teselli eder: Hayat işten ibaret değil, önemli olan sevdiklerinle yaşadığın güzellikler, bir de sağlığın.. Bu da kendini kandırmak mı dersin?
Sevgilerimle, başarı dileklerimle...
İştar

Adsız dedi ki...

Merhaba Sibelcim,

Istemeye devam!!! Is cok onemli, bunu ben de biliyorum hem de cok derinden:))) Ama isini yeniden degistirebilirsin, sadece uygun zamanin gelmesini bekle. Bir de hayatta degistiremeyecegin ve de "ya bu nasil benim basima geldi?" dedigin seyler oluyor. Birdenbire... Degistirilemez ve kabullenmen gereken seyler. Inanilmaz bir tevekkulle kabul ediyorsun ve yoluna devam etmeye calisiyorsun. Hayat boyle bir sey iste. IStemeye devam valla, vazgecmek yok, guzel seyler olsun hepimizin hayatinda!!!

Sevgiler
Sezil

bulbulun yeri dedi ki...

Canım,
yazını okurken içim burkuldu. Bu benim her gün izlediğim Sibel değil. O hayata sıkıca tutunan, mutluluğunun başkaları tarafından da paylaşılmasını isteyen biri. İnsanın yaşantısında hep mutluluk olamayacağını zaten biliyorsun, Rabia ablanın dediği gibi hayat sana kimbilir ne sürprizler hazırlıyordur kim bilir. Belki de yazarlığa adım atmanın tam sırasıdır. Bence yapacağın en güzel şey, roman yazmak ve şiir gibi anlatımını herkesle paylaşman.
Hayatın seni yenmesine izin verme.
Sevgiyle kal.

Kitap Kurdu dedi ki...

Yeni işin hayırlı uğurlu olsun Sibel. Herşeyde vardır bir hayır :)

Sevgilerimle

Sibel dedi ki...

Seblacığım, teşekkür ederim. Bilemeyiz tabi ama hiç sanmıyorum dersem de çok karamsar olurum.. Bakalım zaman ne gösterecek?

Müjde teşekkür ederim, senin de blogun hayırlı olsun!

Hayatın ta kendisi lokantası, ben de aynen öyle! Alışıyor insan herşeye iyi ki..

Hepsüslüydüm, Rabia ablama güvenirim, o hep doğruyu söyler, hatta bazen tam duymak istediklerimi olmasa da.. Ama iyi ki söyler!

Gülcüğüm çok sağol desteğin için, iyi ki varsın..

Siblciğim haklısın, herşeyin gerçekten bir nedeni var ve zamanlaması.. Herşey güzel olacak di mi:)

Pisikopati, çok doğru söylüyorsun.. bu da bizi karamsarlık ve boşvermişliğe itiyor işte zamanla.. halbuki ben hayallerinin peşinden koşan ve bundan asla yorulmayan bir insandım. Ne zaman ki yaş 30 oldu, bende ipler koptu..

İştarcığım, durum öyle felaketti ki cesaretli olmak tek çareydi. İnsan kirasını ödeyemeyince ne sektör düşünüyor ne de kariyer.. Umarım kimse bu kadar kötü bir noktaya gelmez.. Hayatın işten ibaret olmadığı düşüncesi benim de tek tesellim.. İş dışındaki hayat benim diyorum ama bu kez de bitmeyen ev işleri giriyor devreye! Kadınlar niye orta yaş bunalımına girer diye düşünmek manasız sanki di mi?

Sezilciğim, değiştirebileceklerimizi değiştirmek bizim elimizde olsa da hayat koşulları buna izin vermiyor bazen. Yine de elimden geleni yapacağım elbette, yoksa kendime de küserim.

Bülbülcüğüm, çok güzel bir dergide çalışmanın kıyısından döndüm ben.. Yazarlığa başlayabilmem için müthiş bir kapıydı ama kapanıverdi yüzüme, hiç beklemezken.. Şimdilerde kaleme kağıda da küstüm..

Sevgili Nostatic, Bedia, Zencefilli Çörek ve Kitap Kurdu, çok teşekkürler güzel yorumlarınız için...

eliza bennet dedi ki...

Sibel, yeni işin hayırlı olsun ve lütfen pozitif düşün.

Gözümüze iyi görünen bir şey bazan bizim için hayırlı olmayabilir ve gözümüze kötü görünen bir şey de bizim için çok hayırlı olabilir.
(Kuran-ı Kerimde böyle bir ayet var)

Rabia Ablan çok doğru söylemiş. Önemli olan sabretmek ve kendini kötü hissetmemeye çalışmak. Seni ne mutlu ediyorsa bol bol onu yapmak (sonra da fotoları çekip bizle paylaşırsan hele ne güzel olur)

Belgin dedi ki...

Sevgili Sibel,yeni isin hayirli olsun. Coktandir sessizce izleyenlerindenim.
15 yil önce kendi meslegimden ve sektörüm olmayan bir ise basladim. Önceleri cok problemlerle karsilastim ama simdi yaptigim isi seviyorum ve bu isi cok iyi yaptigimi patronlarimdan da duymak beni mutlu ediyor.
Bekle ve gör Hayatin sana ne güzel sürprizler hazirladigini, belki biraz sabir gerektiren bir sey ama sonunda herseyin güzel olacagina inan.
Sevgiler

Tijen dedi ki...

Sibel'ciğim,
Sen güzel reçetelerin, leziz kurabiyelerinle yeni işindeki hayatını keyifli bir hale getireceksin buna hiç şüphem yok. Ayrıca daha güzel şeylerin olacağını, hayatın sana güzep sürprizler hazırladığını biliyorum. Sen yeter ki ümidini kesme.

bulbulun yeri dedi ki...

Canım,
kaleme kitaba küstüğünü söylemişsin. İşte ben buna yanarım. Asla eylül kızı böyle şeylere yenilmez. Sende öyle bir kalem var ki,bu dünyaya yazmak için geldiğine inanıyorum. Dünyaya gelirken herkesin muhakkak bir becerisi olurmuş, bazıları bunu bulamadan yaşarmış. Ben inanıyorum ki, sen yazmak için dünyaya geldin. Ayvalığa bende gittim, ben de oraları gördüm ve çok sevdim. Ama senin kaleminden oralara bir kere daha aşık oldum. Lütfen seni kırmalarına izin verme. Yaz ve ilerde romanlarının okuyucularının arasında olmamıza izin ver.
Sevgiyle kal.

ÇALIŞAN ANNE OLMAK dedi ki...

İnanıyorum ki yaşadığın bu günler seni güzel günlere taşıyacak. 2 çocuğumdan ayrılmak ne zor bilsen her sabah. İkiside kapıda beni yolcu ederken o yüz ifadelerini bir görebilsen. En önemli ve güzel zamanları bensiz. Ama dediğin gibi mecburiyetler...Ha bugün istifa etsek dünyanın sonumu ? asla hayır.
Ama verilen bunca sene emek insanın göğsüne çörekleniyor.
Dişimizi sıka sıka....

ebru dedi ki...

Sibelcim yeni işin hayırlı olsun.Bazen hiç bir şey bizlerin istediği gibi olmuyor.Bende sen gibiyim.Başka arkadaşlarımı düşünüyorum da.Benim işim neden böyle değil diyorum.Sonra da buna da şükür diyorum.Neyse arkadaşım bununla da mutlu olmaya çalışalım.Öpüyorum seni.Bende yeni bir blogcuyum.Ve seninle uzakta olsa hemşeriyiz.Ben Denizliliyim.Sen Aydınlı.En azından ikimizde egeliyiz değil mi.Bir gün görüşmek umudu ile

Adsız dedi ki...

Merhaba Sibel,
Yeni işin hayırlı uğurlu olsun.
Sevmesende alışırsın demiyeceğim.
Aramaya devam et. Mutluluğunu engellemesine müsaade etme.
Sen hep sağlıklı ve mutlu ol.
HK

Meltem KEsdi dedi ki...

Tebrikler çok güzel yemekler yapmışsınız, güzel de bir sayfanız var.


Resimli Yemek Tarifleri


Bebek Bakımı ve Hamilelik

:)den dedi ki...

Sen değişirsen, yaşamındaki herşey değişir. "İstemek" ile "inanmak" arasında çok fark vardır sevgili Sibel. Çekirdek düşüncenin ne olduğudur önemli olan. Evrenin isteklerini kabul edeceğine tüm hücrelerinle inanmıyorsun. Yaşadıklarınla da böyle birşeyin aslında varolmadığını kendine ispatlamaya çalışıyorsun sadece. O "hani..." ile başlayan cümle var ya işte o senin çekirdek düşüncen!
Yaşamın sana açılmayan kapıları zorlamakla geçiyor. Zorlayınca, o kapıları yumruklayınca da canın yanıyor ve sorgulamaya başlıyorsun varlığını...
Halbu ki sana açılmayan kapı, doğru kapı değildir! Doğru kapı elini uzatınca hafifçe aralanır. İçeri girip girmemek de senin seçimindir.
Senin iyiliğin için olmayan hiçbir şey senin başına gelmez!
Minik bir yardım istersen ben burdayım.
Sevgiler...

Butterfly dedi ki...

gerçekten bazen bilme zamanlarımız farklı, olayların oluşu ile biliş zamanımız denk gelse ne süper olurdu değil mi? elbet vardır anlayacağımız bir zaman dilimi bence de rabia ablan haklı, sadece sakince beklemek yeterli geliyor bazen, çogu zaman hatta,
sevgiler

Papatya dedi ki...

Sevgili Sibelcigim,
Tam 2 yildir sektör sevdiğin iş kavramlarını da geç sadece ''çalışmamak'' isteyerek çalışıyorum hem de bazı sabahlar çocuk gibi karnım ağrıyarak, bazen ağlayarak işe gidiyorum. Bahsettiğin mecburiyetler yüzünden, hem de elimdekileri bir gün uyandığımda tamamen kaybetmiş eksilerin eksisine düşmüşken. yani diyorum ki bazen hayatta kalmak birtek bana mı bu kadar zor? Belli bir önem benimkisi 6 ay sonra sona erecek olan, hatta geçen gün kendimi deprem olduğunda ya da şimşek çaktığında hissettiğim gibi hissettiğimi farkettim: başım ellerimin arasında ne olur bitsin bitsin diye dua ediyorum ofiste masamın başında. Bu arada bu iki yil içinde oyle şeyler yaşadım ki, okumadan araştırmadan hatta bazen tartışmadan koşulsuz bir biçimde kadere inanır kendimi hızırı tanır ve neyin hakkında ne hayır olduğunu bir bir görür oldum. Hatta diyorum ki bu 2 yıl belki de benim sadece ilahi adalete inanmamı sağlamak içindi kimbilir?
Tğm bu günlere dayanabilmenin tek yolu da sevdiklerim oldu benim. İşi, kazandığım parayı kazandığım an elimde bile tutamadan başka yere vermeyi falan görmezden geldim geliyorum, biliyorum ki çırpınsam da düşünsem de kendimi hasta etsem de o orada benim dışımda öylee devam edn ve beni de içine çeken bir süreç. Yaşamak zorunda olduğumuz şeylere ne kadar direnebiliriz ki?
Sevdiğin şeylere sığın sibelcigim, ev işi kadınların görevleri falan hepsin bir kenara bırk bu aralar, varsın peynir ekmek ye, utusuz giyin ama kendine iyi gelen şeyi yap. Bu sayfalarda aşkla anlattığın balayını düşün yanındakine şükür et.
Sevgilerimle,

sarı laleler dedi ki...

sibel im hoşgeldin!
içindeki burukluğu bir kenara bırak canım arkadaşım,hayatın neleri neden karşımıza çıkardığını bilemeyiz. umutsuzluğa kapılma, her yaşantı bir öğreti değil mi?
tadını çıkar bence, öptüm çokca :)

Sibel dedi ki...

Sevgili Eliza, beni mutlu eden şeyler yapıyorum bugünlerde, dediğin gibi.. Umarım yakında eskisi gibi keyifli yazılar yazabilir ve paylaşabilirim yaptıklarımı.

Tijen ablacım, bana bıraktığın not kağıdını hatırlar mısın? Orada da buna benzer güzel sözler yazmıştın ve ardından nice güzellik girmişti yaşamıma. Senin pozitif enerjin bana çok iyi geliyor, uzakta da olsan yakınımdasın hep.

Sevgili Bülbül, dünyaya onun için mi geldim emin değilim ama öyleyse küsmeye hakkım yok değil mi? Yazmaya yeniden başlayacağım günü hevesle bekliyorum inan.

Sevgili çalışan anne, çok iyi anlıyorum seni. Ben de anne olsam aynı şeyi yaşarım ve hissederim muhtemelen. Şimdilik sadece evime, kitaplarıma bakıp iç çekiyorum evden çıkarken...

Güldenciğim, öyle güzel yazmışsın ki defalarca okudum.. O minik yardıma çok ihtiyacım var! Bana mail atar mısın?

Canım Zeynep, beni anlayan ve kendisi de benzer şeyleri yaşayan bir dostla konuşuyor gibi oldum yorumunu okurken. Aynen böyle hissediyorum, geçecek.. geçecek derken. Ben de kötü bir dönemden geçiyorum (ama 2,5 yıl sürecek bir dönem!) Ne için çalıştığımı anlamadan, kendim için hiçbir şey yapamadan çalışmak acıtıyor aslında canımı. Durmadan bir yerlere ödemeler yapmak, sonra yenilerinin gelmesi, ve asla hiçbir şeye yetişememek.. neyse. Sağol Zeynepciğim paylaştığın için.

Sevgili Belgin, HK, Ebru, Meltem, Butterfly ve Sarı Laleler, çok teşekkür ederim güzel sözleriniz ve desteğiniz için.
Sevgilerimle..

Adsız dedi ki...

iyi şanslar ve iyi bayramlar sevgili okul arkadaşım.

ab-ı hayat dedi ki...

Sevdiklerinizle birlikte olabileceğiniz, mutlu, huzurlu, güzelliklerle dolu ve içinize sinen bir bayram geçirmeniz dileğiyle...

Sevgiler…

Meral dedi ki...

Sevgili Sibel:

Butun sorularini cevaplamak zor ancak tek ogrendigim 'her seyin zamani oldugu' eskiden bu laf siradan gelir anlamsizligina cok da kizardim. Ama dogruymus.Bir ogrendigim de yasadigimiz herseyin bir nedeni oldugu.
30 lu yaslar bence kadinlarin dunyaya kafa tuttabildigi yaslar bence hersaniyesinin tadini cikarmaya bak, kimbilir hangi kapilara cikaracak seni
Tabi sana da simdi bu sozler anlamsiz gelebilir dedim ya "zaman.."
Sevgiler yeni isinde basarilar
Meral

Adsız dedi ki...

"Ne için çalıştığımı anlamadan, kendim için hiçbir şey yapamadan çalışmak acıtıyor aslında canımı. Durmadan bir yerlere ödemeler yapmak, sonra yenilerinin gelmesi, ve asla hiçbir şeye yetişememek" demişsin sibel...
her dert yaşayana büyük gelir, biliyorum.
ama daha beteri var bu yazdıklarının.
serbest çalışan eşimin başına gelen kötü olaylar yüzünden 2.5 senedir kazandığımız tüm para boğazımızdan geçmeyen bir borca gidiyor.
hani borcu olur insanın, ama o borç elde edilen birşey içindir. ne bileyim eşya, ev vb gibi.
biz de bu da yok.
hayatımız bir 6 yıl daha böyle gidecek.
kendimiz için hiçbirşey yapamıyoruz.
ne bir gezme, ne başbaşa bir yemek, sinema....hiçbiri yok.
ot gibi yaşayıp gidiyoruz.
ama şükrediyorum gene de.
en azından SAĞLIKLIYIM.
en azından DOSTLARIM var.
en azından bir İŞİM var.
ve işyerinde yaşadıklarım bana batmıyor bile artık, daha büyük sıkıntılar yaşadıkça umursamıyorsun.
şükret sibel, hepsi geçecek.
ve bu berbat durumda bile inan şükrediyorum ben, bir sihirli değnek değmişçesine bir anda düzelecek herşey ve nefes alıcaz buna inanıyorum.
sadece herşeyin bir zamanı var.
eğer bu inancımda olmasaydı gerçekten bitmiştim ben.

"seninki de dert mi?" demek için yazmadım ama bazen beterini düşünmek insanı kendine getirebiliyor.
biliyorum ki, benim durumumdan çok daha beterini yaşayanlar var.
önemli olan sağlık ve insanın sevdikleriyle olabilmesi.
çok bunaldığında parası olan ama "alo" diyecek dostu olmayanlar mı zengin, yoksa beş kuruş parası olmayan ama birsürü dostu olan ben mi?
tabi ki BEN :)

öptüm çok.

Ayşe

yemek tarifleri dedi ki...

bence süper bir tarif olmuş eLLerinizé sağlık...

YaGMuR dedi ki...

sevgili sibel umarım yeni işin hayırlı olur ilk dönemler elbet zorlanırsın ama eminim sen azminle her işin üstesinden gelirsin ne mutluki sana bir işin var güzel tariflerinide en kısa zamanda görmek umuduyla sevgiler

not:çok sık yorum yapamasamda sık sık uğradığım bloglar arasındasın

Sibel dedi ki...

Adsız, keşke adını da yazsaydın da bilseydim eski okul arkadaşımın kim olduğunu..

Sevgili Meral, aslında kendimizi zaman zaman çok güçsüz hissetsek de, aslında en çok bu yaşlarda
kafa tutuyoruz dünyaya galiba, hem de 20'lerin bunalımlarından daha farklı olarak...

Sevgili Ayşe, içime serin sular serptin, çok sağol! Ama kendi durumundan bahsetmen değil, yanlış anlama, herşeyin geçeceğine olan sağlam inancın serpti o suları. Size de kolaylıklar diliyorum, çok zor gerçekten.. Ama kendinizi toparladıktan sonra izlediğin her film, yediğin her yemek daha güzel gelecek sana emin ol. Bunu biraz da kendime söylüyorum aslında!

Yağmur çok teşekkür ederim:) Yakında tarifler gelecek, bu uzun aradan sonra...
Sevgilerimle...

kalite belgeci dedi ki...

gerçekten cok iç açıcı bir yazı olmus okurken bir oh çektiriyor yeni işinizde başarılar faydalı paylaşımlarınızın devamını dilerim

Sibel dedi ki...

Çok teşekkür ederim.
Sevgilerimle...