Kansızlık Meselesi


Zor günler başlığı daha fazla kalsın istemedim. Sizin olduğu kadar benim de içim sıkılıyordu zira. Merakınızı gidermek, bir ses vermek istedim.

Öncelikle çok sevdiğim, yıllardır tiryakilik derecesinde içtiğim kahveyi son zamanlarda azaltmış olsam da artık tamamen (en azından bir süreliğine) ona veda ettim. Veda seramonisi bile yaptım onun için! Dün doktorla görüşmemin ardından ofise geldim, bir şeyler yedim ve ardından, nasıl olsa ilaçlara akşam başlayacağım diyerek son kahvemi hüzünle yudumladım...

Ağır anemi (kansızlık) teşhisi kondu bana, sevgili okur-dostlar.
Ciddi derecede demir, B12 ve folik asit eksikliği. Üçü birden.
Oysa kendime pek bir iyi baktığımı zannederdim ben...
Sebze yiyorum ya, ot düşkünüyüm ya, süt-yoğurt-yumurta yerim ya... Olmamış işte. Bir yerlerde yanlışlık yapmışım. Vejetaryen oluşumu asla sorgulamıyorum, tanıdığım çok sağlıklı vejetaryenler var.

Hemen tedaviye başlandı, sık sık kontrollerim olacak ve sanırım uzun bir dönem tedavi devam edecek. Kahvaltılardaki keyif çaylarıma da veda ettim. Onun yerini portakal suyu aldı, her gün 1 bardak. Uyanır uyanmaz pekmez. Sil baştan yapılan bir diyet listesi. Değişen bir beslenme düzeni.

Durum budur.
Ne zaman yeni bir tarif denenir de paylaşılır bu kahvenin mutfağında, bilmiyorum.
Ama en kısa zamanda, keyifli bir yazıyla dönmek istiyorum...

Zor Günler...


Bazen zor günler olur...
Kahveler koyu olur o günlerde, sabahlar her zamankinden soğuk.

Uyanmak, evden çıkmak istemezsiniz. Bütün bu telaşın, koşturmanın nedenini bilmezsiniz çünkü. Ayaklarınız taşımaz sizi, siz kendinizi sürüklersiniz. Hep heyecanla koştuğunuz mutfağınız bile küser size. Ya da siz ona küsersiniz.

Akvaryumdaki balık gibiyiz, gerçek dünyamız okyanuslarken...

"kapat gözlerini balığım, üzülme sen...
bir gün elbet kurtulacağız cam çeperlerden"

Kremalı Badem Çorbası


Kar çabucak eridi...
Halbuki ne sevindim Cumartesi sabahı sokağımızı ilk kez karlı gördüğümde ve sabahın erken saatinde gazete almak için bakkala giderken tazecik karlara ilk basan olduğumda. Ne güzel keyifmiş, unutmuşum Ankara yıllarımdan beri. Yürürken rüzgarda nefes aldıkça burnuma dolan kar tanecikleri içimi çok üşütseler de keyfimi bozamadılar. Akşamüzeri sevgilimle minik kardan adamcıklar bile yaptık kapı önünde:)

İki gün boyunca evden çıkmadığımdan benim için çok güzel bir hafta sonu oldu. Buz gibi havada ev keyfi gibisi yok. Uzun kahvaltılar, gazeteler, film izlemeler, mutfağa girip aheste yemek pişirmeler, ertelenmiş temizlikler ve pırıl pırıl bir evde uzun uzun dinlenmeler... Kendime geldim:)

Bu havalarda çorbasız yapamıyorum. Yapabilen de yoktur sanırım. Nefes alırken bile içimiz üşüyorken, akşam eve dönünce sıcacık bir çorba içmeden kendimize gelmemiz zor. Çoğunlukla anneciğimin nefis tarhanası –biraz da pratikliğiyle- elimden tutsa da bazen başka çorbalar yapıyorum. Daha önce denemediğim tarifleri denediğim de oluyor. İşte bu çorbayı da bir hafta arayla iki kez yaptım ve her ikisinde de mmmmmhh sesleriyle yedik. Badem tozu muhteşem bir lezzet veriyor çorbaya... Birinde süt kullandım, diğer seferinde -açılmış paketimi değerlendirmek için- krema... Her ikisi de çok güzel oldu. Yalnız kremayı 1 bardak yerine daha az koydum, fazlası zaten ağır gelirdi diye düşündüm. Tarif Oktay ustaya ait. Çok basit, bir o kadar özel bir çorba. Davetlerde misafirlere rahatlıkla ikram edilebilir.

Malzemeler:
(4 porsiyon)

- 3 yemek kaşığı sıvıyağ
- 2 yemek kaşığı un
- 3 yemek kaşığı badem tozu
- 4 su bardağı soğuk su
- 1 su bardağı süt (ya da krema)
- Tuz
- Üzeri için bir parça tereyağı / sıvıyağ ve kırmızı toz biber

Yapılışı:

1. Tencereye sıvıyağı koyup ısıtın, unu ve badem tozunu ekleyip kavurun. Hafifçe kavrulmuş badem kokusu gelinceye kadar..

2. Soğuk suyu ve sütü ekleyin, kaynayıncaya kadar çırpma teliyle karıştırmaya devam edin.
Çorbanız koyulaşıp kaynayınca tuzunu ayarlayın ve altını kapatın.

3. Küçük bir sahanda biraz yağ ısıtıp kırmızı biberi hafifçe yakın. Çorbanızı kaselere aldıktan sonra üzerlerine gezdirin.

Mmm.. bir de kıtır ekmekleriniz varsa başkaca yemek aramayın. İkinci bir kaseye bile geçebilirsiniz hiç çekinmeden:)