Süt Meselesi & Armut Marmeladı


Sonunda şehr-i İstanbul'da bir de sütçü buldum.
Aslında o beni buldu desem daha doğru olur!

Mail kutuma düşen blogla ilgili sürpriz mailler beni her zaman heyecanlandırır. Kimi zaman benimle tanışmak isteyen coşkulu bir okur-dost, kimi zaman bana ürünlerinden göndermek isteyen bir firma, kimi zaman bir reklam ya da röportaj talebi olur bu. Bazen de işte böyle güzel insanlar bulur beni, sütçümün bulduğu gibi.

Ona sütçüm diyorum, çünkü o da kendine öyle diyor. İşine aşık insanlardan biri Aysun Sökmen. Yaptığı iş öyle önemli ve güzel ki! Saf lezzetlere ulaşmanın giderek imkansızlaştığı metropolde, henüz sağılmış taze sütleri anneler çocuklarına içirsin diye, ev yoğurtları yapılsın, ocaklarda mis kokan sütlaçlar kaynasın diye evlere taşıyor Aysun hanım. Silivri'de "Gündönümü" adını verdiği bir çiftliği, çiftlikte işte bu kadar çok sevdiği inekleri var!


Aysun hanım bana yolladığı ilk mailinde sahlep tarifim için teşekkür ediyor, taze sütleri ile bu lezzeti deneyeceğini söylüyordu. Benim de denememi istiyordu ama... İstersem bana da bir şişe süt getirebilirdi. Hayır diyebilir miydim hiç? Heyecanla bekledim sütümün bana ulaşmasını. Ulaşınca da bu güzelliği sizlerle paylaşmak için sabırsızlandım. Ama paylaşmak ancak ikinci siparişte mümkün oldu. İlk gelen süt ve onun güzel kaymağı o kadar kısa zamanda tükendi ki...

Son iki haftadır, Pazar sabahı uyandığımda telefonumda sütçümden gelen mesajı görmek de çok keyifli:) Geçen Pazar gelen mesajda, o sabah çok güzel bir yağmur yağdığını ve bunun ineklerin yulafları için ne kadar iyi olduğunu yazıyordu mesela. Mesajı sipariş ettiğim süt miktarını yazarak yanıtladım:) Dün getirdiği sütü akşam eve gider gitmez kaynattım ve soğuması için buzdolabına kaldırdım. Gece boyu buzdolabında dinlenen sütün görüntüsü, sabah dolaptan çıkardığımda böyleydi...


Hemen delikli kepçeyle bir güzel sıyırdım üstündeki kaymağı. Tabağa aldıktan sonra da yanına bal ve marmelat çıkardım, geceden pişirdiğim mis gibi ekmeğimden dilimledim. Sizlerle bu güzelliği paylaşabilmek için de çok erken kalkıp böyle ballı kaymaklı bir kahvaltı etmem gerekti bugün:))

Aysun hanıma ulaşmak isterseniz aysun@gundonumu.biz.tr adresine bir mail atabilirsiniz. İsterseniz iş yerinize (eğer ofisinizde sütü akşama kadar muhafaza edebileceğiniz bir buzdolabı varsa), isterseniz de evinize teslim ediyor. Ben sütümü iş yerimde teslim alıyorum 2 litrelik şişelerde, ama sanırım önümüzdeki haftadan itibaren bu miktarı arttıracağım çünkü artık dışarıdan yoğurt almak istemiyorum! Süzme yoğurdumu bile kendim yapmak niyetindeyim (bu denemelerimin sonuçlarını da paylaşacağım daha sonra). Evde tüketilen sütlü tatlı miktarı ise inanılmaz boyutlarda zaten. Dahası, yaptığım pek çok ekmeğe süt koyuyorum, çorbalara eklemeyi seviyorum, eh arada kek filan da yapıyorum:)

Daha önce üyesi olduğum bir mail grubuna sevgili Defne Koryürek'ten gelen bir maili Aysun hanım bana ulaştıktan sonra yeniden hatırladım ve arşivimden bulup bir kez daha okudum. Defne hanım çok önceden tanışmış meğer bu güzel sütle... Hatta blogundaki son yazısında yaptığı denemelerden de bahsediyor. Pastörize ve uht'lenmiş sütlerin sindirim sistemimiz tarafından tanınmaz hale geldiğinin ve bizlere bu nedenle yarardan çok zarar verdiğinin, uzun zamandır sadece bizim değil Avrupa ve Amerika'nın da gündeminde olduğunu yazıyordu bu mailde. Sonunda, "gerçek süt içmek, içirmek isteyenlerle paylaşın lütfen mektubumu" dediği için, yazısından bir alıntı yapmak istiyorum:

"... mesele hijyen olduğu için yıllar önce sokak sütünün zararlı, şişe sütün sağlıklı olduğunu bellemişiz. Bellemişiz diyorum ama, aslında biraz düşününce binlerce yıl mesele olmayan, kimseyi kırıp geçirmeyen bir 'risk'in nasıl olup da büyük bir konu haline geldiğini düşününce... asıl konunun sanayileşme olduğunu idrak ediyor insan. Binlerce hayvanın sütünü on binlerce kilometre ötede satılmaya yollamaksa hedef, elbette raf ömrünü uzatmak ve hijyene dair riskleri elimine etmek gerekiyor."

Evet aynen öyle!
Elbette sokaktan geçen herhangi bir sütçünün sütünü almazdı benim annem de, ama küçük şehirde yaşamanın getirdiği bir güzellik olan, "satıcıyı tanımak" şansına sahipti. Ve tıpkı yumurtasını, tereyağını, peynirini aldığı belli satıcılar olduğu gibi sütçüsü de oldu hep ve bizi o sütlerle büyüttü. Elimize tencere verip sokağa yollardı bizi, sütçünün arabası mahalleye geldiğinde. Süt alan diğer komşularla ayaküstü sohbet eder, eve selamlarını götürür, süt tenceresini de hemen ocağa koyardık. Ertesi sabah annemin kahvaltı sofrasına koyduğu kaymağı ise yemelere doyamazdık. Sonraları yağsız kutu sütlere nasıl alıştım hala bilmiyorum... Ama damak bir kez bir lezzeti tanıdığında onu bellek kaydediyor, asla unutmuyor. Ben çocukluğumda içtiğim sütün, yediğim kaymağın lezzetini hiç unutmamış olduğumu bu sayede anladım...


Marmeladımın tarifini paylaşmak istiyorum son olarak.
Yemek grubumuza bu tarifi sevgili Erva göndermişti. İlk kez denediğim armut marmeladını ben çok sevdim, geçenlerde kahvaltıya gelen bir arkadaşım da çok sevince bir kavanozunu ona hediye ettim. Kalanının da tadını çıkarıyorum şimdilerde Pazar kahvaltılarında... Yapımı çok basit ve denemeniz için şimdi tam zamanı... Pazardan mevsimin en güzel armutlarından alın ve hafta sonu kahvaltı sofranıza farklı bir lezzet koymak, dostlarınıza hediye etmek için deneyin derim.

Malzemeler:

- 1 kg armut (yumuşak cins olmalı)
- 1/2 kg toz şeker
- 2 adet karanfil

Yapılışı:

1. Armutları yıkayıp soyun, 4 eşit parçaya bölün. Çekirdeklerini çıkarıp, çekirdek yataklarını temizledikten sonra tencereye koyun.
2. Tencereye bir miktar su ve karanfilleri koyduktan sonra kapağını kapatın, orta ateşte pişirin. Armutlar sularını salıp tekrar çekmeye başladıkları zaman ateşten alın.
3. Armutları tahta bir kaşıkla bastırarak ezin. Ben süzgeçten geçirmedim ama isterseniz geçirebilirsiniz. Şekeri ekleyin ve tekrar ocağa alın.
4. Dibini tutmaması için sık sık tahta kaşıkla karıştırarak, marmelat kıvamını buluncaya kadar kaynatın (bende tüm pişme aşamaları -ezmeden önce ve sonra- toplamda 40 dk kadar sürdü). Ateşten aldıktan sonra ılındığında cam kavonazlara alabilirsiniz.


Tadını en iyi çıkartmak için; ev ekmeği üstüne önce kaymak, sonra marmeladınızdan koyuyorsunuz:)

Gerçek lezzetleri hiç unutmamak dileğiyle...

59 yorum var:

SEDEF dedi ki...

Müthiş görünüyor.... Ellerinize sağlık...

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

Sevgili Sibel,
geçenlerde ben de blogda sütümü aldığım sütçüden ve kutu süt almadığımdan bahsettim.ama birçok arkadaşım itiraz etti bana sağlıklı olmadığını nerden geldiğini bilmediğimiz sütü içmememiz gerektiğini söylediler.ben oğluma kutu pastorize süt içiremiyorum.ben de oturduğum muhitte bir sütçü amca buldum kadıköy ziverbeyde aynı mahallede tam 25 yıllık sütçülük yapıyor.yoğurt da yapıyorum ve çok da güzel oluyor.bu paylaşımına çok sevindim bence bu tarz işine gönül vermiş insanları bulmak ve paylaşmak büyük şans.teşekkürler.

sevim kırmacı dedi ki...

hımm kaymak-bal ikilisi şahane görünüyor. benim kızım da sever mi acaba bu sütü bir denemek lazım. afiyetle yiyiniz içiniz sütlü cicilerinizi.

Sibel dedi ki...

Teşekkürler Sedef!

Yaseminciğim sen de bu konudan bahsetmiştin evet, o zaman benim gibi düşünen başkaları da olduğuna çok sevinmiştim. Eleştirenler olacaktır elbette, ama ben hijyenden öte (çünkü bedenlerimizin müthiş bağışıklık sistemine güveniyorum) gerçek ve doğal lezzetlere önem veriyorum. Bu demek değil ki gidip herhangi bir sokak sütçüsünden süt alalım.. Sen büyük bir şans eseri bulduğun o 25 yıllık sütçüye güvenmeye devam et lütfen. Benim Aysun hanıma güvendiğim gibi..

Sevimciğim, önceden de söylediğim gibi, daha geç kalmadan İrem kuşumu gerçek süt lezzetiyle tanıştırmalısın.. O da büyüyünce hem annesine hem teyzesine teşekkür eder:)

Esin (Huysuzbalık) dedi ki...

Canım ne kadar güzel bir yazı ve ne kadar hoş resimler bunlar. Ben de bir köyde büyüdüm ve taze sağılmış sütün kokusunu özlemişim yıllardır. Deneyeceğim. Bu arada sadece süt mü satıyorlar? Tereyağı, peynir gibi ürünleri de varsa bilmek isterim. Sevgiler...

NİLAYY dedi ki...

MERHABA SEVGILI SIBEL..YAZINIZI COK BEGENEREK OKUDUM YINE..SUT SEVMEYEN BIRI OLARAK,SUT IHTIYACIMI SADECE NESTLE NIN CORN FLAKESLERI ILE GIDERMEYE CALISIYORUM..SUT,YUMURTA,PEYNIR,YOGURT,ET ,SARKUTERI..GIBI HAYVANSAL GIDALARI KOKULARINDAN OTURU MAALESEF YAKLASIK 20 SENEDIR YEMIYORUM,YIYEMIYORUM (27 YASINDAYIM)..15 AYLIK EVLIYIM VE EVLILIGIMLE BIRLIKTE EN AZINDAN BEYAZ ET TUKETMEYE BASLADIM UCUNDAN KIYISINDAN..
BENIM SOKAK SUTCULERI ILE ANILARIM COK GUCLU..CUNKU 7 YASINA KADAR GUNDE 2 LITREYE YAKIN SUT ICEN BIR TOMBALAKTIM..BIZIM DE SUTCUMUZ VARDI VE BELIRLI GUNLERDE KAPIMIZI CALARDI..SENELER BOYU TATLI BIR DOSTLUK YASANDI BU SUTCUMUZ ILE..SEKER GIBI BIR ABIYDI,ANNEME HATRINI SORAR,BENIM YANAKLARIMI SIKAR,BABAMA SELAMLAR SOYLERDI..SIMDILERDE AYNEN O KISIYI HALA GORUYORUM..INANIN,ICIM BI TUHAF OLUYOR AYNI AMCAYI GORUNCE..SENIN SUTLERINLE BUYUDUM DIYE LAFA TUTUYORUM ONU ..ILK GORDUGUMDE ŞOKA GIRMISTIM HATTA..TANRIMM BU ADAMIN YUZUNE NASIL BAKICAM,,,OKADAR SUT BOSA GITMEMIS MASALLAHIN VAR,,DERDIM BEN OLSAM,SUTCUNUN YERINDE,BANA..HEHEHE..VELHASILI KELAM..SITENIZIN CIDDI AŞIKLARINDAN BIRI OLARAK,INANIN HEM FAYDALI HEM BECERIKLI HEMDE ARTIK ENDER RASTLANIR INSANLARDANSINIZ..COK MU UZUN OLDU YAZIM..EHH MAZUR GORUN..SEVGILERIMLE SIBEL..YENI YAZILARI,FOTOLARI MERAKLA BEKLIYORUM..HARIKASINIZ YINE,DÖKTÜRMÜŞSÜNÜZ..AFIYET,BAL,SEKER GIBI BIŞIILER OLSUNNN:)

Burçin'in Denemeleri dedi ki...

Doğrusu harika bir haber bu!

Sibel dedi ki...

Esinciğim, ben sadece süt diye biliyorum, ama Aysun hanıma bir mail atıp sor istersen..

Sevgili Nilay, 8 yıllık bir vejetaryen olarak anlıyorum seni. Gerçi biraz farklı durumdayız ve benim nedenlerim daha farklı ama.. süt ürünlerini çocukluğumdan beri çok sevmişimdir ben. Bu yüzden de çok sevindim aynı lezzeti bulunca. Güzel sözlerin için de çok teşekkür ederim!

Burçin, seni de mutlu etmesi ne güzel:)
Sevgilerimle..

yasemin dedi ki...

sibel, bu habere çok sevindim ve hemen aysun hanım'la irtibat kurdum. bundan sonra ben de onun sütünden alacağım. süt konusunda çok karışıktı kafam, çiğ süt bulmak benim için ihtimal dahilinde bile değildi: http://cemuyurken.blogspot.com/2008/11/st.html
ve bu hafta tekrar organik ste dönüyordum ki yazına rastladım. çok teşekkürler.

zero dedi ki...

Sibeeel bu nasıl güzel nasıl güzel bir haber anlatamam. Şurda alt tarafı 5-6 ay önce İstanbul'da yana yakıla "yok mudur bu şehir de şöyle taze süt satan bir vatandaş, hiç mi kalmamıştır?" diye aranıyordum. e tabi isteğim biraz olsun da güvenebileceğim bir sütçüydü. biliyorsun görüşmemizde bahsetmiş olduğum gibi biraz sağlık sorunlarım vardı ve artık sağlıklı ve doğal beslenme konusuna had safhada dikkat ediyordum/ediyorum. ama malesef o zaman arayışlarım başarısızlıkla sonuçlanmıştı.şimdi sayfandan bu haberi almak ne kadar hoş. kesinlikle iletişime geçeceğim Aysun Hanimla. kutu sütleriyle ne yaptığım yoğurtlar yoğurda benziyor, ne peynirler peynire. üstelik bu sütün üzerinden çıkan kaymakla kendi tereyağını bile yapabilirsin Sibelcim. bir görüşmemizde anlatırım sana nasıl yapacağını. ben de anneannemin yıllarca gözümün önünde yaptığı tereyağlarıyla büyüdüm. Aysun Hanım çok önemli bir hizmet veriyor, bilmem farkında mı acaba kendisi:)

mujdenin denemeleri dedi ki...

Nefis görünüyor.Armut reçelini daha önce hiç yemedi.Denemeye değer.Ellerine sağlık hemşerim.Sevgiler...

Özlem dedi ki...

Mmmmh olsa da yesek,
sevgilerimle,

Adsız dedi ki...

Sibel Hanım,

Size çok teşekkür ederim.Sayenizde artık bizim de bir sütçümüz oldu.

Sevgiler

Nurhan

Sibel dedi ki...

Yasemin, yazını okudum şimdi. Ben de mümkün olduğunca organik ve sağlıklı beslenmeye gayret etsem de malesef alerjik bir insanım. Aysun hanımla tanışmadan önce ben de senin gibi organik ya da günlük sütlerden alıyordum. Şimdi çok memnunum ocakta annem usulü süt kaynatmaktan. Kokusu bile bambaşka.. Sizin için de çok sevindim, afiyetle için sütlerinizi.

Zerenciğim, senin de işyerine süt getirebilir Aysun hanım, belki yazışmışsınızdır çoktan. Ben bir de peynir keşfettim Zeren, müthiş... Ekolojik pazarda, Ada markasıyla süt mamulleri satan Gökçeadalı bir üretici var. Onların bir İzmir tulumu var ki, inanamazsın lezzetine.. Mutlaka dene diyorum onu da, eğer tulum peyniri seviyorsan bana tekrar teşekkür edeceksin:) Aaa bir de onların süzme yoğurtlarından da al ki o güzel sütü mayalayarak evde yoğurt yap, ben öyle yapacağım:)

Nurhan hanım çok sevindim, rica ederim. Afiyetle için:)
Sevgilerimle...

zero dedi ki...

Sibelcim Aysun Hanımla dün senin yazını okur okumaz yazıştık. artık ben de mutfağıma taşıyacağım bu tazeliği:)
izmir tulumuna bayılırım. normal kaşarla pek aram yoktur. ama izmir tulumunun da güzelini her yerde bulmak zordur gerçekten. ayvalık'da, ören'de bile gidersin de her yerde yediğini beğenemezsin. bu hafta ekolojik pazara gideceğim ben de işe gelmeden önce ve muhakkak alacağım söylediğin yerden. zaten oraya gittiğimde muhakkak yoğurtlarından peynirlerinden almadan çıkamam pazardan. bu sütle yapacağım yoğurdu, loru, tereyağının lezzetini çok merak ediyorum gerçekten:)

hayzer dedi ki...

sibel sen nasıl güzel bir insansın.ben de annem için hep böyle bir süt arıyordum.aysun hanıma mail attım inşallah cevap alırım.paylaşman çok güzel teşekkürler.söylemeden geçemeyeceğim.piyasada günlük diye satılan sütler dolapta 1 ay bile kalsa bozulmuyor.artık içinde nasıl bir koruyucu varsa..lor yaparken baya zorlanıyorum çünkü süt kesilmiyor.

Halime dedi ki...

Canım Sibel Ablam;
Sütçü de bulmuş kendine İstanbullarda :).Elinden hiç birşey kurtulamaz doğal olsun organik olsun istedikçe aradıkça buluyorsun canım Sibel Ablam!
Ben en çok inek fotosuna bayıldım :).Gerçek süt nasıl kokar bilirim nasıl güzeldir lezzetlidir o şimdi ve ondan yapılan yiyecekler :).
Sevgiyle kal Sibel Ablacım !

Sibel dedi ki...

Zerenciğim çok sevindim! Lor yapmayı ben de deneyeceğim, pastörize sütlerle yaptığımda hiç hayalimdeki lezzeti bulamıyordum, bakalım nasıl olacak? Sonra o peynir altı suyundan bir de ekmek yapılır, harika olur!

Hayzerciğim sevindim, anneciğinle birlikte artık tazecik sütler içersiniz. Önceden günlük sütleri tercih ediyordum ben de, ama sadece tadı biraz daha iyi geldiği için..

Halimeciğim, süt kaynarken mis gibi bir koku kaplıyor ortalığı, inanılmaz güzel.. İnek çok sevimli sahiden değil mi:)
Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel bende 5 aylık bir kız annesi olarak ek gıdaya geçişte yoğurdu hangi sütle yapsam diye kara kara düşünüyordum. çok teşekkürler yalnız ben verdiğin adrese girdiğimde outlook açılıyor ki benim outlookum kapalı çiftliğin genel tel yada genel internet adresini verirsen bende süt alacağım. sevgiler sinem.benim internet adresim snm76@mynet.com

Zarpandit :) dedi ki...

sibel haberi once resmen yuppi diyerek okudum sonrada annemle paylasmaya karar verdim vede yogurt yapyoruz inan daha lezzetli ve guzel oluyor dilersek suzdurup suzme yogurt dilersekte kekte borekte enfes tatlar elde ediyoruz:)

kesinlikle bu bayanla iletişime gecmeliyim! yazdıgın için cok cok tesekkurler sanada! :)

bu arada armut marmeladı harika bende gecenlerde elma ile yaptım kahvaltıda ve tatlılarda aranan lezzet:)

ayla dedi ki...

bu gece aydındaym.kardeşimi ziyarete geldim.senden selamlar söyleyecegim.yarında buradaki pazarı gezecegim.hayatta beni en mutlu eden şeylerden biridir.benimde sütçüm var ve iş yerimize getiriyor.ilk kaynattıgımda kesin bir fincan içiyorum...sevgiler

Sibel dedi ki...

Sinem, adrese tıklarsan outlook açılır, tıklamana gerek yok. Kendi mail sayfanda yeni ileti aç, alıcı kısmına o adresi yaz. İlk etapta mail atman gerek, siparişlerde zaten cep telefon mesajı ile irtibat kuruluyor daha sonra.

Zarpandit rica ederim:) Seni bu kadar mutlu ettiğime çok sevindim. Afiyetle için, güzel yoğurtlar yapın..

Ayla, Cuma pazarının tadını çıkar:) Şimdi senin yerinde olmayı çok isterdim doğrusu! Selamlar memleketime..
Sevgilerimle...

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

evettt ben de yazıştım aysun hanımla.sütçüm var evet ama belki daha iyisidir aysun hen diye ondan da istedim süt.bakalım belki de senin sütçü tüm bloggerların sütçüsü oalcak yakında.çok saol

tugce:-) dedi ki...

paylaştığın için çok teşekkürler sibel :)
aslında sütle hiç aram yoktur ama önümüzdeki aylarda mecburen aramız düzelmek zorunda. bunu da o yapyağlı, tadı bana çok ağır gelen market sütelrile yapmak çok zor olacaktı. bu açık sütün hijyen meselesi çok karmaşık bir konu, evine hangi kaplard, ne şekilde ulaştığını bilmediğin sütler için tabii ki böyle bir sorun olabilir, ama sağana, şişeleyene paketleyene güveniyorsan nasıl bir hijyen sorunu olabilir? binlerce yıldır insanlar evlerindeki inekleri sağıp sütünü içmiş, bunda bir hijye tehlikesi görmüyorum. hem zaten kutu sütten yapılan sütlaca da sütlaç denmez bence :)
ben de bağlantıya geçeceğim. belki bu yazının "sütçü"ye çok faydası olmuş gibi gözükebilir, ama asıl okuyanlara faydası oldu bence :)
sevgiler

pınar dedi ki...

Sibel hanım,
Yazınız üzerine Aysun hanımla bağlantıya geçtim ve sağolsun Aysun hanım bu sabah sütümü ofisimin kapısına bıraktı hem de ücretini bile almadan..üstelik güzergahı üzerinde olmamasına rağmen beyoğlu trafiğini göze almıştı. Kendisiyle yüz yüze görüşemedik ama çok kibar ve tatlı birisi olduğu belli. Hediye olarak bıraktığı minik şişelerdeki sütle hemen sıcak çikolata yapıp içtik.Akşama da sütlaç ve yoğurt yapmayı planlıyorum:)) Her ikinize de burdan çok teşekkür ederim. sevgiler

Adsız dedi ki...

Sibel Hn. merhaba,
Acaba Anadolu yakasına da süt getiriyorlar mı?
Mine Özgür

Pınar dedi ki...

merhaba sibel ..süt konusunu ilgiyle okudum ..özelliklede yağmur yağdı yulaflar uzadı kısmını..sibelciğim 10 seneyi geçti aydın nazillide bir köyde ,çiftliğimde yaşıyorum ..ve 13 ineğim var .resimde gördüğüm inekler boyunlarından bağlı ve fenni -yani doğal olmayan yem ile beslenen besi hayvanları -etleri ve sütlerinde doğallıktan eser yok maalesef .sütün yağlı olması da sütün doğal ve sağlıklı olduğunu göstermez ..bu olayda yapılan tek şey şu ..litresi 65 kuruştan bahçıvana sattıkları sütleri bilemiyorum ?? hangi fiyatla satışta ama elbette 65 kuruşun çok sütünde doğalı arayan ,aldıkları ürünlerin organik filan olduklarını zanneden endişeli annelere satma ve fahiş kar etme olayıdır .doğal süt ancak sabah 6 da sütleri sağılıp akşam 5 e kadar şu otlak senin bu mera benim diyen serbest köylü ineğinden olur .içindeki bakteri oranı filan da asla risk yaratmaz .anadoluda toplu ölümler filan görmedik şükür .sevimsiz yazım tarzımı bu duygu sömürüsü ile paraya tamah eden ,tapan insanlara bir tepki olarak al lütfen ..size köyümden seve seve süt yollarım .yanyana koyup da içince ne demek istediğimi anlarsınız ..çuval denen şeyin içinde tavuk ve balık artıkları başta her tür endüstriyel artık ve bol bitkisel yağ sanayi artığı vardır .besi çiftlikleri bu yemleri ucuz oldukları için ve bol süt verimi aldıkları için tercih ederler ve etmek zorundadırlar .elbette konuyu köydeki biri kadar bilmen beklenemez ama zaten blogların amacı da paylaşmak değil midir ? bu çiftlik sütü den az kutu sütler kadar doğallıktan uzaktır .yağı homojenize etmemelerinden başka hiç bir fark yok ..selamlar .pınar.

Sibel dedi ki...

Yasemin, hangisinden memnun kalırsan ona devam et tabi ki.. Yeter ki güzel bir süt içebilsin küçük adam ve sizler de elbette:)

Tuğçeciğim, bu süt de sana yağlı gelebilir belki ama kaymağını sıyırdıktan sonra kalan kısım biraz daha az yağlı oluyor, içebileceğini düşünüyorum. Hijyene de kafayı çok fazla takmamak gerek diye düşünüyorum ben..

Pınar hanım afiyet olsun:) Ne güzel bir jest yapmış gerçekten. Yoğurt ve sütlacınızın da çok güzel olduğuna eminim.

Mine hanım onu bilemiyorum, bir mail atıp sorun kendisine isterseniz..

Sevgili Pınar, inanın ne demek istediğinizi çok iyi anladım ve teşekkür ederim düşüncelerinizi paylaştığınız için. Ancak bir de bizim, yani İstanbul'da yaşayıp da birazcık daha doğal beslenmeye çabalayanların durumunu düşünürseniz, böyle çareler arayışında olmamızı anlayabilirsiniz sanıyorum.. Aysun hanımın sütü gerçekten lezzetli, elbette üretim koşullarını çok iyi bilmiyorum. Aydın'dayken söylediğiniz fiyata gayet güzel süt alabiliyordum, ama elbette buradaki koşullar çok farklı.. Çok naziksiniz, bu kadar uzakta olmasam inanın sizden de süt sipariş ederdim, memleketimin toprağında herşeyin bir başka lezzetli olduğunu da bilirim.
Sevgilerimle...

Defne Koryurek dedi ki...

kimi muhattap almaliyim burada emin degilim. blog sizin Sibel hanim, ama lafim Pinar hanim'a. muhattabimsa tum okurlar olacak! ama Aysun hanimin sutunden cikarim var ve bir dolu diyecegim oldu ister istemez.

oncelikle Aysun hanim'in sutunu mutlulukla kullaniyorum, kizima iciriyorum ve lezzeti bir yana saglikli olusuna dair Aysun hanimin bana sagladigi raporlarla son derece de huzurluyum. Fikir Sahibi Damaklar grubumda buttermilk'den peynire turlu tecrubeye kapi acti bu sut, cok gururluyum. tum bu cikarim nedeniyle de hakkinda yazilan hemen herseyi takip ediyorum. bana "avukati misin" diye sorarsaniz, haddim degil ama gonlum oyle bakiyor meseleye. Pinar hanim'in yazdiklari da bu sebeple canimi yakti.

eger bir usul hatam olursa lutfen affedin Sibel hanim. ancak Pinar hanimin yazisinda takindigi "siz bilmezsiniz ben bilirim" ses tonundan cok rahatsiz oldum, dile getirmek isterim.

oncelikle, kutu sutleri, yani pastorizasyonla yetinilmemis ve uht'lenmis sutlerle cig sut arasinda muazzam bir fark var ve bu farki bilen bilmeyen kalabaliklar degil, bir asci ve adi gecen bir yemekci olarak ben degil ama tam da isin uzmanlari soyluyor. dileyen lutfen prof. dr. Ahmet Aydin'in sitesine ve ozellikle de http://www.beslenmebulteni.com/bes/index.php?option=com_content&task=view&id=174&Itemid=279 linkiyle kayitli sayfasina goz atabilirler. ayrica arzu eden sehirli dostlarimiz detoks programlarini anlatmaktan mutluluk duyan life co'nun Istanbul Akatlar'daki merkezini arayarak uht'lenmis sutun vucudumuza verdigi zarara iliskin bilgilenebilirler.

Aysun hanim'in sutune "organik bu" dedigini hic duymadim. sutune ve surusune dair en cok soyledigi "hastaliktan ari" olduklari, onu bile telaffuz ederken dikkat etmemi istemisti vaktiyle. hastaliktan kasti iki tatsiz ve olumcul hastalik. ve Bahcivan ya da Pinar ya da Danone... bir sut ureticisi bugun "organik sute" yatirim yapacak da bu sutu su adini gecirdigim marka sutlere muhtac kalmadan kendi kendine satacak, oyle mi? bilemiyorum Pinar hanim Nazilli'de hangi yuzyili yasiyor ancak 39 sut hayvaniyla sut uretimi yapmaya gayret eden ve hastaliktan ari bir suru kurmak icin dokuz yildir mucadele veren Aysun hanim'in sartlarina hic muhattap olmamis, o belli.

tekrar ozur diliyorum Sibel hanim, sizin blog'unuza bir yorum birakirken bu kadar kirici kelimeler sectigim icin.

ancak Istanbul'a bir adimda yasayacaksiniz, Istanbul'un tum ekonomik yukune muhattap olacaksiniz ve Cerkezkoy gibi bir bolgede, muazzam degerli bir araziye villalar yerine sut cifligi kuracaksiniz ve bu sutlerin sagildigi suru hastaliktan ari olsun diye kac kez telef edeceksiniz hayvanlarinizi ve rasyosunu tumuyle kendi kurdugu cifligine ait bir beslenme icerisinde (hazir yem, degil yani) 39'u sut veren 100+ hayvanla Cin'den gelen sut tozunun yarattigi muazzam sefil bir ticaretin ortasinda kalacaksiniz.... bu sutu evlerine kadar teslim ettiginiz bir avuc kadinin mutlulugunu ufkunuzda dogan gunes sayip, gene de yilmayacaksiniz bu cabadan..

sanirim uzaktan ve "siz bilmezsiniz"ci uslubun karalamasindansa, birilerinin kalkip madalya falan takmasi gerekir Aysun hanim'a ki direnebilsin kutu sutlerin saltanatina ve tez vakte "organik" hayali de gorebilsin.

diyecegim budur, diliyorum cok gonul koymazsiniz. zanaate ve gayrete saygimdan ettim tum dedigimi. umarim aktarabilmisimdir,

Defne Koryurek

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

sibel hanım ..defne hanımın yazısını dikkatle okumaya çalıştım ..ama acaip bir laf kalabalığı dışında gözüme pek bir şey çarpmadı açıkcası .cevap vermeye gerek de görmüyorum ..nazillide yaşadığım şartlar evet ve ne mutluyum ki 1939 şartları .ve imkanlarım kısıtlı olduğu için ,tercihim bu olduğu için burdayım ..herkes dilediğine inanmakta ,yemekte ,içmekte ve fikirlerini söylemekte serbesttir .ben bildiğimi söylerim sizde bildiğinizi .olması gerektiği gibi ..çiftlik sahibi hanımın trilyonlar eden arazide defne hanımın rakamları ile 39 inekten günde 8 er kilo süte yani toplamda günde maksimum 600 ytl brüt kazanca razı olmasına zaten diyecek birşey yok ..idealistliğin böylesine şapka çıkarıyorum :))yorumu herkes kendisi yapsın .ben defne hanım üsteliyor yada azarlıyor diye yanlış bildiğime doğru diyecek değilim .siz de aydınlı olarak ne demek istediğimi gayet iyi anlamışsınızdır ..aşırı süt üretimi dolayısıyla süt alım fiyatlarının düşmesi sonucu bir çıkış yolu bulunmuş .hepsi bu .ayrıca hazırlanan özel karışımı çok merak etmekteyim ..yağmur yağınca uzayan yulaflar olsa gerek :))
lafı çok da uzatmayayım ..kökü anadoludan gelen herkes ne dediğimi gayet iyi anlıyor sanıyorum .sibel hanım blogunuza ulaşmakta geç kalmışım ,çok hoş ..kırmadan kızmadan yorumumu olgun bir tavırla yayınlamanıza ayrıca çok memnun oldum .teşekkür ederim .

meraklısı için bir not : ben süt satıcısı değilim ,sadece köylüyüm .

Sibel dedi ki...

Sevgili Defne hanım ve Pınar hanım, yorumlarınız için teşekkür ederim. Bu konuda farklı görüşlerin yazılması elbette okuyanlar için de yararlı olmuştur ancak tartışmanın devam etmemesini rica ediyorum.
Sevgilerimle...

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

vay ve sütte fırtına koptu valla kendi adıma teşekkür ederim sana Sibelcim.Kim ne derse desin kutu süt almayacağım ve oğluma içirmeyeceğim.İstanbulda yaşadığıma göre de burda bulabileceğim en sağlıklı açık sütü alacağım.başka şansım olmadığına göre gerisi boş.çarşamba gününü ve sütümü merakla bekliyorum

zero dedi ki...

Biraz evvel işyerimde Aysun Hanım'dan ilk siparişlerimi almış bulunuyorum. Kendisiyle tanışmış olmaktan da çok mutlu olduğumu söylemeliyim. Akşam olması için sabırsızlanıyorum şu anda:)

bu arada Sibelcim, Marguerite Duras'ın Bahçe'sini okuduğunu gördüm sayfada. Hiroşima Sevgilim'i izledin mi bilmiyorum, onun kitabından uyarlamadır. tüylerimi diken diken eden yazarlardan biridir Duras benim.şimdi sayfanda görünce uzun zamandır hiç kitaplarını okumadığımı farkettim. sıcacık bir bardak sütün içine karıştırılmış bir kaşık kahve eşliğinde okumalı en iyisi:)

Adsız dedi ki...

sibelciğim

şehırlerde açık süt satılmasının yasaklandığını biliyormusun?
benım annemınde sürekli süt aldığı sütçüsü bu yasaktan dolayı süt satmayı bıraktı maleseff

akın dedi ki...

bugün 5 kg süt de ben aldım 2 bardak içtim peşinden muhallebi yaptım.bazı kafa karışıklıklaır olsa da mutluyum.. aysun hanımla yüzyüze görüştük ve mutlu oldum güzel bir elektrik aldım baklaım zamna ne gösterecek yine de istanbul şartlarında bu sütü almak güzel geldi...

Veteriner İhsan dedi ki...

merhaba, Ben Veteriner Hekim İhsan KILIÇKAYA. Sütle yakından alakalı bir insanım. Ufaklığımdan beri en sevdiğim sıvı konumunda annemi bile 2 yıl emmişim :D
Sütün her muhtevatını ayıla bayıla tüketen bir süt severim.
Pastörize süt yararsız diyenlere lafım; pastörizasyon sonucunda sütün yapısında herhangi bir değişiklik olmuyor sadewce mikroorganizmalar ölüyor. Yeni bir kampanya var sanırım pastörizasyona karşılık. Tüm dünya ülkelerinde sütün tüketimine haiz olarak mutlaka gerekli olan ve revaşta olan bir sterilize etme yöntemi bu. Pastörize ile UHT süt farklı yöntemlerle elde ediliyoz. UHT nin manası "Ultra High Temperature" çok yüksek ısı manasında. PAstörizasyonda ise ısı daha düşük ve süre daha uzun. Eve gelen sütü kaynatıyorsunuz, tamam kabul. Ama o sütü kaynatırken süte yaptığınız eziyetin milyonda birini UHT ve Pastörize makineleri yapıyor desem nolacak? O zaman daha fazla vitamin parçalanıyor desem?
Ha süt sağılır, alırsınız elinize lıkır lıkır içersiniz derim nature süt afiyet bal şeker olsun. Gram vitamin kaybınız yok ama o zamanda mikrop kazancınız var. En başta Brucella geliyor. Kemikleriniz eriyor, kısırlaşıyorsunuz, eklemleriniz şişiyor :S Pek güzel bir ölüm şekli değil kanımca :(
Kaynatıncada içeriği kayboluyo, "Süt Aromalı Su" içiyosunuz. O zaman napacağız? En az vitamin kaybı olan ama en fazla bakterinin öldüğü yöntemi yani Pastörize yada UHT sütleri tercih edeceğiz. Sindirim sistemimizin tanımaması gibi bi durumda söz konusu değil, nature sütü tanıyan bunu haydi haydi tanır.

AFİYET OLSUN

elif dedi ki...

ben çok şanslıyım galiba. şilede annemle babam kendileri inek besliyolar ve bize taze taze süt yolluyolar hem sütümüz hem yoğurdumuz taze ve güvenilir.. sütü her kaynattığımda bende senin gibi kaymağını alırım mutlaka. ben sevmem ama eşim bayılır kaymağa..
sevgilerimle.........

kenan diker dedi ki...

veteriner hekim arkadaşıma sormak isterim bende bir üreticiyim ve çok zor durumdayım 54 krş ülker içim süte süt satmaktayım markette 2 tl olan süt nasıl pastörize olur anlatayım ama halk dilinde çünkü pastörize sütün analizini yaptırdık
bizlerden alınan süt soğutulmuş çiflik sütüdür alınıp mandıraya girdiğinde ilk önce yağını yani kremasını alma işlemine girer yağı alınan suyu pardon sütü :) uzun süre dayanması için % 10 su eklenir analiz sonucunda su çıktı pastörize sütten yağı alınsada normal sütte su çıkmaz efendim
üretici ne yapsın siz söyleyin biz bunu musluktan doldurmuyoruz malesef günde 12 - 13 saat çalışıyorum 30 yaşındayım bu zamana kadar hasta olduğumu bilmem her günde süt içerim inanırmısınız 120 kg rahatlıkla kaldıra biliyorum bizim çifliğimiz antalya / manavgatta ben sütü böyle değerlendire bilirmiyim araştırmasını yapacam hiç değil halkım temiz ve ucuz süt içsin bende 54 krş satmaktansa 80 krş satsam yeterli teşekür ederim ve inanınki pastörize süt hiç içmedim içmeyide düşünmüyorum uht işleminin yapıldığı sütlerle ,açık sütün karşılaştırmasını yapılan bir deney var internette aratırsanız bulursunuz sonucunu okuyun ve şoke olacaksınız

Bahar dedi ki...

Bu sabah Aysun Hanım sağolsun bana da süt getirdi. Nasılda mutlu oldum anlatamam. 9 aylık bir oğlum var ona hergün günlük sütten yoğurt mayalıyorum. Şimdi de Aysun Hanım'ın sütlerinden yapacağım hem oğlumun hem de bizim yoğurtlarımızı. Doktorumuzd a onayı verdikten sonra daha da mutlu oldum. Kutu sütlerden bin kat daha iyi olduğunu düşünüyorum.

kenan diker dedi ki...

sayfanızı biraz renklendirelim resim gönderdiğim için umarım kızmazsınız :)

http://img205.imageshack.us/img205/4348/fotoraf0002v.jpg


http://img214.imageshack.us/img214/8951/fotoraf0001d.jpg



http://img90.imageshack.us/img90/3882/fotoraf000.jpg



http://img222.imageshack.us/img222/825/fotoraf0001a.jpg


resimler çıkmazsa upload ettim ama olurda gözükmezse üstüne tıklayın yada sibel hanımdan rica edelim :) resimleri blog sayfasına yerleştirsin
köydeki çocuklar hiç hasta olmazken kışın sadece üstlerinde tişört ,ayaklarında terlik ,acaba neden şehirdeki çocuklara on kat üst giydirsekte hasta olurlar bunu hiç düşündünüzmü :)

Adsız dedi ki...

Merhaba
Birkaç yıl önce brucella (malta humması) geçirdikten sonra anladım pastorize gıdaların ne demek oldugunu..Bir kere teşhisi çok zor ve tedavisi çok uzun bir hastalık..Kimi zaman delirdiğini bile düşünebiliyorsun..Sağlığın kıymeti kaybetmeden anlaşılmıyor.
Sevgiler
Esra

kenan diker dedi ki...

esra hanım geçmiş olsun diyelim ama hata sizin :) bakın çiğ süt içmediyseniz brucella mikrobunu peynirden almışsınızdır. nasıl yani diyeceksiniz bende size peynir yapmayı anlatmam gerekecek
süt inekten 39-40 derece elde edilir
ve sütün kaynatılıp 39-40 derecede peynir mayasının süte karıştırılıp böyle peynir elde edilmelidir
siz eğer köylüden aldıysan :) malesef çoğu yerde süt inekten sağılıp maya atılıyor böylece çiğ sütten peynir yapılıyor eğer öyle yapılırsa en az 3 ay tuzlu peynir suyunda beklemesi alzım yoksa brucella olursunuz :)
şimdi sibel ablamızdan izin verirse pastörize işlemini anlatmak istiyorum sütün yağı alındıktan sonra süte % 10 su eklenip 65 derecede 30 dakika 72 dakiada 25 75 derecede 20 dakikada bekletilmesine pastörizasyon işlemi denir bilmeyene duyrulur :) süt sudan yoğun olduğu için 100 dereceden daha fazla ısıda kaynamaya başlar onun için kaynadımı hiç bir sorun yok ama peynire dikkat :)
internette pastörize süt sağlığa zarlımı diye aratırsanız cevabı bulursunuz yardım edelim

Bugün süt, içindeki doğal enzimleri yok eden ve nâzik proteinleri değiştiren pastörizasyonun her yerde uygulanması yüzünden, daha da sindirilemez hâle gelmiştir.

Çiğ süt, sütün sindirimini sağlayan laktaz ve lipaz aktif enzimlerine sahiptir. Canlılığını yitirmiş laktazı ve diğer aktif enzimleri içeren pastörize süt, yetişkin mideler tarafından gerektiği gibi sindirilemez.

Biberonla beslenen bebeklerin yaşadığı karın ağrısı, pişik, solunum rahatsızlıkla-rı, gaz ve diğer rahatsızlıkların da gösterdiği gibi çocuklar bile bu konuda sıkıntı çeker. Enzimlerin eksikliğinin ve hayâtî proteinlerin değişmesinin, sütteki kalsiyumu ve mineral elementleri erittiği de kuşku götürmez.

1930'larda Dr. Francis M. Pottenger, pastörize ve çiğ sütle beslenmenin 900 kedi üzerindeki etkilerine ilişkin 10 yıllık bir çalışma yürüttü. Bir grup yalnızca çiğ süt alırken, diğer grup aynı kaynaktan alınan pastörize sütle beslendi.

Çiğ süt içen grup kuvvet bularak büyüdü, hayatı boyunca sağlıklı, aktif ve canlı kaldı ama pastörize sütle beslenen grup kısa süre sonra durgun, sersem ve normalde insanlarla ilişkilendirilen kalp krizi, böbrek yetmezliği, tiroit bozukluğu, solunum rahatsızlıkları, diş kaybı, kemik zayıflığı, karaciğer iltihabı gibi kronik yozlaştırıcı rahatsızlıklara karşı savunmasız hâle geldi.

Ama Dr. Pottenger'in en çok dikkatini çeken ikinci ve üçüncü nesillere olanlardı. Pastörize sütle beslenen grubun yavrularının hepsi pastörize sütten kalsiyum emiliminin olmadığını gösteren zayıf ve küçük dişler, kalsiyum eksikliğinin açık ifadesi olan güçsüz kemiklerle doğdular.

Çiğ sütle beslenen grubun yavruları ebeveynleri gibi sağlıklı kaldı. Pastörize sütle beslenen grubun üçüncü kuşak yavrularının birçoğu ölü doğarken, kurtulanlar ise kısırdılar ve üreyemiyorlardı. Çiğ sütle beslenen grup soyunu sürdürürken, pastörize sütle beslenen grupta dördüncü nesil olmadığı için deney bitmek durumunda kaldı.

Eğer bunlar pastörize sütün zararlı etkilerinin yeterli kanıtı değilse, ticârî süt endüstrisinin kabul etmekten tiksindiği, kendi annelerinden alınan pastörize sütle beslenen buzağıların genellikle 6 hafta içinde öldüğü gerçeğini dikkate alın.
ALINTIDIR
http://iyibeslenme.blogcu.com/pastorize-sut-mu-cig-sut-mu_2046165.html

Kendimce dedi ki...

Sevgili Sibel siteni şimdi keşfettim ve o anda Aysun Hanıma mail attım ve acayip mutlu oldum aynen dediğin şekilde mahalledeki sütçünün sütüyle büyüdük ama çocuklarımıza bu tadı tattıramadık.Çok uzun bir zamandan beri böyle bir arayış içindeyim ama bu zamanda kimselere güven olmuyor.Bu çok faydalı bir bilgi oldu çok teşekkürler.

nalan dedi ki...

Ben sevgili Aysun Hanım'dan süt almaya başladıktan sonra bizzat işletmeyi yerinde gördüm.İnekler için fabrika yemi değil,taze biçtikleri ve başka çiftçilerden alınan yemler kullanılıyor. Süt sağma sistemleri protokolleri nedeniyle neredeyse benim mutfağımdan daha temiz gerçekleşiyor.Direk soğutma tankına ve oradan da buzların için evimize teslim.Evde enfes yoğurtlar yapıyorum,kuzenim de sütün üstünden aldığım kaymak yüzünden beni artık çok sık ziyaret etmekte:) Beni Aysun Hanım'dan haberdar eden Defne ve Yeşim'e ne kadar teşekkür etsem az!

arzu dedi ki...

Merhaba sibel,
tesadüfen buldum sizi,aysun hanımın sütünün methini duydum hemen kaydımı yaptırdım,sütümü bekliyorum.Onunla yogurt yapıp kızıma ve oğluma yedirecem inşallah.Bu arada armut marmelatını çok begendim hemen deneyeceğim iyigünler.

Sibel dedi ki...

Bu güzel ve sonsuz yararlı hizmet ne kadar çok kişiye ulaşırsa o kadar iyi.. Ben de bunun için elçi olabilirsem ne mutlu bana! Sevgili Arzu, sütünüz ve yoğurdunuz şimdiden afiyet şeker olsun, yarasın:) Marmelat da kaymakla şahane oluyor, muhakkak deneyin derim.
Sevgilerimle...

mine dedi ki...

canım merhaba öncelikle böyle güzel bir blog hazırladığın için seni kutluyorum..asil iş arkadaşım benim..eline sağlık....mine(çay ocağı):))

Sibel dedi ki...

Merhaba Mineciğim, beğendiğine sevindim:) Sağol canım yorumun için.
Sevgiler..

Adsız dedi ki...

sibel hanım merhaba sitenizi çok sevdiğimi ve kahvenizden sıkça yudumladığımı bilmenizi isterim. emeğiniz için teşekkürler... ben aysun hanımın yöntemiyle süt satan başka yerler hakkında bilginiz var mı bilmek istiyorum. yardımcı olursanız sevinirim. teşekkürler...

Yeşil Yaşam Doğal ve Organik Ürünler dedi ki...

Aysun hanımın sütü artık İstanbul içinde belli yerlere veriliyor. Kendilerinden aldığım bir mailde aşağıdaki dükkanlardan sütünü 1,2,3 ve 5lt olarak temin edebileceğiniz yazılmış.

##Mailden Alıntı##

"Dilerseniz 5ltr altında (1,2,3 veya 5ltr lik şişelerde) veya teslimat ücreti ödemeden alışveriş yapmak isterseniz
Bebek’te Organik Dükkan, Arnavutköy’de BALZEY Organik, Cihangir’de Balya Organik, Topağacı’nda GAIA Yoresel ‘den , Akatlar’da Serente Organik, Sarıyer’de Organik Taze, Nişantaşı’nda Kantin, Ataköy Atrium’da Vitaminera,Caddebostan’da Dondurmacci’den, Acıbadem’de Gül Gıda’ Kuzguncuk’ta Divan Keyfi, Üsküdar’da Doğancılar Et Şarküteri, Bekoz’da Ekobahçe Gıda’dan
herhangi bir noktayı seçip-seçiminizi bize de bildirerek sipariş verebilirsiniz."

Adsız dedi ki...

"İstanbul'da taze süt nerede bulabilirim?" diye ararken sizin yazınızla karşılaştım ve hemen Aysun Hanım'a mail yolladım.Umarım sayenizde taze süt ve o sütle yapacağım tatlı ve yoğurta kavuşurum.Teşekkürlerimle:))
Gülbin Demirhan

Sibel dedi ki...

Rica ederim Gülbin hanım. Aysun hanım yeni aboneleri sırayla kabul ettiği için biraz geç yanıt alabilirsiniz, endişe etmeyin. Ama sonuçta o harika süte kavuşursunuz muhakkak:)
Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

bende bugün haberdar oldum aysun hanımdan ve inanılmaz mutlu oldum. 5,5 aylık hamileyim ve bebeğimi bu sütle büyütmeyi çok isterim ama hala cevap gelmedi :((( umarım kısa zamanda ulaşabilirim

Mahzun Prenses dedi ki...

Eski bir postunuz ama yazmak istedim yine de. Süt size nasıl bir ambalaj da geliyor? Anladığım kadarıyla eski usul evden tencere, kap kacak götürmüyoruz değil mi?

Selamlar

Sibel dedi ki...

Süt plastik şişede geliyor, ama sanırım makinede sağımdan hemen sonra dolum yapıldığı ve kapak kapatıldığı için ilk siz açıyorsunuz, hijyenik bir şekilde size ulaşıyor yani. Plastik şişelerin tek kullanımlık olması ve çöpe gitmesi biraz üzücü ama o konuda yapacak birşey yok sanırım...

Adsız dedi ki...

Aysun Hanım' ın güzergahı dışında kalmak çok üzücü oldu, ne heveslenmiştim oysa.. :(

Adsız dedi ki...

yilmaz engin diyor ki:
ayşe hanım,komşusu aysel hanımı sokaktan geçen çobandan süt alırken görmüş…alaylı ve küçümseyen bir ifadeyle:aaaa sen çobandanmı süt alıyorsun? bu ne cahillik demiş…aysel hanım sen kimden alıyorsun demiş?ayşe hanım böbürlenerek tabiki bakkaldan alıyorum demiş..aysel hanım gülerek,bakkala süt nereden geliyor?çobandan gelmiyormu?hatta hangi çobanlardan geliyor haberin varmı demiş…ve devam ederek;BEN ÇOBANIMI TANIYORUM…SEN ÇOBANLARINI TANIYORMUSUN DEMİŞ…
ben köy dogumluyum..hayvan içinde doğdum-büyüdüm.15 yıllık hayalimi 1yıl önce hayata geçire bildim.bu hayalim kaynağından tek noktadan ( drekt soğutucu tanka sağım yapabilen hijyen şartlarını sağlamış teknokta süt üreticisinin sütü)sütü alıp istanbulda bazı bölgelerde siparişle evlere satış yapmak.
Tabiki maddi hesaplar yaptım…ama manevi yondende çok rahatsızlığım vardı..herkez kendi üzerine düşeni yapmalı..mücadelesini vermeli..biliyorsa susmamalı..bende yapabildigim kadar insanları bilinçlendirmeliyim dedim.
KISACA:sistem şu sütün %99 toplama yolu ile elde ediliyor.tüm büyukler toplanmış süt almak zorunda..yoksa fabrika durur.peki toplama süt nedir?TOPLAMA SÜT:köy meydanlarında bununan soğutucu tanklara köylü sütünü sağıp getirip döker..binlerce ahırdan yüzbinlerce insanın elinden geçmiş süt buralarda toplanır.böyle ortamda sterilden- hijyenden bahsetmek komik olur..sonra bu sütler alınarak fabrıkalarda işlenir.sonra astronot elbiseleri giyilir cavcaklı oluşturulmuş cekim alanında şaşalı bir ünlü gülücükler-öpücükler savurarak..süt içer GÖRMEDİM BÖYLE TEMİZLİK KALİTE DER…
MESELE ÇOK BASİT:Siz ünlüyle reklam yapın..ama sütün nerden geldiğinide-tüm yolculuğunuda gösterin..MÜMKÜN DEĞİL…
size soruyorum: dünyanın en bakir yerinden en temiz suyundan-dünyanın en gelişmiş ve entemiz tesisinde doldurulmuş ama içine bir damla idrar katılmış bir şişe su gelse içermisiniz?
DOĞRU HERZAMAN BİRTANEDİR.
MANTIK DOĞRUYU BULSUN ARTIK..
yilmaz engin diyor ki:
20 Nisan 2013, 22:37

SÜT KIMDEN ALINIR?daha genis bilgi icin—
http://www.koy-bahcesi.com sitemizi ziyaret edebilirsiniz…
yilmaz engin diyor ki:
20 Nisan 2013, 22:42

google ye (köy sütü) yazarsanizda
genellikle 1.köy bahcesi sitemiz cikacaktir….

Adsız dedi ki...

güvenilir süt için www.gunlukdogalsut.com adresini tavsiye ederim. aradığınızın ertesi günü evinize teslim ediyorlar. denemenizi tavsiye ederim