Annemin elinden zeytinyağlı dolma

Başlığa ne yazayım bilemedim.. Ege usulü zeytinyağlı dolma desem, soğuk yenen, içine genelde kuşüzümü ve dolmalık fıstık koyulan, o hafif tatlımsı, meze gibi yenen dolmalar gelecek belki akla. Ama öyle değil. Soğuk yenmesi tamamen tercihe bağlı, tarafımızca sıcak sıcak, yanında bol naneli bir cacıkla birlikte tüketilen, annem usulü (onun köylü usulü dediği!) zeytinyağlı dolmadan bahsedeceğim.

Zeytinyağlı Dolma Tarifi


Zeytinyağlı dolmaya kuşüzümü ve fıstık konulduğunu, sıcak yenen dolmaların ise kıymalı ya da etli olduğunu sonradan öğrendim ben. Hele bizim bildiğimiz sarmaya da bazı yerlerde yaprak dolması dendiğini duyduğumda iyice kafam karışmıştı. Herkesin kendi yetiştiği kültürde edindiği damak zevkinin daima onun için "en güzel" olacağını anladığım ilerki yaşlarımda ise, kuşüzümlü dolma denemeleri yapmaktan da geri kalmadım. Ama annemin yaptığı ve yeni tutmaya başladığım "aile tarifleri" defterime özenle kaydettiğim dolmalar benim için daima en güzeli olarak kaldı ve kalacak da...

Daha önce bu tarifi niye blog arşivime almadığımı bilmiyorum. Bu yaza kısmetmiş demek ki. Bu arada annemin evinde iken dolma pişirme sayım 2-3'ü geçmemiştir, itiraf etmeliyim. Zorluğundan değil, annemin el lezzeti çok başka olduğundan:) Yoksa gerçekten çok kolay bir yemek bu. Tarife geçmeden önce birkaç püf noktasını yazmak istiyorum:

* Kuru patlıcanlar önceden haşlanıyor olsa da, pişerken renk bırakabiliyorlar. Biberleri karartmaması için siz de annem gibi onları birarada değil de ayrı kaplarda pişirmeyi tercih edin.

* Pişme süresi fırında da ocakta da hemen hemen aynı, ancak fırında pişirirken iç malzemeyi önceden mutlaka ocakta kavurmak gerekiyor. Tencerede pişirirken ise iç malzemeyi tercihinize göre çiğden de koyabilirsiniz (ben kavrulmuşunu daha çok seviyorum).

* İlk kez yapacak olanlar için kaç tane bibere ne kadar iç malzemenin yeteceği tam bir muammadır genelde. En azından benim için öyle olmuştu:) Annem aşağıda ölçülerini vereceğim malzemelerle ufak bir tencerede 8 adet kuru patlıcan (ocakta), kare borcamda ise 12-13 kadar biber dolması (fırında) pişirmiş. Sadece biber yapmak isterseniz 18-20 adet biber bu ölçülerle normal ebatta bir tencere için yeterli olur.

* Eğer iç malzemeniz yine de artacak olursa, biberiniz de kalmadıysa 1-2 tane domatesin içini oyup doldurabilirsiniz.

Malzemeler
  • 1 ufak çay bardağı zeytinyağı
  • 2 adet kuru soğan
  • 4-5 adet sarımsak
  • 1/2 yemek kaşığı biber salçası
  • 3-4 adet domates
  • 1/2 demet maydanoz (ince kıyılmış)
  • 1 çay kaşığı nane
  • 1/2 çay kaşığı karabiber
  • 1,5 tatlı kaşığı tuz
  • 2 su bardağı pirinç
  • Yeteri kadar dolmalık biber ve kuru patlıcan
Yapılışı
  1. Ön hazırlık olarak:
    - Biberlerin ağzını kapatmak üzere domateslerden biber sayısı kadar kapak çıkartın (yanlarından keserek bir domatesten 4-5 tane ufak kapak çıkartabilirsiniz).
    - Biberlerin sap ve çekirdeklerini çıkartmak için, sap çevresini bıçakla hafifçe çizip baş parmağınızla içe doğru bastırın, sapı çekerek çıkartın.
    - Kuru patlıcanları 20-25 dk kadar haşlayın. Yumuşayıp yumuşamadıklarını çatalla kontrol edebilirsiniz.
  2. Geniş bir tavada zeytinyağını ısıtıp küp doğranmış soğanları ve ince kıyılmış sarımsakları kavurun. Biber salçasını ekleyin. Kapak yaparken kestiğiniz domateslerin kalan kısımlarını doğrayarak ekleyin. Pirinci de ekleyin ve bir müddet bu şekilde kavurun.
  3. 1 bardak sıcak su ekleyin, kapağını kapatarak suyunu çektirin. Çabucak çekecektir, kontrol edin. Bir müddet demlenmeye bırakın. Daha sonra maydanozları ve baharatlarını ekleyip karıştırın.
    İç malzemeyi çiğden koymak isterseniz; maydanoz, soğan, sarımsak ve domatesleri rondodan geçirin (ya da elinizle ufak ufak doğrayın). Tuz, baharatlar ve salçayı ekleyip, zeytinyağını ve pirinci ilave edin.
  4. Biberlerin içlerini 3/4 oranında doldurun. Hazırladığınız domates kapaklar ile ağızlarını kapatın. Ocakta pişirmek isterseniz tencereye dik olarak, fırında pişirmek isterseniz borcama yanyana (yatay olarak) dizin, biberlerin yarısına gelecek kadar su ekleyin. Annem iç malzemeden kalan suyun çok lezzetli olduğunu söyler ve suyu bu kaba / tavaya koyup şöyle bir çalkalar, döküverir tencereye:)
  5. Ocakta pişirmek için harlı ateşte kaynamasını bekledikten sonra altını kısıp kapağını kapatarak yaklaşık yarım saat pişirin. Fırında pişirmek için önceden 180 derece ısıtılmış fırına verip 10 dk, üstleri kızarana kadar bekleyin. Daha sonra maşa yardımıyla biberleri ters çevirin ve 10-15 dk daha pişirin.
  6. Kuru patlıcanları pişirmek için; içlerini 3/4 oranında doldurun. Bunlara kapak koymak yerine içiçe kapatın, yani karşılıklı iki dolmanın açık kısımlarını birleştirin (biri diğerinden ufak olursa daha kolay olur). Tencereye yatay olarak dizin. Harlı ateşte kaynadıktan sonra altını kısarak yarım saat kadar pişirin.
Zeytinyağlı Dolma Tarifi

Pişen dolmaları sıcak ya da ılık olarak, yanında buz gibi cacık ile servis yapmak en güzeli. Cacık için biz kabuğu soyulmadan küp doğranmış salatalıkları (rendelenmiş sevmiyoruz) ayrandan daha koyu kıvamlı hazırladığımız süzme yoğurt içine koyup sarımsak ekliyoruz ve üstüne bol nane serpip zeytinyağı gezdiriyoruz. Üstte görünüyor:)

Bu dolmaları bir diğer yeme şekli de ertesi gün buzdolabından çıkartıp soğuk soğuk, üzerine bolca limon sıkarak ayaküstü atıştırmak!

**********************************************

Dün akşam yoğurt yaptık Aysun hanımın sütünden.
Bu hafta başında aldığım 3 litre sütün yarısıyla...
Bu macerayı anlatmam gerek!

Eve geldiğimde sütü ısıtmıştı annem, gel dedi, "kontrol et sıcaklığını da, öğren". Anlaşıldığı üzere bir türlü yoğurt tutturamadım kendi başıma, ne ayıp değil mi? İşte tam da bu yüzden yazıyorum, yapmayanlara ya da tutturamayanlara cesaret vermek için, herkesin evinde doğal yoğurt yapmasını istediğim için. Ama dikkatinizi çekiyorum, kullandığımız süt pastörize değil.. Kaynatılıp soğutulmuş, daha sonra tekrar ısıtılmış çiğ süt. İstanbul dışında olanların çiğ süt bulmaları biraz daha kolay, İstanbul'da olanlar ise hala tanışmadılarsa şu yazıma bakarak tanışabilirler Aysun hanımın sütüyle.

Serçe parmağımı azıcık daldırdım süte, çekiverdim hemen, "sıcak!" diyerek. Güldü annem. "Elini yakmayacak sıcaklıkta olacak" derdi hep, ben de doğru yaptığımı zannederdim. Ne bileyim, benim elim hemen yanıveriyormuş meğer, onun eli dayanıklıymış! O zaman bu kuralı şöyle değiştirdik, "benim elimi hafifçe yakacak sıcaklıkta..."

Sütü 1,5 kiloluk tava yoğurdu kabına boşalttık. Yaklaşık 1,5 litre süte 1 dolu yemek kaşığı köy yoğurdu koyduk, biraz sütle sulandırıp yavaş yavaş ekledik ve karıştırdık. Sonra yeni öğrendiğimiz yöntemle, fazla buharı emsin ve yoğurt daha koyu kıvamlı olsun diye üzerine bir mutfak bezi örttük. Kapak kapatmadık, onun yerine doğrama tahtası olarak kullandığım ince birşey koyarak üzerine diz battaniyemi attık. 2,5 saat sonra bir bakmalı dedi annem. Garantiye almak içinmiş... Eğer koyduğumuz gibi duruyorsa üşümüş demekmiş..

Baktık, üşümüştü anlaşılan. Çaresi var dedi annem, hemen su kaynattı biraz, yavaşça ufak fırın tepsisine aldı yoğurt kabını, ve fırın kabına su koydu. Bu şekilde sıcak su içinde de 2 saat beklerse tutması garantiymiş...

Öyle de oldu! Gece hemen buzdolabında yer açıp usulca koydum ilk yoğurdumu dolaba. Sabaha hazırdı artık. Tatmak akşama kaldı.


Nohut mayalı ekmek de yapıldı tabi...
Kardeşimin evinde mayalandı, pişirildi, bir kısmı bizim dondurucuya transfer edildi 2 poşet halinde.. Pazar kahvaltılarına saklanacaklar özellikle... Yine dondurucuya atılmış karacotlu peyniri (Aydın'a özgü çörekotlu ve tuzlu bir çökelek) zeytinyağlayıp banmak üzere...

Bizden haberler böyle...
Pazar sabahına annemin dönüş biletini aldık. Daha önceki dönüşleri gibi olmayacak bu kez, artık yalnız değilim çünkü. Ama yine de bir parça hüzün olacak, elde değil... Benim için biraz da Ege özlemiyle karışık bir hüzün bu. Belki ancak Ayvalık'a kaçışın dindirebileceği... zamanı belirsiz, ama çok özlenmiş bir kaçışın...

42 yorum var:

Adsız dedi ki...

Sibel, sana ne yazayım şimdi ben. Yaa ne kadar tatlı ve iyisin. Canım benim seni çok seviyorum. Annenin ellerinden öperim. Sana da çok teşekkür ederim tarif için. Eniştemiz çok şanslı seninle evli olduğu için. Biber dolmasını biliyorum pişirmesini. İnternet, yemek kitapları ve dergileri sayesinde tariflerim de var. Ama senin tarifiyle yapmak apayrı. Senin tariflerini tek geçiyorum.

CEREN

Bahar

Nazife (İzmit) dedi ki...

Sibel Hanım, harikasınız, bir önceki yazınıza "hoşgeldin mesajı" yazmıştım, yayınlamadınız.O kadar da uzun ve samimi yazmıştım:(
Annenize sevgiler, ellerine sağlık ne de güzel görünüyor herşey. Gerçekten dönüşünüz muhteşem oldu.
Herşey gönlünüzce olsun...

Adsız dedi ki...

merhaba,

Aysun Hanım'ın sütüyle ilgili bir sorum olacak. Ben de 2 kez 5 lt. aldım kendisinden. Pazartesi öğlen sularında elimize ulaştı, kaynattık. Bir kısmını yoğurt yaptık. Her iki seferde de salı akşamı ısıtmak istediğim süt kesildi. Sebebi nedir biliyor musunuz? Ya da siz böyle bir durumla karşılaştınız mı, merak ettim...

Sibel dedi ki...

Baharcığım ne güzel sözler bunlar, çok teşekkür ederim:) Tariflerime güvenmene de çok sevindim canım, afiyet şeker olsun.

Nazife hanım önceki mesajınız ulaşmadı bana malesef. Yoksa hiç yayınlamaz mıydım? Üzülmeyin. Teşekkür ederim tekrar yazdığınız için.

Adsız, sütün kesilmesi gibi bir durumla ben hiç karşılaşmadım, ben Pazartesileri alıyorum ve haftasonuna kadar tazeliğini koruyor süt. Havaların ısınmasıyla ilgisi olabilir mi bilmiyorum. Alınca kaynatıp oda ısısına geldikten sonra buzdolabına kaldırıyorsunuz değil mi? Bu şartlatda sorun olmaması gerek. Dilerseniz bir de Aysun hanıma sorun.
Sevgilerimle...

My Turkish Kitchen dedi ki...

Anne eli bambaska tabi...
Ben olsam hic elimi surmem birseye o yanimdayken, terapi gibi birsey:)
Iffet

Nazife (İzmit) dedi ki...

Sibel Hanım, bir önceki ulaşmayan mesajıma yazdıklarımı özetliyim, yoksa içimde kalacak:)
Demiştim ki, yine kahvenize ümitsizce geldim, fakat ne göreyim kahve anne sevgisiyle tekrar açılmış, mis gibi anne yemekleri..o an bir keyiflendim ki sormayın. Bizde annemle ayrı şehirlerdeyiz. Anneciğim Bilecik'te,ben evlendiğim için İzmitteyim, çok zor ayrı şehirlerde yaşamak,sık gelinip gidilse de aynı şehrin yerini tutmuyor. Elde var; özlem dolu geçen bi ömür...Neyse fazla duygusallaştırmayayım konuyu.
Bir de demiştim ki annenizle bol bol zaman geçirin, biz bekleriz sizi, bu yazdıklarınız bizi bir müddet idare eder..
Size keyifli günler diliyorum...

zamaninzeynebi dedi ki...

sibel merhaba
bizi yazılarınsız bırakma sitenle zencefilli kurabiyelerin sayesinde tanışıp yorum yapmıştım. o gün bugündür tüm arşivini okudum sırasıyla bir kitap gibi,ayraçlar koydum aralarına -bahsettiğin kitapları okuyarak,filmleri izleyerek,tariflerini deneyerek-sonra yine devam ettim okumaya ve artık bitti sibel de artık yazmıyor derken yeni paylaşımşlarını gördüm,kalemine sağlık sevgili sibel,çok güzel ve içten yazıyorsun.
rize de yine yağmur var ve annem çok uzağımda ama kavuşmak yakın...
kavuşmak olmasa özlemek böyle acı-tatlımsı olur muydu...
mevsim yaz annelerle, evlatlarla,
torunlarla,memleket kokusuyla buluşma vakitleri...

zeynep

Sudiş dedi ki...

Bu ipucu iyi oldu, benim annem de hep parmağını yakar yakmaz diyor, sözde işimiz gereği bildiklerimi uyguluyorum, yok olmuyor, bir de senin dedğin gibi denemek istiyorum şu yoğurdu,
hoşgeldin tekrar bu arada sibel...
ha bir de çalışmaya başladığım yerde bir arkadaş var sana selamıyla: mustafa akın

Kendimce dedi ki...

Sibelcim dolmalar nefis kuru patlıcan dolmasına bayılırım.Bende dolmanın içini önceden pişirerek seviyorum ve içine fıstıkla üzüm koymuyorum.Ayrıca ben de Aysun Hanım'ın sadık müdavimlerinden oldum sayende yoğurdumu,tatlılarımı yani süt ile yapılan herşeyi o sütle yapıyorum.Sana da bunun için çok teşekkür ediyorum,çünkü senin sayende buldum Aysun Hanımı ama en çok o sütün şöyle kalınca okkalı kaymağı ile kahvaltı etmeyi seviyorum

ayla dedi ki...

hoşgeldin..bende seni merak etmşm..dolmaya kuşüzümü koulacağını bende 30 yaşmdan sonra ögrendm.ama yinede büyümüş oldgm tat hep özel kaldı..egeli,aydınlı olmak bir ayrıcalık güzellik.ve annelerimz sagolsun bize herşeyi ulaştırıyorlar.çok şanslıyız..tekrar hoşgeldin.......

Halime dedi ki...

Sibel Ablacım annenin ellerine sağlık.ellerinden ve yanaklarından öp lütfen benim için :).

ebru dedi ki...

Sibelcim yazında dolmaları ve anneni o kadar güzel anlatmışsın ki bende hemen annemi aradım.Annenin ellerine sağlık.Anne eli değmiş her şey çok güzel ve tatlı olur.Seni ve anneni öpüyorum ayrıca annene iyi ve hayırlı bir yolculuk geçirmesini diliyorum.Uzakda olsa hemşeri sayılırız.İkimiz de egeliyiz.Ben Denizli de yaşıyorum.

Halime dedi ki...

sibel abla evlilik yıldönümün kutlu olsun :).Ömür boyu sevgilinle mutluluklar :)

Özlem dedi ki...

İnsanın annesinin yemekleri, tarifleri bambaşka oluyor, ben de annemin yemeklerini hiçbir şeye değişmem,
sevgilerimle

Sibel dedi ki...

Pazartesi sabahı ofise gelip de birbirinden sıcak ve içten mesajlarla karşılaşmak harika.. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim dostlar. Annemi dün sabah yolcu ettik Ege'mize. Yaz bitmeden kavuşmak dileğiyle tabi.

Halimeciğim çok naziksin, yazmadığım halde hatırlamışsın, teşekkür ederim canım. Birinci yılımızı dün geride bıraktık, daha nicelerini dileyerek.
Sevgilerimle...

pisikopati dedi ki...

Ben de Ceyhan'lıyım ve bizim orada da dolmaya dolma, sarmaya sarma deriz. Zeytinyağlıları da aynı sizin gibi fıstıksız, üzümsüz ve tarçınsız yaparız. Ve evet ben de sıcak yemeye bayılırım. Çocukluğuma götürdün beni.
İyi haftalar, sevgiler

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel,

Biber dolmasını hafta sonu yaptım. Çok güzel oldu. Ayrıca evlilik yıldönümünüzü kutlarım. Sağlıkla, huzurla, mutlulukla nice yıllar dilerim.

Nurten

Adsız dedi ki...

Canım,
Dolmayı yaptım harika oldu. Çok oldum biliyorum ama annenin köfte tarifini de yayınlayacak mısın?

Bahar

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

Sibelcim nasıl güzel yazıyorsun inan seni okumak bana mutluluk veriyor,anneciğinin dolması enfes görünüyor. Ben de senin sayende Aysun hanımı tanıdım ve artık her hafta 5 lt sütümüz geliyor ve yogurt,muhallebi ve küçük adamın gece içmesi için ayrılıyor. ben de çok severek yogurt mayalıyorum ve hiç de zorluk cekmedim daha bu konuda,önceden ev yogurdu sevmezdim annem kızardı bana ama şimdi tadına doyamıyoruz,artık marketten de asla almıyoruz.sevgiler

Adsız dedi ki...

Sibelciğim çok özür dilerim. İki de bir yazıp tarif istiyorum. Hafta sonu uzun bir tatile çıkıyorum. Gideceğim yerde bilgisayar yok. O yüzden arka arkaya tarif istedim. Bir daha rahatsız etmeyeceğim seni.Gerçekten tariflerin çok güzel olduğu ve sürekli pişirdiğim için istiyorum. Ve hep dua ediyorum sana/annene. Canın ne isterse tabii ki site senin/sen ne yazmak istersen ben sürekli tarif isteyip önceliği bozmayayım.
Evlilik yıldönümünmüş. Kutlarım canım. Allah güzel kalbine göre versin her şeyi.İstersen bu yazdıklarımı okuyup yayınlamayabilirsin. Hiç kırılmam. Seni çok seviyorummmmm.

otomatikkepce dedi ki...

Merhaba Sibel
Annemde aynı şekilde yapıyor dolma hata sarmayı kuş üzümü şamfıstığı koymadan. Şekerde katmaz bol kuru soğan ve maydanoz. Ondan alıştık herhalde kuş üzümünü bende sevmiyorum. Tabi ben daha şanslıyım evlerimiz yakın şimdi yap desem akşama yerim:) nisbet gibi olmasın :)
çok öperim
Hülya

Sibel dedi ki...

Pisikopati, zeytinyağlılar bizim için ana yemek kategorisindedir değil mi:)

Nurten hanım çok teşekkür ederim, çok naziksiniz.. Afiyet olsun sizlere de.

Baharcığım afiyet şeker olsun. Bana istediğin kadar yazıp istediğin kadar tarif isteyebilirsin, hiç çekinmene gerek yok, zevkle paylaşıyorum ben. Ancak arşivim vejetaryen bir arşiv malum, et yemekleri kategorim yok, o yüzden köfte tarifini buraya yazacağım yarın. Eve gidince notlarıma bakayım da eksik yazmayayım.

Yaseminciğim çok teşekkür ederim, ben de aynı keyfi alıyorum senin yazdıklarını okurken. Bu haftaki sütümüzle sütlü tatlı yapacak gibiyiz bol bol:) Evde 2 kişi olduğumuz halde biz de 3 litreyi rahat tüketiyoruz, hatta kimi zaman yetmiyor da günlük süt alıyorum bakkaldan:)

Hülyacığım sen bol bol yaptır o zaman annene, benim yerime de ye olur mu? Gerçi ben bir müddet dolma aramam herhalde, epeyce hasret giderdim:)
Sevgilerimle...

sarı laleler dedi ki...

sibelim hoş geldin... görüşmeyeli,nerelerdesin yahu!
anneciğin gelmiş gitmiş, allah kavuştursun,canım benim.ellerinize sağlık hepsi süper görünüyo:)

Sibel dedi ki...

Sarı laleler, sağolasın canım. Annem geldi gitti bile evet, uzun zaman olmuş hakikaten!

Annemin köfte tarifini yazacağıma söz vermiştim, işte annemin formülü: Yarım kg kıyma için 1 büyük soğan rendelenir, 1/2 demet maydanoz ince kıyılır. 1 yumurta, 1avuç galeta unu eklenir (ya da 1-2 dilim bayat ekmek ufalanır). 1'er çay kaşığı kimyon ve karabiber, 1 tatlı kaşığı tuz eklenir. Sonrası bildiğiniz gibi:)
Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel,

Öncelikle çok teşekkür eder, zahmet verdiğim için de özür dilerim. Canım benim köfteyi en kısa sürede deneyeceğim. Çok tatlı ve çok iyisin. Şansın ve bahtın hep açık olsun inşallah.

Bahar

sude dedi ki...

anne elinden ne olsa bambaska sanki. ne yapsalar harika. enne elinin tadindan olsa gerek. ellerine saglik.

Ahmet dedi ki...

Google'da alakasız birşey ararken blogunuza rastladım. Yemek tariflerini çok akıcı ve samimi bir dilde yazmışsınız. Orjinal bir içeriğiniz ve üslubunuz var. Belki aklınızda olmayan uçuk bir fikir yazacağım ama ben böyle bir kitap olsa mutlaka alırdım. Bir yayınevi ile anlaşıp bu yazılar genişleyince kitap olarak çıkarmanızı öneririm.

tontontombo dedi ki...

Sibel, süpper oldu dolma, ilk kez içine salça va sarmısak koyarak yaptık, dün gece sıcakken yedim, harika olmuş tadı, kırmızı biber de yaptık, akşam afiyetle yemeyi düşünüyorum:) sevgilerimle
(baklayı yapamadım, ben almaya gidene kadr bitmişti)

Sibel dedi ki...

Baharcığım çok sağol canım, afiyet olsun.

Sevgili Sude, öyle gerçekten. Her zaman iyi yaptığımı düşündüğüm yemekler bile anneminki gibi olmuyor:)

Ahmet Bey çok teşekkür ederim, çok naziksiniz. Kitap fikri hep hayallerimdedir ancak planlanması ve şekillenmesine daha vakit var diye düşünüyorum..

Tontontombocum, afiyet şeker olsun:) Nasıl güzel bir lezzet değil mi?
Sevgilerimle...

Halime dedi ki...

Canım Sibel Ablam;
Dün pazarda iç bakla bulunca üstüne atladım.En yakın zamanda yapacağım.Önce köy yoğurdumu alayım ondan sonra :).Hani tarif isteyebilirsiniz demişsin ya hemen sıraladım aklımdan bir kaç sebzeyi.Mesela Sibel ablam ya da Sibel ablamın güzel annesi bezelyeyi nasıl yapar ? Patlıcan sadece közlenir yada kırlı kızartması mı olur ? Kabaktan sadece mücver arşivde acaba güzel yapıpta sitede yayınlanmayan neler var?aklıma bunlar geldi :).eminim ellerinden çok lezzetli yemekler çıkıyordur ama herkes biliyordur diye yazmıyorsundur.Bence yaz merakla bekleyen biri var ! Ben :).Sevgilerimle mutlu ve huzurlu bir hafta dileğiyle !

Esin (Huysuzbalık) dedi ki...

Sibelcim ne güzel anlatmışsın tarifi de yoğurdu da. Benim annem de öyle yapar dolma içini. Az da nar ekşisi ilavesi ile pişirir.Cacığı ben de süzme yoğurtla seviyorum. Daha lezetli geliyor bana. Yoğurt yapmayı ise hiç denemedim. Belki de zamanı gelmiştir. Adanaya gideceğim ben de annemin yanına yakında. O dener ben de öğrenirim :) Allah kavuştursun şimdiden seni de anacığınla. Sevgiler...

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Sıcak, soğuk hiç farketmez:) Her haliyle yerim ben dolmaları:) Yanında koyu kıvamlı bir cacık...Ohh demek istiyorum:) Afiyet olsun! Anneciğinin ellerine sağlık! Allah kavuştursun bu arada:)

maydanoz dedi ki...

Güzel blogunuza, maydanoz blog topluluğu arasında tanıtımı için bir sayfa ayırdım, selamlar.

http.belguzaranne.blogspot.com dedi ki...

gunaydın canım ınsan ne kadar guzel yemek yaparsa yapsın,ıllede annenın yaptığı lezzet farklı annenızın elıne sağlık

Sibel dedi ki...

Halimeciğim, not aldım isteklerini:) İnşallah ilk fırsatta yer vermeye çalışacağım. Dediğin gibi herkesin bildiğini düşünerek yayınlamıyorum çoğu tarifi aslında..

Esinciğim, sen de anneciğine kavuşuyorsun demek yakında. Tadını çıkar güzel anne yemeklerinin, ama en önemlisi annelerimizden birşeyler öğrenmek galiba. Ben annemin tariflerini kaydetmek için defter tutmaya bile başladım bu yüzden:)

Kirpikteki Gözyaşı, Maydanoz ve Belguzar, çok teşekkür ederim güzel yorumlarınız için.
Sevgilerimle...

minik serce dedi ki...

Merhaba Sibel Hanım,
Aslında sürekli bir şeyler yazıp sizi meşgul etmek istemiyorum;ama geçenlerde denemiş olduğum bu tarif için bir teşekkür etmeden geçmek istemedim.
Zeytinyağlılar benim en sevdiğim bölüm diyebilirim.Tesadüf o ki eşim de çok seviyor.Kabak hariç :)
Pazardan dolmalık biber ve kabak almıştım,bir de evdeki patlıcanı kullanmalıyım diyordum.Tarifteki gibi biberleri,ek olarak kurutulmuş değil ama kabak ve patlıcanı tatlı kaşığı ile oyup kalan iç harcı koyarak biberlerle beraber tencerede pişirdim.Kokular güzel geliyordu,tadı nefisti.Sarımsaklı yoğurtla beraber çok iyi oldu.Günlerce yedik.Bereketlendi herhalde dedik :)

Sevgilerimi yolladım,gelir birazdan :) Öpücükler de.Kendinize iyi bakın. Berna.

Sibel dedi ki...

Sevgiler ulaştı Bernacım:) Ne zaman istersen yaz, ben çok keyifle okuyorum yorumlarını. Afiyet olsun, dolma bereketli bir yemektir gerçekten de.
Sevgilerimle...

minik serce dedi ki...

İyi geceler Sibel Hanım,
Çalışma hayatı ve gündelik işler sizi yoruyorsa diye çok yazmak istememiştim :)
Yazmak çok hoşuma gidiyor,vaktim oldukça deneyimlerimi paylaşırım.Belki okurlara da bir faydası olur :)
Zeytinyağlı tariflerinizden yapıp buzdolabına koyuyorum.Canımız istedikçe yiyoruz.Bugün pazar kuruluyor,eşimle beraber gittik sebze aldık.O eve erken döndü ben pazardaki kadınlarla sohbet etmekten geciktim.Eve gelince bir baktım eşim kahvaltı olarak kırlı kızartması yiyor.Şaşırdım ama kokusunu alınca benim de canım istedi,kahvaltılıklardan vazgeçtim.Aynı şekilde gece gece kaçamak yaptık yine yedik.Eşim diyor ki Sibel Hanım'a söyle eşim kafayı bozdu her öğün bu yemeği yiyor diye.Gülüştük :)
Not : Kıyma eti her zaman eklemeye karar verdik. Lezzetini çok beğeniyoruz.
Not 2: Bugün pazardan küçük patlıcanlar seçtim,daha kolay kızartmak ve servis yapmak için.
Not 3: Bulabilirseniz yanında manda yoğurdu ile harika oluyor.

Öptüm.

Sibel dedi ki...

Bernacım zeytinyağlılar kahvaltıda da yenir tabi ki, beyaz peynirle beraber ben patlıcan közlemesine bayılırım mesela, bir de onu dene istersen:) Manda yoğurdu benim de en sevdiğim yoğurttur ama buralarda bulmak çok zor malesef. Lezzetli yoğurt yiyebilmek için tatili ve Ege'ye gitmeyi bekliyorum ben de..
Sevgiler canım.

minik serce dedi ki...

İyi akşamlar Sibel Hanım,
Patlıcan közlemesini zaten seviyorum deneyeceğim,beyaz peynirle :)
Bugün kırlı kızartmasının sonunu yedik bir de semiz otu yemeği yaptım,ondan yedik. Hiç bıkmıyoruz vallahi :)

Sırada annenizin elinden zeytinyağlı dolma var :) Yine yapacağım.
Ailenize ve size sevgilerle...
Berna.

canan koçan dedi ki...

kaç saattir annemin yaptığına benzer tarif arıyorum sonunda sizinkini buldum.. ne etli severim dolmayı ne de kuş üzümlü fıstıklı.. bir de annem içini çiğden yapar hep bi trlü bulamamıştım sayenizde buldum. elinize sağlık :)

Sibel dedi ki...

Canan hanım, o arayışı iyi bilirim:) Çok sevindim, afiyetle yiyin, sevgilerimle...