Vişneli Cheesecake... ve Sibel'in Kahvesi 4 yaşında!


Mutfak maceralarımın gelen misafirlere kek-kurabiye pişirmekten öteye geçerek; hemen her akşam iş çıkışı mutfağa girmeye, farklı yemekler hazırlamaya, ekmek pişirmeye, ofise getirmek için türlü çeşit hamur işleri yapmaya ve giderek neredeyse tüm hafta sonlarımı mutfakta geçirmeye başladığım ilk zamanları düşündüm bu yazıyı yazmaya oturduğumda... Sanırım bu dönem; yemek yapmanın bir gereklilik olmaktan öte bir keyif, bir meditasyon, bir sanat ve "mutfak" dediğimizin bir kültür olduğunu keşfetmemle aynı zamanlara denk geliyor. Henüz blog dünyasında yaklaşık 50 kadar yemek blogu vardı sanırım o zamanlar... Hemen hepsini zevkle okuyor, tarifleri kaydediyor, hafta sonları denemeler yapıyor ve bunlardan mail gruplarında uzun uzun bahsediyordum.

İşte o zamanlar, bir hafta sonu tatilinde doğmuştu Sibel'in Kahvesi.
Mutfaktan yükselen tarçınlı, portakallı, çikolatalı ya da bazen elmalı kek kokuları; bir fincan taze kahvenin kokusuna, gıcır gıcır günlük gazetelere, mürekkep kokusu henüz kaybolmamış yeni bir kitaba, sayfalarında keyifli gezintiler vadeden aylık dergilere eşlik ederdi daima...

Havada asılı duran kahve kokusunu içime çekerek, ahşap masalarında okumaya, yazmaya, yalnızsam pencereden dışarıya dalıp hayaller kurmaya, karşı sandalye doluysa uzun sohbetler etmeye bayıldığım kafeleri düşündüm bloguma ismini verirken. Ve bol bol, içimden geldiği kadar yazmayı, paylaşmayı, kapının hep açık kalmasını, vaktim olduğunca uğramayı düşündüm buraya. Ben yokken de gelinsin istedim, geçmiş zamanlarda gezinilsin, bir kurabiye ya da bir dilim kek alınsın keyif ya da hüzün kahvelerinin yanına... Bazen de akşam keten örtülü bir Akdeniz sofrasına konulacak güzel bir zeytinyağlı tarifi alınıp, sevinçle girilsin istedim mutfaklara... Güzel kitaplar, güzel filmler de olsun elbette, onlar da paylaşılsın ki, sanatın başka hiçbir şeyde olmayan o büyülü kokusu da karışsın, o mucizevi kahve kokusuna...


Geldiğiniz, sevdiğiniz, sonra yine uğradığınız için okur-dostlarım, hepinize çok teşekkür ederim.
4. yılı kutlamaya saklamıştım cheesecake'imi, bir kadeh tatlı şarapla birlikte, sizlerle paylaşmak için. Geçen hafta sonlarından birinde, dostlarla geçirilen keyifli bir günde damakları şenlendirmiş olan bu cheesecake, evimizin arka bahçesinde fotoğraflandı, özenle... Alim'in kiraz ağacına tırmanarak topladığı kirazlar önce dekor oldu, sonra da açık büfe lezzetlerine inat, en büyük ilgiyi topladı o gün.

Cheesecake benim zaman zaman aklıma düşen, düştü mü de aklımdan çıkmayan lezzetlerden biri. Çok sık yapılmaz mutfağımda, çoğu kez hakkıyla yapılan kafelerde yemeyi tercih ederim, çok özlediğim zamanlarda. Bunun bir nedeni de, hazırlanan kocaman bir cheesecake'in fazla dayanmaması ve paylaşılmak için kalabalık gerektirmesidir illa ki. İşte kırk yılda bir denilen zaman geldi ve çok tecrübeli olmadığım halde riske girerek, dostlarımızı davet ettiğimiz gün için bir cheesecake pişirdim. Son hali ortaya çıkana dek yaşadığım endişeleri anlatmayacağım:) Çünkü bu tatlı maceraya girmenizi istiyorum. Evet! Sizlerin mutfağında da böyle bir güzellik olsun istiyorum yaz bitmeden.


Malzemeler:

- 400 gr Pınar labne peynir (yeşil paketli)
- 1 su bardağı süzme yoğurt
- 5 adet orta boy yumurta
- 1 su bardağı toz şeker
- 1 adet limon kabuğu - rendelenmiş
- 2 çorba kaşığı limon suyu
- 2 çorba kaşığı un
- 1 paket vanilya
- 1 paket petibör bisküvi*
- 100 gr tereyağı

Üzeri için:

- 1 orta boy kavanoz vişne kompostosu**
- 2 Türk kahvesi fincanı toz şeker
- 1 çorba kaşığı (tepeleme) mısır nişastası

* Cheesecake tabanları için genelde Burçak türü bisküviler kullanılır, ama petibör daha hafif bir alternatif, deneyin derim.

** Ben vaktim fazla olmadığı için hazır ev yapımı güzel bir komposto aldım Pangaltı'nın şirin mezecilerinden birinden. Büyük marketlerde de bulunabiliyor bazen. Kendiniz yapmak isterseniz yarım kiloluk bir konserve kavanozunu ölçek olarak kullanabilirsiniz...


Yapılışı:

1. Öncelikle tereyağını eritip ılımaya bırakın. Bisküvileri iyice ufalayın (ben kalınca bir poşet içine koyarak elimle eziyorum, siz rondo da kullanabilirsiniz). Tereyağı ile karıştırarak hafifçe yoğurun (kırıntılı bir hamur olacak).

2. 26 cm.lik kelepçeli bir kalıbın tabanına yağlı kağıt serin, hazırladığınız kırıntılı hamuru tabana bastırarak yayın. Bastırma işlemini bir su bardağının tabanıyla yapabilirsiniz.

3. Labne peynirini, süzme yoğurdu, toz şekeri, yumurtaları özleşene dek mikserle çırpın. Vanilya, limon kabuğu ve limon suyunu ekleyerek tekrar çırpın. Koyu bir ayran kıvamında olacak karışımınız. Benim gibi endişelenmeyin, gerçekten pişiyor:)

4. Hazırladığınız karışımı, tabanın üzerine dökün. Önceden 150 derecede ısıtılmış fırına verin ve yaklaşık 1 saat pişmeye bırakın. 1 saatin sonlarına doğru kontrol etmeye başlayabilirsiniz, ama kesinlikle fırının kapağını açmayın. Üzeri hafifçe kızardığında fırını kapatın, kapısına bir tahta kaşık sıkıştırın ve fırın soğuyana kadar cheesecake'i içinde bırakın. Böylece üzeri çatlamayacak.

5. Cheesecake soğurken üzerini hazırlamak için kompostoyu ufak bir tencere içine süzün, vişnelerini bir kenara ayırın. Çıkan suyun içine nişasta ve şekeri ekleyin, devamlı karıştırarak kaynayıp koyulaşana dek pişirin, ılımaya bırakın.

6. Ilıyan vişne sosunuzun içine vişne tanelerini ekleyin. Soğumuş olan cheesecake üzerine bu ılık sosu dökün. Buzdolabında 1 gece dinlenmeye bırakın.

7. Ertesi gün servisten hemen önce buzdolabından çıkarın, kelepçeyi açmadan önce kenarlarından bir bıçakla geçerek kalıptan ayrılmasını sağlayın. Daha sonra kelepçeyi çıkartıp servis tabağına alın. Biraz dikkatli olursanız alt tabanı da çıkartabilirsiniz aslında ama ben bu riske girmedim:) Cheesecake yarılandıktan sonra alt tabanı çıkartmak daha kolay oldu.


Bir dahaki sefere, nutellayı peynirle yemeye bayılan sevgilim için çikolatalı bir cheesecake yapmayı düşünüyorum! (ve evet, elbette kendim için de:)

31 yorum var:

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel, kahvenin yeni yaşı kutlu olsun, ne iyi olmuş da doğmuş ki bizi tariflerine ve tariflerinden öte hissedip de tarif edemediğimiz bir dolu şeyi anlattığın yazılarına kavuşturmuş.. Şu anda oldukça uzaklardayım, bir süreliğine; yorumda bulunmasam da yazılarının sıcaklığını takip etmek, kendimi evimde ve mutfağımda hissettiriyor bana. Ellerine, dillerine sağlık.
İştar

Adsız dedi ki...

uzun yıllar dilerim blogunuz ve elbette sizin için. iyi bir insan olduğunuz düşünüyorum, gerçekten iyi...sıcak, huzurlu insanları severiz ya siz de öylesiniz işte.
iyi bakın kendinize...
zuhal

fikriye dedi ki...

ellerine sağlık canım nefis olmuş görüntü süper 4.yılını da kutlarım sevgilerimle iyi haftalar

hepsusluydum dedi ki...

Cheesecakeiniz kadar güzel ve tatlı nice yaşlar diliyorum,blogunuza..Sizin blogunuzun benim için anlamı büyük,sayenizde ben de bu işe kalkışmıştım :) Sevgilerimle Zehr@

Kendimce dedi ki...

bu blog dünyasını keşfettiğimde yeni bir dünyanın içine girdim.Samimi içten paylaşımlar küçük dertleşmeler ve evimizde tattığımız o güzel lezzetlerin paylaşımı.Çok senelere diyelim o zaman.
Cheesecake ise her çeşidi ile kabulüm olan bir tatlı yapıp ta neredeyse büyük bir arsızlıkla tek başıma yediğim ellerine sağlık

Turkmen dedi ki...

Sibel'cigim ancak yeni bakabildim. Nice yillara...Ne cabuk geciyor zaman,inanilir gibi degil. Visneli guzeli henuz ayrintili okuyamadim ama goruntusu kendini ele veriyor zaten. Harika! Ellerine saglik..

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

Sibelcim öncelikle nce seneler diyeyim, umarım uzun yıllar bu şevkle girersin mutfağına ve bu uzunlukta yazılarla anlatırsın bizlere. Çünkü seni okumayı seviyorum, tariflerinin yanısıra yazdıklarını okumaya bayıldığım birkaç blogdan birisin sen çünkü.
cheesecake olayına gelince enfes görünüyor, ellerine sağlık. ben de sadece bir defa denedim ve süper olmustu ama nedense ikincisi bir turlu kısmet olamadı. vişneler kirazlar bitmeden kolları sıvamalı

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel Hanım,

Mutfağıma birçok güzel tarif kazandıran Kahvenin yeni yaşı kutlu olsun. Nazik kahve sahibesiyle ve bizlerle beraber daha uzun yıllar güzel tariflerde ve güzel haberlerde buluşmak dileğiyle.

Nurten

oruk dedi ki...

4.Yıl hayırlı olsun,bende sizle birlikte 4 yıl önceye,hayattan renkler mail grubumuza gittim,o zamanlar sibel blogunu açtı diye almıştık haberinizi,daha nice yıllar diliyorum size.
sağlıkla,hoşça kalın,banada gelin.
oruk

nazpek dedi ki...

Nice yıllara sibel Hanım

Sibel dedi ki...

sevgili adascim,nice senelere,tatli tatli..iyiki acmissin blogunu,buyuk bir keyif benim icin seni okumak..hep var ol...fotograflar bu sefer food and travel dergisindeki gibi...super..

eren dedi ki...

Sevgili Sibel
Sen Susanna Tamaro'yu okurken benim sözlerimle, ben senin lezzetlerini okuyorum dört senedir. Ağzının tadı, elinin hamuru daim olsun.

Adsız dedi ki...

Sibel var ya, iyi ki geldin ,yazdin. Eski , uc dort sene onceki yazilarini hala cok keyifle okuyorum. Issiz, parasiz,'bol zamanli!!' donemlerimden birinde oturup gun gun okumustum yazdigin bir cok seyi. Bazen yok olsan da gunlerce-hatta haftalarca!- orada oldugunu bilmek keyifli. Sik kullanilanlarimda eklisin. Oyle aklilma geldikce bakiyorum yazmis misin diye.

Senin su son dort senedeki degisimlerini, hayatinda olan bitenleri de okuduk takip ettik. Ellerine saglik.Hep keyifle yaptigin yemekleri paylasacak sevdiklerin olsun hayatinda.

Mutlu yillar bir de!! :))

banu

Sibel dedi ki...

Sevgili dostlar, hepinize ayrı ayrı çok teşekkür ederim güzel sözleriniz, iyi dilekleriniz için.

Eren hanım, yorumunuz beni çok mutlu etti! Sağolun. Çok keyifle okuyorum Tamaro'yu, sizin sözcüklerinizle. Ama ne yazık ki çok çabuk bitecek..

Sevgilerimle...

pisikopati dedi ki...

Nice nice yıldönümlerine Sibelciğim ama öyle kuru tebrikle kurtulamazsın:)

Evde değerli eşimin kiraz niyetine aldığı vişneler duruyor onlarla da denenemez mi bu tarif, ya da şöyle sorayım denenirse nasıl denenir?

ebru dedi ki...

Canım kahvenin doğum günü kutlu olsun.İnşallah hep beraber nice yıllara.Mis gibi kahve,pasta,kurabiye ve kitap kokuları ile beraber.Cheesecake benim hep yapmak istediğim ama senin dediğin gibi korktuğum bir tatlı.İnşallah bir gün cesaretimi toplayıp bende deneyeceğim.Ellerine sağlık.

berrin açılmış dedi ki...

cheesecake severim en çokda vişneli ellerine sağlık
harika görünüyor....sevgili sibel
bayağı bayağı uzun zamandır takip ediyorum - keyifle
sibelin kahve sinin yeni yaşını kutluyorum
sevgiler gönderiyorum
berrin

Limonlu Turta dedi ki...

Nice uzun yıllar, ekrandan o kahve kokusunu almak ve tabii kahvenin yanına güzel tariflerinizden birini hemen yapmak üzere hevesle dolmak dileğiyle, blogunuzun yeni yaşını tebrik ederim.
Sevgiler,
Çiğdem Y.

www.mutfakmuhabbetleri.blogspot.com

Sibel dedi ki...

Teşekkür ederim dostlar, güzel yorumlarınız için. Cheesecake denemeye cesareti olmayan herkese deneyin diyorum bir haftasonunda. Ama en geç Cumartesi akşamı yapın ki Pazar günü tadını çıkarabilesiniz:)

Pisikopaticim, denenir elbet, ama önce bir komposto yapman lazım o vişnelerden. Nasıl diye sorma, ben de hazır komposto kullandım çünkü:) Google'da kısa bir arama yaparsan tarif bulacağına eminim. Yaptıktan sonra da yarım kiloluk boş bir konserve kavanozunu ölçek olarak kullan, kavanozun aldığı kadar kompostoyu (suyu ve taneleri beraber) bu tarif için kullanabilirsin.

Sevgilerimle...

Tijen dedi ki...

Nice yıllara Sibel'in Kahvesi'ne. Sen "zen"i yaşamadığını mı düşünüyorsun? İçine bir sor, o yaşıyordur eminim ama Sibel adında yaramaz bir kız onu engelliyordur pırpır yüreği ve daha da ötesi kendi kendine karıştırdığı kafasıyla...

Aklımdakiler... dedi ki...

Asıl biz sana teşekkür ederiz, bizi böyle 4 yıldır her daim sevgiyle karşıladığın ve damaklarımızı, gözlerimizi, kalbimizi şenlendirdiğin için Sibelcim..Ellerine, yüreğine sağlık...sevgiyle kal..filiz.

pisikopati dedi ki...

Canımcım ben daha iyi bi çözüm buldum çizkek yemeye sana gelicem, ben benim vişneleri normal kek yapıcam:)))))

Adsız dedi ki...

Yeni yasinız dilediğiniz tüm güzellikleri, beklemediğiniz sürprizlerle getirsin. MUTLU YILLAR! oya

papatyaninguncesi dedi ki...

cheesecake harika görünüyor.nice yıllara.sevgiler

Sibel dedi ki...

Tijen ablacım, ne zaman çözülecek kafamın içindeki bu düğümler bilmiyorum, acaba 40 yaşına geldiğimde mi :)

Sevgili Filiz, Oya, Papatya, çok teşekkür ederim.

Pisikopati, cheesecake bitti çoktan ama sen gel, yaparım yeniden:) Sen de bana gelirken kekinden getirirsin:)

Sevgilerimle..

bocuruk dedi ki...

Sibel'ciğim,
Her geldiğimde keyifle vakit geçirdiğim bloguna nice yıllar diliyorum:)
Sevgilerimle...

Sibel dedi ki...

Çok sağol canım! Opuyorum seni, sevgilerimle..

Adsız dedi ki...

Ablacim gecte olsa, yorum birakabilecegim sonunda :)
Dort yilin hayirli olsun, devaminda cok guzel tarifler olmasi dilegiyle ;)
Ben her zamanki gibi sessiz sedasiz blogundayim...
SariGul Bedia

Sibel dedi ki...

Sağol Bediacım! Sessiz de olsan buralarda olduğunu biliyorum:)
Sevgilerimle...

Devastator Usta dedi ki...

Eti Burçak çok ağır oluyor, pötibör bisküviyi de denemek lazım. Ya da olmadı kendimiz yapacağız altını artık. Elinize sağlık. Siteniz çok güzel.

Sibel dedi ki...

Teşekkür ederim. Pötibörle de olur elbette, ben Burçak'ın tadı seviyorum.
Sevgiler...