Eski Kaşarlı Muffinler


Kahvaltı yaptınız mı?
Gözlerinizi yeni açtıysanız eğer, şimdi yeni demlenmiş tazecik bir çay yanında, fırından yeni çıkmış, içi peynir dolu muffinler harika olmaz mıydı? Bu hafta sonu sizlere önerim bu işte:) Yarın sabah, olmadı pazar sabahı sadece yarım saatinizi ayırarak kahvaltı için deneyebileceğiniz nefis muffinler...

Geçen pazar sabahı -tahminimden de erken bir saatte uyanarak- yaptım ve kahvaltı masamıza koydum bu muffinleri. Bu tür bir şeyler pişirmeyi de yemeyi de özlemiştim doğrusu. Hava buz gibi olduğu için uzun süre sıcak kalamadılar ama ılık halleri bile çok güzeldi. İdeali, ilk sıcaklığıyla hemen yemek elbette!

Tarifi Arman Kırım'ın Hürriyet'teki sayfasından kesip saklamıştım. Onun sayfasından denemek istediğim epeyce tarif birikti doğrusu. Umarım bir şeyler pişirmek için daha sık bahanem çıkar! Yoksa sırf evde bulunsun diye dondurucuya kaldıramayacağım hiçbir şey pişirmiyorum artık, özellikle tatlı şeyler... Ya bir misafir için ya da bir yere götürmek için yapıyorum. Dondurucuya atılabilecek olanlarsa her zaman kurtarıcı oluyor, onlar evde bulunsun diye yapılabilir:) Bu muffinlerin de kalanlarını aynı şekilde poşetleyip kaldırdım. Kısmet bir başka kahvaltıya ya da belki bir misafire...


Arka fonda görülen yeşil zeytinler memleketten geldi... Annemin son gönderdiği kolinin sürpriziydi. Şöyle her ısırıkta damağımda ekşisini hissederek kıtır kıtır yeşil zeytin yemeyi özlemiştim. Koliden çıkan diğer sürprizler mi? Burada bulamadığım dallı yapraklı kerevizler, kerevizime koyayım diye bir kavanoz yaz domatesi, bir poşet dolusu brokoli (bir kısmı çorba oldu, bir kısmı bu akşam fırında pişecek), kısacık boylu ufacık yapraklı maydanozlar, kocaman bir poşet dolusu karışık ot! En çok da buna sevindim. Pazı, ıspanak ve pancar yaprakları ayrı pişti, sadece benim severek (sevmek ne kelime ölüp bayılarak) yediğim arapsaçı, ebegümeci ve pırasa karışımı ayrı pişti. Otlarımla yerim diye çok sevdiğim kese yoğurdundan da koymuştu anneciğim. Buradan aldığım süzme yoğurtla şöyle bir karşılaştırdım da... Yan yana durduklarında biri beyaz, biri sarı renkte! Biri azıcık suyla seyrelirken diğeri neredeyse bıçakla kesilecek kıvamda!

Ah ben neleri bırakmışım ardımda, bu şehre gelirken...


Klasik kahvaltı tabağım bu aslında.. Bir-iki kaşık kadar peynirli çırpılmış yumurta (son haftalarda omlet alışkanlığımızı bırakıp buna dadandık), birkaç zeytin, keçi peyniri ve bolca roka.. Yanına bir adet muffin ve çayımı ekledim tabii, üstüne çilek reçelimden de aldım bir ufak kaşık, yanıma açtım Hürriyet Pazar'ı, bir yandan fon olarak tv'de en sevdiğim yazarlardan birinin katıldığı bir program. Bir pazar sabahı da böyle geçti işte...

Lafı daha fazla uzatmadan tarife geçiyorum. Tarifle ilgili bir notum, şekerle ilgili. 2 çorba kaşığı şeker vardı tarifte, tuzlu bir muffin için bence çok fazla. Şekeri yarıya düşürdüm bu yüzden. Kekik yerine buzdolabında içi geçmek üzere olan dereotlarımdan kurtarabildiklerimi kullandım. Ama kekikle daha da güzel olabilir bu muffinler, bir dahaki yapışımda öyle deneyeceğim.

Malzemeler:

- 55 gr tereyağı (eritilip ılıtılmış)
- 200 gr un
- 1 paket kabartma tozu
- 1 çorba kaşığı toz şeker
- 1 çay kaşığı tuz
- 1 tatlı kaşığı toz kırmızı biber
- 125 ml süt
- 2 adet yumurta
- 1 tatlı kaşığı ince kıyılmış dereotu ya da kekik
- 55 gr eski kaşar (ufak küpler halinde doğranmış)
- Üzeri için susam

Yapılışı:

1. Muffin kalıplarınıza 9 adet muffin kağıdı yerleştirin, kağıt kullanmıyorsanız kalıplarınızı yağlayın.

2. Büyük bir kabın içine unu eleyin, tuz, kırmızı biber, şeker ve kabartma tozunu ekleyin.

3. Bir başka kabın içine yumurtaları kırın, sütü ve tereyağını ekleyin. Kekik ya da dereotunu da bu karışıma ekleyip çırpma teliyle iyice çırpın (mikser kullanmanıza gerek yok).

4. Sıvı malzemeyi, un karışımının içine ekleyin ve tahta bir kaşıkla çok az karıştırın, sadece malzemeler birbirine karışacak kadar.

5. Muffin kaplarının yarısına kadar hamur dökün. Hamurun üstüne kaşar küplerinden paylaştırın. Kalan hamurla peynirlerin üzerini kapatın. Üstlerine susam serpin.

6. Önceden 190 derece ısıtılmış fırında yaklaşık 15 dk, üstleri güzelce kızarana kadar pişirin. Sıcak sıcak hemen servis yapın.

********************

Dün ayrı bir post olarak yazacaktım aslında, olmadı. Birkaç satırla da olsa bahsetmeden bitirmek istemedim. Sinefillerin iple çektiği bağımsız filmler festivali IF dün başladı.

Çalıştığım şirket hizmet sponsorlarından biri olunca elime iki kişilik gala davetiyesi geçti ve iş çıkışı koşarak gittik Çarşamba akşamı. Hayli zorlayıcı bir film olan "Yeraltı Peygamberi" ile açılış yapan festival, açılışıyla biraz hayal kırıklığı yarattı bende ama umarım devamı iyi gelir. Uzaylıların İstiklal Caddesi'ne inerek "geç kalanları almıyoruz!" dedikleri o şahane tanıtım filmli 2007 yılını ve o yıl izlediğim birbirinden absürd, deneysel, hem insan doğası hem de sanatın ve sinemanın sınırları üzerine düşündüren filmleri unutamıyorum.

Hani "biz kendi aramızda eğleniyorduk siz niye geldiniz ki?" dercesine yapılan açılış, alkol seviyesi bedava birayla yükseltilmiş seyircinin diğer izleyenlere saygıyı ve festival kültürünü-ruhunu hiçe sayarak sık sık yerinden kalkıp tuvalete taşınmasıyla kesilen altyazı görüntüleri sinirlerimizi epeyce bozdu. Çıkışta, "bunu da mı kaybediyoruz yahu?" dedim. Yine de umudumu yitirmiş değilim. Listemdeki filmlere gitmeye çalışacağım, şartları zorlayarak.

Kaçırmamanızı (ve kaçırmamayı) dilediğim filmleri de not düşerek bu hayli uzamış yazıyı bitireyim artık.
Gıda Ltd, Dondurulmuş Ruhlar, Precious, Metropia, Aşk Dersi, Uzaklara Gidelim, Herkes Gibi, Beyaz Şimşek, Pippa'ya Mektubum, Tarımsal Ütopya, Aptallar Çağı.

Bol filmli, bol "aşk"lı ve keyifli bir hafta sonu olsun.

19 yorum var:

mis kokulu lezzetler dedi ki...

Doğma büyüme bir Egeli olarak mis gibi otların özlemini bilmezmiyim. Muffinler harika ellerinize sağlık.İzmirden sevgiler.Mine

Arzu dedi ki...

Pazar günü kahvaltıda illaki farklı birşey olmalı dimi? Bir börek, bir omlet, bir salata :) Ben de cumartesiden planlarım pazar sabahını ve o güzel sofrayı kurup eşimle oturduğumuzda, aldığımız haz bambaşka. Muffinler çok iştah açıcı gözüküyor, gerçi benim iştah her daim açık :)

Aydın, Denizli yöresinin süzme yoğurdu gibisi yok, hele burada bir de yanık kokulusu var, bilirsiniz belki. Kahvaltıda başka birşey yemem o olduğunda.

Festival için de iyi seyirler dilerim.

ruhdagı dedi ki...

Muffinler ağız tadıma çok uygun. Tarif ilerdeki aylarda denenecek. Muftağa bir girebilsem aklımda o kadar şey varki.

Fil önerileride not alındı :)

sahaf dedi ki...

notumu aldım haftasonu deneyeceğim, sevgililer günü sabahı için güzel bir kahvaltı hazırlamaya özendim şimdi :)

Sibel dedi ki...

Sevgili Mine, siz tam ortasındasınız o lezzetlerin ne mutlu. Benim için de yiyin bol bol. İzmir'e de benden sevgiler..

Arzu kesinlikle öyle, ben Pazar kahvaltısına özel birşey yapmazsam nerdeyse mutsuz oluyorum. Muffinleri tavsiye ederim. Yanık yoğurt ise bir kez tadına bakıp unutamadığım bir lezzet, Babadağ yoğurdu diyorlar değil mi? Ah bulabilsem bir yerden.. Aydın'ın torba yoğurdu da çok güzeldir.

Ruhdağı, sen kesin seversin, benim gibi eski peynircisin biliyorum:) Sen liste yapmaya başla ufak ufak, nasılsa hamileliğin sonrasında fazla kilo derdin olmayacak, bol bol yaparsın (bak bu da şimdiki sıkıntılarının iyi tarafı:)

Banucum ben de öyle bir kahvaltı sofrası planlıyorum:) İnsan özeniyor gerçekten. Zaten şu sıkıcı rutini kıracak birşey olsun da ne olursa olsun demeye başladım son zamanlarda.
Sevgilerimle...

Arzu dedi ki...

Dilerseniz gönderebilirim yanık kokulu yoğurttan, size ulaşana kadar ekşir mi bilemiyorum ama deneyebiliriz :)

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

ben de böyle pazar kahvaltılarında farklı lezzetleri ararım ama erkenden uyanıp yapmaya üşenirim ne yalan diyeyim, belki bu pazar yaparım ama.ellerine sağlık

burcu dedi ki...

vallahi yine harika birşeyler öğrendim senden ellerine sağlık ve annenin gönderdikleri için de afiyet bal şeker olsun :) ne mutlu sana...
sana güzel sevgi ve aşk dolu hafta sonu diliyorum sibelciğim :))

Sibel dedi ki...

Arzu çok naziksiniz, siz benim yerime de yiyin yeter bana, çok teşekkür ederim:)

Yaseminciğim aslında çok da erken kalkmaya gerek yok, fazla vakit almıyor böyle tarifler. Ben bazen bazı hazırlıkları akşamdan yapıyorum. Poğaça yapacaksam iç malzemesini hazırlıyorum akşamdan mesela. Böylece biraz daha çabuk hazır oluyor sofra:)

Burcucuğum teşekkür ederim. Sana da güzel haftasonları:)
Sevgilerimle...

YILDIZLI DENEMELER dedi ki...

Merhaba Sibel,
Muffinler sevimli mantarlar gibi çok güzel görünüyor.Hele peynirlerin bazıları ben buradayım demiş çıkmışlar,mis gibi kaşar kokmuştur.Ellerine ve emeğine sağlık.Annelerin yüreği ne zengin değil mi?Senin de sevdiğini bilerek boğazından geçmez,uğraşır gönderir,Allah sağlık versin anneciğine de.Her ne kadar son yılların tüketim toplumu olmak yolunda sevgililer günü gözümüze sokulsa da,ben manevi yanını düşünerek sevgilinle birlikte güzel bir sevgililer günü dilerim.Sevgilerimle.

Melahat/İzmir

Keyf-i Mekan dedi ki...

Sibelciğim ellerine sağlık. Pazar kahvaltısı bir ayrıcalıktır benim içinde. İllaki fırınımdan leziz birşeyler çıkmalı:) Sevgilerimle. Keyifli hafta sonları..(Nazife)

moon dedi ki...

merhaba
blogumu ilk yaptığım yıllarda sizin blogunuzla tanıştım ...ve 4 yılı geçen bir zamandır hem takip ettim hemde tavsiye ...ben tekrar blogumdayım beklerim...
dostlukla

Sibel dedi ki...

Sevgili Melahat, çok teşekkür ederim güzel yorumun için. Ben de bu günün çok özel olduğuna inanmasam da sevgiyi kutlamak için bir bahane gibi görüyorum.

Nazifeciğim teşekkür ederim, sana da güzel haftasonları!

Sevgili Moon, en kısa zamanda sizi ziyarete gelmek isterim. Dostluğunuz için teşekkürler..
Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

merhaba sibelcim muffinlerin harika haftasonu denedim çok lezzetliydiler fakat benimkiler muffin kağıtlarına yapışmıştı yarısı kağıtta kaldı niye acaba

Sibel dedi ki...

Muhtemelen kağıtların kalitesiyle ilgili.. Benim de bundan önceki kullandığım kağıtlar yapışıyordu, en son aldığım kağıtlarda (Gondol'du sanırım markası, Migros'tan almıştım) yapışma sorunu olmadı. Beğendiğine sevindim, afiyet olsun:)

beste dedi ki...

sahane gozukuyorlar elinize saglik

Sibel dedi ki...

Teşekkür ederim Beste:)

Erinc dedi ki...

Biz bu tarifi dün gece yaptık, koşudan geldikten sonra. 15 dakika pişirme süresi çok uygundu ve tadı çok güzel oldu.

Çok hafifti ve karnımızda ağırlık hissi yaratmadı. Çok olumlu yorumlar aldı.

Kağıtta olması ve tuzlu olması hoşa gitti. Kırmızı biber çok yakıştı.

Daha önce de zeytinli kek tarifini denemiştik. O da çok güzel olmuştu.

Sibel dedi ki...

Beğenmenize sevindim, gerçekten lezzetli bir tuzludur ve doyurucudur. Afiyet olsun:)