Fırında Brüksel Lahanası

Günler hızla geçiyor.. Ne zaman yine bahar geldi anlamadım bile. Kışın çok uzadığını söylüyor sevgilim, bana öyle gelmedi nedense.. Diğer yandan bu yazı ve getireceği sürprizleri o kadar çok bekledik ki, sonbahar gelmeden önce herşeyin çok daha güzel olacağını düşünüp içimi yeni umutlarla dolduruyorum. İçimi sıcacık ısıtan umutlar..



Hayatımızı yenilemek, eksiklerimizi tamamlamak, yepyeni bir evi sıfırdan kurmak...

Kaçış planları yapmak sonra..

Ayvalık düşleri kurmak, gidemediğimiz / göremediğimiz nice cennet köşeyi düşünmek bir yandan..

Annemin evine uçup, kucağına konacağım, sofrasına oturacağım bir kısacık haftasonunu hayal etmek diğer yandan...

Umutlanmak için çok sebebim var, bahar geldi diye değil. :)

Tezgahlarda bahar sebzelerini görmeye başladığımız bugünlerde, ben de çok sevdiğim kış sebzelerini son kez pişirme telaşındayım. Yine onlardan biri olan brüksel lahanası ile ilk kez bir fırında pişirme denemesi yaptım. En çok sotesini seviyoruz gerçi ama fırında pişen beşamel soslu tüm sebzeler gibi bu da çok leziz oldu. Hatta sosu biraz fazlaca olduğu ve gerçek sütle yapıldığı için tadına da doyulmadı.

Siz de kış sebzelerini son bir kez pişirmeyi düşünüyorsanız, brüksel lahanasıyla vedalaşmak için bu yemeği tavsiye ederim. Eğer sebzelerinizi önceden haşlayıp hazırlarsanız, işten eve dönünce bile çabucak hazırlanabilen bir yemek. Yanına bir çorba ve salatayla harika bir öğüne dönüşüyor...

Malzemeler
  • 1/2 kg (1 paket) brüksel lahanası
  • 1/2 lt süt
  • 2 çorba kaşığı un
  • 3 çorba kaşığı tereyağı
  • 3 diş sarımsak
  • 1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
  • Tuz, karabiber, pul biber


Yapılışı
  1. Brüksel lahanalarını ayıklayın, yıkayın. Kök kısımlarındaki sert yerleri kesin, büyük olanların içinin de pişmesi için üzerlerini artı şeklinde derince çizin.
  2. Derin bir tencerede su kaynatıp tuz ekleyin. Brüksel lahanalarını suya koyarak 10 dk kadar pişirin, daha sonra soğuk sudan geçirip suyu iyice süzülene kadar süzgeçte bekletin.
  3. Başka bir tencerede tereyağını eritin, sarımsakları dilimleyip ekleyin. Biraz çevirdikten sonra unu ekleyip karıştırın. Bir yandan hızlıca karıştırarak soğuk sütü ekleyin ve koyu kıvamlı bir sos olana dek karıştırarak pişirin. Kaynadıktan sonra tuz ve karabiber ekleyip ocaktan alın.
  4. Borcama brüksel lahanalarını dizin. Büyük olanları birkaç parçaya kesebilirsiniz. Üzerine kaşarın yarısını serpin ve beşamel sosu gezdirin. En üste de kalan kaşar peynirini serpin. Dilediğiniz kadar pul biber serpebilirsiniz, biz çok acı sevmediğimiz için süsleyecek kadar serptim.
  5. 180 derece ısıtılmış fırında pişmeye bırakın. Bir süre sonra ısıyı 200 dereceye yükseltip üzerini iyice kızarttıktan sonra fırından alabilirsiniz.

16 yorum var:

mine dedi ki...

beşamel sos eklendi mi herkes sebze sever oluyor çok hoşuma gidiyor, ellerine sağlık ...
bahar ve güneş herkesin umutlarını mutluluğua çevirsin, gülen yüzlerle dolsun her yan :=)

YILDIZLI DENEMELER dedi ki...

Merhaba,
Umutların gerçek olsun...

Melahat Yıldız

nesrin dedi ki...

Ben de uzayan gündüzler ve az da olsa isildayan günes icin günlerdir sükür ediyorum Allaha.Yemeginiz de yeni gelen ilkbahara yakismis.Elinize saglik.sevgiler...

Sibel dedi ki...

Mine haklısın, bu sos tüm sebzeleri yediriyor sevmeyene bile:) Dileklerine tüm kalbimle katılıyorum..

Melahat teşekkür ederim, hepimizin umutları gerçek olsun..

Nesrin teşekkürler, ışıldayan güneş bugün yine kaçtı bizden sanki ama tam anlamıyla ışıyacağı günler yakın, değil mi?
Sevgilerimle...

ebru dedi ki...

Sevgili Sibel ellerine sağlık. Brüksel lahanası çok lezzetli görünüyor bol kaşarlı. Ben bir kere pişirdim. Herhalde pişirmesini beceremedim galiba evde hiç kimse yemedi. Bundaki görüntü gerçekten çok hoş.

zamaninzeynebi dedi ki...

sibelcim yaptıgın her sebze yemeği gibi bu da kendini yedirici görünüyo.
bu arada maşallah; bugünlerde yazılarınla bizi sık sık buluşturuyorsun sayfayı acıp yenilendiğini görmek çok keyifli oluyor,bahar güneşi yazılarına ve umutlarına daha da ışıltı katsın.sevgiler zeynep

tatlilar gülcandan dedi ki...

Gercekten muhtesem bir görüntü canim cekti ellerinize saglik .Size afiyet olsun

Sibel dedi ki...

Ebru teşekkürler, bir kere de bu tarifle deneme yapmanı öneririm:)

Sevgili Zeynep güzel sözlerin için çok teşekkür ederim, elimden geldiğince sık yazmaya çalışıyorum bu aralar.

Sevgili Gülcan teşekkür ederim.
Sevgilerimle..

Keyf-i Mekan dedi ki...

Sibelciğim merhaba, inşallah dileklerin birbir gerçekleşir, yemeğinde yine muhteşem, üzerinde beşamel sos ve rende kaşar olan herşey kabulümdür. Ellerine sağlık...
Bu arada sana bir mim pas ettim, haberin olsun, umarım hoşuna gider.Sevgilerimle...

Tijen dedi ki...

Ben neden hala sevemiyorum Brüksel lahanasını? Oysa ailenin diğer fertleriyle pek sıkı fıkıyız...

BEYZA dedi ki...

Yeni bir tarif eklenmişmi diye bakarken kafamdaki iki soruyada cevap buldum yazınızda.Birincisi; pazardan brüksel lahanası alsam ne yapabilirim? ikincisi; daha önce yine sizde gördüğüm gerçek sütü hangi yazınızda yazdığınızı hatırlayamamamdı.İkisinede cevap bulmuş oldum, teşekkürler...

mine dedi ki...

“Yaşlı gençler” …
Daha ilk sayfasında birkaç gün durup aklımın süzgecinden geçenleri incelediğim bir kitap oldu Zamane… Kendimi yorgun ve belki biraz da yaşlı hissettiğim bir zamana denk geldiği için belki de. Kısa bir zaman sonra başka bir yazarımızın, 17 yaşında bir genç kızın intiharından önce bıraktığı “yoruldum artık” notu üzerine bu yaşta tazecik bir genç kızın nasıl böyle yorulabileceğiyle ilgili yazı geldi. Oysa Engin Geçtan’ın daha ilk sayfasında verdiği örnekle anlattığı üzere ülkemizde yalnız gençler değil çocuklar da yaşlı ve yorgun. Üstelik tam da o keyifli çocuk dokunulmazlığını yaşamaları ve dünyanın yükünün kendilerinden uzak olması gereken zamanlarda… Engin Hoca Zamane'de, toplumdaki kimi süreçlerin nedenlerini, insan davranışlarını ve özündekileri her zamanki gibi anlaşılabilir ve akıcı diliyle çok güzel yazmış. İlgilenenler için çok güzel bir kaynak kitap… HEr ne kadar edebi bir kitap olmasa da paylaşmak istedim. Sevgiler.

Sibel dedi ki...

Nazifeciğim teşekkürler, bir sonraki yazımda zevkle yanıtlayacağım.

Tijen abla, çok ayıp:)) Biraz içi acımsı bir sebze değil mi? Diğerleri gibi değil bu yüzden. Ama ben seviyorum tadını. Sade haliyle pek değil ama böyle bol sosla, garnitürle yeniyor.

Beyza, yardımcı olduğum için sevindim. Umarım beğenerek yersiniz.

Mine, paylaşımın için çok teşekkürler. Oldukça önemli bir konu olduğunu düşünüyorum ben de bunun.
Sevgilerimle...

Yavuz dedi ki...

Sibelcim merhaba

Nerdeyse actigindan beri blogunu takip ediyorum. Birçok tarif denedim ve hepsi nerdeyse harika oldu. Sana bir şey sormak istiyorum.
Şişli tarafında Cumartesi ve Pazar gunleri 2 organik pazar kuruluyormuş. Bana nerde olduklarını tarif edebilir misin ve saat kaçta gitmem gerekiyor. Buna zaman ayırırsan çok teşekkür ederim.

Sevgiler
Hande

Sibel dedi ki...

Hande merhaba, pazar yerini tarif etmek biraz zor ama şu linke bakarsan bir harita var.
http://www.bugday.org/epazaryeri/harita.html
Oldukça da detaylı, herhalde yardımcı olur sana. Olmazsa ilk gidişinde bir taksiye binebilirsin. Pazar Cumartesi günleri sabah çok erken saatlerde kuruluyor, ve öğle saatlerinde pek birşey kalmıyor. Mümkün olduğunca erken gitmeni tavsiye ederim.
Sevgilerimle...

Yavuz dedi ki...

Sibel,

Çok teşekkür ederim.

Sevgiler,
Hande