Yazmak...


Yirmili yaşlarıma henüz adım attığım zamanlarda, bundan 10 yıl sonra nerede ve ne yapıyor olurum acaba diye düşündüğümde zamanın uzunluğu ürpertirdi beni... 10 yıl, koskoca 10 yıl... Her genç kız gibi o yaşlarda artık "orta yaşlı" olacağımı düşünürdüm. Çoktan güzel bir kariyer yapmış, ruh eşimi çoktan bulmuş, bir ya da iki çocuk sahibi olmuş olurdum herhalde!

Hayatın -o kadar da- kolay olmadığının farkındaydım elbette, hatta bazen çok ama çok zor olduğunun... Henüz farkında olmadığım şey, zamanın nasıl da hızlı geçtiğiydi... Biz durmadan planlar yaparken, hayat ustanın bazen elimizden tuttuğu, bazense bizimle alay ettiğiydi...

Mutlaka bizim iyiliğimiz içindi elbette, bir kapıyı kapıyorsa bir diğerini açacağı içindi. Ya aralardaki süreler? Beklemeler, umut etmeler, direncin tam kırılırken toparlanmaya çalışmalar? İşte asıl sınav onlardı belki de... Bizi biz yapan şeylere -asıl böyle zamanlarda- ne kadar sıkı tutunacağımızdı. Ne kadar aydınlık tutacağımızdı içimizin odalarını, bir yanımız perdeleri sımsıkı çekmek isterken, inadına.

1,5 yıldır çalıştığım işimden ayrıldım. Ayaklarım her gün beni geri geri götürürken inatla gittiğim, son zamanlarda her gün yeni bir istifa mektubu yazıp bir türlü veremediğim, sayesinde panik atakla tanıştığım, dayanılmaz baş ağrıları çektiğim, tedavi gördüğüm o ofis artık çok uzaklarda... Bu arada hayat bana bir "sürpriz" yaptı ve hemen yeni bir iş buldum. Asıl sürpriz ise 1 hafta sonra oradan da ayrılmam oldu. Kurumsallaşmak nasıl da anlamsız bir kelime olabiliyor bazı şirketler için, insana ve emeğe nasıl zerre kadar değer verilmiyor, onu öğreniyorum bugünlerde... Zaten biliyordum da, pratiğini yapıyorum diyelim.

Ben yazarak yaşamak istiyorum...
Nasıl bir hayatın olsun isterdin sorusuna tek yanıtım bu benim, kalemi elime aldığım ilk günden beri... Çekmeceleri dolduran, benden sonra sadece -olursa eğer- kızımın okumasına izin vereceğim, aksi halde yakılacak olan defterlerim... İçi onca karalamayla dolu dosyalarım ve 5 yıldır yazdığım blogum... Geçenlerde bir röportaj okumuştum gazetede, kalbini hızlı attıran şey doğrudur diyordu kadının biri ya da buna benzer bir şey söylüyordu... Benim kalbim ancak yazarken hızlı atıyor. Yaşamımın ritmi bu benim. İçimin müziği, kelimelerim...

Yeni bir iş arayışındayım, evimdeyim şimdilerde...
Bu kez açacağın kapı şimdiye dek hep hayal ettiğim kapı olsun istiyorum hayat usta...

Bu kez olsun... Bu kez olsun ne olur...

37 yorum var:

A Vitamini dedi ki...

Herşeyin hayırlısı Sibel hanım, istediklerini yaparak para kazanabilen şanslı insanların sayısı çok az maalesef. Yazmayı, sadece sizin bildiğiniz bir sığınak gibi düşünün. İş hayatı son derece can sıkıcı, emeğe saygıyı bi yana bırakın, o çalışan kişi nasıl bir ruh haline girecek, bu olay hayatını maddi manevi nasıl etkileyecek diye düşünen de yok. Ama Allah dar zamanda yetişir, içinizi ferah tutun. Vardır bunda da bir hayır.

mine dedi ki...

insan 20lerdeyken 30ları gerçekten de çok büyük yaş olarak görüyor
40larıma geldim oysa bazı şeyler için ne çok vakit olabileceğini, insanın sağlıklı ve sevdikleriyle olduğu sürece her türlü zorluğu aşabileceğini düşünüyorum artık.
istemediğin, mutlu olmadığın bir işe dayanmaya çalışmak gerçekten berbat ve insanın maddi kaygısı olmadan istediğini yapabilmesi ne kadar büyük bir lüks
sevdiğinle, sevdiklerinle her türlü zorluğu aşıp istediğini gerçeleştirebileceğine inanıyorum
biraz sabır
sevgiler...

Adsız dedi ki...

Nacar kalinan yerde
Nagah acilir perde
derman olur derde
Mevla görelim neyler
neylerse güzel eyler...

gönlündekinin hakkinda hayirli olmasi dualariyla..
sevgiler...zehra

Peren dedi ki...

Sibel,nasıl da aynıyız...her satırında kendimi buldum, çok tuhaf, yani bu kadar aynı olmak...umarım , umarım her şey yolunda gider senin için ve kendini birdenbire hayalini yaşarken buluverirsin...dileklerimdesin:)

Çileksuyu Sibel dedi ki...

ahhh sibel'im insanlah,hayat ne istiyorsan onu versin sana..pozitiflige devam lutfen..inaniyorum,bir gun yazicaksin kitabini,hatta bana da imzali kopyasini gondericeksin...

Neslihan dedi ki...

Hatırlıyormusun ofis içerisindeki huzurdan bahsetmiştim ilk işten ayrılışında.."Huzur" söylendiğinde basit bir kelime,anlam olarak kocaman,yaşanması mı,hayatta sağlıktan sonra en önem verdiğim değer.Senin huzurlu olman çok önemli..Hayatta sevdiğinle sağlıklı huzurlu günler geçirmen dileğiyle... İş mi kariyer mi inan insanın mutluluğunundan daha önemli değil. Sadece yaşam standardını yükseltmek için amaç o kadar..

Miskokulu Lezzetler -Mine- dedi ki...

Sibel Hanım Merhaba ben çok kaderci olmasamda önce sıkıntı üzüntü veren şeylerin zamanla bizim için iyi düşünülmüş olduğuna inanıyorum.Yaşadığım tecrübelerde bunu bana gösterdi. İnanın sizin içinde en iyisi olacaktır. Benim 10 yaşındaki kızımın bana her gece yatarken söylediği bir söz var.Umut hep yanında olsun.Sizinde umut hep yanınızda olsun.İzmirden sevgiler...

Işın dedi ki...

Merhaba Sibel,

Ne tuhaf hemen hemen aynı zamanlarda, aynı şeyleri hissederek
bırakmışız işimizi. Ben bu kadar iyi ifade edemezdim sanırım. Tek farkla, ben neredeyse 18 yıldır kendimle mücadele ediyorum. Ve bir işten çıkıp benzer bir başkasına adım adıyorum. Biraz cesaretsizlikten, biraz şanssızlıktan, biraz da sahip olduklarımı kaybetme korkusundan.
Ama bu kez kararlıyım, bir şeyleri değiştirecek, hayallerime yaklaşacağım.

Kararlı olmak önemli. Yalnız Türkiye'de değil her yerde yazarak yaşamak zor. Yalnızca yazarak yaşayan çok az kişi var biliyorsun. Ama kitapla, edebiyatla ilgili pek çok işi çok yakıştırıyorum ben sana. Bir yandan da yazmana fırsat verecek bir iş, neden olmasın ?

İnanıyorum ki olacak bu sefer, dua edeceğim senin için

ycurl dedi ki...

Sibel neden olmasin? Insan hayallerinin pesinde kostugu zaman yasadigini anliyor. Eminim sende yazmayi ise cevirebilirsin. Acikcasi kimler nasil yazar kategorisinde sayiliyor bazen okudugum zaman sasiriyorum. O yuzden yilmak yok! Belki dergilerle baslamak guzel bir baslangic olabilir.

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

Sibelcim hem üzüldüm hem de sevindim senin adına. Madem seni bu kadar yıprattı bu iş iyi olmuş ayrılman. Ama elbette yeni buldugun işten de çıkarılman hoş olmamış, tam umutlanmışken yine kırılmışsın. Fakat ben eminim senin için çok daha iyi kapılar açılacak. Umarım o kapı da duanda olduğu gibi gönlünden geçen kapı olur. sevgiler

Ege dedi ki...

Sibel, umarım bu kez dilediğin gibi olur :)

beste dedi ki...

seni mutlu edeni yapman, yapabilmen dilegiyle, kalbinin carptigi isi sadece kendin icin yap artik yasi gelmis:)

eliza bennet dedi ki...

Herşeyin hayırlısı, Allah gönlüne göre verir bu sefer inşaallah.

Adsız dedi ki...

Sevgili Sibel Hanım,

Yazdıklarınızı üzülerek okudum. Siz çok iyi bir insansınz. Her şeyin en kısa zamanda iyi olacağına inanıyorum. İnşallah sizin istediğiniz şekilde olur tüm dilekleriniz.
Hepimizin hayatında böyle dönemler oluyor. Sınanıyoruz. Lütfen, kendinizi hiç üzmeyin. Dualarım hep sizinle.

Nurten

KEYF-İ MEKAN dedi ki...

Sibelciğim herşeyin hayırlısı olsun, huzur bulamadığın bir işyerinde ömrünü tüketmek o kadar kötü bir durum ki..Çevremdeki çoğu insanı görüyorum 10-15 yılını vermiş işine, huzursuz bir şekilde ve artık dayanamayıp arkasına bakmadan istifa etmiş, elde var koca bir sıfır.Bu büyük bir kayıptır, ama sen 1,5 yıl gibi kısa zamanda huzursuzluktan sıyrılmanın mutluluğunu yaşa. Bu senin için bir sınavdır ve sınavın sonrası başarı. Allah sana öyle bir kapı açacak ki hayallerinden oluşan, "iyi ki" diyeceksin iyi ki kalbimin sesini dinlemişim. Ve bu yazımı hatırlayacaksın. Bu senin için bir son değil güzel şeylerin başlangıcı. Herşey gönlünce olsun, moralini ve hayallerini yüksek tut. Ve bundan bizi daima haberdar et. Sevgilerimle...

YILDIZLI DENEMELER dedi ki...

Merhaba Sibel,

İnsanoğlu yaşayacaklarını bilmediği için kaygılar,umutlar var hayata dair.Bütünüyle bir dengedeyiz aslında.Eminim senin için daha iyi olan sıradadır.Olumlu düşünmeyi bırakma,herşey gönlüne göre olsun.
Melahat/İzmir

Sibel dedi ki...

Sevgili dostlar,

Güzel dilekleriniz ve içten sözleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ederim.. Buna öyle ihtiyacım varmış ki.. İyi ki varsınız.

Kocaman sevgilerimi yolluyorum, kabul edin..

dynamis dedi ki...

30 yaşıma kavuşmama bir kala bu hayattan öğrendiğim birşey var ki birçok güzel insanın bu sistemde barınamadığı.kendinden taviz vermeden iş bulamadığı,kariyer yapamadığı...lisedeyken hayalerini süsleyen bölümü okuduktan sonra evde çocuk büyüten biri yazıyor bu satırları :)
naçizane bir tavsiye,blogunu okumaktan çok çok keyif alıyorum ben.neden yazmayı ciddi ciddi dşünmüyorsun.kimbilir belki de hayalindeki işle para da kazanan şanslı azınlıktan olursun.

nesrin dedi ki...

Merhaba Sibel,
"sizin şer sandıklarınızda, sizin için hayır vardır" der ayeti kerime... Mutlaka Allah yeni bir kapı açacaktır. Ben her gönülden istediğime sahip olmuş biri olarak söylüyorum bunları size, bu olursa mucize olur dediğim şeyler bile gerçekleşti. İyi şeyler düşünelim iyi şeyler gelsin başımıza... güzel şeyler olacak göreceksin diyor sevgiyle kucaklıyorum sizi.

nesrin dedi ki...

O kadar pozitifdi ki simdiye kadar yazilariniz,bir sikintiniz mi var diye hic düsünmemistim.Hayat böyledir iste.Sevgili esinize yemek yapmaktan ve yazmaktan hic vazgecmeyin.Hersey yoluna girer.Berlinden sevgiler...
nesrin-hafif mutfak

huysuz ve tatlı.. dedi ki...

SEVGİLİ SİBEL HANIM..HER YAZINIZI SÜNGER GİBİ ÇEKİP,OKUSAM DA, ARA ARA YORUM YAZIYORUM,NEDEN BİLMEM..İŞ KONUSUNDAKİ TALİHSİZLİKLERİNİZE ÇOK ÜZÜLDÜM,İNANIN..EMİN OLDUĞUM TEK ŞEY VAR İSE, O DA BUNDA DA BİR HAYIR OLDUĞUDUR..
BELKİ DE, YAZMANIZIN ZAMANI GELMİŞTİR,EVREN BU ŞEKİLDE YAZMANIZI BAŞLATMAYI UYGUN GÖRMÜŞTÜR..YAZMAYA BAŞLAYIN DERİM..NİCE ŞAKLABANLAR ŞAKIR ŞAKIR KİTAP ÇIKARIYORKEN,SİZ VE BİLGİLİ VE KALİTELİ, AYNI ZMAANDA DA NAZİK KALEMİNİZLE, İNANIN ULAŞMANIZ GEREKEN YERLERE ULAŞIRSINIZ..
GELİŞMELERİNİZİ HEYECANLA BEKLEYECEĞİM..HAKKINIZDA HAYIRLISI İNŞALLAH..SEVGİLERİMLE..

Adsız dedi ki...

Sibel, böyle şeyler herkezin başına geliyor, ben de aynı şeyleri yaşadım, hemde 4,5 yıl boyunca çalıştığım,emek verdiğim yerden hem ayrıldıldım hem alrılmak zorunda bırakıldım. İnsan bir an sudan çıkmış balık gibi oluyor, ve bir süre o dediğin sınav gibi geçen zaman dilimine giriyor...1 ay sonrasında bulduğum işte de acaba cıkartılırmıyım korkusuyla çalışıyorum, özel sektör ne de olsa ve malesef yarının garantisi yok hiç... ama insan bazen tek başına, bazen sevdikleriyle bi şekilde her süreci aşıyor, inan önemli olan tek şey sağlık, ötesi yok. bu günlerde geçer bi şekilde, ve ilerde bi gün -inşallah kızınla- bu günleri gülerek hatırlayacaksın. hayat bi kapıyı kapatırken diğerini açıyor hep, öyle bakmak gerekir. dilerim bundan sonra herşey daha güzel olur...Burcu.

PINAR dedi ki...

Umarım her şey gönlünüzce olur, aradığınız huzur hep yanınızda olsun.
Sevgilerimle...

Sibel dedi ki...

Ne güzel yorumlar geliyor sizlerden. İyi ki paylaşmışım duygularımı diye düşünüyorum şimdi, oysa bunları yazmak konusunda uzun zamandır kararsızdım. Çok teşekkür ederim hepinize, desteğiniz ve dostluğunuz için..
Sevgilerimle..

Adsız dedi ki...

sevgili sibel hayat çoğu zaman insana umduklarını ve hayal ettiklerini getirmiyor maalesef, bizler bulduklarımızla yetinmek zorunda kalıyoruz.Bu da bizden çok şey alıp götürüyor aslında.Acaba gerçekten sevdiği işi yapan ve gerçek anlamda huzuru bulan kaç kişi var?Ama yinede hayat yaşamaya değer ve hayattan alıncak pek çok tatlar var.Sende bunları ıskalamayan birisin ve ben yazılarını çok beğeniyorum.Umarım hayallerine kavuşursun.

Meral dedi ki...

Sibel,

Tüm edebiyat dergileri, gazeteler, yayınevlerine CV bırakmak gibi bir fikir geldi aklıma. önceleri belki sen yazamazsın, yazın dünyasının içinde olursun. Sonraları oralardaki bağlantılarınla yazı yazarak para kazanabilirsin.

Böyle insnalar tanıyorum.

Sevgiyle
Meral

Oglak Kizlari dedi ki...

Hiiiiiic uzulme. Bir kapi acilir digeri kapanir. Allah saglik versin gerisi bos.

Kolay gelsin.
Umarim yazarak para kazanmaya en kisa zamanda baslarsin.

Sevgiler

Adsız dedi ki...

Sibel hanım merhaba,
Yeni bir yola yönelebilmek için, önceki yolumuzdan ayrılmamız gerekiyor. Bu geçiş bazen zaman içerisinde yavaş yavaş oluyor, fark edemiyoruz. Bazen de keskin bir viraj gibi olup, bizi sarsabiliyor. Eğer kendi irademizle değişim kararı alabiliyorsak, kendimizi daha iyi hissediyoruz. Sizinki biraz kendi, biraz da başkalarının kararı olduğu için sizi hüzünlendirmiş. İnananıyorum ki, şu dönem sonbahar hüznünü yaşarken, bir süre sonra ilkbaharın ve yazın çoşkusunu yaşacaksınız. Şansınız bol olsun.
Sevgilerimle,
Elif E./İzmir

Sibel dedi ki...

Meralciğim tavsiyen için teşekkür ederim. Bunu kısmen denedim aslında. Edebiyat dergilerini değil ama yemek dergilerini denedim. Beni çok üzen birşey yaşadıktan sonra hevesim kalmadı malesef..

Oğlak kızları, çok teşekkür ederim..

Elif hanım, çok haklısınız. Dediğiniz gibi kendi irademizle değişim kararı alabiliyorsak bu kendimizi iyi hissettiriyor. Ben karar almakta zorlanıyorum, halbuki önceki yıllarda çok rahatlıkla alabiliyordum böyle kararları. Yaş ilerledikçe zorlaşıyor sanırım. Teşekkür ederim güzel dilekleriniz için..
Sevgilerimle...

birdutmasali dedi ki...

SEVGİLİ SİBELCİĞİM:
Benim anladığım tek bir şey var ki ;
oda sana daha iyileri için fırsatlar açılıyor,
ve senin bunun farkına varman için sana zaman tanınıyor olması !
kendi iç sesin aslında en doğrusunu bağıra bağıra söylemiş :
'' hayatının ritmi yazmak'' ise şayet, anahtarı sadece çevirmen gerekiyor...
mutlaka ''o hayr kapısı sonuna kadar açılacak ''
bu sefer mutlaka olacak.....

denizsu dedi ki...

Sibel merhaba inşallah seni mutlu eden bir işe en kısa zamanda kavuşursun.Bu yazını okunca keşke yeni çıkan dizüstü edebiyat serisinden kitabı çıksa ne güzel olur dedim, hemen alırım...
Tarifler çok güzel ama kilolarım yüzünden pek odaklanmıyorum diğer yazdığın şeyleri daha çok seviyorum galiba..Kitaplar, pazarlar..hayat hakkında bir şeyler işte..
Sibel birde sana birşey sormak istiyorum okuduğun kitapları elinde tutuyormusun ya da bir daha okumam dediklerini veriyormusun aynı şey filmler için de geçerli evim küçük ve eşyalar arasıda boğulacakmışım gibi geliyor bu konuda kitapları çok seven birinden akıl almalıyım çünkü çevremdeki bazı kişiler at gitsin diyor ne yapmalı ???

Adsız dedi ki...

Kısmen aynı şeyleri yaşıyoruz ben sevdiğim işimi bırakıp ayrılmak zorundayım esimin işi nedeniyle ve iş hayatım da farklı bir şehirde farklı bir sayfa açacağım.
Yazılarınızı sıkılmadan zevkle okuyorum. Çok başarılısınız.Hayat gönlünüzden geçenleri getirsin size..
Sevgiler
Saile

Sibel dedi ki...

Nunucuğum öyle güzel yazmışsın ki.. Müthiş moral oldu bana bu sözlerin. Çok teşekkür ederim canım..

Sevgili Denizsu, ben kitaplarımı değil dergilerimi bile atamıyorum:) Biriktikçe birikiyorlar! Ama bunların arşiv niteliğinde olduğunu düşünüyorum, kitaplarımın da gittikçe büyüyen bir kütüphane oluşturacağını.. Pek fazla verebilen biri de değilim, seviyorum onları ben, yük de olsalar bir yandan.. Eğer ileride büyük bir kütüphanem olsun gibi bir hayalin yoksa, çok sevdiklerin haricinde diğerlerini verebilirsin ihtiyacı olanlara, gönül rahatlığıyla. Filmleri de bir daha izlemeyeceğine emin olduklarını elinden çıkarabilirsin. Biz sevdiğimiz filmlere tekrar tekrar döner bakarız, o yüzden filmlerimi de atamıyorum:) Tabi izlerken sıkıldığım hatta yarısında bıraktıklarım oluyor, onlar çöp tenekesini boyluyorlar:)
Sevgilerimle...

Bir annenin ise donme macerasi dedi ki...

Sibel uzuldum gercekten ama hayat bazen boyle durumlarda bambaska kapilar acabiliyor..

Julia and Julie izlemismiydin? Izlemediysen mutlaka izle keyifli bir film hemde cok guzel umut veriyor insana!

Insallah gonlugune gore bir is bulabilirsin en kisa zamanda!

Sibel dedi ki...

Teşekkür ederim. O filmi o kadar merak ediyorum ki. Bugünlerde izleyebilirim umarım.
Sevgilerimle..

ebr-u ozlem dedi ki...

Sevgili Sibel...
Dediğin ve bildiğin gibi hep açılacak kapılar, kapılar, kapılar var. Yeni öğrendim işinden ayrıldığını, üzülmeliydim belki ama yazını okuduktan sonra üzülmekten vaz geçtim. Sevilmeyen bir ortam ve iş insanı nasıl da yoruyor iyi bilirim. Yorar ama bir yandan da insana gerçekte ne istediğini öğretir ve gerçekten isteyince oluyor olduğunu da. Güzel günlerinin yakın olduğuna eminim.
Yazmak konusunda da benziyoruz seninle... yazmak ama ne olursa olsun yazıyor olmak. Benim arzum hep çizmekten ve sonrasında yazmaktan yana. Çocukluktan beri birikmiş günlüklerimin, defterlerimin yerinde yeller esiyor şimdi, sırf, yeni umutlara yer açılsın diye...
Ebru

Sibel dedi ki...

Canım, ben de artık çok üzülmüyorum, biliyorum ki mutlaka birşeylerin nedeni olacak bu yaşadıklarım. Her deneyim bize bunu bir kez daha öğretiyor.. Bugünlerde açık denizlerde yol alırken benim için de kocaman bir nefes alır mısın? Ben eminim burada hissedeceğim o iyot kokusunu ve umutla dolacak içim.
Sevgilerimle..