Fava

Fava tarifi
Baklanın tazesinin tezgahlarda olduğu günlerdeyiz, biliyorum. Zaten bu favayı yapıp görüntüleyeli ve elbette yiyeli de çok oldu:) Ancak bugünlerde tekrar yapmak ve yaz sıcakları iyice bastırmadan kuru bakliyat stoklarımı biraz daha eritmek niyetindeyim. Sizler de aynı şeyi düşünüyor olabilirsiniz. Gerçekten de şu sıralarda piyazlar, pilakiler, bakliyat salataları yapmak için en ideal zamanlardayız. Yanında hafif bir zeytinyağlı ve yoğurtla birlikte hem hafif, hem doyurucu, hem de sağlıklı bir menü oluşturabilir bu lezzetler...

Fava herkesin sevdiği ya da hemen sevebileceği bir meze değil aslında. Lokantalardaki meze tepsilerinde hemen seçiliverenlerden de değil. Zaten güzel yapılmışını bulmak da kolay değil. Ben yine de, rakı sofralarında da, şarap yanında da ararım favayı. Sevgilim maalesef pek sevmiyor, o yüzden evde yaptığım favalar genelde başıma kalır:) ama yine de özler ve yaparım ara sıra.

İşte güzel bir tarif arayanlar için ve tabi blog arşivinde mutlaka olmasını istediğim için fava tarifim:

Malzemeler
  •  250 gr kuru bakla
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 küp şeker
  • 4 su bardağı su
  • 1 ufak çay bardağı sızma zeytinyağı
  • 1 adet limon
  • Bir tutam dereotu

Fava tarifi
Yapılışı
  1. Baklayı geceden ıslatın. Ertesi gün suyunu süzüp yıkayın ve tencereye alın.
  2. Kuru soğanı doğrayarak baklanın üzerine ekleyin. Tuzu ve şekeri ilave edin. Üzerine suyu da koyarak pişmeye bırakın.
  3. Baklalar iyice suyunu çekip ezilecek kıvama geldiğinde ocağı kapatın. Blenderdan geçirip pürüzsüz hale getirin.
  4. Derince bir porselen veya cam kabı suyla ıslatın. Hazırladığınız favayı içine dökün. Buzdolabında birkaç saat dinlenmeye bırakın. Servis edeceğiniz günden 1 gün önce de yapabilirsiniz.
  5. Servis edeceğiniz zaman favayı kalıptan ters çevirerek çıkarın. Üzerine limon suyu ve zeytinyağını karıştırarak hazırladığınız sosu gezdirin. Sosu içine de alması için üzerine birkaç yere kaşık darbesi atabilirsiniz. En son kıyılmış dereotu ile süsleyin.

Fava tarifi
İşte bıçakla dilimlenecek, ama aynı zamanda ekmeğe de sürülebilecek kıvamdaki nefis favanız hazır. Eh, artık diğer mezeleri de hazırlayıp güzel bir çilingir sofrası kurmak kalıyor geriye :)

"Binbir Organik"

Geçenlerde bir mesaj düştü posta kutuma. Binbir Organik'in yetkilisi Fatma Karaoğlu Özyurt'tan geliyordu. Bu sayede haberdar olduğum Binbir Organik'in ürünlerini hemen web sitelerine girerek inceledim. Organik ürünlere daima sonsuz destek veren biri olarak ricalarını kırmam mümkün değildi, elbette firmalarından blogumda bahsedebilirdim. Yanıtımın ardından Fatma hanım hiç ummadığım bir jest yaptı ve bana ürünlerinin bazılarından oluşan kocaman bir paket gönderdi. Kendisine tekrar buradan çok teşekkür ediyorum.


Fotoğrafta hepsini görmüyorsunuz paketten çıkan güzelliklerin, bazıları hemen tüketildi çünkü :) Diğerleri de kullanılmayı ve tadılmayı bekliyorlar. Kimileri zaten bildiğim, kimileri ilk kez deneyeceğim lezzetler... Domates kurusuna bayılırız sevgilimle, organiği eminim daha lezizdir. Kepek, uzun süre arayıp bulamadığım için sevindirdi beni. Karahan markalı tam buğday ununu zaten tek geçerim, taş değirmende öğütüldüğü için benzerlerinden çok farklı, çok güzel bir un... Bakliyatlarımı azaltmaya çalışırken yeni gelenler biraz eyvah eyvah dedirtti bana gerçi ama olsun:) onları yaz-kış kullanmak gerek... Bol bol kullanacağım demektir yaz salatalarımda...


Binbir Organik'in web sitesinde aklınıza ne gelirse var diyebilirim. Baharatlar, bakliyatlar, un çeşitleri, zeytin-zeytinyağı, çay-kahve, meyve suyu, bal-reçel-pekmez çeşitleri... Koska'nın çıkardığı reçelleri gördüm. Organik tahin ve pekmezi marketlerde bulunabiliyor ama reçellerini görmemiştim. Gıda dışında çocuklar ve bebekler için giysiler ve bakım malzemeleri, çeşitli kozmetikler, çamaşır-bulaşık deterjanları ve temizlik malzemeleri de var sitede.

Bu gördüğünüz güzellik, organik pekmezli fındık kreması... Nutella alternatifi, bildiniz:) Tadı bana tam tanımlayamayacağım bir şeyler anımsattı. Çocukluğuma dair bir şeyler, ama ne olduğunu bulamadım henüz. Çok güzel, çok... Mutlaka deneyin derim, hele de aslında pek faydalı olmayıp yine de vazgeçilemeyen o kahvaltılık çikolatalara alternatif arıyorsanız. Ben çok sevdim tadını...

Ve son olarak, şu anda, bu yazının son cümlelerini yazarken tam içilecek sıcaklığa gelmiş olan kahveme eşlik eden güzellik... Organik çikolata! İçindekileri yazıyorum: Ham kamış şekeri, kakao yağı, tam yağlı süttozu, kakao özü, krema tozu, az yağlı süttozu, bourbon vanilya... Gördüğünüz gibi emülgatör ve saz arkadaşları yok içinde. Olabiliyormuş demek ki! Tadı yoğun ve doyurucu, markası Vivani. Maalesef ülkemizde üretilmiyor, Almanya'dan ithal ediliyor.


İnternetten alışveriş yapmaya alışkın, bir de organik ürünlere düşkünseniz çoktan tıkladınız bile siteyi, biliyorum:) O halde ben çikolata ve kahve keyfime dönebilirim artık...

Portakallı Üzümlü Scone

Portakallı Üzümlü Scone
Scone, geleneksel olarak İngilizlerin çay saatlerinde, yanında genellikle reçel ve çırpılmış krema (veya kaymak) ile sundukları bir çeşit çörek. Kekten daha sert, kurabiyeden daha yumuşak bir dokuya sahip. Fotoğraflarda gördükleriniz, benim pek çok farklı tarif deneme sonucu ilk kez başarıya ulaştığım, orjinaline en yakın scone'lar.

Genelde bir-iki kez deneyip başarılı olamadığım tariflerde ısrarcı değilimdir. Yapamıyorum der çıkarım işin içinden:) Mutfakta dengelerimin bozulmasına tahammülüm yok (Terazi işte, ne yapacaksınız:) Buna rağmen, Arman Kırım'ın tarifini gördüğümde scone'a bir kez daha şans vermeye karar verdim. İyi ki de öyle yapmışım. Bu kez tam tarif edilen dokuyu ve lezzeti yakaladığıma inanıyorum. Çok tatlı olmadığı için yanına reçelin yakıştığı lezzetlerden biri. Arman Kırım'ın bahsettiği gibi, özellikle çilek reçeliyle birlikte harika oluyor.

Bu hafta sonu değişik bir şeyler pişirme planınız varsa, çay yanına farklı ne yapsam diye düşünüyorsanız rahatlıkla tavsiye edebileceğim bir tarif. Büyük küçük herkesin severek yiyeceğini düşünüyorum. Hele mevsim güzellerinden taze bir çilek reçeli pişirdiyseniz, hele de reçel henüz sıcaksa, ben bile gelip kapınızı çalabilirim:)

Portakallı Üzümlü Scone
Malzemeler
  • 285 gr un
  • 1,5 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 60 gr toz şeker
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 140 gr tereyağı
  • 1 portakalın rendelenmiş kabuğu
  • 55 gr kuru üzüm
  • 125 ml koyu ayran
  • Üstüne sürmek için bir miktar süt

Yapılışı
  1. Büyük bir kasede kuru malzemeleri (un, kabartma tozu, toz şeker, tuz) karıştırın. Tereyağını ekleyin ve parmak uçlarınızla mıncıklayarak yedirin.
  2. Portakal kabuğu rendesini ve kuru üzümleri ekleyin. Ayranı bir yandan yoğurmaya devam ederek yavaş yavaş dökün. Elinize yapışmayan bir hamur olması gerek.
  3. Hamuru 1-2 cm. yüksekliğinde merdaneyle açın. Bir bardak ağzı yardımıyla yuvarlaklar kesin. Yağlı kağıt serilmiş bir fırın tepsisine sıralayın. Üzerlerine fırçayla süt sürün.
  4. Önceden220 derece ısıtılmış fırında 12-15 dk kadar pişirin. Sıcak veya ılık olarak, yanında reçel ve dilerseniz krema ile birlikte servis yapın.

Portakallı Üzümlü Scone
Tarifteki ölçülere aynen uyarsanız çok güzel bir hamur elde ediyorsunuz. Lütfen margarin değil tereyağı kullanın ki güzel bir lezzeti olsun scone'larınızın. Benim gibi organik üzüm ve portakal kullanırsanız daha da güzel olur tabi.

Sonra da güzel demlenmiş bir çayın yanında keyfini çıkarmak kalıyor geriye...

Kakaolu Islak Kek

Yanımda keyif çayım, Pazar gazetelerine göz atmaya başlamadan az önce yazıyorum. Yumurtalı ekmekli, hellim kızartmalı, mis kokulu domatesli, klasik sayılabilecek bir pazar kahvaltısından az sonra... Dışarıda pırıl pırıl bir İstanbul baharı... Hatta, yaz günlerinin çok ama çok yakın olduğunu müjdeleyen bir sıcaklık.

Kakaolu Islak Kek
Bugün annemin yanında olup, ona internetten sipariş ettiğim çiçekleri kendi ellerimle vermeyi çok isterdim... Ama daha yakın zamanda hasret giderildiği için o kadar da sızlamıyor içim... Sizler benim yerime de sarılın bugün annelerinize, olur mu? Ben de bugün gidip Filiz anneme sarılacağım, bir de Hayriye teyzeye. Onlara götürmek için de kurabiye yapacağım biraz sonra.

Gelelim bu postun asıl konusuna...

Bilirsiniz, ıslak keklerde genelde katı malzemeler eklenmeden önce sıvı malzemelerden 1 bardağı ayrılır ve bu karışım pişen kekin üstüne dökülür. Ben sanırım 1 ya da 2 kez yapmışımdır bu tarz bir kek. Sonraları sıvı karışımın içindeki çiğ yumurta pek çok kişi gibi beni de endişelendirir oldu ve bir daha yapmadım. Ama kekin üzerine 1 bardak süt döküldüğünde de aynı güzel ıslak dokuyu yakalamak mümkün. İşte bu öyle bir kek. Oldukça nemli, hatta pasta keki kıvamında, nefis bir kek. Sevgilim ikişer porsiyon yedi her seferinde ve "hayatımda yediğim en güzel kakaolu kek" yorumunu yaptı. Bana da acilen sizlerle tarifi paylaşmak düştü. Ve tabii bu kekten bilmem kaç kez daha pişirmek!

Bu ıslak kek tarifini yemekbiz mail grubumuzda Sevda hanım vermişti epey zaman önce. İyi ki not alıp denemişim. Sizlere de şiddetle tavsiye ediyorum. Hatta Anneler Günü için son dakikada yapılabilecek pratik bir tatlı tarifi arayışındaysanız hemen deneyebilirsiniz. Lezzeti garanti.

Kakaolu Islak Kek Tarifi
Malzemeler
  • 2 adet yumurta-oda sıcaklığında
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı sıvıyağ (fındık yağı kullandım)
  • 2 su bardağı süt (1 bardağı üstüne)
  • 4 çorba kaşığı kakao
  • 7-9 çorba kaşığı un
  • 2 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya

Yapılışı
  1. Yumurtalarla toz şekeri mikserin önce düşük sonra yüksek devrinde 5 dk kadar çırpın.
  2. Sütün 1 bardağını ve sıvıyağı ekleyin, tekrar çırpın.
  3. Unu, vanilyayı ve kakaoyu ekleyin. Un miktarı hamurun akıcılığına göre 7-9 kaşık arasında olabilir. Bende 7 kaşık yeterli geldi. Akışkan bir kek hamuru elde edecek kadar un ekleyin. Malzemeler gözden kaybolana kadar düşük devirde karıştırın.
  4. En son kabartma tozunu ekleyip çok az daha karıştırın.
  5. Hamuru yağlı kağıt serilmiş bir kelepçeli kalıba dökün. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında, yaklaşık yarım saat pişirin. Kürdan testi yaptıktan sonra eğer piştiyse fırından alın.
  6. Fazla beklemeden, pişen kekinizin üstüne 1 su bardağı süt dökün. Ilındıktan sonra kalıbın kelepçesini açın. 1 gece buzdolabında dinlenirse daha iyi oluyor, ama soğuduktan sonra hemen servis yapabilirsiniz.
Yanında sade bir kahve ile nefis...

Kakaolu Islak Kek Tarifi
Tüm annelerin, anne adaylarının, pamuk yanaklı anneanne ve babaannelerin anneler gününü kutlarım.
Çocuklarınızla birlikte nice mutlu anneler günlerine...

Bezelye Çorbası

Bezelye Çorbası Tarifi
Kahvenin ne kadar genişlemiş bir arşivi olduğunu, bu yazıyı yazmaya başlarken fark ettim desem ne dersiniz... Zira bu yazıda bezelye çorbası değil, iç bakla yemeği tarifi yer alacaktı neredeyse. Son anda fark ettim ki iç bakla tarifini zaten yayınlamışım. Bir önceki yazıda bahsettiğim "anne tarifi" oydu. Durum böyle olunca, epeydir yayınlanacaklar arşivinin raflarında bekleyen bir başka tarifi, tam da mevsimi diyerek paylaşmaya karar verdim.

Bezelye benim en sevdiğim bahar sebzelerinden biri. Bol dereotlu yemeğini yanında cacıkla yemeye bayılırım, benim için sıcak günlerin müjdecisidir bu yemek. Çorbasını ise ilk kez denedim ve çok beğendim. Ben hala akşamları sıcak bir kase çorba arıyorum yemek öncesi, sizi bilmem... Eğer sizin için de durum aynıysa, bu çorbayı bezelye mevsimi geçmeden deneyin derim. Ben yaptığımda henüz bezelye çıkmamıştı, dondurucuda bekleyenleri değerlendirmek için yapmıştım. İsterseniz siz de dondurucudakileri değerlendirebilirsiniz ama lütfen konserve kullanmayın. Hem çok gereksiz, hem de aynı lezzet asla olmuyor onlarda.

Bu hafta 1 Mayıs dolayısıyla ekolojik pazarımız da tatildi. Ondan önceki hafta da Aydın'daydık. Sonraki haftayı iple çekiyorum, doğal lezzetlere bir kez alışınca aksi mümkün değil. Bir de şık bir pazar arabası bulup alabilirsem kendime, pazarda benden mutlusu olmayacak:)

Bezelye Çorbası Tarifi
Gelelim tarifimize... Nil Eldem'in Ayışığı Sofraları'ndan.

Malzemeler
  • 1,5 su bardağı ayıklanmış bezelye (dondurulmuş da olabilir)
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 adet patates
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 5-6 su bardağı sıcak su
  • Deniz tuzu, karabiber
Yapılışı
  1. Patates ve soğanı soyup yıkayın. Yarımay biçiminde dilimleyin. Derince bir çorba tenceresine, zeytinyağı ile birlikte koyun.
  2. Sebzeleri arada bir tahta kaşıkla karıştırarak birkaç dakika süreyle kavurun.
  3. Bezelyeleri tencereye ekleyin, tuz ve karabiber serpiştirin. 5 bardak sıcak suyu tencereye ilave edin. Kaynadıktan sonra altını kısarak yaklaşık yarım saat pişirin.
  4. Sebzeler ezilecek kadar yumuşadığında ocağı kapatın. Çorbayı blenderdan geçirin. Gerekiyorsa biraz daha sıcak su ekleyebilirsiniz.

Bezelye Çorbası Tarifi
Yanında kıtır ekmeklerle servis yapabilirsiniz mis gibi çorbanızı.

Kıtır ekmek hazırlamanın en sağlıklı yolu onları küp küp doğradıktan sonra fırında biraz kurutmak... Ekmeğiniz esmerse daha da güzel oluyor bu kıtırlar. Sonrasında çorbanıza bolca atıyor, içinizi ısıtmanın keyfini çıkarıyorsunuz.

İyi ki çorba var!