Ay Kurabiyeleri

Sonbahar kendini daha fazla özletmeden geldi, hem de Eylül'ün ilk günlerinde... Hoş geldi! Ben de yavaş yavaş sonbahar havasına girmeye başladım artık. Daha fazla kitap-dergi, daha fazla kurabiye-kek ve kahve keyfi, daha fazla sinema, daha fazla ev kuşu olma halleri... Benim her zamanki sonbahar ve kış hallerim. Ne yapayım, ben enerjisini güneşten değil buluttan alan biriyim :)


Bu bayram yine çikolata paketlerinden çok, kurabiye ve kek paketleri taşıdım ziyarete gittiğimiz akrabalarımıza. Böylece hem uzun zamandır avuçlarımı kaşındıran (!) kurabiye hamuru yoğurma ve kek çırpma özlemimi gidermiş oldum, hem de elimden çıkan lezzetleri sevenleri mutlu ettim. Ancak hepsini fotoğraflamaya fırsatım olmadı, çoğu kez aceleyle, yaptıklarımın soğumasını bile bekleyemeden evden çıkmak zorunda kaldık. Yine de son anda, bu son yaptığım kurabiyeleri görüntülemeyi başardım.

Bunlar klasik çay kurabiyeleri... Keyfinize göre Hindistan cevizine, cevize ya da tarçın-şeker karışımına batırabilirsiniz. Benim en sevdiklerim tarçınlılar oldu. Ertesi gün biraz yumuşuyorlar ama öyle de güzeller. Hava almayan bir kapta saklarsanız daha uzun süre dayanabilirler.


Malzemeler
  • 125 gram tereyağı (oda sıcaklığında)
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 3 adet yumurtanın sarısı
  • Yarım su bardağı süt
  • 1 çorba kaşığı bal
  • 1 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un
Üzeri için
  • 1 yumurtanın akı (hafif çırpılmış)
  • Tarçın-şeker karışımı, ceviz, hindistan cevizi
Yapılışı
  1. Karıştırma kabına tereyağını, pudra şekerini, yumurta sarılarını, sütü ve balı koyun. Mikser ya da çırpma teliyle karıştırın.
  2. Unu ve kabartma tozunu eleyerek karışıma ekleyin. Azar azar un ilave ederek elinize yapışmayan bir hamur elde edin. Üzerini streç filmle örterek 15 dk kadar dinlendirin.
  3. Hamurdan küçük parçalar koparın, önce çubuk şekline getirip uçlarını sivriltin, daha sonra kıvırıp ay şekli verin. Yumurta akına ve istediğiniz üst malzemeye batırın, yağlı kağıt serilmiş tepsiye sıralayın.
  4. Önceden 170 dereceye ayarlı fırında, kurabiyeler hafif pembeleşene kadar pişirin.


 

Cezayir Restoran


Leziz'in Ekim sayısı için neler hazırlayacağımızla ilgili aylık toplantımızı Fransız sokağının hemen girişinde yer alan Cezayir 'de yaptık. Bu benim ilk dergi toplantım olması ve hep merak ettiğim Cezayir lezzetlerini tatma şansım olması açısından çok özeldi. Restoranın, bir köşesinde bembeyaz miskin bir kedinin uyukladığı harika bahçesinde, upuzun bir ahşap masada toplandık. Hemen öncesinde, İstanbul'un simgelerinden Pera Palace'ın restorasyon sonrası yeniden açılışındaydım ve gözlerim zaten güzelliklerden kamaşmış bir haldeydi. Üzerine Cezayir lezzetleri, cila oldu diyebilirim :)

Tadımlıklar almayı tercih ettik ve seçimi İnci'ye bıraktık. Sevgili İnci bana jest olarak vejetaryen seçimler yaptı. Bu gördüğünüz de benim çok sevdiğim nohut köftesi. Yanındaki tuzlu ve baharatlı yoğurtla birlikte harika bir tadı var. Henüz birkaç gün önce falafel yapıp yemiştim nohut krizim tutunca:) (Arada nohut krizim tutar, genelde humus yaparım ya da falafel yerim böyle zamanlarda, sanırım bünyem protein ihtiyacını böyle belli ediyor.) Cezayir'in köfteleri tam falafel gibi değil, daha yoğun bir baharat tadı var.

Asma yaprağında ızgara hellim ve eşlik eden salata... Bol domates, çam fıstıkları, fesleğen, zeytinyağı... Kaptırırsanız tüm sosuna ekmek banmak mümkün! Bu arada restoranın şefi Fatih Kaya'nın bizlerle tarifini paylaştığı bu harika lezzeti ve birkaç özel kahvaltı önerisini Ekim sayımızda bulabileceksiniz. Şimdiden söyleyeyim :)

Diğer bir salata ise keçi peyniri, ceviz, havuç ve elmalı roka salatası, balsamik soslu. Bana sadece bu yeter, üç öğün yiyebilirim:) Tabii salataların sosu bol tutulmuş ve yağ hiç esirgenmemiş. O nedenle pek diyet salatası değiller, onu belirtmek lazım. Ama lezzeti aldığınız her kaloriye değer!

Kavun-karpuz tabağının sunumu bile çok zarifti. Bu renkleri görünce fotoğrafını çekmeden duramadım. Sizlere bir de duyurum olacak. Leziz'in Eylül sayısını aldıysanız zaten görmüşsünüzdür, Coşkun Aral'ın "Annemin Yemekleri" kitabından tam 450 adet var elimizde. Bu kitapları annesinin mutfağında pişen leziz tarifleri bizlerle paylaşan ilk 450 kişiye hediye edeceğiz. Sizlerin de o kişilerden olmanızı çok isterim :) Tariflerinizi adınız-soyadınız ve açık adresinizle birlikte inci@lezizdergi.com adresine gönderebilirsiniz...