Portakal Reçeli

Sık sık yazabilmek isterdim biliyorsunuz. Çok özlüyorum blogumu, blog komşularımı ziyaret etmeyi (kimbilir onların hayatında neler olup bitiyor?), yeni lezzetler denemeyi. Ama bunlara artık pek fırsat bulamıyorum. Ayın birkaç günü rahatlıyorum biraz, dergi bitiminde yani. Sonra hemen koşturmaca tekrar başlıyor.



Bu reçeli epey zaman önce yapmıştım, sanırım kış başlangıcında. Sonra zaten elimdeki kavanozları hediye ettim (ben hediye etmek için reçel yapanlardanım:) ve bu tek kâseyi de afiyetle yedik kahvaltılarda. Bu benim en sevdiğim reçellerden biri. Portakalın kendisine de, çikolatayla olan uyumuna da, kek ve kurabiyelere verdiği aromaya da bayılırım. Meyveleri bütün yemeyi tercih etmeme rağmen portakal suyunun hep ayrıcalığı vardır.

Sakınılan göze daima çöp mü batar? En sevdiğiniz besin en büyük düşmanınız olabilir mi? Bu son soruyu bir besin intolerans testi soruyordu. Bilmem, hiç düşünmemiştim. Testi İngiltere'den getiren kuruluşun teklifini sadece merakımdan kabul ettim ve testi yaptırdım. Sonuçlar dün elime ulaştı. Bu reçelini gördüğünüz, benim az önce methiyeler düzdüğüm meyve maalesef düşmanlarım arasında çıktı. Sadece o değil, çok sevdiğim birkaç şey daha. Diyetisyenle görüşmedim henüz, o yüzden yeni beslenme planım hakkında hiçbir fikrim yok. Sadece bir tahmin... Önümdeki 3 ay, zorlu bir süreç bekliyor beni. Tesellim ise, bu durumun alerjiden farklı olduğunun ve hayat boyu bu besinlerden uzaklaşmam gerekmeyeceğinin söylenmiş olması. Evet, şimdilik tek bildiğim bu.

Neyse, gelelim tarifimize.
Bu reçeli yapmak birazcık uzun sürüyor ama inanın sonuca değiyor. Ben böyle birkaç gün süren mutfak çalışmalarından ayrı bir zevk alıyorum. Kendimi eski kadınlar gibi hissediyorum. Şimdi baktım da, mutfağımdan hiç reçel faaliyeti eksik olmamasına rağmen fazla tarif vermemişim. Bu üçüncü reçel tarifim.

Malzemeler

  • 1 kilo portakal
  • 1 kilo toz şeker
  • Yarım limon suyu
Yapılışı
  1.  İlk aşama olarak portakalları iyice yıkayın. Sonra soyup keskin bir bıçakla kabuklarını ince ince dilimleyin. Ne kadar ince yapabilirseniz o kadar iyi olacaktır.
  2. Kabukları bir tencereye alın. Üzerine su ilave edin, kaynadıktan sonra 20 dk kısık ateşte haşlayın. Süzün.
  3. Kabukları tekrar tencereye alıp üzerine soğuk su doldurun. Bu şekilde bir gece bekletin.
  4. Bu arada portakalların içlerini de küçük küçük doğrayın. Toz şekeri kat kat olacak şekilde portakal içlerinin üzerine serpip bunu da aynı şekilde bir gece bekletin.
  5. Ertesi gün kabukların suyunu süzün, şekerli portakalın olduğu diğer tencerenin üzerine ekleyin. Ocağa alın. Kaynamaya başladıktan sonra ateşi kısıp 20-30 dk kadar kaynatın.
  6. Ocaktan almadan önce yarım limon suyunu ekleyip 1-2 dk daha kaynatın. Soğumaya bırakın. Daha sonra kavanozlara doldurup kaldırabilirsiniz. Bu tariften üç Nutella kavanozu çıkıyor yaklaşık. :)

Bu arada sayemde BKİ değeri normalin üzerine çıkmış olan sevgilim diyete başladı, ben de muhtemelen başka bir tür diyete başlayacağım haftaya. Kahveye nasıl yansır bu durum bilmiyorum, hayırlısı diyorum. (Eğer fotoğraf seviyorsanız sevgilimin bloguna göz atar mısınız? Epeydir var ama bu aralar çok heyecanlı, çünkü fotoğraf bloguna dönüştürdü:)

Son olarak bir duyurum var

Vera Eğitim Danışmanlık'tan Şenay Hanım bir mail gönderdi bana geçenlerde. Temsilciliğini yaptıkları İtalyan okullarından ICIF, İtalya'da İngilizce olarak gastronomi kursu düzenliyormuş. 3 aylık ve 6 aylık periyodlardan oluşan kursun sonunda restoranlarda staj yapıyor, uluslararası mutfaklarda deneyim kazanabiliyorsunuz. Mayıs ayında başlayacak bu kursla ilgilenirseniz bloglarından bilgi alabilir ya da vera@veraedu.com adresine mail atıp randevu isteyebilirsiniz...

21 yorum var:

Serap dedi ki...

Ellerinize, emeklerinize sağlık.Şu hediye etmek için reçel yapma fikriniz çok hoşuma gidiyor. Benim de emeklilikte kocaman bir kurabiye kavonozu alıp, içini sürekli dolu tutup, ikram etme hayalim vardır. Bir tane bile yemesem olur, canım istemez dahi, ama bulunsun ve ben çat kapı yada haberli gelen herkese ikram edebileyim.

sedir. dedi ki...

merhaba.reçeliniz çok güzel görünüyor .elinize sağlık.reçel yapmayı seviyorum demişsiniz ya bir tarif de benden.1 elma 1 portakal ve bir havuç.elmanın kabuğu soyulur.iri rende.portakal kabuğu ve içi rondodan geçirilir.(küçük parçalar halinde rondoya atın)havuç da iri rendelenir ve hepsi bir kaba koyulur ne kadarsa o kadar şeker ilave edilir.ve 1 gece bekletilir.sonra kaynatılır.genelde 20 dakikada oluyor.dostlukla..sedir.

Seda Yazıcı dedi ki...

ellerinize sağlık ,rengini,kokusunu çok severim ,

Sibel dedi ki...

Sevgili Serap, bunu şimdi de yapabilirsiniz! Elbette tempomuz yoğun ama yine de bazı hafta sonları bir tepsi kurabiye yapıp kavanozlarımızı doldurabiliriz ne dersiniz:) Ben de bayılırım mutfaktaki o kavanozlara. Nasıl da sıcaklık verir eve...

Sedir, hiç düşünemezdim reçelin içinde havucu, çok ilginç bir tarif. Teşekkürler paylaştığınız için!

Seda, teşekkür ederim.
Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

Merhaba sibel hanim sizi cok severek takip ediyorum, interneti actigimda ilk baktiklarimdansiniz, keske daha sikca güncelleyebilseniz, sizide bana beklerim inciragacindan yasemin gazioglu... sevgilerimle

birdutmasali dedi ki...

bende yapıp yapıp yürekten vermeye bayılanlardanım çok ayıptır söylemesi sibelciğim..
o miniş kavanozlar çiçeklerle, tüllerle, neler nelerle süslenip giderken çantacıklarına usulca koyarım :))
ancak evlerinde farkederler :)))
aslında veren el,
alan elden daima üstündür derdi rahmetli babam !

Portakal aşığıyım ben....
( masal kahramanım duymasın ! aşık maşık ..... :)

çok geçmiş olsun.
HEP İYİ OLUN LÜTFEN !

birdutmasali dedi ki...

bu arada birde hatırlatma yapayım müsadenle sibelciğim,
benim reçeller kategorime tıkla,
havuç reçelimi oku lütfen !!
nunu marka :)))
ama içinde süprizi farket emi :)
afiyetle !!!!
dene dene dene :))))çünküüüüü
BEN YAPTIM ! :)

Adsız dedi ki...

Sibelcim,
varılan kanıya göre, bu testin sonucunda intolerans zaten kişinin en çok sevdiği ve en çok tükettiği ürüne çıkıyor. Neden herkeste maya çıkıyor mesela, ekmek, peynir yemeyen var mı içimizde? Ciddiye alınıp alınmaması konusunda kararsızım; bir deneyin bakalım işe yarayacak mı???? Sevgiler.

ŞÜKRAN dedi ki...

Sevgili Sibel öncelikle sağlık içinde bir yaşam diliyorum benimde ufak tefek sağlık problemlerim var bazen çok bunaltıyor bazende bunlara şükür Allahım kaldıramayacağım dert verme diuye dua ediyorum. Aşağı yukarı herkeste böyle .. reçelin çok güzel görünüyor inanın bizim evde sadece ben biraz reçel tüketebiliyorum eşim hiç reçel yemez onun bal takıntısı vardır ve bal olmayınca sofrada birşey yok gibi hiisdecek kadar takıntılı.. Portakal ve narencişye reçellerinin hepsine resmne aşık olabnilirim onların kokusu aroması beni bitirmeye yeterlidir. ne güzel yapıp hediywe etmeniz Baktımda yorumlarda arkadaşlarımızın ufak ama bir o kadar zengin hayalleri var. Hepimizin hayallerimizi yapamilmemizi dileyerek sevgiler bırakıyorum.. kendine iyi bak tatlım..

YILDIZLI DENEMELER dedi ki...

Merhaba Sibel,

Şikayet edip durduğumuz yoğunluk hem iyi hem kötü.Olmasa alışmışız koşuşturmacaya boşlukta hissediyoruz.Olduğunda da hiç bir şeye zaman kalmıyor diyoruz.Ne yapalım şehir hayatı...Kendimiz için ayırdığımız küçük zaman dilimlerinde ürettiğimiz güzellikler mutlu ediyor.Kavanozlardaki renk renk reçeller gibi.İlk kez geçen hafta ben de portakal reçeli yaptım.Kış meyvelerinden sadece ayva reçelini yapardım,bir değişiklik olsun diye düşündüm.İki kez kabuklarını kaynattım ve suyunu döktüm.Yine de böyle kabuğun acımsı aroması kaldı.Ama senin tarifteki bekletme belki acılığı alıyordur.Gerçi böyle de gayet keyifli yeniyor.Yine de senin yöntemi denerim.Uzun ara olunca yazı da uzun oldu.Sevgilerle.
Melahat

ebr-u ozlem dedi ki...

Sibelcim, reçellin neredeyse her türlüsünü severim ama bir seferinde portakallı bir reçel satın almıştım denemek için. Reçel bana portakalın kendisinden çok kabuklarını yiyormuşum hissi uyandırmıştı. Acaba ev yapımı olmadığı için miydi yoksa bu reçelde de aynı şekilde kabukların yoğun olduğu bir tatta mı? Eğer öyleyse benim lezzet anlayışıma uymuyor da olabilir.
Testinle ilgili sonuçları merak ediyorum. Biz de yaptırmayı düşünebiliriz aslında. Bu konuda senden bilgi almak isterim.
Kolaylıklar dilerim...
Ebru

Sibel dedi ki...

Merhaba Yasemin, çok teşekkür ederim ilginiz için. Blogunuzun adı çok güzel:)

Nunucuğum havuç reçelin bir harika. Gerçi tüm reçellerin harika, hepsinden tatmak istiyor insan! Ben de çok tüketmem reçel, ama tatmayı severim kahvaltılarda, hele hafta sonları... Ve yaptıklarım da genelde hediye gider. Senin de ellerine sağlık canım!

Sevgili Adsız, senin nezdinde tüm merak edenleri yanıtlamış olayım: Bana uygulaması öyle imkânsız bir diyet önerildi ki maalesef rotamı burnumun dikine çevirmiş durumdayım. Yani bunca yıldır bildiğim, benimsediğim beslenme tarzıma devam ediyorum. Yediklerimi daha çok çeşitlendireceğim ama mayasız, sütsüz, yumurtasız, kuru yemişsiz, soyasız bir diyet uygulamam -benim koşullarımda- mümkün değil. Uygulamaya kalksaydım, ufak tefek şikayetlerime daha büyükleri (besin yetersizliğinden!) eklenebilirdi. Ancak çok ciddi şikayetleri olanlar yaşam kalitesini yükseltmek adına bu testi yaptırabilir ve diyet uygulayabilir diye düşünüyorum. Kısacası bana göre değil ama işine yarayacak kişiler mutlaka vardır.

Sevgili Şükran, ilk cümleleriniz yukarıda yazdıklarımı özetler nitelikte... Teşekkür ederim güzel yorumunuz için. Balsız bir hayat ben de düşünemiyorum, reçele tercih ederim hatta:) Balla beraber lor peyniri ya da taze süt kaymağı benim bir numaralı tatlımdır mesela, daha güzel bir tatlı düşünemem!

Sevgili Melahat, "kendimiz için ayırdığımız küçük zaman dilimlerinde ürettiğimiz güzellikler"... Ne güzel bir tanım bu! Evet, benim bu blogda yapmak istediğim tam da bu... Bu yüzden paylaşmak istiyorum, sizlere de bulaşsın bu enerji diye. Hayat küçücük inceliklerin, güzelliklerin bir toplamı değil mi... Reçelin kabukları bekletildiği için hiç acılık olmuyor, lokum gibi oluyor lokum:) Denemelisin mutlaka.

Ebrucuğum, görüştüğümüzde detaylı anlatırım ama yukarıda yazdıklarım bir özet... Reçele gelince, evet olay kabuklarda:) Ben ekstradan içini de kullandım portakalın ama kabuklarından yapılır reçeli. Hazır reçellerin kalitesi ev yapımı gibi olmaz, muhtemelen o nedenle sevmemişsindir. İstersen birlikte yaparız görüştüğümüzde, eminim çok keyifli olur!
(Bu arada ne zaman görüşeceğiz biz yahu?)

tüp bebek dedi ki...

harika görünüyorlar ellerinize sağlık..

kenzibat@msn.com dedi ki...

Bir sürü tarif içeren sayfalar gezdim.İnanın hepsi kafamı karıştırdı.kimi kabuklardan bahsedip içinin ne olduğunu ya tam anlatamıyordu ,yada kavram kargaşası yaratarak anlamamı zorlaştırıyordu.Bir tek sizin sayfada kabuğununda içininde aynı anda bi işe yaradığını anlamış oldum.yani birlikte kotarılıyor.Olay bu imiş..Teşekkürler. Sibel hanım

Sibel dedi ki...

Rica ederim, tarifin işinize yaradığına sevindim. Afiyet olsun...

Adsız dedi ki...

Portakal reçeline bayılırım.Kış sonunda tarifinizi denedim.Mükemmel oldu.Hızımı alamayıp üç kez daha yaptım,sevdiklerime yolladım...:))En sevdiğim reçelin en güzel tarifi için çok teşekkürler...Gamze Ulaş

Sibel dedi ki...

Gamze hanım afiyet şeker olsun yiyenlere, ellerinize sağlık. Bu benim de en favori reçel tariflerimden:)
Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

sibel hanım merhaba.reçel tarifinizi ölçüyü iki katına çıkartarak denedim.ancak 30 dk kaynatmama ve limon suyunu döküp kaynatmama rağmen koyu bir kıvam almadı.soğumaya bıraktım.acaba ilk aşamada kıvamı koyu olmayıp bekledikçe mi kıvam alıyor?ya da daha kaynatmam mı gerekir?yardımcı olursanız çok sevinirim...

Sibel dedi ki...

Merhaba, reçel ocaktan alıp soğuttuğunuzda biraz daha katılaşır. Olmadıysa biraz daha kaynatabilirsiniz, hiçbir sakıncası yok.
Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

çok teşekkür ederim.çok güzel bir tarif sonucu çok güzel bir reçel çıktı.sizin gibi hediye reçeller vermeyi de ihmal etmedim.Sağolun:)

Sibel dedi ki...

Rica ederim, beğendiğinize memnun oldum. Afiyet olsun...