Onlarsız Olmaz...
Sevgili Leyla, "Issız bir adaya düşseniz veya ultra milyoner birileri sizi bedavadan Ay'a seyahate gönderse yanınıza alacağınız 4 lezzet nedir?" sorusunu yöneltmiş bana. Zor soru, değil mi? E tabi, öncelikle hayatta kalmasını sağlayacak yiyecekleri alır insan, ama bunun bir blog mimi olduğu hesaba katıldığında demek istenen o ki, "nelerden vazgeçemezsin?"
6 yıllık bir arşivden en sevdiklerimi toparlamak, dahası bunları eleyip 4'e düşürmek hiç kolay değil. Ama benim "her gün olsa yerim" kategorisinde lezzetlerim vardır. Yani seçimlerim tarifin özelliğinden değil, tamamen benim damak zevkimden kaynaklandı. Yeni bir tarif eklemeden önce, hem kendim biraz nostalji yapayım, hem de sizleri arşivin tozlu rafları arasından derlediğim tarifleri denemeye davet edeyim dedim. Bu hoş mimi pasladığı için Leyla'ya çok teşekkürler!
Ekmeksiz bir hayat düşünemiyorum ben.
Ekmeksiz geçen bir gün bile düşünemiyorum...
Ama elbette fırından aldığımız beyaz ekmeklerden değil, evde yapılmış, tam unlu, yoğururken emek harcanmış ekmekler... Onların katık edildiği her yemek lezzetli gelir insana. Ekmek ve emek deyince de tek bir tarif gelir aklıma. Yeri hep baş köşededir. Anneciğimin nohut mayalı ekmeği...Bu blogun bence en özel tarifidir, ayrıca sanırım en sevileni:)
Keksiz, kurabiyesiz bir hayat düşünülebilir mi?
Düşünülebilir tabii, niye olmasın:)
Ama söz konusu olan Sibel'in Kahvesi olunca, Sibel'in vazgeçilmezi şöyle bol malzemeli, doyurucu, kahve yanına katık etmelik bir kurabiye veya kektir. Kahve ve kek keyfi olmadan olmaz; olur da, eksik olur. Bu da tam benim sevdiğim tarzda bir kek, baharatlı kış keki. Kış gelse de yapsam, yağmur yağarken dizime battaniyemi alıp kitabıma ve kahveme eşlik ettirsem diye dört gözle bekliyorum.
Sizlerin en sevdikleri neler?
Gerçi sağ sütunda görüyorum en çok okuduklarınızı ama ben gerçekten deneyip vazgeçemediğiniz lezzetleri merak ediyorum. Bu blogdan olmayabilir, kendi tarifleriniz de olabilir. Hadi yazın:)
Ve tabi bu mimi paslamam gerekiyor; ben de sevgili Yasemin'e, Zeynep'e ve Papatya'ya paslıyorum. Bakalım onlar arşiv raflarından ne lezzetler paylaşacaklar?
6 yıllık bir arşivden en sevdiklerimi toparlamak, dahası bunları eleyip 4'e düşürmek hiç kolay değil. Ama benim "her gün olsa yerim" kategorisinde lezzetlerim vardır. Yani seçimlerim tarifin özelliğinden değil, tamamen benim damak zevkimden kaynaklandı. Yeni bir tarif eklemeden önce, hem kendim biraz nostalji yapayım, hem de sizleri arşivin tozlu rafları arasından derlediğim tarifleri denemeye davet edeyim dedim. Bu hoş mimi pasladığı için Leyla'ya çok teşekkürler!
Öncelikle en üstte görülen aşureyle başlayalım.
Annemin elinden yapılmışının üzerine tanımadığım ve dahi kendim de o lezzeti henüz yakalayamadığım bu tatlı, ilk seçimim oldu. Başlayınca duramadığım, durdurulmamın gerektiği lezzetlerden biri olan aşure ile hayatta kalabilirim sanırım:) Zira içindeki buğday, kuru meyveler, bakliyatlar, bal, pekmez, süt ve kuru yemişler sayesinde herhalde insan bütün besin ihtiyaçlarını karşılayabilir!Gelelim ana yemeğime :)
Tarlaya bir keçi bir de Giritli girerse, keçiyi bırakıp Giritliyi kovmak gerekirmiş:)) Zira keçi doyduğu noktada bırakır ama Giritli ota doymazmış. E ben de bir Egeli olarak otsuz yapamam. En sevdiğimi de eski okurlar gayet iyi bilir. Çok özlediğimde ilk lokmasını aldıktan sonra ağlamak istediğim tek yiyecektir, yumurtalı arapsaçı kavurması. Neyse ki organik pazarlarda ve Erüst Tarım sağolsun bazı marketlerde bulabiliyorum ama asla doğada yetişmişinin lezzetinde olmuyorlar... Tabi üzerine "kese yoğurdu" lazım ki, o da yok bu memlekette. Olsun, yine de arada nefsimi köreltebiliyorum.Ekmeksiz bir hayat düşünemiyorum ben.
Ekmeksiz geçen bir gün bile düşünemiyorum...
Ama elbette fırından aldığımız beyaz ekmeklerden değil, evde yapılmış, tam unlu, yoğururken emek harcanmış ekmekler... Onların katık edildiği her yemek lezzetli gelir insana. Ekmek ve emek deyince de tek bir tarif gelir aklıma. Yeri hep baş köşededir. Anneciğimin nohut mayalı ekmeği...Bu blogun bence en özel tarifidir, ayrıca sanırım en sevileni:)
Keksiz, kurabiyesiz bir hayat düşünülebilir mi?
Düşünülebilir tabii, niye olmasın:)
Ama söz konusu olan Sibel'in Kahvesi olunca, Sibel'in vazgeçilmezi şöyle bol malzemeli, doyurucu, kahve yanına katık etmelik bir kurabiye veya kektir. Kahve ve kek keyfi olmadan olmaz; olur da, eksik olur. Bu da tam benim sevdiğim tarzda bir kek, baharatlı kış keki. Kış gelse de yapsam, yağmur yağarken dizime battaniyemi alıp kitabıma ve kahveme eşlik ettirsem diye dört gözle bekliyorum.
Sizlerin en sevdikleri neler?
Gerçi sağ sütunda görüyorum en çok okuduklarınızı ama ben gerçekten deneyip vazgeçemediğiniz lezzetleri merak ediyorum. Bu blogdan olmayabilir, kendi tarifleriniz de olabilir. Hadi yazın:)
Ve tabi bu mimi paslamam gerekiyor; ben de sevgili Yasemin'e, Zeynep'e ve Papatya'ya paslıyorum. Bakalım onlar arşiv raflarından ne lezzetler paylaşacaklar?




13 yorum var:
Merhaba Sibell, yanıtladığın için çok teşekkür ederim. Ben özellikle şu nohutlu ekmek ve kış kekine bayıldım. Issız adaya düşsek aç kalmayız anlaşılan :)
Kahve Dükkanı'ndan sevgiler...
merhaba,
pırasa böreğin ve şokolan :) sanırım bana kazandırdığın en güzel tarifler bunlar..daha önce teşekkür etmediğim için mahcubiyetle yazıyorum..sağolasın..
bu arada nohut mayası ve ekmeği de denedim :) başarılı olmasa da yenilesi oldu..denemelerim sürecek!
Tülay.
aşureeee, zaten severdim çok, şimdi birde bariz bir şekilde sütümü arttırdığımı farkettim ki etkisi çok oldu daha bir mucizevi tatlı olarak bakıyorum kendisine....emzirme mücadelesi içindeki taze anne pınar
merhabalar, bende ekmek ve peynir delisi olarak en sevdiğim ikili.....kesin yanıma alırdım....
ekmeğin tarifine baktımda övgülere bakılırsa lezzetli bir ekmek...
uğraştırıyor biraz ama olsun
her güzel şey emek ister dimi :)
Bahcedeki keci ve giritliye soylenen soz beni cok guldurdu.
ama o arap sacinin resmide burnumun diregini sizlati.Yillar varki arap saci yemeyeli:(
Hop!! Bana paslamışsın haberim yok :))
Hmm... biraz düşüneyim ;)
amaninnn ne güzel mim bu böyle :))) hemen cevaplamam gerek hemen hemen :))) sevgiler Sibelcim
Hepsi harika olmus Sibel, harika. Ben de keksiz ve kurabiyesiz bir hayat dusunemeyenlerdenim :)
Sevgiler Texas'dan :)
Tamamdır Sibelcim düzelttim aslında ben daha önceden değiştirdiğimi sanıyordum uyardığın iyi oldu:)
Off Sibel im damardan olmuş bu yazı. Eline sağlık.
Rejimde ama ekmeği hatırlamış anne Çiğdem
Leylacım sevgiler benden! Aç kalmayız, kesin:) Ama keyifli de olur herhalde bu lezzetler varken:))
Tülaycım afiyet olsun. Denemelerinin sonuçlarını da yaz:)
Taze anne Pınar, bol bol aşure ye o zaman. Süt arttırdığını öğrendiğimiz de iyi oldu. Bebişine öpücükler!
Akdeniz Kızı, peynir-ekmek olsun gerisi boş bence de:) Temel besinimiz sanırım millet olarak:)
Muhabbet Sofrası, evet biraz emek istiyor ama kesinlikle değer...
Lezzet Sefası, nerede yaşıyorsunuz bilmiyorum ama Erüst Tarım'ın ürettikleri büyük marketlerde bulunabiliyor. Umarım bulur ve yersiniz, o hasreti iyi bilirim.
Papatyacım sen düşünmeye devam et, ben yazılarından keyif alıyorum çok:)
Yaseminciğim senin lezzetlerini de kıskandım ben:) Beraber düşersek kısırı paylaşabilir miyiz:))
Aybike, benden de sevgiler Teksas'a!
Elvancığım teşekkürler...
Çiğdemciğim diyette de ekmek yiyebilirsin, hatta yemelisin. Sen en iyisi yap bir güzel ekmek, ya da al sevdiğin bir fırından, güzelce kızartıp bir dilim ye:)
Herkese sevgilerimle...
Kitaplarımı alırdım sanırım:))
Yorum Gönder