İncir Reçeli

incir reçeli
Bir Egeli olarak bu harika reçeli ilk yapışım olması aslında ilginç. Ama annemin hiç yapmadığı bir reçel bu. Dolayısıyla benim anne evinde görmediğim, sonrasında tadıp çok sevdiğim lezzetlerden biri. Nasıl yapıldığına dair en ufak bir fikrim olmasa da, Kurtuluş'ta yaşamaya başladığım zamandan beri her ilkbaharda köşe başlarında çiçek satan kadınların çuvallar dolusu ham inciri getirip bir yandan soyduğunu, bir yandan da poşetleyip sattığını görüyordum.

Geçenlerde Yemekbiz grubumuzdan sevgili Tülay, bizzat satan kişiden aldığını söylediği bu tarifi paylaşınca çok sevindim. Hemen kaydettim ve alınacaklar listesine "ham incir" maddesini ekledim. Dün sabah organik pazardan dönerken de sokağın başındaki çiçekçi teyzenin önünde incir çuvalı gördüm. Adet olarak sattığını söyledi ve 100 adetten bahsetti. Yok dedim, yarısı yeter. Tülay da 50 adet incir olarak vermişti tarifi zaten. Teyze ne kadar mırın kırın etse de ilk deneyişim dedim ve poşetlediği incirleri pazar arabasına attım. Öğleden sonra sinema, akşam yemeği, mahalle kahvecimiz Nero'da akşam kahvesi derken incirler gece yarısına dek beni bekledi. Gecenin bir vaktinde de girdim mutfağa ve bu gece pişmeli, Pazar kahvaltısında yenmeli diyerek reçeli kaynattım.

incir reçeli

Sonuç mu? Görüyorsunuz.

Yeşilin en güzel tonu, sızma zeytinyağı yeşili. Tadı, kıvamı tam sevdiğim gibi oldu. Önce ekmekle, sonra kaymakla, sonra kiliçe çöreği ile tadına baktım. Ama bir şey söyleyeyim mi? Bu reçel katık istemiyor. Onu o saf haliyle çatala geçirip, belki suyuna da bandırıp yemek gerek.

Suyu demişken, ben tariftekinin yarısı kadar su ve şeker kullandım. Önce yanlışlıkla (yarım ölçü yapıyorum diye düşünerek) hazırladım şerbeti, sonra baktım gayet yeterli, ekleme yapmadım. Size de bu haliyle yazıyorum, çünkü bundan daha fazla şeker ve suya ihtiyacı yok diye düşünüyorum. Bu arada, tarif hiç zor ve detaylı değil. Ben öyle olduğunu düşündüğüm için daha önce denememiştim açıkçası. Son derece basit. Tek yapmanız gereken ham incir bulmak, eğer bulabiliyorsanız şimdi tam zamanı, hiç vakit kaybetmeden deneyim derim. (Oya ablamın annesi Selma Hanım not verecekmiş tarife, o yüzden heyecanlıyım. Eğer püf noktaları varsa seve seve öğrenmek isterim kendilerinden:)

Malzemeler
  • 50 adet ham (yeşil) incir
  • 500 ml toz şeker
  • 500 ml su
  • 3 adet karanfil


incir reçeli

Yapılışı
  1. Suyu ve toz şekeri bir tencereye alıp ocağa koyun. Şekerin erimesi için karıştırıp kaynamaya bırakın. Kaynadıktan sonra 5 dakika kadar kısık ateşte tutun, sonra ocağı kapatın. Şerbet hazır.
  2. Bu arada incirleri başka bir tencereye alın. Üzerini geçecek kadar su ekleyip kaynamasını bekleyin. Kaynadıktan sonra 10 dakika yeterli geldi bana (bir çatalla kontrol ediyorsunuz, fazla yumuşamamaları gerekiyor).
  3. İncirleri delikli kepçeyle süzerek çıkartın, soğuk su dolu bir kaba aktarın. Birkaç dakika bekletin. Daha sonra elinizle hafifçe sıkarak fazla suyunu süzdürün ve hazırladığınız şerbetin içine aktarın. (İncirler sünger gibi oluyor, epeyce su çekiyor, sıkarken patlatmamaya dikkat edin.)
  4. Şerbetin içinde de bir 10 dakika kadar kaynatın. Karanfilleri de atın. Ben klasik damla testini uyguladım. (Reçelin suyundan bir damlayı porselen bir tabağa damlatın. Tabağı eğdiğinizde akıp gitmiyorsa kıvamı tamdır.) Soğuduktan sonra kavanozlara aktarabilirsiniz. Bu ölçüden 1,5 orta boy kavanoz çıktı.

Afiyetle, keyifle yemek ve ikram etmek kalıyor geriye.

Bal Kabaklı Muffin

Yine günlerce yazmaya "çalıştıktan" sonra nihayet yazıyorum. Aslında bu tarifi çok beklettim, belki bu mevsim için anlamı da kalmadı ama yine de şans vermek istedim. Çünkü ben geçtiğimiz haftaya kadar organik pazarda bal kabağı satıldığını gördüm. Sonbahar ve kış başlangıcında en güzel zamanını yaşayan bal kabağı, kışın sonuna dek pazarlarda bulunabiliyor. Zaten henüz kış bitmiş sayılmaz değil mi? Mayıs ayının adeta Mart gibi geçmesi, yaşadığımız dünyanın ve mevsimlerin ne kadar değiştiğini bir kez daha kanıtlıyor bize.

Bal kabaklı muffin tarifi

Benim ilk kez annemin cevizli kabak tatlısı ile tanıştığım bu sebze (yoksa meyve mi?) son yıllarda mutfağıma çok girer oldu. Öyle ki, sevgilim isyan bayrağını çekti sonunda. Ne çok sebzeli çorba yaptığımı ve pek çoğunun içine bal kabağı koyduğumu fark ettim o söyleyince. Son olarak tatlı bir şeyler yapıp bu sebzeye veda edeyim dedim ve ortaya bu muffinler çıktı.

Son derece güzel ve faydalı malzemeler içeriyor ancak dikkat, bir tanesi 218 kalori. Yani ikinciye el uzatmamanızı tavsiye ederim. Zaten öyle yoğun bir kıvamı var ki bir tanesi yetiyor güzel demlenmiş çayın yanında. Nemli bir dokusu olduğunu ve pişerken çıkan muhteşem kokunun mest ettiğini de ekleyeyim:)

Bal kabaklı muffin tarifi

Malzemeler
  • 130 gr tereyağı, oda sıcaklığında
  • 1/3 su bardağı keçiboynuzu pekmezi
  • 1 su bardağı esmer şeker
  • 1 adet yumurta
  • 1 su bardağı buharda pişirilip ezilmiş bal kabağı
  • 1 su bardağı un
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1/2 su bardağı kuru üzüm (sıcak suda 10 dk bekletip kurulayın)
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • Bir tutam muskat
  • Bir tutam tuz

Yapılışı
  1. Tereyağını bir kâseye alıp mikserle çırpın. Şekeri ve pekmezi ekleyip çırpmaya devam edin.
  2. Yumurta ve bal kabağını karışıma ekleyin, kısa bir süre daha çırpın.
  3. Un, tuz, tarçın, muskat ve kabartma tozu karışımını ilave edin. Bu aşamada mikser kullanmayın. Kaşık kullanarak hepsi karışıp kuru malzemeler gözden kaybolana kadar karıştırın. 
  4. En son kuru üzümleri ekleyip tekrar karıştırın. Hamuru muffin kaplarına paylaştırın. 
  5. Önceden 180 dereceye ayarlanıp ısınmış fırında, üzerleri kızarana kadar pişirin. 

Bal kabaklı muffin tarifi