Baharatlı Elmalı Kek

Baharatlı Elmalı Kek Tarifi
Yine yağmur var bu hafta sonu İstanbul'da. Sabahtan güzel bir havaya uyanmışken, öğle saatlerinde başlayan yağmur yaz heyecanı yaşayanları hayal kırıklığına uğrattı tabii ki. Ama beni tanıyanlar bilir ki bu hava benim güzel havalarımdandır. Üşütmeyen, yakmayan, ılık ve yağmurlu bir hava en sevdiğimdir her zaman. Kent daha sakin olur, sokaklar nispeten daha boş, akla çay-kahve saatleri, filmler, pencere önü sohbetleri gelir. Ben de hemen kolları sıvayıp kek pişirmek isterim böyle bir havada. 

Yine öyle yaptım.
Bu cumartesi ofise gelip biraz çalışmamız gerekiyordu ekipçe. Biraz taze kekimiz olsun, günümüz daha keyifli geçsin istedim ve bizimkilere bir sürpriz yaptım. Taze, lezzetli bir ev kekinin gülümsetemeyeceği kimse yoktur. Hele de dergide hep yazdığımız gibi sağlıklı malzemeler kullanılmış, gereksiz bir kalori bombası hâline getirilmemişse...   

Tarifi Kahve'nin daimi okurlarından Bilge yollamış ve tam bana göre olduğunu, mutlaka denememi istediğini yazmıştı. Aradan da epey zaman geçti ama ancak deneme fırsatım oldu. Bilge Amerika'da yaşıyor ve bu tarz kekler yapmaya bayılıyor. Tıpkı benim gibi o da malzemelerin daha sağlıklı alternatiflerini kullanmayı seviyor. Organik yumurta, esmer şeker, tam un ve fındık yağı vazgeçilmezleri. 

Bu tarifi de Gourmet dergisinden aldığını yazmıştı. Ben de onun gibi bazı malzemeleri daha sağlıklı olanlarıyla değiştirdim. Örneğin tereyağı yerine fındık yağı koydum, hatta yağ miktarını biraz azalttım ve tam buğday unu kullandım. Şekeri de yarı yarıya az kullandım, Bilge de öyle yaptığını yazmış. Ya Amerika'da kullanılan şekerin farklı olmasından, ya da Amerikalıların gerçekten çok tatlı sevmesinden, bilemiyorum. Ama 2 cup şeker bence bir kek için çok abartılı bir ölçü. Buraya tarifi kendi yaptığım şekliyle yazıyorum.
 
Baharatlı Elmalı Kek

Malzemeler:

- 3 adet yumurta
- 1 cup* esmer şeker (220 gram)
- 2/3 cup fındık yağı (160 ml)
- 1/2 cup kuru üzüm (75 gram)
- 3 çorba kaşığı ılık kahve (dilerseniz rom veya likör de kullanabilirsiniz)
- 2 cup tam buğday unu (yaklaşık 280 gram)
- 1 paket kabartma tozu
- 1 çay kaşığı vanilya özü**
- 1 çay kaşığı yenibahar
- 1 çay kaşığı tarçın
- 1 çay kaşığı muskat
- 1/2 çay kaşığı tuz
- 1/4 çay kaşığı zencefil
- 1/4 çay kaşığı toz karanfil
- 4 adet orta boy elma, küçük dilimlenmiş
- 1 cup iri dövülmüş ceviz (yaklaşık 110 gram) 

* Gram karşılıklarını da vermeye çalıştım ama cup ölçüsü olarak eğer ekmek makineniz varsa onunla birlikte verilen ölçü kabını kullanabilirsiniz; 1 cup'a eşittir. 200 ml.lik standart su bardağından 1 parmak daha büyük bir bardağı da kullanabilirsiniz.
** Pasta malzemeleri satan dükkanlarda (ve internette) bulabilirsiniz. Bulamazsanız 1 paket vanilin kullanın.

Yapılışı:

1. İlk iş olarak kahveyi hazırlayın ve kuru üzümleri şişmesi için kahveye koyup bekletin (arada kaşıkla altüst edin).

2. Yumurtaları vanilya ve esmer şekerle birlikte en az 5 dk mikserle çırpın. Fındık yağını ekleyin, biraz daha çırpın.

3. Unu, baharatlar ve kabartma tozuyla beraber ayrı bir kapta harmanlayın. Ardından yumurta karışımına yavaş yavaş ekleyin, bir yandan karıştırın. Koyu bir hamur oluyor ama endişe etmeyin, meyveler eklendiğinde hamur iyi bir kıvama geliyor.

4. En son elmaları, cevizleri ve kuru üzümleri hamura ekleyin, kaşıkla karıştırın. Yağlanmış ve/veya yağlı kâğıt serilmiş yuvarlak bir kek kalıbına boşaltın. Ben kelepçeli kalıp kullandım, büyük bir baton kalıp da olabilir. Şekilli ya da ortası delik kapları tavsiye etmem, elma çok bol olduğu için kalıba yapışabilir, çıkartmakta zorlanabilirsiniz.

5. Önceden ısıtılmış 175 derece fırında pişirin. Tarifte 1 saat diyor ama benim fırınımda 40 dakikada pişti. Siz de kendi fırınınıza göre ayarlayın.


Aslında Bilge'nin de dediği gibi bu bir sonbahar keki. Ama yağmurlu bir havaya bahar da olsa yakışır. Siz ister kışa saklayın, ister hemen bugün pişirin ve öğleden sonra çayın veya güzel bir sütlü kahvenin yanında yiyin. Biz kekimizi yerken Mayıs sayımız üzerinde çalışıyoruz ama siz evdeyseniz güzel bir kitap da eşlik etsin keyfinize derim. Güzel olmaz mı ama?