Kahvaltılık Lezzetler

Kahvaltı benim için daima en güzel yemektir, günde üç öğün yenilebilecek, asla bıkılmayacak cinsten. İnsan benim gibi tam bir ekmek düşkünü, peynir delisi, zeytin aşığı, haşlanmış yumurta tutkunu, tomurcuk katılmış çay sevdalısı, günün taze gazetesini ekleriyle beraber yayıla yayıla okuma meraklısı olunca, özellikle hafta sonlarının en önemli etkinliği kahvaltı oluyor. Bana kalsa bütün bir güne yayabilirim kahvaltıyı, ki yaymışlığım var:) Baktım ki uzun süredir kahvaltılık tarif yazmıyorum ve elimde güzel lezzetler birikmiş, yılın ilk yazısı kahvaltı üzerine olsun dedim. 

Üstte gördüğünüz şahane peynir tabağı ve alttaki nefis çörekotlu ekmekler, canım arkadaşım Fisun'un evinde yaptığımız kahvaltıdan. Aradan epeyce zaman geçtiğinden, Fisun'un o sabah bizim için hazırladığı peynir ezmesinin tarifini bile unutuyordum neredeyse. Ama tadı kesinlikle aklımda! 



YOĞURTLU PEYNİR EZMESİ

Malzemeler: 

- 150 gr karışık peynir (beyaz, tulum, lor, vs)
- 2 diş sarımsak
- 200 gr süzme yoğurt
- Bir tutam dereotu
- 1 avuç kadar dövülmüş ceviz (isterseniz)
- Çörekotu, pul biber
- Üzeri için zeytinyağı 

Yapılışı:

Bu ezme için elinizde kalmış olan peynirleri kullanabilirsiniz. Sadece Ezine peyniri kullanırsanız da son derece güzel olur bence. Peyniri sertse rendeleyip, çatalla iyice ezin. Süzme yoğurda karıştırın. Dilerseniz içine bir kaşık zeytinyağı ekleyebilirsiniz. Dövülmüş sarımsak ekleyin, ince kıyılmış dereotu ve kullanmak isterseniz cevizi ilave edip karıştırın. Bir gece buzdolabında dinlendirirseniz daha güzel olur. İçindeki sarımsak hiç rahatsız etmiyor ama dilerseniz azaltabilirsiniz. Üzerine pul biber serpip zeytinyağı gezdirerek servis yapın. 



Öyle güzel oluyor ki, ekmeğe sürüp sürüp yerken kendinizi unutabilirsiniz:) 
Benim yerken kendimi unuttuğum bir şey de taze kızarmış pişi... Kim hayır diyebilir ki? Hele de annemin yaptığı gibi içi peynirli-maydanozlu (şişko börek!) olursa... Aydın'a her gidişimizde yüksek tezahüratlarla talep edilen ve anneciğimin bizi kıramayıp bolca kızarttığı peynirli pişiler özellikle İrem'in favorisi... Tarifini burada bulabilirsiniz. Üşenmeyin, yapın pazar kahvaltısına... Hele de bu soğuk havalarda öyle güzel gider ki:) 



E biraz da sağlık!
Ben alışkın olmasam da, son yıllarda kahvaltı sofralarında görüp çok da hoşuma giden tabaklar bunlar... Gün kurusu kayısı, kurutulmuş elma, üzüm-fındık, ceviz ayrı bir hoşluk katıyor sofraya. Benim gibi kahvaltıda peynire ekmeğe saldıranlar için daha ziyade ara öğünlük olsa da, keyif çayları içilirken güzel gidiyor kuru yemişler... 


Geçtiğimiz aylarda biraz zeytin marine ettim, haftalarca Pazar kahvaltılarımızın baş köşesine kuruldu... Doyamadık, sosuna ekmek bana bana bitiremedik. Kokusu ayrı güzeldi, bekledikçe kendini aşan zeytinlerin tadı ayrı güzel... Daha görüntüsüyle bile "beni blog arşivine almalısın!" diyordu. E bir de tarif Women's Health'in "Birlikte İyi Gider" sayfasından olunca... Tabii ki son derece sağlıklı, besleyici ve leziz. Mutlaka deneyin, bayılacaksınız. Şimdiden yaparsanız pazar kahvaltınızda misler gibi ekmeğinizi banarsınız. O sos zeytinin kendisinden bile güzel:)


MARİNE ZEYTİN

Malzemeler:

- 360 gr karışık zeytin
- 120 ml zeytinyağı
- 3 çorba kaşığı limon suyu
- 1/2 tatlı kaşığı limon kabuğu rendesi
- 1 diş ezilmiş sarımsak
- 3 dal taze kekik
- 1 defne yaprağı
- Taze çekilmiş karabiber

Yapılışı:

Zeytinyağı, limon suyu, limon kabuğu ve ezilmiş sarımsağı bir kasenin içinde çırpın. İçine defne yaprağı ve kekiği ekleyip taze çekilmiş karabiber serpin. Zeytini bu sosun içine aktarın. Ben Edremit çizik zeytin, Gemlik zeytini ve Kalamata kullandım. Siz de evinizde hangi zeytin varsa koyabilirsiniz. Kapağını kapatıp en az bir gün, vaktiniz varsa iki gün dinlendirin. İlk gün buzdolabına koymanız şart değil ama sonraki günler için dolaba kaldırırsanız iyi olur. Büyükçe bir kavanoza aktarabilirsiniz. Ancak servis etmeden bir süre önce buzdolabından çıkarın ki donmuş olan zeytinyağı erisin. Bolca yapıp uzun süre buzdolabında muhafaza edebilirsiniz.


Kahvaltının olmazsa olmazı değilse de, kalabalık, uzun uzun oturulan sofralarda çok güzel giden bir şey de, taze pişmiş kek... Çaylar yerini kahvelere bıraktığında, güzel demlenmiş filtre kahve yanında ince bir dilim keke asla hayır diyemem. Bu da en sevdiklerimden, Cafe Fernando'nun muzlu keki. Kaç kez yaptım bilmiyorum, muzlu kek deyince benim aklıma artık bu kekin üzerine Nutella sürülmüş hali geliyor:) Her lokmasıyla mutluluk kaynağı...

Kahvaltının mutlulukla böyle bir ilgisi var işte...

18 yorum var:

acemi blogger dedi ki...

Insan ne konuşmuş, kim gitmiş gelmiş hatirlamaz ama yediğini hatırlar. Ilginç insanız vesselam.

Emek Kafee dedi ki...

KAHVALTI YAPMADIGIM GUN COK AGRESİF VE MUTSUZ OLUYOR HERKES YAPMALI HELE DE SİZİN GİBİ KAHVALTI HAZIRLAYAN BİRİ VARSA SEVGİLER emekkafee.blogspot.com

Adsız dedi ki...

günaydin ...bence daha sik tarifler vermelisiniz ...blog dünyasinda tariflerini ekiksiz veren bir blogger olarak....gecenlerde islak kekinizi denedim ,tariflerinizi birebir verdiginiz icin süper oldu ..tesekkür etmek istedim harikasiniz agirliginiz ve durusunuzla ....
seda

ruhdagı dedi ki...

Ah! Sibel, sanki iç sesim dile gelmiş blog yazısı girmiş gibiydi. Sen benim ruh ikizimsin bence. Özellikle yemek konusunda :) Kahvaltı için yazdığın her cümleye noktasına virgülüne kadar katılıyorum. Elim ayağım ekmek ve kek yapmak için kaşınırken kendime hakim olmaya çalışıyordum (malum kilo hakimiyeti için debelenip duruyorum) ama şu saatten sonra mutfağa girmek farz oldu :)

Eline sağlık, sevgiler.

Sibel dedi ki...

Acemi Blogger, çoğu zaman aynen öyle oluyor haklısınız:) Ama güzel sofralarda dostlarla yapılan sohbetler de unutulmuyor.

Emek Kafee, kahvaltısız güne başlamak hiç yapamadığım bir şey bugüne kadar, ben de oldukça sinirli olabilirim diye düşünüyorum:) Beğendiğinize sevindim, teşekkürler...

Seda çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için. O kadar yoğun bir iş tempom var ki, kendime söz verdiğim gibi en azından haftada bir güncellemeye gayret ediyorum son zamanlarda. Islak keki afiyetle yiyin:)

Ruhdağıcım, ben de aynı şeyi düşünüyorum:) Kek ve ekmek bir süre pişirilmezse kaşıntı yapar, bence hemen bugün pişirmelisin! Kilo kontrolü için de bir dilimle kalıp gerisini yedirmek veya dondurucuya kaldırmak en iyi çözüm galiba:)

Sevgilerimle...

Işın dedi ki...

Sibel'in Kahvesi'ni okumanın da mutlulukla bir ilgisi olmalı:)
Tarifler harika tabii ama yazılarınla verdiğin enerji bambaşka.

Sık sık yeni yazı görmek ne güzel...

Sevgiler

Özgen dedi ki...

Merhaba yazınızı öyle güzel anlatmışsınız ki kendimi buldum ancak bir yazı benim kahvaltı hakkındaki duygularımı bu kadar güzel açıklayabilirdi. En sevdiğim doyamadığım öğün elimde olsa bütün gün yapardım. Hele o dediğiniz çayım yanımda ve pazar ekleri işte benim mutluluğum sevgiler ...

özii dedi ki...

Kahvaltı candır sevgili Sibel...

Bende keyifle dolu dolu kahvaltı yapmayı çok severim ama hafta içi imkansız oluyor .Hepsi harika görünüyor...

Sibel dedi ki...

Ne güzel, herkesi keyiflendirmiş bu yazı:) Güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim! Herkese mutlu Pazarlar... Çayınız demli, kahveniz mis kokulu, eviniz sıcacık, ekmeğiniz nar gibi kızarmış olsun:)
Sevgilerimle...

Unknown dedi ki...

Sibelcigim,
Bir de ''Ertesi günü bilmem, ama rakı içtiğin gün ölmezsin'' demiş Cemal Süreyya, 3 gün önce öüm yıldönümüydü, tesadüf ki yakın zamanda bir geceyi eşimle Cemal Süreyya okuyarak geçirmiştik. Şimdi bu yazı kahvaltı ve enerji yazısı biliyorum, hatta o marine zeytini birazdan kalkıp yapacağım bile, ama ben nedense Cemal Süreyya'ya takıldım gördüğün gibi:))
Sevgiler, mutlu pazarlar, uzun kahvaltılı pazarlar:)

Şule dedi ki...

Sibel, büyük bir keyifle okudum yazını çayımı yudumlarken.. Ben de keki kahvaltıda çok sevenlerdenim. Sevgilerimle..

Adsız dedi ki...

Caanım Sibelim, Seni okumanın da mutlulukla bir ilgisi olmalı. Seninle kahvaltı etmek ne şahane bir şeydir, hayali bile güzel:))
Nilgün.Korkmaz

Sibel dedi ki...

Herkese çok teşekkürler! Mis gibi demlenmiş çay kokulu uzun ve keyifli kahvaltılar diliyorum size... Hafta içi kahvaltı yapabilenler tadını çıkarsın, bir çay da benim için içsin:)
(Nilgüncüğüm, inşallah buluşuruz bir gün bir kahvaltıda!)
Sevgilerimle...

Heyyfi dedi ki...

Sevgili Sibel, taze demlenmiş çay dedin, mis gibi kokusu dedin, kahvaltı dedin, uzun süren keyifler dedin, yüzüme kocaman bir huzuru yerleştiriverdin :)
Kahvaltı benim için bir meditasyon biçimidir. Hele ki, taze çayın eşliğindeki kahvaltı sofrasında, dostlar da varsa, işte mutluluğun tanımı benim için bu :)
Keyfin bol olsun...
Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

Yogurtlu peynir ezmesi tarifini not ettim bu hafta sonu deneyecegim. Cok merak ettim tadini :)
SariGul Bedia

Adsız dedi ki...

Yogurtlu peynir ezmesine ailecek bayildik :)
Bayila yayila parmaklarimizi yalayarak yedik sildik supurduk :)
Kulaklarin cinladimi? :)))))
Bu tarifi paylastigin icin cok cok cok ama cooookkkk tesekkur ederim ;)))))
Sarigul Bedia

Sibel dedi ki...

Heyyfi'ciğim ne güzel anlatmışsın! Huzurlu keyifli kahvaltı sofralarımız olsun her daim.

Bediacığım afiyet şeker olsun, ben de bayılmıştım ve Fisuncuğumun hazırladığını neredeyse ben bitirmiştim:))

Sevgilerimle...

Selin dedi ki...

Kahvaltı günün en önemli öğünü, tüm enerjimi aldığım yumurtasız kahvaltıya kalvaltı demediğim akşama kadar beni tok tutan tek öğün.